
Hukuk Yazılımında Veri Taşınabilirliği Hakkı
Hukuk yazılımında veri taşınabilirliği hakkı KVKK'da açıkça yer almaz; yine de verinizi dışa aktarma ve sözleşme güvenceleri için yapılacakları anlatıyoruz.

İçindekiler
- Kısa Cevap: Hukukumuzda Açık Bir Taşınabilirlik Hakkı Var mı?
- KVKK Neyi Veriyor: İlgili Kişinin Hakları ve Başvuru Usulü
- Hukuk Yazılımında Veri Kilidi Neden Büyük Risktir?
- Dışa Aktarılması Gereken Veri Türleri
- Yazılım Değiştirirken Veriyi Adım Adım Taşıma
- Sözleşmede Bulunması Gereken Taşınabilirlik Hükümleri
- Müvekkil Verisi, Avukatlık Sırrı ve Aktarım Güvenliği
- MÜHLET'te Veri ve Süre Kayıtlarına Yaklaşım
- Veri Taşıma Sürecinde Sık Yapılan Hatalar
- Sık Sorulan Sorular
Türkiye'de KVKK, ilgili kişiye başka bir hizmete veri aktarma yönünde açık bir "veri taşınabilirliği hakkı" tanımaz; ancak büronuz kendi verisinin sahibi ve sorumlusu olarak yazılım sağlayıcısından verisini erişilebilir biçimde geri isteyebilir. Bu talebin dayanağı kanunun saydığı haklar, başvuru usulü ve en önemlisi imzaladığınız hizmet sözleşmesidir. Pratikte güvence, sözleşmeye yazılmış dışa aktarma ve silme taahhütleriyle sağlanır. Yazılım seçmeden önce veri çıkış yolunu sormak, ileride dava dosyası, tebligat ve süre kayıtlarınızı rehin kalmaktan korur.
Kısa Cevap: Hukukumuzda Açık Bir Taşınabilirlik Hakkı Var mı?

Konuya net bir çerçeveyle başlayalım. Başka ülkelerin mevzuatında, bir kişinin verisini yapılandırılmış ve yaygın kullanılan bir biçimde alıp başka bir hizmet sağlayıcıya iletebilmesini düzenleyen özel bir hak bulunur. Türkiye'deki Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nda ise bu başlıkla ayrı bir madde yoktur. Dolayısıyla "KVKK m.X uyarınca verimin taşınmasını istiyorum" diye bir dilekçe yazmak, kanunda bu adla bir hak olmadığı için isabetli olmaz. Bu yazıda uydurma bir dayanak üretmeyeceğiz; kanunun gerçekte ne verdiğini ve eksik kalan yerin nasıl doldurulduğunu anlatacağız.
Peki bu, avukatın yazılım sağlayıcıya karşı elinin boş olduğu anlamına mı gelir? Hayır. Çünkü hukuk bürosu kendi dosyalarının, müvekkil kayıtlarının ve tebligat arşivinin sahibidir. Bu verinin önemli bir kısmı kişisel veri niteliği taşır ve büro bunlar bakımından veri sorumlusudur. Yazılım şirketi çoğu durumda büronun talimatıyla veriyi barındıran taraf olarak konumlanır. Veriyi barındıran tarafın, sahibi istediğinde veriyi geri vermesi hem sözleşmenin doğal gereği hem de iyi ticari uygulamadır. Sorun hakkın varlığında değil, uygulamanın ayrıntısındadır: hangi biçimde, ne kadar sürede, hangi kapsamda?
Meslek pratiğinde bu sorunun cevabı basittir ama sık atlanır: büyük kısmı sözleşmeyle çözülür. Sözleşmede dışa aktarma biçimi, süre ve silme yükümlülüğü yazıyorsa taşıma sorunsuz geçer; yazmıyorsa pazarlık gücü, sözleşme bitmeden önce en yüksek seviyededir. Bu nedenle bir hukuk yazılımına geçerken ilk sorunuz "ne kadar özellik var" değil, "çıkmak istersem verim nasıl gelir" olmalıdır. Bu yazının geri kalanı, bu sorunun hukuki ve operasyonel boyutunu sırayla açar.
KVKK Neyi Veriyor: İlgili Kişinin Hakları ve Başvuru Usulü

