
Dava Takip Sisteminde Erişim Logları Önemi
Dava takip sisteminde erişim logları önemi: dosyayı kimin, ne zaman açtığını gösterir; sorumluluğu, KVKK uyumunu ve süre güvenliğini destekler.

İçindekiler
- Erişim Logu Nedir ve Dava Takip Sisteminde Neyi Kaydeder?
- Logsuz Çalışmanın Büroya Maliyeti: Bir Senaryo
- Erişim Logları Hangi Soruların Cevabını Verir?
- KVKK ve Meslek Sırrı Açısından Erişim Kayıtları
- Rol Bazlı Yetki ve Erişim Logu Birlikte Nasıl Çalışır?
- Süre ve Tebligat Kayıtlarında İzlenebilirlik
- Büroda Erişim Logu Politikası Adım Adım Nasıl Kurulur?
- MÜHLET ile Güvenli ve İzlenebilir Dosya Takibi
- Erişim Loglarında Sık Yapılan Hatalar ve Özel Durumlar
- Sık Sorulan Sorular
Erişim logu, dava takip sisteminde hangi kullanıcının hangi kayda, ne zaman ve hangi işlemle eriştiğini değiştirilemez biçimde tutan kayıttır. Büroda bir dosya silindiğinde, bir tebligat bilgisi değiştiğinde ya da müvekkil bilgisi yetkisiz biri tarafından açıldığında "bunu kim yaptı?" sorusunun tek güvenilir cevabı budur. Log yalnızca güvenlik meselesi değildir; süre kaçırma şüphesinde sorumluluğun kimde olduğunu belgelemenin, KVKK kapsamındaki veri güvenliği yükümlülüğünü kanıtlamanın ve büro içi düzeni korumanın da temelidir. Bu rehberde logun neyi kaydettiğini, hangi sorulara cevap verdiğini ve büronuzda nasıl bir politikayla kullanacağınızı anlatıyoruz.
Erişim Logu Nedir ve Dava Takip Sisteminde Neyi Kaydeder?

Erişim logu, bir yazılım sisteminde yapılan işlemlerin kronolojik olarak kaydedildiği teknik bir defterdir. Dava takip sistemi bağlamında bu defter şu soruların cevabını saklar: işlemi hangi kullanıcı hesabı yaptı, hangi dosya ya da kayıt üzerinde çalıştı, işlemin türü neydi (görüntüleme, indirme, düzenleme, silme, paylaşma) ve işlem hangi tarih ve saatte gerçekleşti. İyi kurgulanmış bir sistemde bu kayıtlar sıradan kullanıcı tarafından değiştirilemez ya da silinemez; aksi halde log, ihtiyaç duyulan anda güvenilmez bir kanıta dönüşür.
Avukatlık bürosunda dosya sayısı arttıkça kimin neye baktığını hatırla takip etmek imkânsızlaşır. Bir ortak avukat, sekreterin hangi müvekkil dosyasını açtığını, stajyerin hangi evrakı indirdiğini ya da bir meslektaşın hangi tebligat kaydını düzelttiğini sürekli sormak zorunda kalmamalıdır. Erişim logu bu soruların cevabını insan hafızasına değil kayda bağlar. Böylece hem büro içi güven ilişkisi korunur hem de olağan dışı bir durum çıktığında soruşturmanın nereden başlayacağı bellidir.
Logun değeri, tutulan bilginin ayrıntısıyla doğru orantılıdır. Yalnızca "kullanıcı giriş yaptı" diyen bir kayıt, bir dosyanın hangi saatte indirildiğini söylemez. Buna karşılık kayıt düzeyinde tutulan bir log, belirli bir dosyaya yapılan her dokunuşu zaman çizgisi olarak gösterir. Dava takibinde asıl ihtiyaç ikincisidir; çünkü uyuşmazlıklar genellikle bir giriş değil, belirli bir kayıt üzerindeki belirli bir işlem etrafında çıkar.
