Süre Tutum Dilekçesi Ne Zaman Verilir?
Süre tutum dilekçesi verme zamanını, elektronik tebligat kurallarını ve adli tatil etkilerini detaylıca açıklıyoruz. Avukatlar için pratik rehber.
MÜHLET
31 Temmuz 2026 tarihinde yayınlandı

İçindekiler
- Temel Kriterler
- Elektronik Tebligatın Süreye Etkisi
- Adli Tatil ve Resmi Tatillerin Süre Üzerindeki Rolü
- UETS ile Entegrasyonun Önemi ve Süre Takibi
- Adli Süre Hesaplamasında Dikkat Edilmesi Gereken Detaylar
- Süre Tutum Dilekçesi Süreç Adımları
- MÜHLET ile Süre Yönetiminizi Kolaylaştırın
- Sık Yapılan Hatalar ve Önlenmesi
- Örnek Olay Üzerinden Süre Hesaplama
- Büro İçinde Süre Takip ve Yönetim Şablonu
- Süre Tutum Dilekçesinin Önceden Hazırlanması ve Dosya Yönetimi
- Müşteri İletişiminde Süre Takibi ve Bilgilendirme Stratejileri
- Süre Tutum Dilekçesi İçin Gerekli Belgelerin Hazırlanması
- Dava Takvimi Üzerinden Süre Tutum Dilekçesinin Stratejik Sunumu
- Sık Sorulan Sorular
Süre tutum dilekçesi, elektronik tebligat tarihinden itibaren beşinci günün sonunda, eğer tarafın tebligatı açıp okumadığına bakılmaksızın, sürenin son gününe kadar sürenin devam etmesi durumunda verilir. Yani, sürenin son günü hafta sonu veya resmi tatil ise, süre ilk iş günü mesai sonunda biter. Bu kural, adli takvime uygun olarak UETS üzerinden gelen tebligatların takibiyle doğrudan ilişkilidir.
Temel Kriterler

Elektronik tebligatın ulaştığı tarih, UETS sisteminde kayıtlı olan “tebligat gönderildi” tarihidir. Bu tarih itibarıyla süre başlar. Süre süresinin son günü, hafta sonu veya resmi tatil olduğunda, süre mesai gününün sonunda uzar. Bu kurallar, HMK 90. maddesinin genel usul hükümleriyle uyumludur.
İlk adım, tebligatın alındığını teyit etmektir. UETS üzerinden gelen e-tebligat, tarafın elektronik adresine ulaştığı an itibarıyla kayıt altına alınır. Okuma veya “okundu” işareti süreyi etkilemez; yalnızca tebligatın ulaştığı tarih önem taşır.
Sonrasında, sürenin son gününe kadar sürenin devam edip etmediği kontrol edilir. Eğer sürenin son günü hafta sonu veya resmi tatil ise, süre ilk iş günü mesai sonunda biter. Bu durumda, süre tutum dilekçesi verilir.
Özetle, süre tutum dilekçesi vermek için: (1) e-tebligatın ulaştığı tarih, (2) sürenin son gününün hafta sonu veya resmi tatil olup olmadığı, (3) sürenin son gününün mesai sonunda bitip bitmediği kontrol edilmelidir.
Elektronik Tebligatın Süreye Etkisi

