
Dava Takip Yazılımı Geçişinde Veri Aktarımı
Dava takip yazılımı geçişinde veri aktarımı nasıl yapılır? Dosya, müvekkil ve süre kayıtlarını kayıpsız taşımanın adımlarını ve hatalarını anlatıyoruz.

İçindekiler
- Geçişte Veri Aktarımı Neden Bu Kadar Kritik?
- Taşınacak Verinin Envanterini Çıkarmak
- Dışa Aktarma Biçimleri ve Veri Kalitesi
- Süre ve Tebligat Kayıtları Nasıl Taşınır?
- Adım Adım Geçiş Planı
- Test Aktarımı, Paralel Çalışma ve Doğrulama
- Büroda Roller, Yetki ve KVKK Boyutu
- MÜHLET ile Geçişte Süre Takibini Güvene Almak
- Geçişte Sık Yapılan Hatalar
- Sık Sorulan Sorular
Dava takip yazılımı geçişinde veri aktarımı, yalnızca dosya listesini yeni sisteme kopyalamak değildir; asıl mesele açık süreleri, tebligat tarihlerini, duruşma günlerini ve müvekkil kayıtlarını eksiksiz ve doğrulanabilir biçimde taşımaktır. Güvenli geçiş dört işe dayanır: taşınacak verinin envanterini çıkarmak, eski sistemden temiz bir dışa aktarım almak, küçük bir örneklemle deneme aktarımı yapmak ve eski ile yeni sistemi bir süre paralel yürütmek. En kritik veri, hâlâ işleyen süreler olduğundan bunlar sayıldıktan ve bağımsız olarak yeniden hesaplandıktan sonra eski sistem kapatılmalıdır. Aşağıda bu işin planını, hukuki açıdan dikkat edilecek noktaları ve sık yapılan hataları adım adım bulacaksınız.
Geçişte Veri Aktarımı Neden Bu Kadar Kritik?

Bir hukuk bürosunda yazılım değiştirmek, çoğu zaman bir yıl önce verilmiş bir karardır ama sonuçları tek bir haftada ortaya çıkar. Eski program yavaşlamış, mobil erişim sunmuyor, ekipteki herkesin aynı anda çalışmasına izin vermiyor ya da üretici desteği zayıflamıştır. Gerekçe ne olursa olsun, yeni sisteme geçildiği anda büronun hafızası da taşınmış olur. Dosya numaraları, müvekkil iletişim bilgileri, vekâletname tarihleri, tebligat kayıtları ve en önemlisi işleyen süreler yeni ortamda doğru görünmüyorsa, bunun bedelini yazılım değil avukat öder.
Örneğin Ankara'da icra ağırlıklı çalışan bir avukat düşünelim. Üç yıldır kullandığı programda yaklaşık yüz elli açık dosyası, her dosyada birkaç tebligat kaydı ve takvimde işaretlenmiş onlarca süre var. Yeni sisteme geçerken dosya listesi sorunsuz aktarılıyor; ancak "son gün" alanı eski programda serbest metin olarak tutulduğu için yeni sistemde boş geliyor. Avukat bunu ilk hafta fark etmezse, takvimde görünmeyen bir süre sessizce yaklaşır. Geçişin zor tarafı teknik kopyalama değil, bu tür anlam kaybını önceden görmektir.
Bu yüzden veri aktarımını bir bilgi işlem işi gibi değil, bir risk yönetimi işi gibi ele almak gerekir. Önce neyin taşınacağına, neyin arşivde kalacağına karar verilir; sonra her veri grubu için "aktarım doğru yapıldı" demenin ölçüsü tanımlanır. Ölçüsü olmayan bir aktarım, tamamlanmış sayılamaz. Yazının geri kalanında bu ölçüleri nasıl kuracağınızı, hangi sırayla ilerleyeceğinizi ve süre kayıtlarında neden ayrıca titiz olmanız gerektiğini anlatıyoruz.