Erişim logu ile işlem geçmişi arasındaki fark
Günlük dilde bu iki kavram sık karıştırılır. İşlem geçmişi, bir kaydın içeriğinde ne değiştiğini (örneğin bir son tarihin eski ve yeni değerini) gösterir. Erişim logu ise kayda kimin eriştiğini ve ne tür bir işlem yaptığını gösterir. İkisi birbirini tamamlar: işlem geçmişi "ne değişti" sorusuna, erişim logu "kim, ne zaman" sorusuna cevap verir. Bir sistemi değerlendirirken ikisinin de bulunup bulunmadığına bakmak gerekir.
Loga ne yazılmamalı?
Log, kişisel veri açısından da özenle tasarlanmalıdır. Müvekkilin kimlik bilgileri, dosya içeriği ya da dilekçe metni log satırına düz metin olarak yazılmamalıdır; log yalnızca olayı tanımlayan asgari bilgiyi taşımalıdır. Aksi halde güvenliği artırmak için tutulan kayıt, kendi başına yeni bir veri sızıntısı yüzeyine dönüşür.
Logsuz Çalışmanın Büroya Maliyeti: Bir Senaryo

Örneğin Ankara'da icra ağırlıklı çalışan bir avukat düşünelim: büroda iki avukat, bir sekreter ve bir stajyer çalışıyor ve dosyalar ortak bir dava takip sisteminde tutuluyor. Bir sabah avukat, önemli bir dosyadaki tebligat kaydının silinmiş olduğunu fark ediyor. Kaydın yerinde yeller esiyor, kimse "ben silmedim" diye iddia etmiyor ve kimse silmeyi kabul etmiyor. Sistemde erişim logu yoksa büro iki seçenekle baş başa kalır: ya birbirini suçlayan bir iç gerginlik ya da hiçbir şey olmamış gibi devam etmek.
Bu senaryodaki asıl risk silinen kaydın kendisi değil, kaydın bir süre başlangıcına ait bilgi taşımasıdır. Elektronik tebligatta süre, tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılmasıyla başlar (Tebligat K. m.7/a). Kayıt silinmişse ve avukat o tarihi hatırlamıyorsa, süre hesabı yeniden kurulamaz hale gelebilir. Logun bulunduğu bir sistemde ise kaydı hangi hesabın, hangi saatte sildiği görünür; kayıt geri yüklenebilir ya da en azından olayın akışı belgelenebilir.
Logsuz çalışmanın ikinci maliyeti güven kaybıdır. Büro içinde bir şeyler ters gittiğinde herkes şüphe altında kalır ve bu durum özellikle stajyer ve sekreter gibi dosyalara en çok dokunan çalışanlar için haksız bir yük oluşturur. Kayıt tutulduğunda masum olan kişi de bunu kolayca ispat eder. Yani log, çalışanlara karşı bir denetim aracı olmaktan çok, herkesin kendisini koruyabildiği tarafsız bir kayıttır.
Üçüncü maliyet, dış taraflara karşı hesap verebilirliktir. Bir müvekkil, dosya bilgilerine yetkisiz birinin eriştiğinden şüphelendiğinde ya da bir veri ihlali bildirimi gündeme geldiğinde büronun ilk ihtiyacı olayın kapsamını ortaya koymaktır. Hangi kayıtlara kimin eriştiği bilinmiyorsa kapsam "her şey olabilir" varsayımıyla en kötü senaryoya göre ele alınmak zorunda kalır. Log bu noktada, olayın sınırlarını çizen ve gereksiz endişeyi azaltan bir veri kaynağıdır.
Erişim Logları Hangi Soruların Cevabını Verir?

Logun pratik değeri, somut sorulara hızlı cevap vermesinden gelir. Bürolarda en sık sorulan sorular genellikle beş başlıkta toplanır: kim görüntüledi, kim indirdi, kim değiştirdi, kim sildi ve kim yetkisiz erişmeye çalıştı. Her biri farklı bir riski kapsar ve log kayıtları bu riskleri birbirinden ayırarak değerlendirmeyi sağlar.