Elektronik tebligat, UETS üzerinden tarafın elektronik adresine ulaştığı anda “tebligat gönderildi” olarak kaydedilir. Bu tarih, sürenin başlama gününü oluşturur. Okuma veya “okundu” işareti, sürenin başlangıç tarihini değiştirmez; yani erken açmak süreyi öne çekmez, geç açmak ise süreyi ertelemez.
Elektronik tebligatın sürece etkisi, HMK 90. maddesinde belirtilen “tebligatın ulaştığı tarih” kavramıyla aynı şekilde işler. UETS, PTT tarafından işletilen ulusal sistem olduğu için, avukatların elektronik tebligat adresi almak zorunludur. Bu sayede, tebligatın ulaştığı tarih sistemde otomatik olarak kaydedilir.
Elektronik tebligatın sürece etkisi, adli takvimin de göz önünde bulundurulmasıyla daha netleşir. Adli tatil ve resmi tatiller, sürenin son gününü etkileyebilir. Bu nedenle, sürenin son gününün hafta sonu veya resmi tatil olup olmadığına dikkat edilmelidir.
Elektronik tebligatın sürece etkisi, avukatlar için sürenin başlama ve bitiş tarihlerini doğru bir şekilde takip etmeyi mümkün kılar. MÜHLET, bu süreci otomatikleştirerek avukatların zamanını ve kaynaklarını daha verimli kullanmalarını sağlar.
Adli Tatil ve Resmi Tatillerin Süre Üzerindeki Rolü

Türkiye’de adli tatil 20 Temmuz ile 31 Ağustos tarihleri arasında devam eder. Bu dönemde mahkemeler kapalıdır ve süreler uzar. Örneğin, bir süre sonu 25 Ağustos ise, bu tarih adli tatil içinde olduğundan süre 1 Eylül’e kadar uzar.
Resmi tatiller, hafta sonu gibi, sürenin son gününü etkileyebilir. Sürenin son günü resmi tatil veya hafta sonu ise, süre ilk iş günü mesai sonunda biter. Bu kurallar, HMK 90. maddesinde belirtilen “süre sonu” kuralıyla uyumludur.
Adli tatil ve resmi tatiller, süre takibinde dikkate alınması gereken önemli faktörlerdir. Avukatların, bu tatilleri adli takvimde gözeterek sürenin bitiş tarihini doğru hesaplamaları gerekir. MÜHLET, adli takvimi otomatik olarak güncelleyerek bu hataları önler.
Özetle, adli tatil ve resmi tatiller sürenin son gününü etkiler. Bu nedenle, sürenin son gününün hafta sonu veya resmi tatil olup olmadığını kontrol etmek gerekir. MÜHLET, bu süreci otomatikleştirir ve avukatların hatasız süre takibi yapmasını sağlar.
UETS ile Entegrasyonun Önemi ve Süre Takibi

UETS (Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi), PTT tarafından işletilen sistemdir. Avukatların elektronik tebligat adresi almak zorunludur. UETS ile entegrasyon, e-tebligatların otomatik olarak alınmasını sağlar.
MÜHLET, UETS’e düşen e-tebligatları tarayıcı eklentisiyle, avukatın kendi bilgisayarında kendi oturumuyla otomatik alır. Şifre MÜHLET’e verilmez, sunucular UETS’e bağlanmaz. Bu sayede veri güvenliği sağlanır.
UETS entegrasyonu, tebligatların ulaşma tarihini otomatik olarak kaydeder. Böylece süre başlama tarihi kesin olarak belirlenir. MÜHLET, bu veriyi kullanarak sürenin son gününü hesaplar.
UETS entegrasyonu sayesinde, avukatlar e-tebligatları manuel olarak takip etmek zorunda kalmazlar. Sistem, sürenin son gününe kadar sürenin devam edip etmediğini otomatik olarak kontrol eder ve gerektiğinde hatırlatır.
Adli Süre Hesaplamasında Dikkat Edilmesi Gereken Detaylar

