
Dosya Yoğunluğu Analizi: Kapasite Planlama
Dosya yoğunluğu analizi ile büronuzun kapasitesini planlayın; süre, tebligat ve duruşma yükünü ölçüp riskli haftaları önceden görün.

İçindekiler
- Dosya Yoğunluğu Analizi Nedir ve Neden Gerekir?
- Yoğunluğu Gösteren Ölçütler
- Süre ve Tebligat Yükü Kapasiteyi Nasıl Etkiler?
- Adım Adım Kapasite Planlama
- Büro İçinde Rol Dağılımı ve Sorumluluk
- Adli Tatil ve Dönemsel Yoğunluklar
- Yoğunluğu Dengeleyen Çalışma Düzeni
- MÜHLET ile Yoğunluğu Görünür Kılmak
- Sık Yapılan Hatalar
- Sık Sorulan Sorular
Dosya yoğunluğu analizi, bir hukuk bürosunda her avukatın ve ekibin üzerindeki iş yükünü dosya sayısına değil, o dosyaların ürettiği süre, tebligat, duruşma ve görev yüküne bakarak ölçme yöntemidir. Kapasite planlaması da bu ölçümün üzerine kurulur: hangi hafta kimin kaç kritik son günü olduğunu önceden görür, işi dengeli dağıtır ve süre kaçırma riskini azaltırsınız. Dosya sayısı tek başına yanıltıcıdır; on basit dosya, iki karmaşık dosyadan daha az yük taşıyabilir. Bu yazıda ölçütleri, uygulama adımlarını, adli tatil ve e-tebligat etkisini ve sık yapılan hataları meslek pratiğine uygun biçimde ele alıyoruz.
Dosya Yoğunluğu Analizi Nedir ve Neden Gerekir?

Örneğin Ankara'da icra ağırlıklı çalışan bir avukat düşünün. Elinde yüzün üzerinde dosya var ve bunların büyük kısmı sakin ilerliyor: takip kesinleşmiş, haciz talepleri sıraya girmiş, yeni bir işlem beklenmiyor. Aynı büroda çalışan meslektaşı ise yalnızca otuz dosya yürütüyor ama bu dosyaların çoğu ticari dava; her birinde ara karar, bilirkişi raporu, duruşma ve itiraz süreleri iç içe geçmiş durumda. Dosya sayısına bakan bir yönetici ilk avukatı daha yüklü sanır. Oysa gerçek baskı, ikinci avukatın takviminde birikir. İşte dosya yoğunluğu analizi, bu görünmez farkı görünür kılmak için vardır.
Analizin temel fikri basittir: bir dosyanın yükü, o dosyanın zaman içinde talep ettiği dikkat miktarıdır. Dikkat; yaklaşan süreler, bekleyen tebligatlar, hazırlanması gereken dilekçeler, müvekkil görüşmeleri ve duruşma hazırlığı gibi kalemlerden oluşur. Bu kalemleri takvime yerleştirdiğinizde, bazı haftaların boş, bazılarının ise taşmak üzere olduğunu görürsünüz. Kapasite planlaması bu taşmayı önceden fark edip işi başka bir ekip üyesine devretmek, hazırlığı öne çekmek ya da yeni dosya kabulünü ertelemek anlamına gelir.
Hukuk bürolarında bu yaklaşımın özellikle değerli olmasının nedeni, işin süre odaklı doğasıdır. Bir ticari işletmede teslim tarihi kaçırılırsa müşteriyle pazarlık edilebilir; hukukta ise kesin süre kaçırıldığında hak kaybı doğabilir. Bu yüzden kapasite sorunu yalnızca bir verimlilik meselesi değil, doğrudan mesleki risk yönetimidir. Yoğunluğu ölçmeyen büro, aslında riskini de ölçmemektedir.