Görüntüleme kaydı, özellikle gizlilik şüphesi olan durumlarda önem kazanır. Bir müvekkilin dosyasına, o dosyada görevi olmayan bir çalışanın baktığı görülürse bu, büro içi yetki düzeninin gözden geçirilmesi gereken bir işarettir. İndirme kaydı ise bilginin sistemin dışına çıktığı anı gösterir; dava dosyasındaki bir evrakın hangi hesapla, hangi saatte bilgisayara indirildiği, sonradan ortaya çıkabilecek bir sızıntının izini sürmeyi kolaylaştırır.
Değiştirme ve silme kayıtları ise doğrudan süre güvenliğiyle ilişkilidir. Bir son günün, bir duruşma tarihinin ya da bir görev atamasının hangi hesap tarafından ne zaman düzenlendiği, ileride bir hatanın kaynağını bulmak için gerekir. Başarısız giriş denemeleri de bir başka değerli sinyaldir; aynı hesaba defalarca yanlış parola girilmesi, hesabın ele geçirilmeye çalışıldığını gösterebilir.
| Soru | Log kaydı türü | Büroya katkısı |
|---|---|---|
| Dosyaya kim baktı? | Görüntüleme | Yetki dışı merakı ve gizlilik ihlalini fark etmek |
| Evrak sistemden dışarı çıktı mı? | İndirme / paylaşma | Olası sızıntının izini sürmek |
| Son gün kim değişti? | Düzenleme | Süre hatasının kaynağını bulmak |
| Kayıt nasıl kayboldu? | Silme | Kaydı geri kazanmak ve sorumluluğu belgelemek |
| Hesap ele geçirilmeye çalışıldı mı? | Başarısız giriş | Parolayı değiştirmek, önlem almak |
Bu tablo, logun neden tek bir kayıt türünden ibaret olmadığını gösterir. Bir sistem yalnızca giriş saatlerini tutuyorsa yukarıdaki sorulardan yalnızca sonuncusuna kısmen cevap verir. Dava takip yazılımı seçerken, "log tutuyor mu?" sorusundan çok "hangi işlemleri, hangi ayrıntıyla tutuyor?" sorusunu sormak daha verimlidir.
KVKK ve Meslek Sırrı Açısından Erişim Kayıtları

Avukat, müvekkiline ait bilgileri yalnızca dosya yürütme amacıyla işler ve bu bilgiler hem meslek sırrı hem de kişisel veri niteliği taşır. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, veri sorumlusuna verilerin hukuka aykırı erişime karşı korunması için uygun teknik ve idari tedbirleri alma yükümlülüğü yükler. Bir avukat ya da hukuk bürosu bu sıfatla veri sorumlusu olabilir; dolayısıyla "hangi tedbirleri aldınız?" sorusu bir gün büronun karşısına çıkabilir.
Erişim logu, bu soruya verilebilecek somut cevaplardan biridir. Kimin hangi kişisel veriye eriştiğini kayıt altına alan bir büro, verilere yetkisiz erişimi fark edebilir ve fark ettiğinde harekete geçebilir. Kanun maddesi numarası vermeden genel çerçeveyi şöyle özetleyebiliriz: tedbir almak yetmez, tedbirin işlediğini gösterebilmek de gerekir. Log, tedbirin kâğıt üzerinde kalmadığını gösteren belgelerden biridir.
Öte yandan log da kişisel veri üretir. Çalışanların hangi saatte hangi kayda baktığı bilgisi, çalışanlara ait bir veridir. Bu nedenle logun amacı baştan belirlenmeli, çalışanlara bildirilmeli ve yalnızca güvenlik ile hesap verebilirlik amacıyla kullanılmalıdır. Logun çalışan performansını sürekli gözetlemek için kullanılması hem amaç sınırlamasına aykırı olur hem de büro içinde gereksiz bir güvensizlik ortamı yaratır.