Süre hesaplamasında, tebligatın ulaştığı tarih, adli tatil ve resmi tatiller, hafta sonu ve mesai günleri dikkate alınır. HMK 90. maddesi, sürenin son gününün hafta sonu veya resmi tatil olduğunda süre ilk iş günü mesai sonunda biter.
Örneğin, bir süre 10 Mayıs'ta başladıysa ve sürenin son günü 24 Mayıs ise, 24 Mayıs cuma günüdür. Eğer 24 Mayıs resmi tatil veya hafta sonu ise, süre 25 Mayıs'ta mesai sonunda biter.
Adli tatil dönemlerinde süre uzar. 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasında sürenin son günü geldiğinde, süre adli tatil süresince uzar. MÜHLET, bu uzatmaları otomatik olarak hesaplar.
Süre hesaplamasında, e-tebligatın ulaştığı tarih, adli tatil ve resmi tatiller, hafta sonu ve mesai günleri dikkate alınır. MÜHLET, bu kuralları otomatik olarak uygular ve avukatın hatasız süre takibi yapmasını sağlar.
Süre Tutum Dilekçesi Süreç Adımları

Süre tutum dilekçesi süreci, adli takvimin ve UETS entegrasyonunun birleşiminden oluşur. Aşağıdaki adımlar, sürecin net bir yol haritasını sunar:
- E-Tebligatın Alınması. UETS üzerinden e-tebligat alındığında, sistem otomatik olarak tarih kaydeder.
- Süre Başlangıcı. E-tebligatın ulaştığı tarih, sürenin başlangıç günüdür.
- Süre Sonunun Hesaplanması. Adli tatil, resmi tatil ve hafta sonu dikkate alınarak süre sonu belirlenir.
- Hatalı Durumların Kontrolü. Süre sonu hafta sonu veya resmi tatil ise, süre ilk iş günü mesai sonunda biter.
- Süre Tutum Dilekçesi Hazırlığı. Süre sonu geldiğinde, avukat dilekçeyi hazırlar.
- Gönderim ve Takip. Dilekçe mahkemeye gönderilir ve sürecin takibi MÜHLET ile otomatikleştirilir.
Bu adımlar, sürecin şeffaf ve hatasız bir şekilde ilerlemesini sağlar. MÜHLET, her adımı otomatikleştirerek avukatın zamanını ve kaynaklarını optimize eder.
MÜHLET ile Süre Yönetiminizi Kolaylaştırın

MÜHLET, UETS'e düşen e-tebligatları tarayıcı eklentisiyle, avukatın kendi bilgisayarında kendi oturumuyla otomatik alır. Şifre MÜHLET’e verilmez, sunucular UETS’e bağlanmaz. Bu sayede veri güvenliği sağlanır.
Yapay zekâ, tebligatı analiz eder (mahkeme, esas no, taraflar, tebligat türü). Her çıktı bağımsız usul kuralı motoruyla doğrulanır, düşük güvende avukat onayı istenir.
Süreleri Türk adli takvimine göre hesaplar (adli tatil, resmi tatil, hafta sonu düzeltmeleri). Son güne 7 gün / 3 gün / 1 gün / 2 saat / 30 dakika kala uygulama bildirimi, e-posta, SMS, WhatsApp ve sesli arama zinciriyle avukat “gördüm” onayı verene kadar hatırlatır.
Google Takvim ve Outlook ile senkronizasyon, iOS/Android mobil uygulama, büro için rol bazlı yetki (ortak/avukat/sekreter/stajyer), dava‑müvekkil‑duruşma‑görev yönetimi. KVKK uyumlu, veriler Türkiye’de barındırılır, ücretsiz plan mevcuttur.
Bu özellikleri MÜHLET'in resmi sitesinde keşfedebilir, ücretsiz planla başlayabilirsiniz.
Sık Yapılan Hatalar ve Önlenmesi