Bir başka noktayı baştan netleştirelim: geçiş yalnızca büro sahibinin kararı değildir. Sekreterin günlük işleyişi, stajyerin dosya takibi, ortak avukatın raporları aynı veriye dayanır. Herkesin sistemden beklentisini toplamadan başlanan geçişlerde, aktarım teknik olarak başarılı olsa bile ekip yeni düzene uyum sağlayamaz. Bu nedenle ilk toplantıda "neyi kaybetmeyi göze alamayız" sorusunun cevabını yazılı hale getirmek en verimli başlangıçtır.
Taşınacak Verinin Envanterini Çıkarmak

Hiçbir aktarım envanter olmadan başlamamalıdır. Envanter, eski sistemde hangi bilgilerin tutulduğunu, bunların nerede durduğunu ve yeni sistemde karşılığının olup olmadığını gösteren bir tablodur. Çoğu büro bu tabloyu çıkarırken şaşırır; çünkü verinin bir kısmı programın resmî alanlarında, bir kısmı not alanlarında, bir kısmı da programın dışında, ortak klasörlerde veya kişisel takvimlerde durmaktadır. Aktarımın kapsamı, bu gerçek dağılıma göre belirlenmelidir.
Zorunlu çekirdek veri
Çekirdek veri, kaybedildiğinde büronun çalışamayacağı kayıtlardır: dosya künyesi (mahkeme veya icra dairesi, esas numarası, dosya türü), taraflar, müvekkil iletişim bilgileri, vekâlet bilgileri, duruşma tarihleri ve açık süreler. Bunların her biri için eski sistemdeki alan adı ile yeni sistemdeki alan adı yan yana yazılır. Karşılığı bulunmayan alan varsa iki seçenek vardır: bilgiyi yeni sistemde açıklama alanına taşımak ya da ayrı bir dosyada saklamak.
Destekleyici ve arşiv verisi
Kapanmış dosyalar, eski yazışmalar, dahili notlar ve belge ekleri destekleyici veridir. Bunların hepsini canlı sisteme taşımak zorunlu değildir; hatta çoğu zaman gereksizdir. Kapanmış dosyaların salt okunur bir arşiv olarak saklanması, aktif sistemi hem hızlı hem sade tutar. Ancak arşivin de erişilebilir, yedekli ve saklama yükümlülüklerine uygun olması gerekir.
Envanter çıkarılırken her satıra bir sorumlu atanması da işi kolaylaştırır. Müvekkil kayıtlarından sekreter, süre kayıtlarından dosyayı yürüten avukat, arşivden büro yöneticisi sorumlu olursa, aktarım sonrası doğrulama da bu kişiler üzerinden yürür. Sorumlusu olmayan veri grubu, geçişten sonra kimsenin kontrol etmediği bir alan haline gelir.
Son olarak, envanterde "sistemin dışındaki veri" başlığını ayrıca açın. Kişisel takvimlerdeki duruşma hatırlatmaları, e-posta kutularındaki yazışmalar ve masaüstündeki tablolar çoğu büroda gerçek takip sisteminin yarısını oluşturur. Bunlar geçişte bilinçli olarak ya yeni sisteme alınır ya da kaynağı belli bir arşive yazılır; unutulmuş kalmaları en pahalı seçenektir.
Dışa Aktarma Biçimleri ve Veri Kalitesi

Eski sistemden veriyi nasıl çıkaracağınız, geçişin kalitesini belirler. Üreticilerin sunduğu seçenekler genellikle üç gruba ayrılır: tablo biçimli dosyalar (CSV gibi), yapılandırılmış veri dosyaları ve veritabanı yedeği. Hangisinin kullanılabileceği programdan programa değişir; bu nedenle önce eski sağlayıcıdan dışa aktarımın hangi biçimlerde, hangi alanlarla ve hangi sınırlarla yapılabildiğini yazılı olarak öğrenmek gerekir. Sözleşmenizde veri iade ve dışa aktarım hükmü olup olmadığına da bakın.