Saklama süresi de ayrı bir konudur. Logu sonsuza kadar tutmak da hiç tutmamak kadar sorunludur. Büro, logun hangi süreyle saklanacağını, kimlerin erişebileceğini ve süre dolunca nasıl imha edileceğini yazılı bir politikayla belirlemelidir. Sürenin kaç yıl olacağı büronun ihtiyacına, ilgili mevzuata ve uzman görüşüne göre belirlenir; burada sayı vermek yerine, kararın bilinçli ve yazılı olması gerektiğini vurguluyoruz.
Rol Bazlı Yetki ve Erişim Logu Birlikte Nasıl Çalışır?

Erişim logu tek başına bir önlem değil, yetki sisteminin tamamlayıcısıdır. Yetki, "kim neye erişebilir?" sorusunu önceden sınırlar; log ise "kim neye erişti?" sorusunu sonradan kaydeder. Yalnızca yetkiyle yetinen büro, yetki sınırları içinde yapılan kötüye kullanımı göremez; yalnızca logla yetinen büro ise zararı önlemek yerine yalnızca belgelemiş olur. İkisi birlikte hem önleyici hem de açıklayıcı bir koruma kurar.
Büro yapısı genellikle dört rolden oluşur: ortak, avukat, sekreter ve stajyer. Her rolün dosya üzerindeki görevi farklıdır. Ortak avukat tüm dosyaları ve büro ayarlarını görmek ister; çalışan avukat kendi dosyalarında tam yetkiye ihtiyaç duyar; sekreter genellikle tebligat, takvim ve evrak akışıyla ilgilenir; stajyer ise öğrenme amacıyla belirli dosyalara sınırlı erişim alır. Bu ayrım ne kadar net kurulursa, loglar da o kadar anlamlı okunur: sekreter hesabının bir müvekkilin mali bilgilerini açması, yetki tanımına bakarak yorumlanabilir.
Yetkiyi "en az ayrıcalık" ilkesiyle vermek, logun işini kolaylaştırır. Bir çalışan yalnızca ihtiyacı olan dosyalara erişebiliyorsa, log kayıtları da küçük ve okunabilir olur. Herkes her şeye erişebiliyorsa log, gürültü dolu bir kayıt yığınına dönüşür ve anormal davranışı ayırt etmek zorlaşır. Bu nedenle yetki tasarımı, log tasarımından önce gelir ve loglar bu tasarımın doğru işleyip işlemediğini sınayan bir ölçü olarak kullanılır.
Yetki değişikliklerinin de kayda alınması
Bir kullanıcının rolünün değiştirilmesi, yeni bir kullanıcı eklenmesi ya da bir hesabın kapatılması da kayda değer olaylardır. Stajyerin yetkisini kimin ne zaman genişlettiği bilinmiyorsa, ileride oluşabilecek bir sorunun kaynağı da bilinemez. Yetki değişikliklerinin kayıt altında olması, logun yalnızca dosya hareketlerinden ibaret olmadığını gösterir.
Süre ve Tebligat Kayıtlarında İzlenebilirlik

Hukuk bürosunda en pahalı hata süre kaçırmaktır ve süre hatalarının büyük kısmı bilginin yanlış kaydedilmesinden ya da kaydedilen bilginin sessizce değişmesinden doğar. Bu yüzden süre ve tebligat kayıtlarının izlenebilirliği, logun en kritik kullanım alanıdır. Bir son gün alanı değiştirildiğinde eski değerin, yeni değerin, işlemi yapan hesabın ve zamanın birlikte görülebilmesi, hatanın sorumlusunu aramaktan çok hatanın nasıl düzeltileceğini görmeyi sağlar.
Elektronik tebligat konusunda iki noktayı karıştırmamak gerekir. Birincisi, tebligat muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır (Tebligat K. m.7/a); muhatap tebligatı okumamış ya da açmamış olsa bile bu sonuç değişmez. İkincisi, sistemdeki "okundu" işareti süre başlangıcını değiştirmez; erken açmak süreyi öne çekmez, geç açmak ertelemez. Dolayısıyla erişim logundaki "tebligatı şu saatte açtı" kaydı, süre hesabının dayanağı olarak kullanılmamalıdır.