1. E-tebligatın açılmaması. E-tebligatın açılmaması sürenin başlangıcını etkilemez; ancak sürenin son günü hafta sonu/ resmi tatil olduğunda süre uzar. MÜHLET, bu durumu otomatik olarak hesaplar.
2. Adli tatilin göz önünde bulundurulmaması. Adli tatil dönemlerinde süre uzar. Avukatlar bu durumu unutarak süreyi erken bitirebilir. MÜHLET, adli takvimi güncelleyerek hatayı önler.
3. UETS entegrasyonunun eksik olması. E-tebligatın otomatik alınmaması sürenin başlangıç tarihinin yanlış hesaplanmasına yol açar. MÜHLET, UETS entegrasyonu ile bu hatayı ortadan kaldırır.
4. Hatırlatma sisteminin kullanılmaması. Süre sonuna yaklaşırken hatırlatma yapılmazsa süre tutum dilekçesi zamanında verilemez. MÜHLET, 7 gün / 3 gün / 1 gün / 2 saat / 30 dakika kala hatırlatır.
5. Veri güvenliğinin ihmal edilmesi. E-tebligat verilerinin güvenli olmayan ortamda saklanması veri kaybına yol açar. MÜHLET, KVKK uyumlu ve Türkiye’de barındırılan verilerle güvenliği sağlar.
Örnek Olay Üzerinden Süre Hesaplama

Bir icra takibi davasında, alacaklı 15 Nisan 2024 tarihinde davayı açmış ve mahkeme 20 Nisan 2024 tarihli tebligat kararını elektronik tebligat sistemine yüklemiştir. Elektronik tebligat, alıcıya ulaştığı günün akşamı itibarıyla tebliğ edilmiş sayılır; beşinci günün sonunda, alıcı belgeyi okumamış olsa dahi tebligatın gerçekleştiği kabul edilir. Bu durumda, tebligatın alıcıya ulaşması 20 Nisan 2024’te gerçekleştiği için, 25 Nisan 2024 akşamı itibarıyla tebligat kesinleşir ve sürenin sayımı bu tarihten başlar.
Alacaklı, icra takibi dilekçesini 30 Nisan 2024’e kadar sunmak zorundadır; çünkü icra takibi için yasal sürenin başlangıcı 25 Nisan 2024’ün akşamı olarak kabul edilir ve bu tarihten itibaren 5 gün (İcra ve İflas Kanunu’nun 125. maddesi) süresi başlar. Dolayısıyla son tarih 30 Nisan 2024’ün sonuna kadar uzanır. Eğer alacaklı bu tarihe kadar dilekçeyi sunmazsa, sürenin dolması nedeniyle icra takibi hakkı kaybolur ve alacak tahsilatı için başka bir yasal yol izlemek zorunda kalır.
Bu örnek olayda, elektronik tebligatın beşinci günün sonunda otomatik olarak tebliğ sayılması, sürenin hesaplanmasında kritik bir rol oynar. Avukatlar, tebligat tarihini ve beşinci günün sonunu kesin olarak belirlemek için sistemin zaman damgasını kontrol etmelidir. Ayrıca, mahkeme takviminde resmi tatil ve adli tatillerin olup olmadığını da göz önünde bulundurmak gerekir; bu günler sürenin uzamasına neden olabilir.
UETS entegrasyonu sayesinde, bu tür tarih ve süre hesaplamaları otomatik olarak yapılabilir. UETS, tebligatın alıcıya ulaştığı tarihi sistemden çeker, beşinci günün sonunu otomatik olarak işaretler ve ilgili sürenin başlangıç tarihini belirler. Avukat, bu bilgiyi MÜHLET eklentisiyle senkronize ederek, takvimine otomatik hatırlatmalar ekleyebilir ve sürenin kaçırılmamasını garanti altına alabilir.
Büro İçinde Süre Takip ve Yönetim Şablonu