Dışa aktarım alındıktan sonra asıl iş veri temizliğidir. Aynı müvekkilin üç farklı yazımla kayıtlı olması, esas numaralarının farklı biçimlerde girilmesi, tarihlerin bazen gün-ay-yıl bazen yıl-ay-gün yazılması, telefon alanlarında boşluk ve noktalama farkları sık görülen sorunlardır. Bu hataları yeni sisteme taşımak, onları kalıcı hale getirmek demektir. Temizlik, aktarımdan önce eski sistemin dışa aktarılmış kopyası üzerinde yapılmalı; orijinal dışa aktarım ise hiç değiştirilmeden saklanmalıdır.
| Veri grubu | Aktarım yaklaşımı | Başlıca risk |
|---|---|---|
| Müvekkil kayıtları | Tekrarlar birleştirilir, iletişim alanları standartlaştırılır | Aynı kişinin birden fazla kaydı |
| Dosya künyesi | Mahkeme, esas numarası ve tür alanları eşleştirilir | Numara biçimi farklılıkları |
| Duruşma ve görev tarihleri | Tarih biçimi doğrulanır, geçmiş kayıtlar ayrılır | Gün-ay yer değişimi |
| Açık süreler | Yeniden hesaplanarak doğrulanır | Serbest metin son gün alanları |
| Belge ekleri | Gerekirse ayrı arşivde saklanır | Bağlantı kopması, dosya boyutu |
Tablodaki son iki satır özellikle önemlidir. Süreler, başka hiçbir veri grubunun taşımadığı bir sorumluluk taşır; ekler ise hacim nedeniyle en çok teknik sorun çıkaran gruptur. Her ikisi için de aktarım öncesinde ayrı bir plan yapılması gerekir. Veri kalitesi çalışmasının sonunda elinizde üç şey olmalıdır: dokunulmamış orijinal dışa aktarım, temizlenmiş çalışma kopyası ve hangi düzeltmenin neden yapıldığını gösteren kısa bir not.
Alan eşleştirmesi yaparken tek bir kural işinizi kolaylaştırır: bilgiyi kaybetmektense fazlalıkla taşımak daha iyidir. Yeni sistemde karşılığı olmayan bir alanı atmak yerine açıklama alanına, başlığıyla birlikte eklemek, ileride "bu bilgi neredeydi" sorusunu ortadan kaldırır. Gereksiz görünen bilgi sonradan ayıklanabilir; ancak aktarım sırasında atılan bilgi geri getirilemez.
Süre ve Tebligat Kayıtları Nasıl Taşınır?

Veri aktarımının en hassas bölümü süre ve tebligat kayıtlarıdır. Burada ilke basittir: eski sistemin gösterdiği "son gün" bilgisine körü körüne güvenilmez, her açık süre dayanak tarihinden başlayarak yeniden hesaplanır. Bunun için her süre kaydında üç bilgiye ihtiyaç vardır: sürenin hangi işlemden doğduğu, tebliğ veya öğrenme tarihi ve sürenin türü. Bu üç bilgiden biri eksikse, kayıt aktarılmadan önce kaynak evraktan tamamlanmalıdır.
Yeniden hesaplamada birkaç temel kural sürekli devreye girer. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır (Tebligat Kanunu m.7/a). Tebliğ için muhatabın onay vermesi gerekmez; evrakı erken veya geç açmanız süre başlangıcını değiştirmez. Eski sisteminiz "okundu" tarihini başlangıç olarak kullanmışsa, bu kayıtlar taşınmadan önce düzeltilmelidir. Gün olarak belirlenen sürelerde tebliğ günü sayılmaz; hafta, ay veya yıl sürelerinde süre başladığı güne karşılık gelen günde biter (HMK m.92).
Son gün hafta sonuna ya da resmî tatile denk geliyorsa süre izleyen ilk iş günü mesai sonunda biter (HMK m.93); ancak resmî tatiller süreye dahildir ve arife günü süreyi uzatmaz. Adli tatil ise her yıl 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasındadır. Süreler adli tatilde durmaz; son günü tatile rastlayan süre, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar (HMK m.104). İdari yargıda bu uzama yedi gündür (İYUK m.8/3), tutuksuz ceza işlerinde ise üç gündür (CMK m.331). İcra takip işlemlerinde ve tutuklu işlerde böyle bir uzama yoktur.