Peki erişim logu bu bağlamda neye yarar? Tebligatı kimin açtığını, bilginin büroda hangi hesaba ulaştığını ve süreyle ilgili kaydın kim tarafından girildiğini gösterir. Bir avukat "sekreter tebligatı gördü ama bana söylemedi" ya da "tebligat dosyaya hiç işlenmedi" gibi iç süreç sorunlarını bu kayıtlarla çözebilir. Burada log, hukuki süreyi belirlemek için değil, büro içi bilgi akışındaki aksamayı bulmak için kullanılır.
Süre hesabı yapılırken de aynı titizlik geçerlidir. Gün olarak belirlenen sürelerde tebliğ günü sayılmaz, hafta ve ay gibi sürelerde süre başladığı güne karşılık gelen günde biter (HMK m.92). Son gün hafta sonu ya da resmî tatile rastlarsa süre izleyen ilk iş günü mesai sonunda dolar (HMK m.93). Bu hesapları kayda geçiren kullanıcı ile hesaplamanın dayandığı tebliğ tarihini giren kullanıcı farklı olabilir; log ikisinin de izini bırakır. Ücretsiz bir hukuki süre hesaplama aracı ile elle girilen süreleri çapraz kontrol etmek de iyi bir alışkanlıktır.
Büroda Erişim Logu Politikası Adım Adım Nasıl Kurulur?

Log tutan bir sistem satın almak, log politikası oluşturmak anlamına gelmez. Politika, logun neden tutulduğunu, kimlerin okuyabileceğini ve ne zaman incelendiğini belirleyen yazılı bir çerçevedir. Küçük bir büro için bile yarım sayfalık, anlaşılır bir metin yeterlidir; önemli olan metnin var olması, herkes tarafından bilinmesi ve gerçekten uygulanmasıdır.
- Amacı yazın. Logun güvenlik, hesap verebilirlik ve hata ayıklama için tutulduğunu, performans takibi için kullanılmadığını belirtin.
- Kişisel hesap zorunluluğu getirin. Her çalışanın kendi kullanıcı hesabıyla çalışmasını, ortak hesabın yasak olduğunu kural haline getirin.
- Rolleri tanımlayın. Ortak, avukat, sekreter ve stajyer için hangi dosyalara ve işlemlere erişilebileceğini netleştirin.
- Logu kimin okuyacağını belirleyin. Log kayıtlarına yalnızca büro sorumlusunun erişmesini, bu erişimin de ayrıca kaydedilmesini sağlayın.
- Periyodik inceleme yapın. Düzenli aralıklarla olağan dışı silme, toplu indirme ve başarısız giriş kayıtlarına göz atın.
- Saklama ve imha kuralını koyun. Logun ne kadar saklanacağını yazılı karara bağlayın ve süre dolunca imha edin.
- Çalışanları bilgilendirin. Politikayı işe girişte ve değişiklik olduğunda çalışanlara bildirin.
Bu adımların hiçbiri büyük bir bütçe gerektirmez; çoğu karar ve disiplin meselesidir. Kurulan düzen küçük bir büroda bile işler: örneğin hesap kapatma adımı, bir stajyer ayrıldığında ilk yapılacak iş olarak listeye eklenir ve ayrılan kişinin sisteme erişimi aynı gün kesilir. Periyodik incelemeyi de takvime tekrar eden bir görev olarak yazmak, işin unutulmasını önler.
Büro Erişim Kaydı Kontrol Notu: Her kullanıcı yalnızca kendi hesabıyla çalışır. Silme ve toplu indirme işlemleri kayıt altındadır. Kayıtlar yalnızca büro sorumlusu tarafından, güvenlik ve hesap verebilirlik amacıyla incelenir. Ayrılan çalışanın hesabı ayrılış günü kapatılır.