Bir hukuk bürosunda süre yönetiminin etkin bir şekilde yürütülmesi, avukatların iş yükünü hafifletir ve müvekkil memnuniyetini artırır. Bu amaçla, her dava için ayrı bir “Süre Takip Şablonu” hazırlanmalıdır. Şablon, dava numarası, açılış tarihi, tebligat tarihleri, beşinci günün sonu, resmi tatiller, adli tatiller ve son teslim tarihlerini içeren bir tablo şeklinde düzenlenir. Bu tablo, Excel ya da Google Sheets gibi ortak bir platformda tutulabilir ve tüm ekip üyeleriyle paylaşılabilir.
Şablonun en kritik satırı, “Elektronik Tebligatın Alıcıya Ulaştığı Tarih” ve “Beşinci Günün Sonu” alanlarıdır. Elektronik tebligatın alıcıya ulaştığı tarih girildiğinde, formül otomatik olarak beşinci günün sonunu hesaplar; bu tarih, sürenin resmi başlangıcı olarak kabul edilir. Ardından, ilgili yasal sürenin (örneğin, 5 gün, 10 gün vb.) eklenmesiyle “Son Teslim Tarihi” otomatik olarak ortaya çıkar. Bu sayede, avukatlar manuel hesaplama hatasından korunur.
UETS entegrasyonu, bu şablona doğrudan veri akışı sağlar. UETS üzerinden alınan e‑tebligat bilgilerinin tarih damgası, şablondaki ilgili hücreye otomatik olarak aktarılır. MÜHLET eklentisi ise bu tarihleri Türk adli takvimiyle eşleştirerek resmi tatilleri ve adli tatilleri otomatik olarak hesaba katar. Sonuç olarak, “Son Teslim Tarihi” her zaman doğru ve güncel olur.
Şablonun bir diğer önemli bölümü, “Hatırlatma Zinciri” kısmıdır. MÜHLET, beş farklı hatırlatma kanalı (e‑posta, SMS, mobil bildirim, takvim uyarısı ve Slack/Teams entegrasyonu) üzerinden otomatik hatırlatmalar gönderir. İlk hatırlatma, sürenin başlangıcından iki gün önce, ikinci hatırlatma bir gün önce, üçüncü hatırlatma ise son teslim tarihinden bir saat önce yapılır. Böyle bir yapı, avukatların yoğun iş temposunda bile kritik tarihleri kaçırmamasını sağlar.
Son olarak, şablonun “Sorumlu Kişi” ve “Durum” sütunları, büro içinde görev dağılımını netleştirir. Her dava için bir sorumlu avukat ve bir asistan belirlenir; durum sütunu “Açık”, “Hazırlık Aşamasında”, “Gönderildi”, “Tamamlandı” gibi aşamaları gösterir. Bu şeffaflık, ekip içinde koordinasyonu artırır ve sürecin her adımının izlenebilir olmasını sağlar.
Süre Tutum Dilekçesinin Önceden Hazırlanması ve Dosya Yönetimi

Avukatların yoğun iş akışında süre tutum dilekçesinin zamanında hazırlanması, sürecin aksamaması açısından kritik bir adımdır. Dilekçenin taslağını önceden oluşturmak, gerekli belgeleri (sözleşme, ek protokol, mahkeme kararları vb.) dijital olarak bir klasörde toplamak, son dakikada ortaya çıkabilecek eksikliklerin önüne geçer. Bu aşamada, dilekçenin içeriğinin mevzuata uygunluğu, ilgili sürelerin doğru hesaplanması ve tarafların kimlik bilgilerinin eksiksiz girilmesi kontrol edilmelidir.
Dosya yönetiminde klasör yapısının tutarlı olması, hem dosya bulmayı hızlandırır hem de denetimlerde eksiksiz bir izlenebilirlik sağlar. Örneğin, “Süre Tutum Dilekçesi – 2024 – Davacı – 12345” gibi bir isimlendirme standardı, belgeyi hızlıca bulmayı mümkün kılar. Belgeler PDF olarak arşivlenirken, OCR (Optik Karakter Tanıma) özelliği etkinleştirilirse, içerik arama fonksiyonlarıyla ilgili maddelere anında ulaşılabilir.
Elektronik tebligat, muhatabın adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda okunmasa bile tebliğ edilmiş sayılır; okuma süresi başlangıcını değiştirmez. Bu kural, dilekçenin gönderim tarihinin kesin bir referans noktası olarak kullanılmasını sağlar. Dolayısıyla, dilekçenin e‑tebligat sistemine girildiği an, sürenin başlaması için kritik bir tarih olarak kaydedilmelidir.
UETS entegrasyonu sayesinde, e‑tebligatın alınması otomatikleştirilir ve MÜHLET eklentisiyle bu belgeler anında dosya sistemine eklenir. Yapay zekâ analizi, dilekçenin eksik veya hatalı alanlarını tespit eder, kural motoru doğrulaması ise sürenin doğru başlangıç tarihini onaylar. Böylece avukat, manuel kontrol süresinden tasarruf eder ve hatasız bir dosya oluşturur.
Son olarak, dosya yönetiminde sürüm kontrolü önemlidir. Her revizyon sonrası tarih ve revizyon numarası eklenerek, hangi aşamada neyin değiştirildiği net bir şekilde izlenebilir. Bu uygulama, müvekkil ile yapılan iletişimde de şeffaflık sağlar; müvekkil, dilekçenin hangi aşamada olduğunu ve hangi tarihte tebliğ edildiğini kolayca görebilir.
Müşteri İletişiminde Süre Takibi ve Bilgilendirme Stratejileri