Yeniden hesaplamayı elle yapmak zorunda değilsiniz. Bağımsız bir kontrol için hukuki süre hesaplama aracını kullanabilir, yeni sistemin verdiği tarihle karşılaştırabilirsiniz. İki sonuç aynıysa kayıt güvenle taşınmış sayılır; farklıysa, farkın nedeni bulunmadan o dosya "tamamlandı" işaretlenmez. Bu karşılaştırmayı yalnızca açık süreler için değil, önümüzdeki dönemde adli tatile denk gelecek süreler için de yapmak gerekir; çünkü hatalar en çok orada saklanır.
Adım Adım Geçiş Planı

Planlı bir geçiş, hızlı bir geçişten daha kısa sürer; çünkü geri dönüş ve düzeltme maliyeti ortadan kalkar. Aşağıdaki sıra, büro büyüklüğünden bağımsız olarak uygulanabilecek bir iskelet sunar. Büyük bürolarda her adım ayrı bir sorumluya atanır, küçük bürolarda aynı kişi sırayla yürütür; ama sıra değişmez.
- Kapsamı ve tarihi belirleyin. Hangi verinin taşınacağını, hangisinin arşivde kalacağını ve geçiş gününü yazılı hale getirin; yoğun duruşma haftalarından kaçının.
- Tam yedek alın. Eski sistemdeki tüm verinin dokunulmamış bir kopyasını, geçişten önce ayrı bir yerde saklayın.
- Dışa aktarın ve temizleyin. Dışa aktarımı alın, çalışma kopyasında tekrarları ve biçim hatalarını düzeltin.
- Deneme aktarımı yapın. Önce yirmi-otuz dosyalık küçük bir örneklemi yeni sisteme taşıyın ve alan alan karşılaştırın.
- Süreleri yeniden hesaplayın. Açık her süreyi dayanak tarihinden bağımsız olarak hesaplayıp yeni sistemdeki tarihle eşleştirin.
- Tam aktarımı gerçekleştirin. Deneme sonuçları temizse kalan kayıtları taşıyın ve kayıt sayılarını iki sistemde karşılaştırın.
- Paralel çalışın ve kapatın. Belirli bir süre iki sistemi birlikte izleyin; tutarsızlık kalmadığında eski sistemi salt okunur arşive çevirin.
Planın en çok atlanan adımı deneme aktarımıdır. Büyük bir aktarımın başarısızlığı genellikle küçük bir örneklemde zaten görülebilecek bir eşleştirme hatasından kaynaklanır: yanlış okunan bir tarih biçimi, kesilmiş bir uzun metin alanı ya da bozulan Türkçe karakterler. Yirmi dosyada görülen hata beş dakikada düzeltilir; yüzlerce dosyaya yayıldıktan sonra görülen hata günlerce uğraştırır.
Geçiş gününü seçerken büronun takvimini de dikkate almak gerekir. Adli tatil öncesi son hafta veya yoğun duruşma dönemleri, geçiş için uygun değildir; ekip yeni sistemi öğrenirken aynı anda süre baskısı altında kalmamalıdır. Adli tatil dönemi ise, dosya yoğunluğu görece düşük olduğu için birçok büroda eğitim ve paralel çalışma için kullanışlı bir fırsat sunar; ancak tatilden hemen sonra gelen süre uzamalarının doğru işlendiğinden emin olmak gerekir.
Test Aktarımı, Paralel Çalışma ve Doğrulama

Aktarım bittiğinde iş bitmiş sayılmaz; doğrulama aşaması yeni başlar. Doğrulamanın ilk katmanı sayısaldır: eski sistemde kaç müvekkil, kaç açık dosya, kaç duruşma kaydı varsa yeni sistemde de aynı sayılar bulunmalıdır. Sayılar tutmuyorsa eksik veya fazla kayıtların hangileri olduğu tespit edilir. İkinci katman örneklemedir: rastgele seçilen dosyalarda tüm alanlar eski ve yeni sistemde yan yana okunur. Üçüncü katman ise süre doğrulamasıdır ve diğer ikisinden ayrı yürütülür.