Aşağıdaki kontrol listesi, kendi sisteminizi ya da değerlendirdiğiniz bir yazılımı hızlıca sınamanız için bir başlangıç noktasıdır.
- ✓ Her kullanıcı kendi hesabıyla giriş yapıyor, ortak hesap yok.
- ✓ Görüntüleme, indirme, düzenleme ve silme işlemleri ayrı ayrı kaydediliyor.
- ✓ Log kayıtları sıradan kullanıcılar tarafından değiştirilemiyor ya da silinemiyor.
- ✓ Rol bazlı yetki tanımlanabiliyor ve rol değişiklikleri de kayda alınıyor.
- ✓ Müvekkil verisinin ve logların nerede barındırıldığı biliniyor.
MÜHLET ile Güvenli ve İzlenebilir Dosya Takibi

Erişim kayıtlarının değeri, tebligat ve süre bilgisinin sisteme doğru girilmesine bağlıdır; elle girilen her veri, hata ve tartışma ihtimali taşır. MÜHLET, avukatlar için geliştirilmiş UETS entegrasyonlu, yapay zekâ destekli süre takip ve tebligat yönetim platformudur ve bu girdi yükünü azaltmayı hedefler.
MÜHLET, UETS'e düşen e-tebligatları tarayıcı eklentisiyle, avukatın kendi bilgisayarında kendi oturumuyla otomatik alır; şifre MÜHLET'e verilmez ve sunucular UETS'e bağlanmaz. Yapay zekâ tebligatı analiz ederek mahkemeyi, esas numarasını, tarafları ve tebligat türünü çıkarır; her çıktı bağımsız bir usul kuralı motoruyla doğrulanır ve düşük güvende avukattan onay istenir. Süreler adli tatil, resmî tatil ve hafta sonu düzeltmeleriyle Türk adli takvimine göre hesaplanır; son güne kadar kademeli olarak e-posta, SMS ve uygulama ya da tarayıcı bildirimiyle hatırlatma yapılır. Ayrıntılar için UETS entegrasyonu ve yapay zekâ tebligat analizi sayfalarına bakabilirsiniz.
Büro içi düzen için MÜHLET'te ortak, avukat, sekreter ve stajyer rollerine göre yetkilendirme bulunur; dava, müvekkil, duruşma ve görev yönetimi tek yerde yürür, takvim senkronizasyonu ve iOS ile Android mobil uygulama de kullanılabilir. Platform KVKK uyumlu çalışır ve veriler Türkiye'de barındırılır. Tebligat kredisiyle çalışan sistemde ilk kullanımda ücretsiz deneme kredisi verilir; ayrıntılar fiyatlar sayfasındadır. Bir sistemi seçerken bu özelliklerin yanında, erişim kayıtları ve hesap yönetimi konusunda sağlayıcıya doğrudan soru sormanızı, aldığınız cevabı yazılı olarak saklamanızı öneririz. Hatırlatma ve bildirim akışı için bildirim sistemi, süre mantığı için süre takibi sayfaları ilgili ayrıntıları anlatır.
Erişim Loglarında Sık Yapılan Hatalar ve Özel Durumlar

Log konusundaki hataların çoğu teknik değil, alışkanlık kaynaklıdır. En yaygın hata, logu tutup hiç okumamaktır. Kimsenin bakmadığı bir kayıt, olay çıktığında işe yarar ama olay çıkmasını önlemez; üstelik log hacmi büyüdükçe aradığınızı bulmak da zorlaşır. Kısa ve düzenli inceleme, hem anormal davranışı erken fark ettirir hem de logun yalnızca bir kutuyu işaretlemek için tutulmadığını çalışanlara gösterir.
İkinci hata, logun içeriğini gereğinden geniş tutmaktır. Dosya içeriğini ya da kimlik bilgilerini log satırlarına yazan sistemler, güvenlik amacıyla yeni bir risk üretir. Üçüncü hata ise logun kendi güvenliğini ihmal etmektir: loga herkes erişebiliyorsa ya da log bir dosya olarak bilgisayarda açık duruyorsa, kayıt kanıt değeri taşımaz.