Analizin bir diğer faydası, yönetime ortak bir dil kazandırmasıdır. "Çok yüklüyüm" cümlesi öznel bir ifadedir ve kimse bunu tartışmasız kabul etmez. Oysa "önümüzdeki iki haftada altı kesin süre, dört duruşma ve on iki bekleyen tebligat var" cümlesi ölçülebilir bir durumu anlatır. Ortaklar, avukatlar, sekreterler ve stajyerler aynı veriye baktığında iş bölümü tartışması da kişisel olmaktan çıkar ve somut bir plana dönüşür.
Yoğunluğu Gösteren Ölçütler

Analiz yapmaya başlarken ilk soru şudur: neyi sayacağız? Yalnızca dosya sayısını saymak yetersizdir, çünkü sayı hiçbir zaman dosyanın karmaşıklığını ve zamanlamasını yansıtmaz. Daha anlamlı bir görünüm için birkaç ölçütü birlikte izlemek gerekir. Aşağıdaki tablo, büroların en sık kullandığı göstergeleri ve her birinin neyi anlattığını özetler.
| Ölçüt | Neyi gösterir | Nasıl kullanılır |
|---|---|---|
| Aktif dosya sayısı | Genel hacim | Tek başına değil, diğer ölçütlerle birlikte okunur |
| Yaklaşan kesin süre sayısı | Hak kaybı riski taşıyan işler | Haftalık ve günlük olarak takvime yerleştirilir |
| Bekleyen tebligat | Henüz değerlendirilmemiş süre başlangıçları | Her tebligatın süreye etkisi gecikmeden çözülür |
| Duruşma yoğunluğu | Hazırlık ve katılım için ayrılan zaman | Aynı güne yığılan duruşmalar önceden dengelenir |
| Açık görev sayısı | Dilekçe, araştırma ve müvekkil işleri | Sorumlu kişi ve bitiş tarihiyle izlenir |
Bu göstergelerin içinde en kritik olanı yaklaşan kesin süre sayısıdır. Çünkü bir görev ertelenebilir, bir müvekkil görüşmesi kaydırılabilir, ancak kesin süre kaydırılamaz. Bu nedenle kapasite planlamasında süreleri "zaman sepeti" olarak düşünmek faydalıdır: her kesin sürenin hazırlık için gereken bir iş yükü vardır ve bu iş yükü son günden geriye doğru takvime yayılmalıdır.
Ağırlıklandırma yaklaşımı
Her dosyaya aynı değeri vermek yerine, dosya türüne göre kaba bir ağırlık belirlemek planı gerçekçi kılar. Bunu büronuzun kendi tecrübesiyle yapabilirsiniz: basit bir icra takibi hafif, çok taraflı bir ticari uyuşmazlık orta, bilirkişi incelemesi ve çoklu duruşma içeren bir dava ağır sayılabilir. Burada önemli olan rakamların kesinliği değil, tutarlılığıdır. Aynı ölçekle bakıldığında, hangi avukatın hangi haftada sınıra yaklaştığı karşılaştırılabilir hale gelir.
Zamansal dağılım
İkinci boyut zamandır. Aynı toplam yükün bir ay boyunca eşit dağılması ile iki güne sıkışması çok farklı sonuçlar doğurur. Bu yüzden analiz toplamla yetinmemeli, haftalık ve günlük dağılıma da bakmalıdır. Örneğin bir avukatın takviminde yalnızca üç kesin süre olabilir, ancak üçü de aynı güne denk geliyorsa o gün fiilen kapasitenin üzerindedir. Takvim üzerinde yoğunluk kümelerini görmek, planlamanın en değerli çıktısıdır.
Süre ve Tebligat Yükü Kapasiteyi Nasıl Etkiler?