Paralel çalışma, eski ve yeni sistemin belirli bir süre birlikte kullanılmasıdır. Bu dönemde yeni gelen tebligatlar ve yeni açılan dosyalar iki sistemde de izlenir, sonuçlar karşılaştırılır. Süre, büronun dosya hacmine bağlıdır; ancak en az bir tam iş döngüsünü, yani ayın başındaki tebligat yoğunluğunu ve bir duruşma haftasını kapsamalıdır. Paralel dönemde bulunan her tutarsızlık, aktarım sürecinin eksik yönünü gösteren bir ipucudur ve not edilmelidir.
- ✓ Müvekkil, dosya ve duruşma kayıt sayıları iki sistemde eşleşiyor
- ✓ Rastgele seçilen dosyalarda tüm alanlar yan yana kontrol edildi
- ✓ Açık süreler dayanak tarihinden bağımsız olarak yeniden hesaplandı
- ✓ Türkçe karakterler ve uzun metin alanları bozulmadan geldi
- ✓ Eski sistemin dokunulmamış yedeği ayrı bir yerde saklanıyor
Doğrulama sırasında bulunan hataları kayıt altına almak, ekibin kararlarını da hızlandırır. Basit bir hata listesi tutmanız yeterlidir: hangi kayıt, ne tür bir fark, kim düzeltti. Aynı tür hata tekrar ediyorsa sorun tek tek kayıtlarda değil, eşleştirme kuralındadır ve kural düzeltilerek aktarım yinelenmelidir.
Geçiş kontrol notu
Dosya: [esas no] — Dayanak işlem: [tebligat / karar / duruşma]
Eski sistemdeki son gün: [tarih] — Yeniden hesaplanan son gün: [tarih]
Fark var mı: [evet / hayır] — Düzelten ve tarih: [ad, tarih]
Eski sistemi kapatma kararı, bu notların tamamlanmasına bağlanmalıdır. Kapatma öncesinde son bir kez dokunulmamış yedeğin açılabildiğini denemek de gereklidir; açılamayan bir yedek, yedek değildir. Eski sistemi tamamen silmek yerine belirli bir süre salt okunur biçimde tutmak, ileride çıkabilecek bir soruyu cevaplamanın en ucuz yoludur.
Büroda Roller, Yetki ve KVKK Boyutu

Veri aktarımı, hukuk bürosunda kişisel verinin bir yerden başka bir yere taşınması anlamına gelir. Müvekkil kimlik ve iletişim bilgileri, dosya içerikleri ve tebligat evrakları kişisel veri niteliği taşır; üstelik avukat-müvekkil ilişkisinin gizliliği altındadır. Bu nedenle geçiş planında verinin nerede barındırıldığı, aktarım sırasında kimlerin erişimi olduğu ve çalışma kopyalarının işlem bittikten sonra ne olacağı açıkça belirlenmelidir. KVKK uyumu, yazılımın sunduğu bir özellik olarak görülmemeli, büronun kendi sorumluluğu olarak ele alınmalıdır.
Aktarım sırasındaki güvenlik
Dışa aktarılan dosyalar, çoğu zaman tüm müvekkil verilerini tek bir dosyada toplar. Bu dosyayı e-postayla göndermek, ortak bir klasörde bırakmak veya kişisel bir USB belleğe kopyalamak, geçişin en riskli anlarıdır. Dosyanın yalnızca yetkili kişilerde bulunması, şifreli ortamda saklanması ve çalışma bittiğinde güvenli biçimde silinmesi gerekir. Aktarımı yürütecek üçüncü kişi veya firma varsa, gizlilik yükümlülükleri sözleşmeyle güvenceye alınmalıdır.
Yeni sistemde yetkilendirme
Geçiş, büro içindeki yetki düzenini gözden geçirmek için de iyi bir fırsattır. Ortak avukatın, avukatın, sekreterin ve stajyerin erişebileceği veriler aynı olmak zorunda değildir. Rol bazlı yetki sunan sistemlerde, aktarımdan hemen sonra her çalışanın yalnızca işi için gereken veriye ulaştığı kontrol edilmelidir. Eski sistemde herkes her şeyi görüyorsa, yeni sistemde bunu kasıtlı olarak sürdürmek ile bilinçsizce taşımak arasında ciddi bir fark vardır.