Çalışan ayrıldığında ne yapılmalı?
Bir stajyer ya da sekreter büroyu terk ettiğinde hesabı derhal kapatılmalı, ancak hesabın geçmişteki kayıtları silinmemelidir. Hesap silindiğinde log kayıtları da kayboluyorsa, ayrılan kişinin yaptığı işlemlerin izi de kaybolur. Doğru yaklaşım, hesabı pasifleştirmek ve geçmiş kayıtları saklama politikası çerçevesinde tutmaktır.
Ortak cihaz ve ortak hesap sorunu
Büroda tek bilgisayarı birden fazla kişi kullanıyorsa, oturum açık bırakılması log kayıtlarını anlamsız kılar. Her işlemin başkasının hesabıyla görünmesi, hem sorumluluğu belirsizleştirir hem de güvenliği zayıflatır. Oturumun belirli bir süre sonra otomatik kapanması ve her çalışanın işi bitince çıkış yapması basit ama etkili bir önlemdir.
Bu yazının tamamında vurgulanan nokta şudur: erişim logu bir lüks değil, dosya güvenliğinin ve süre takibinin sessiz temelidir. İyi kurulduğunda hiç fark edilmez, ihtiyaç duyulduğunda ise büroyu hem içeride hem dışarıda korur.
Sık Sorulan Sorular
Erişim logu ile işlem kaydı aynı şey midir?
Hayır. Erişim logu, bir kayda kimin, ne zaman ve hangi türde işlemle eriştiğini gösterir. İşlem geçmişi ise kaydın içeriğinde ne değiştiğini, yani eski ve yeni değeri gösterir. Dava takip sisteminde ikisinin birlikte bulunması, hem "kim" hem de "ne değişti" sorularına cevap verir.
Küçük bir büronun erişim logu tutmasına gerçekten gerek var mı?
Evet. Büro küçük olsa da müvekkil bilgileri meslek sırrı niteliği taşır ve süre kaçırma riski büronun büyüklüğüne bağlı değildir. Üç dört kişilik bir ekipte bile bir kaydın kim tarafından değiştirildiği sorusu çıkabilir; log bu soruyu tartışma yerine kayıtla çözer.
Tebligatı açtığım saat süreyi etkiler mi?
Hayır. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır (Tebligat K. m.7/a). Okuma ya da açma zamanı süre başlangıcını değiştirmez; erken açmak süreyi öne çekmez, geç açmak ertelemez.
Erişim logu çalışanları gözetlemek anlamına gelir mi?
Amacı doğru belirlendiğinde hayır. Log, güvenlik ve hesap verebilirlik için tutulur; çalışanlara önceden bildirilmeli ve performans takibi için kullanılmamalıdır. Şeffaf bir politika, çalışanlar için de korumadır; çünkü masum olduklarını kayıtla gösterebilirler.
Log kayıtları ne kadar süre saklanmalı?
Tek bir doğru süre yoktur. Süre, büronun ihtiyacına, ilgili mevzuata ve uzman görüşüne göre belirlenir. Önemli olan sürenin yazılı bir saklama ve imha politikasında belirlenmesi, süre dolunca kayıtların imha edilmesidir.
Çalışan büro hesabını kapattığımda log kayıtları silinir mi?
Silinmemelidir. Hesabı pasifleştirmek, geçmiş işlemlerin izini korurken ayrılan kişinin erişimini keser. Hesabı tamamen silen bir sistem, o kişinin geçmiş işlemlerine ait kayıtları da kaybettirebilir; sistem seçerken bunu sağlayıcıya sorun.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için hukuki değerlendirme gerekir.
- #erisim loglari
- #dava takip sistemi
- #hukuk burosu guvenligi
- #kvkk avukat
- #sure takibi
MÜHLET
Avukatlar için süre yönetimi ve elektronik tebligat alanında uygulamaya dönük içerikler üreten MÜHLET ekibi.