Kapasite hesabının en kritik girdisi, sürelerin ne zaman başladığı ve ne zaman bittiğidir. Bu noktada yapılan küçük bir yanlış, planın tamamını kaydırabilir. Elektronik tebligatta temel kural şudur: tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır (Tebligat Kanunu m.7/a). Muhatap tebligatı okumamış ya da açmamış olsa bile bu sonuç değişmez. Erken açmak süreyi öne çekmez, geç açmak da ertelemez. Üstelik tebliğ için avukatın herhangi bir onay vermesi gerekmez.
Bu kural kapasite planlaması açısından iki sonuç doğurur. Birincisi, tebligatı gördüğünüz an ile sürenin başladığı an aynı değildir; takviminizi tebligatın ulaştığı tarihe göre değil, tebliğ sayıldığı tarihe göre kurmalısınız. İkincisi, tebligat kutusunu uzun süre açmamak sürenin işlemesini durdurmaz; yalnızca içeriği bilmediğiniz bir süre bomba gibi ilerlemeye devam eder. Bekleyen tebligat sayısı bu nedenle yoğunluk analizinin en önemli erken uyarı göstergelerinden biridir.
Süre hesabında gün olarak belirlenen sürelerde tebliğ günü sayılmaz; hafta, ay ve yıl sürelerinde ise süre başladığı güne karşılık gelen günde biter (HMK m.92). Resmî tatiller süreye dahildir. Yalnızca son gün hafta sonuna ya da resmî tatile denk gelirse süre izleyen ilk iş günü mesai sonunda biter (HMK m.93). Arife günleri yarım gün olsa da süreyi uzatmaz. Bu ayrıntılar, yoğunluk haritasında bir sürenin hangi güne düştüğünü doğrudan etkiler; hafta sonuna denk gelen bir son gün, aslında pazartesi gününün yükünü artırır.
Süre hesabını elle yapmak yerine kontrol amaçlı bir araçla doğrulamak da iyi bir alışkanlıktır. Ücretsiz hukuki süre hesaplama aracı, gün ve hafta sürelerinde tatil ve hafta sonu düzeltmelerini hızlıca görmenizi sağlar; diğer hesaplayıcılar için ücretsiz hukuki hesaplama araçları sayfasına bakabilirsiniz. Süre takibinin genel mantığı için ayrıca süre takibi sayfasındaki akışı inceleyebilirsiniz.
Adım Adım Kapasite Planlama

Analizi anlamak kolaydır, asıl zorluk onu büronun gündelik düzenine yerleştirmektir. İyi haber şu ki karmaşık bir sistem kurmanız gerekmez. Küçük ama düzenli bir rutin, çoğu büro için yeterlidir. Aşağıdaki adımlar, hem tek avukatlık bürolar hem de çok ortaklı yapılar için uygulanabilir bir çerçeve sunar.
- Tüm açık dosyaları tek listede toplayın. Dağınık defterler, e-postalar ve ajandalardaki bilgiyi tek bir kaynakta birleştirin; her dosyanın sorumlusunu belirtin.
- Her dosya için bir sonraki kritik tarihi yazın. Süre, duruşma veya bekleyen işlem fark etmez; dosyanın bir sonraki zorunlu adımını ve tarihini kaydedin.
- Dosyaları kaba ağırlığa göre sınıflandırın. Hafif, orta ve ağır gibi üç basit sınıf yeterlidir; amaç ayrıntı değil tutarlılıktır.
- Haftalık yük haritasını çıkarın. Önümüzdeki dört ila sekiz haftayı kişi bazında takvime yerleştirin ve yığılmaları işaretleyin.
- Yığılmaları dengeleyin. Hazırlığı öne çekin, işi devredin veya yeni dosya kabulünü zamanlayın.
- Haftalık kısa bir toplantıyla gözden geçirin. On beş dakikalık bir kontrol, yeni tebligatların ve değişen tarihlerin plana işlenmesini sağlar.