Müvekkiller, dava süreçlerinde sürelerin ne zaman başlayıp biteceği konusunda net bilgi talep eder. Bu talebi karşılamak için avukatlık bürosu içinde sistematik bir iletişim planı oluşturulmalıdır. İlk adım, sürenin başlangıç tarihinin (örneğin, elektronik tebligatın ulaştığı tarih) kesin olarak kaydedilmesi ve bu bilginin MÜHLET takvimine otomatik senkronize edilmesidir. Böylece, hem avukat hem de müvekkil aynı takvim üzerinden hareket eder.
İletişim stratejisinde beş kanallı hatırlatma zinciri etkili bir yöntemdir. MÜHLET, e‑mail, SMS, mobil uygulama bildirimi, WhatsApp entegrasyonu ve ofis içi anlık mesajlaşma (örneğin, Slack) üzerinden hatırlatmalar gönderir. Hatırlatmalar, sürenin %50, %75 ve %90’ına ulaştığında otomatik olarak tetiklenir; bu sayede müvekkil, sürenin kritik aşamalarından haberdar olur ve ek belgeler ya da imzalar için zaman kaybetmez.
Elektronik tebligat, muhatabın adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda okunmasa bile tebliğ edilmiş sayılır; okuma süresi başlangıcını değiştirmez. Bu gerçeği müvekkile açık bir dille anlatmak, yanlış beklentilerin önüne geçer. Örneğin, “E‑tebligat 12 Mart tarihinde alıcıya ulaştı; bu tarihten itibaren 5 gün içinde okunmasa bile süreniz başlamıştır” şeklinde bir açıklama, müvekkilin süreci doğru anlamasını sağlar.
MÜHLET’in yapay zekâ analizi, gönderilen tebligatın içeriğini tarar ve sürenin hangi aşamada olduğunu gösteren bir rapor üretir. Bu rapor, avukatın müvekkile sunacağı haftalık durum bildirimine eklenir. Böylece müvekkil, sadece “süre devam ediyor” demek yerine, “süre X gün içinde bitecek, bu tarihe kadar Y belgeleri hazırlamanız gerekiyor” gibi somut bir eylem planı alır.
İletişim sürecinde, müvekkilin sorularına hızlı yanıt vermek de güven oluşturur. MÜHLET’in mobil uygulaması, sık sorulan sorular (SSS) bölümü ve anlık yanıt şablonları sunar; avukat bu şablonları kişiselleştirerek aynı soruya defalarca yanıt vermek zorunda kalmaz. Sonuç olarak, müvekkil memnuniyeti artar, avukatın iş yükü hafifler ve sürenin takibi daha şeffaf bir hâle gelir.
Süre Tutum Dilekçesi İçin Gerekli Belgelerin Hazırlanması