Verinin barındırıldığı yer de geçiş kararının parçasıdır. Müvekkil verilerinin Türkiye'de barındırılması, hem KVKK kapsamındaki yükümlülükler hem de müvekkile verilen güven açısından önemlidir. Yeni sistemi seçerken veri barındırma konumunu ve yedekleme düzenini yazılı olarak sormak, geçişten sonra sürpriz yaşamamanın en basit yoludur.
Son olarak, işten ayrılan veya görev değiştiren personelin eski sistemdeki hesaplarının da geçişle birlikte kapatılması gerekir. Eski sistem salt okunur arşive çevrildiğinde bile, erişimi olan kullanıcıların listesi güncel tutulmalıdır. Aksi halde yeni sistemde sıkı bir yetki düzeni kurulurken, eski sistem arka kapı olarak açık kalır.
MÜHLET ile Geçişte Süre Takibini Güvene Almak

Geçiş döneminin en büyük korkusu, iki sistem arasında bir tebligatın veya sürenin gözden kaçmasıdır. MÜHLET bu korkuya yönelik olarak tasarlanmıştır ve her özelliği belirli bir derdin karşılığıdır. Tarayıcı eklentisi, UETS'e düşen e-tebligatları avukatın kendi bilgisayarında, kendi oturumuyla otomatik alır; şifre MÜHLET'e verilmez ve sunucular UETS'e bağlanmaz. Böylece geçiş sürecinde yeni gelen hiçbir tebligat elle takip edilmeye muhtaç kalmaz. Ayrıntılar için UETS entegrasyonu sayfasına bakabilirsiniz.
Yapay zekâ, tebligatı analiz ederek mahkemeyi, esas numarasını, tarafları ve tebligat türünü çıkarır; her çıktı bağımsız bir usul kuralı motoruyla doğrulanır ve güven düşükse avukattan onay istenir. Bu yaklaşım, yapay zekâ tebligat analizi sayfasında anlatıldığı gibi, hızı hukuki titizlikle birleştirir. Süreler Türk adli takvimine göre, yani adli tatil, resmî tatil ve hafta sonu düzeltmeleri dikkate alınarak hesaplanır; süre takibi bölümünde bu hesabın nasıl işlediğini görebilirsiniz.
Hatırlatmalar son güne kadar kademeli olarak e-posta, SMS ve uygulama veya tarayıcı bildirimiyle iletilir; kanalların ayrıntıları bildirim sistemi sayfasındadır. Dava, müvekkil, duruşma ve görev yönetimi, takvim senkronizasyonu, iOS ve Android mobil uygulama ile ortak, avukat, sekreter ve stajyer için rol bazlı yetki de aynı yapının parçasıdır. Veriler Türkiye'de barındırılır ve KVKK uyumlu çalışılır. Sistem tebligat kredisiyle çalışır; ilk kullanımda ücretsiz deneme kredisi verilir, koşullar için fiyatlar sayfasına bakılabilir.
Geçişte Sık Yapılan Hatalar

Geçişte karşılaşılan hatalar çoğunlukla teknik değil, planlama kaynaklıdır. En yaygın hata, yedek almadan başlamaktır. Dışa aktarım sırasında bir şey ters giderse veya eski sistem beklenmedik biçimde veriyi değiştirirse, dokunulmamış bir kopya olmadan geri dönüş mümkün olmaz. İkinci yaygın hata, tüm veriyi tek seferde, deneme yapmadan taşımaktır. Küçük bir örneklem, büyük bir aktarımın nasıl davranacağını önceden gösterir ve bu bilgi, zaman kazandırır.
Üçüncü büyük hata, süre kayıtlarına gereken titizliği göstermemektir. Eski sistemdeki son gün alanı hazır bir bilgi gibi göründüğü için doğrudan kopyalanır; oysa o tarih eski programın hesap kurallarına göre üretilmiştir ve bu kurallar güncel olmayabilir. Okunma tarihini tebliğ tarihi sayan sistemlerde, bu hata doğrudan hak kaybına dönüşebilir. Bu tür kayıtlar aktarılmadan önce mutlaka yeniden hesaplanmalıdır.