Bu adımlarda en çok atlanan, ikinci maddedir. Birçok büro dosyanın genel durumunu bilir ama bir sonraki zorunlu adımını tarihiyle birlikte kaydetmez. Sonuçta yoğunluk haritası çıkarılamaz, çünkü haritanın girdisi eksiktir. Her dosyanın yanında net bir "sıradaki tarih" bulunması, tüm analizin temelidir.
Planı kurduktan sonra bir de "tampon" ilkesini benimsemek gerekir. Kapasitenizin tamamını planlı işlere ayırırsanız beklenmedik bir tebligat, acil bir müvekkil talebi veya ertelenen bir duruşma sistemi çökertir. Bu yüzden her avukatın haftalık kapasitesinde bir miktar esnek alan bırakmak, yoğunluk yönetiminin en pratik kuralıdır. Tampon, verimsizlik değil, sigortadır.
Büro İçinde Rol Dağılımı ve Sorumluluk

Kapasite planlaması yalnızca avukatın kendi takvimiyle ilgili değildir; büro içindeki herkesin rolüne göre farklı bir sorumluluk taşır. Ortaklar büronun genel yükünü ve yeni iş kabul politikasını izler. Avukatlar kendi dosyalarının içeriğinden ve süreli işlemlerinden sorumludur. Sekreterler tebligat akışını, takvimi ve evrak düzenini yürütür. Stajyerler ise araştırma, taslak ve dosya hazırlığı gibi görevlerle yükü hafifletir. Bu rollerin net olması, yoğunluk haritasındaki her kalemin bir sahibi olmasını sağlar.
Pratikte en sık görülen sorun, sorumluluğun belirsiz kalmasıdır. Bir tebligat geldiğinde onu kimin inceleyeceği, süreyi kimin takvime gireceği ve kimin kontrol edeceği tanımlı değilse, her kişi işin bir başkasında olduğunu varsayar. Bu varsayım, süre kaçırmanın en yaygın zeminidir. Net bir iş akışı kurmak, yani tebligatı kimin açtığı, kimin süreyi hesapladığı ve kimin onayladığı sorularını yazılı hale getirmek, yoğunluk analizinden bile önce yapılması gereken bir düzenlemedir.
Devir ve yedekleme düzeni
Her kritik süre için bir "yedek sorumlu" belirlemek, kapasite planının güvenlik ağıdır. Asıl sorumlu hasta olabilir, duruşmada olabilir ya da izinde olabilir. Yedek sorumlunun dosyayı tanıması ve takvimi görebilmesi gerekir. Bu nedenle devir sırasında yalnızca dosya değil, o dosyanın bekleyen süreleri ve bir sonraki adımı da aktarılmalıdır. Aksi halde devralan kişi dosyayı sorunsuz kabul eder ama bir sonraki gün dolacak süreden haberi olmaz.
Ortak yapıdaki bürolarda yetki ayrımı da önemlidir. Herkesin her dosyayı düzenleyebilmesi karışıklık yaratırken, hiç kimsenin diğerinin yükünü görememesi de devri imkânsız kılar. Dengeli yaklaşım, yükün ve takvimin ortak görülebildiği, ancak değişiklik yetkisinin role göre sınırlandığı bir düzendir. Böylece ortak, büronun genel yoğunluğunu izlerken sekreter yalnızca kendi görev alanındaki kayıtlarla ilgilenir.
Adli Tatil ve Dönemsel Yoğunluklar

Kapasite planlamasında dönemsellik, çoğu zaman gözden kaçan bir boyuttur. Yılın her haftası aynı yükü taşımaz; adli tatil, bayramlar ve yıl sonu gibi dönemler iş akışını belirgin biçimde değiştirir. Adli tatil her yıl 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasındadır. Burada sık yapılan bir yanlış, hukuk işlerinde sürelerin adli tatilde durduğunu sanmaktır. Hukukta süreler adli tatilde durmaz; yalnızca son günü tatile rastlayan süre, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar (HMK m.104). Bu da süreyi 7 Eylül'e taşır.