Bir sürecin başlangıcında, sürenin durdurulması talebinin kabul edilmesi için mahkemeye sunulacak dilekçenin ekinde eksiksiz ve tutarlı bir belge seti bulunması zorunludur. İlk adım, durdurulma talebinin dayanağını oluşturan karar, tutanak veya geçici ihtiyati kararın aslı ve fotokopilerinin hazırlanmasıdır. Bu belgeler, dilekçenin dayanağını somutlaştırarak hâkimin talebi hızlıca değerlendirmesine olanak tanır. Aynı zamanda, ilgili tarafların kimlik bilgileri, dava numarası ve dava dosyasına ilişkin referansların da açıkça belirtilmesi gerekir; aksi takdirde belge eksikliği nedeniyle dilekçe ret edilebilir.
İkinci aşamada, sürenin durdurulmasını gerektiren nedenlerin detaylı bir şekilde açıklanması önem taşır. Bu açıklama, sadece “süreyi durdurmak istiyorum” şeklinde bir ifade olmamalı, aynı zamanda sürenin durdurulmasının davanın adil yürütülmesi, delillerin toplanması veya tarafların uzlaşma sürecine katkı sağlaması gibi somut gerekçelerle desteklenmelidir. Mahkeme, bu gerekçeleri değerlendirirken, sürenin durdurulmasının davanın seyrine etkisini ve tarafların hak kaybı riskini göz önünde bulundurur.
Üçüncü olarak, elektronik tebligatın süre üzerindeki etkisini unutmamak gerekir. Elektronik tebligat, muhatabın adresine ulaştığı tarihi izleyen BEŞİNCİ GÜNÜN SONUNDA okunmasa bile tebliğ edilmiş sayılır; okuma süresi başlangıcını değiştirmez. Bu nedenle, dilekçenin ekinde, e‑tebligatın gönderildiği tarih ve saatin kesin bir kaydı bulunmalı, ayrıca muhatabın bu tebligatı almadığı durumlarda bile sürenin durdurulması talebinin geçerli olduğu vurgulanmalıdır.
Son olarak, MÜHLET gibi entegrasyon çözümleri sayesinde, UETS e‑tebligatlarını otomatik olarak alıp, yapay zekâ analizi ve kural motoru doğrulaması ile eksik belge kontrolü yapabilirsiniz. Bu sayede, belgelerinizin tam ve uyumlu olduğundan emin olur, Türk adli takvimine göre sürenin doğru hesaplandığını doğrular ve 5 kanallı hatırlatma zinciriyle sürecin kritik aşamalarını kaçırmazsınız. Mobil uygulama ve takvim senkronizasyonu, belgelerin son teslim tarihlerini ve hatırlatıcılarını tek bir platformda toplar, ofis içi rollerin net bir şekilde dağıtılmasını sağlar.
Dava Takvimi Üzerinden Süre Tutum Dilekçesinin Stratejik Sunumu