Dördüncü hata, ekibi sürece dahil etmemektir. Sekreter ve stajyerler günlük veri girişinin büyük kısmını yapar; yeni sistemde alanların nereye karşılık geldiğini bilmezlerse, geçişten sonraki kayıtlar yeniden dağınık hale gelir. Kısa bir eğitim ve tek sayfalık bir kullanım notu, aktarımın kalitesini uzun süre korur. Beşinci hata ise arşivi ve eski belgeleri unutmaktır; kapanmış dosyalara ihtiyaç duyulduğunda erişilemiyorsa geçiş eksik tamamlanmış demektir.
Son olarak, geçiş sonrası takip eksikliği de sık görülür. Aktarım bittikten sonraki ilk bir iki ay, beklenmedik sorunların ortaya çıktığı dönemdir. Haftalık kısa bir kontrol, örneğin yaklaşan süreler ile yeni sistemdeki hatırlatmaların uyuştuğunun doğrulanması, bu dönemde küçük sorunların büyümeden yakalanmasını sağlar. Geçişi "bitti" ilan etmek yerine, belirli bir izleme dönemiyle kapatmak daha sağlıklıdır.
Sık Sorulan Sorular
Dava takip yazılımı geçişinde veri aktarımı ne kadar sürer?
Süre, dosya sayısına, eski sistemin dışa aktarım imkânına ve veri temizliğinin kapsamına bağlıdır. Küçük bir büroda teknik aktarım kısa sürebilir; ancak envanter, temizlik, deneme aktarımı ve paralel çalışma birlikte düşünüldüğünde geçişi birkaç haftalık bir proje olarak planlamak daha güvenlidir.
Eski sistemdeki son gün bilgisini doğrudan yeni sisteme aktarabilir miyim?
Önerilmez. Eski programın hesap kuralları güncel olmayabilir ve alan serbest metin olarak tutulmuş olabilir. Her açık süreyi dayanak tarihinden başlayarak yeniden hesaplayıp, yeni sistemdeki tarihle karşılaştırmak gerekir.
E-tebligatın okunma tarihi süre başlangıcı sayılır mı?
Hayır. Elektronik tebligat, elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır; muhatabın açıp açmaması bu başlangıcı değiştirmez. Eski sisteminiz okunma tarihini esas alıyorsa bu kayıtlar düzeltilmelidir.
Kapanmış dosyaların hepsini yeni sisteme taşımalı mıyım?
Zorunlu değildir. Kapanmış dosyalar salt okunur ve yedekli bir arşivde saklanabilir; böylece aktif sistem sade ve hızlı kalır. Önemli olan, bu dosyalara gerektiğinde erişilebilmesi ve saklama yükümlülüklerinin korunmasıdır.
Geçiş sırasında müvekkil verilerinin güvenliği nasıl sağlanır?
Dışa aktarılan dosyaların yalnızca yetkili kişilerde bulunması, şifreli ortamda saklanması ve iş bitince güvenli biçimde silinmesi gerekir. Üçüncü kişilerle çalışılıyorsa gizlilik yükümlülüğü sözleşmeyle güvence altına alınmalı, yeni sistemde yetkiler role göre ayarlanmalıdır.
Eski sistemi ne zaman kapatmalıyım?
Kayıt sayıları eşleştiğinde, örnek dosyalar doğrulandığında, açık süreler yeniden hesaplandığında ve paralel çalışma en az bir tam iş döngüsü boyunca tutarsızlık göstermediğinde. Kapatmak yerine bir süre salt okunur arşiv olarak tutmak da ek güvence sağlar.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için hukuki değerlendirme gerekir.
- #dava takip yazilimi
- #veri aktarimi
- #yazilim gecisi
- #hukuk burosu
- #sure takibi
MÜHLET
Avukatlar için süre yönetimi ve elektronik tebligat alanında uygulamaya dönük içerikler üreten MÜHLET ekibi.