İdari yargıda aynı mantık yedi günlük uzamayla işler (İYUK m.8/3). Tutuksuz ceza işlerinde ise uzama üç gündür (CMK m.331). Buna karşılık icra takip işlemlerinde ve tutuklu işlerde böyle bir uzama yoktur. Bu fark, planlama açısından hayati önem taşır: icra ağırlıklı çalışan bir avukatın temmuz ve ağustos ayları hiç de sakin geçmeyebilir, çünkü işlemlerin süreleri tatil boyunca işlemeye devam eder.
Adli tatilin hemen ardından gelen dönem ise ayrı bir yığılma kaynağıdır. Tatilin bittiği günlerde, uzayan sürelerin sonları, ertelenen işlemler ve tatil boyunca ulaşan tebligatların süreleri bir arada takvime düşer. Planlamada bu dönemi önceden işaretlemek, tatil öncesinde hazırlığı öne çekmek ve eylül başında ekibin kapasitesini bu yığılmaya göre ayarlamak gerekir. Büro yöneticisi için en verimli yaklaşım, haziran ayında "tatil sonrası yük haritası" çıkarmaktır.
Bayramlar da benzer biçimde çalışır. Resmî tatil süreye dahildir, ancak son güne denk gelirse süre izleyen ilk iş gününe kayar. Bu, bayram sonrasının ilk iş gününe birçok sürenin birden yığılması demektir. Takvimde uzun bir tatil görüyorsanız, hemen öncesindeki ve hemen sonrasındaki günleri ayrıca değerlendirin. Aksi halde tatil boyunca dinlenen büro, ilk iş gününde kapasitesinin çok üzerinde bir yükle karşılaşır.
Yoğunluğu Dengeleyen Çalışma Düzeni

Analiz sonucunda bir yığılma gördüğünüzde yapılacak şey panik değil, dengelemedir. Dengeleme üç temel hamleyle yapılır: işi öne çekmek, işi devretmek ve işi zamana yaymak. Öne çekme, süre dolmadan çok önce taslağı hazırlamak anlamına gelir; son güne yaklaştıkça artan baskıyı ortadan kaldırır. Devir, aynı dönemde daha az yüklü bir ekip üyesine iş vermektir. Zamana yayma ise yeni dosya kabulünü ya da ertelenebilir görevleri daha sakin haftalara kaydırmaktır.
Bu hamlelerin etkili olması için önceden hazırlanmış bir kontrol listesi faydalıdır. Aşağıdaki liste, haftalık yük değerlendirmesinde sorulması gereken temel soruları özetler.
- ✓ Önümüzdeki iki haftada kesin süresi dolacak tüm dosyalar takvimde görünüyor mu?
- ✓ Açılmamış veya değerlendirilmemiş tebligat kaldı mı?
- ✓ Aynı güne yığılan duruşma veya süre var mı?
- ✓ Her kritik süre için asıl ve yedek sorumlu belirlendi mi?
- ✓ Beklenmedik işler için haftalık tampon bırakıldı mı?
Planın bir parçası da iç iletişimdir. Bir avukat yığılma gördüğünde bunu yalnızca kendi içinde çözmeye çalışırsa, ekibin geri kalanı yardım edemez. Bu nedenle haftalık kısa toplantıda herkesin önündeki en riskli üç işi dile getirmesi iyi bir uygulamadır. Böylece büro, bir kişinin yükünü sessizce taşımak yerine ortak biçimde dağıtır. Aşağıdaki not örneği, haftalık değerlendirmede kullanılabilecek kısa bir şablondur.
Hafta kontrol notu (varsayımsal örnek):
Kişi: Av. A — en riskli üç iş: ticari dava cevap süresi, icra itiraz süresi, bilirkişi raporuna itiraz hazırlığı.
Yığılma: perşembe günü iki süre ve bir duruşma aynı güne denk geliyor.