Dava takviminin doğru bir şekilde yönetilmesi, sürenin durdurulması talebinin zamanlamasını belirleyen kritik bir faktördür. Avukatlar, öncelikle dava dosyasındaki tüm yasal süreleri, özellikle de durdurulma talebinin sunulması gereken son tarihleri, Türk adli takvimine göre belirlemelidir. Bu takvim, resmi tatiller, adli tatiller ve resmi bayram günlerini otomatik olarak hariç tutar; böylece sürenin gerçek iş günü üzerinden hesaplanması sağlanır. Süre tutum dilekçesinin en geç, sürenin durdurulması talep edilen tarihten önceki iş gününde mahkemeye teslim edilmesi gerekir; aksi takdirde, talep edilen durdurma süresi geçerli olmayabilir.
Stratejik bir yaklaşım, dilekçenin sunulmasından önce mahkemenin iş yükünü ve duruşma takvimini analiz etmeyi içerir. Mahkemenin yoğun olduğu dönemlerde, dilekçenin erken bir tarihte sunulması, hâkimin talebi daha hızlı incelemesine ve olası itirazların önüne geçilmesine yardımcı olur. Ayrıca, mahkemenin elektronik dosya sistemine (UETS) yüklenen dilekçenin, sistemde kaydedildiği andan itibaren beş gün içinde okunmasa bile tebliğ edilmiş sayıldığını akılda tutmak gerekir; bu durum, sürenin durdurulması talebinin geçerliliğini korur.
Bu süreci desteklemek için MÜHLET’in takvim senkronizasyonu özelliği kullanılabilir. MÜHLET, dava takviminizi mobil uygulama ve masaüstü ortamına entegre eder, böylece her bir yasal sürenin başlangıç ve bitiş tarihlerini otomatik olarak işaretler. 5 kanallı hatırlatma zinciri, sürenin son gününden bir hafta önce, üç gün önce ve son gününde size ve ofisinizdeki ilgili avukata bildirim gönderir. Böylece, dilekçenin son dakikada hazırlanıp gönderilmesi riskini minimize eder ve ofis içi rollerin (örneğin, belge hazırlama, kontrol, onay) sorunsuz bir akış içinde yürütülmesini sağlar.
Pratik bir ipucu olarak, dilekçenin taslağını hazırladıktan sonra, MÜHLET’in yapay zekâ analizi ve kural motoru doğrulamasını devreye alarak, eksik belge, tarih hatası veya takvim uyumsuzluğu gibi potansiyel sorunları önceden tespit edebilirsiniz. Bu otomatik kontrol, dilekçenin mahkemeye sunulmadan önce %100 uyumlu olmasını garantiler. Son aşamada, dilekçeyi elektronik dosya sistemine yükleyip, gönderim onayını aldıktan sonra, sistem otomatik olarak ilgili taraflara (muvekkil, karşı taraf, mahkeme) hatırlatma mesajları gönderir. Böyle bir yapı, sürenin durdurulması talebinin zamanında ve hatasız bir şekilde gerçekleşmesini güvence altına alır.
Sık Sorulan Sorular

Elektronik tebligatın sürenin başlama tarihini etkileyip etkilemediği nedir?
E-tebligatın ulaştığı tarih sürenin başlama tarihidir. Okuma veya “okundu” işareti sürenin başlangıç tarihini değiştirmez.
Adli tatil sürenin son gününü nasıl etkiler?
Adli tatil sürenin son gününü uzatır. Sürenin son günü adli tatilde ise, süre adli tatil süresince uzar.
UETS entegrasyonu olmadan süre tutum dilekçesi verilebilir mi?
UETS entegrasyonu olmadan sürenin başlangıç tarihini manuel takip etmek zorunludur. Ancak MÜHLET, UETS entegrasyonu ile sürenin başlangıç tarihini otomatik alır.
MÜHLET'in ücretsiz planı var mı?
Evet, MÜHLET ücretsiz bir plan sunar. Daha gelişmiş özellikler için fiyatlandırma sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Elektronik tebligatın “okundu” işareti sürenin bitiş tarihini değiştirir mi?
Hayır. “Okundu” işareti sürenin başlangıç tarihini değiştirmez; süre sadece tebligatın ulaştığı tarih ile belirlenir.
Hukuki dayanaklar nelerdir?
Elektronik tebligatın beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılması, HMK 90. maddesi; adli tatil süresince süre uzaması, adli takvim; UETS'in PTT tarafından işletilmesi gibi kurallar hukuki dayanaklardır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için hukuki değerlendirme gerekir.
- #sure-takibi
- #uets-entegrasyonu
- #tebligat
- #hukuk-pratigi
- #avukat-rehberi
MÜHLET
Avukatlar için süre yönetimi ve elektronik tebligat alanında uygulamaya dönük içerikler üreten MÜHLET ekibi.