Karar: bilirkişi itirazı salıya çekildi, cevap dilekçesinin ilk taslağı stajyerde.
Yedek sorumlu: Av. B.
Düzenin sürdürülebilir olması, basit kalmasına bağlıdır. Çok ayrıntılı tablolar kısa sürede güncellenmez hale gelir ve sistem terk edilir. En iyi plan, ekip tarafından gerçekten her hafta güncellenen plandır. Bu yüzden sadeliği koruyun, yalnızca karar vermenize yardım eden ölçütleri izleyin ve gereksiz ayrıntıyı bırakın.
MÜHLET ile Yoğunluğu Görünür Kılmak

Yoğunluk analizi, veri düzenli girilirse güçlüdür; veri dağınıksa yalnızca tahmine dönüşür. MÜHLET, avukatlar için UETS entegrasyonlu, yapay zekâ destekli bir süre takip ve tebligat yönetim platformudur ve verinin giriş zahmetini azaltmaya odaklanır. Her özellik, yukarıda anlattığımız bir derdi hedefler.
Tebligatları kaçırma derdi için: MÜHLET, UETS'e düşen e-tebligatları tarayıcı eklentisiyle, avukatın kendi bilgisayarında ve kendi oturumuyla otomatik alır. Şifreniz MÜHLET'e verilmez ve sunucular UETS'e bağlanmaz. Ayrıntılar için UETS entegrasyonu sayfasına bakabilirsiniz. Tebligatı okuyup yorumlama derdi için: yapay zekâ tebligatı analiz eder, mahkemeyi, esas numarasını, tarafları ve tebligat türünü çıkarır; her çıktı bağımsız bir usul kuralı motoruyla doğrulanır ve güven düşükse avukattan onay istenir. Bu akışı yapay zekâ tebligat analizi sayfasında görebilirsiniz.
Süreyi doğru hesaplama derdi için: MÜHLET süreleri Türk adli takvimine göre, adli tatil, resmî tatil ve hafta sonu düzeltmeleriyle hesaplar. Unutma derdi için: son güne kadar kademeli olarak e-posta, SMS ve uygulama veya tarayıcı bildirimiyle hatırlatır; ayrıntılar bildirim sistemi sayfasındadır. Büro koordinasyonu derdi için ise takvim senkronizasyonu, iOS ve Android mobil uygulama, ortak, avukat, sekreter ve stajyer rollerine göre yetkilendirme ile dava, müvekkil, duruşma ve görev yönetimi sunar.
Veriler KVKK uyumlu biçimde Türkiye'de barındırılır. Platform tebligat kredisiyle çalışır ve ilk kullanımda ücretsiz deneme kredisi verilir; ayrıntılar için fiyatlar sayfasını inceleyebilirsiniz. Böylece takvim, süre ve tebligat verisi tek yerde toplandığı için yoğunluk haritasını elle kurmak yerine doğrudan okuyabilirsiniz.
Sık Yapılan Hatalar

Kapasite planlamasında yapılan hataların çoğu bilgi eksikliğinden değil, alışkanlıklardan kaynaklanır. İlk ve en yaygın hata, yoğunluğu dosya sayısıyla ölçmektir. Sayı kolay hesaplanır ve bu yüzden cazip gelir, fakat dosyaların zamanlamasını ve karmaşıklığını göstermez. İkinci hata, planı bir kez kurup güncellememektir. Hukuki iş akışında her gün yeni tebligat ve yeni tarih doğar; haftalık güncellenmeyen bir yük haritası kısa sürede gerçeği yansıtmaz hale gelir.
Üçüncü hata, tebligatın süreye etkisini yanlış yorumlamaktır. E-tebligatın okunma tarihine göre süre hesaplamak, en pahalıya mal olabilecek yanlışlardan biridir. Süre, tebligatın ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda başlar; okuma tarihi bunu değiştirmez. Dördüncü hata, adli tatile ilişkin yanlış bir inançtır: sürelerin tatilde durduğunu sanmak ya da son günün doğrudan ilk iş gününe kaydığını düşünmek. Doğrusu, son günü tatile rastlayan sürenin tatilin bitiminden itibaren bir hafta uzamasıdır; icra ve tutuklu işlerde ise uzama yoktur.
Beşinci hata, tampon bırakmamaktır. Kapasitenin tamamı planlı işle doldurulursa tek bir beklenmedik olay bile dengeyi bozar. Altıncı hata ise ölçümün sonucunu kullanmamaktır: harita çıkarılır, yığılma görülür ama kimse işi devretmez veya öne çekmez. Analizin değeri, görülen sorunun üzerine karar alınmasında yatar. Haritayı çıkarmak yalnızca yarım iştir; asıl iş, onu okuyup takvimde bir değişiklik yapmaktır.
Son olarak, büronun büyüdükçe kendi kendine yeten bir düzenin bozulacağını unutmamak gerekir. Üç kişilik bir büroda hafızaya dayanan düzen, on kişilik bir büroda çöker. Büyüme sinyallerini fark edip düzeni zamanında kurumsallaştırmak, kapasite planlamasının uzun vadeli yönünü oluşturur.
Sık Sorulan Sorular
Dosya yoğunluğu analizi nedir?
Dosya yoğunluğu analizi, bir büroda her kişinin üzerindeki iş yükünü dosya sayısına değil; süre, tebligat, duruşma ve görev gibi kalemlerin zamana dağılımına bakarak ölçme yöntemidir. Amacı, yığılmaları önceden görüp işi dengelemektir.
Kapasite planlamasında yalnızca dosya sayısına bakmak neden yetersizdir?
Çünkü dosya sayısı karmaşıklığı ve zamanlamayı göstermez. Az sayıda ama çok süreli ve çok duruşmalı dosya, çok sayıda sakin dosyadan daha fazla kapasite tüketebilir. Yaklaşan kesin süre ve bekleyen tebligat gibi ölçütler daha gerçekçi bir görünüm sunar.
E-tebligatın okunması süreyi etkiler mi?
Hayır. Elektronik tebligat, elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır; okunup okunmaması veya açılma zamanı bu sonucu değiştirmez. Bu nedenle süre planı, okuma tarihine değil tebliğ sayıldığı tarihe göre yapılmalıdır.
Adli tatil süreleri durdurur mu?
Hayır, hukukta süreler adli tatilde durmaz. Son günü tatile rastlayan süre, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar. İdari yargıda bu uzama yedi gün, tutuksuz ceza işlerinde üç gündür; icra takip işlemlerinde ve tutuklu işlerde uzama yoktur.
Kapasite planı ne sıklıkla güncellenmelidir?
En az haftada bir kısa bir gözden geçirme yapılmalıdır. Yeni tebligatlar ve değişen tarihler her gün plana girer; haftalık güncellenmeyen bir yük haritası gerçeği yansıtmaz. Yoğun dönemlerde, örneğin adli tatil sonrasında, daha sık kontrol faydalıdır.
MÜHLET yoğunluk analizine nasıl yardımcı olur?
MÜHLET, UETS'e düşen e-tebligatları otomatik alır, yapay zekâ ile analiz eder, süreleri Türk adli takvimine göre hesaplar ve son güne kadar e-posta, SMS ve uygulama veya tarayıcı bildirimiyle hatırlatır. Dava, müvekkil, duruşma ve görev kayıtlarının tek yerde olması, yük haritasını okumayı kolaylaştırır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için hukuki değerlendirme gerekir.
- #dosya yogunlugu analizi
- #kapasite planlama
- #hukuk burosu yonetimi
- #sure takibi
- #is yuku dengeleme
MÜHLET
Avukatlar için süre yönetimi ve elektronik tebligat alanında uygulamaya dönük içerikler üreten MÜHLET ekibi.