KVKK'nın 11. maddesi, ilgili kişinin haklarını sayar. Bu haklar arasında kişisel verilerinin işlenip işlenmediğini öğrenme, işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme, düzeltme ve belirli koşullarda silinmesini veya yok edilmesini isteme gibi başlıklar vardır. Bunlar taşınabilirlik hakkı değildir, ancak birlikte okunduklarında verinin kimde olduğunu bilme ve talep etme konusunda sağlam bir zemin oluşturur. Başvuruların işleyişi ise 13. maddede düzenlenir; veri sorumlusu başvuruyu niteliğine göre en geç otuz gün içinde sonuçlandırır.
Burada önemli bir ayrım yapmak gerekir. Bir avukatın müvekkiline ait kişisel verileri işlemesi bakımından büro veri sorumlusudur. Yazılım sağlayıcıyla ilişkide ise büro çoğunlukla hizmeti alan, sağlayıcı ise bürodan aldığı talimatla veriyi işleyen taraftır. Bu yüzden büronun yazılım şirketine karşı en güçlü argümanı, kanundaki ilgili kişi hakları değil, veri işleme ilişkisini düzenleyen sözleşme hükümleridir. Müvekkilin kendisi ise büroya karşı kanundaki haklarını kullanabilir; bu durumda büronun, yazılımın içindeki o müvekkile ait kayıtlara hızlıca ulaşabilmesi gerekir.
Bu noktada yazılımın dışa aktarma yeteneği doğrudan uyum meselesine dönüşür. Müvekkil "benim hakkımda hangi veriyi tutuyorsunuz" diye sorduğunda, büro bu cevabı yazılımdan makul sürede çıkaramıyorsa otuz günlük süre ciddi bir baskıya dönüşür. Yani veri taşınabilirliği, yalnızca yazılım değiştirirken değil, günlük uyum işlerinde de büronun elini güçlendiren bir özelliktir. Sağlayıcıdan beklenen asgari şey, büronun verisine yapılandırılmış biçimde ulaşabilmesidir.
Büro ile sağlayıcının rol dağılımı
Rol dağılımını sözleşmede açıkça yazdırın. Hangi verinin büroya ait olduğu, sağlayıcının veriyi yalnızca hizmetin sunulması amacıyla kullanacağı ve sözleşme sona erdiğinde verinin iade edilip silineceği hükümleri, uyuşmazlık çıkmadan önce netleşmiş olmalıdır.
Hukuk Yazılımında Veri Kilidi Neden Büyük Risktir?

Hukuk bürosunda yazılım, yalnızca bir kolaylık aracı değildir; süre takibinin, tebligat arşivinin ve dosya hafızasının tutulduğu yerdir. Bu veri bir kez içeride kilitli kalırsa, sağlayıcı değiştirmek istediğiniz gün bütün iş akışınız pazarlık konusu olur. Örneğin Ankara'da icra ağırlıklı çalışan bir avukat düşünün: yüzlerce dosyanın tebligat tarihleri, hesaplanmış son günleri ve müvekkil yazışmaları tek bir programda duruyor. Program fiyatını artırdığında ya da hizmetin kalitesi düştüğünde bu avukat için çıkış yolu yoksa, aslında yazılımın müşterisi değil mahpusudur.
Kilitlenmenin en tehlikeli yüzü, sürelerle ilgili olanıdır. Bir sağlayıcıdan diğerine geçerken yalnızca dosya listesini taşımak yetmez; her dosyadaki tebliğ tarihi, başlayan süre, hesaplanan son gün ve yapılan hatırlatmaların geçmişi de taşınmalıdır. Bu bilgiler eksik taşınırsa, yeni sistemde bir sürenin sessizce kaybolması ihtimali doğar. Hak düşürücü süreler söz konusu olduğunda, bir kaydın eksik aktarılmasının bedeli yazılım aboneliğinin farkından kat kat büyüktür.
İkinci risk, delil ve hesap verebilirlik boyutudur. Büronun bir sürenin neden öyle hesaplandığını sonradan gösterebilmesi, bazen meslek sorumluluğu açısından da önemlidir. Hesap kaydı yalnızca sağlayıcının sunucusunda duruyor ve çıkarılamıyorsa, uyuşmazlıkta elinizde gösterecek bir şey kalmayabilir. Bu yüzden iyi bir hukuk yazılımı, hesabın sonucunu değil gerekçesini ve tarih zincirini de dışa aktarabilmelidir.
Üçüncü risk operasyoneldir. Dışa aktarma işlemi "bir butona basınca" olmuyor, destek talebi ve haftalar süren bekleme gerektiriyorsa, geçiş planınız sağlayıcının takvimine bağlı hale gelir. Bu nedenle taşınabilirliği bir özellik değil, sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirmek gerekir.
Bir başka boyut, yazılımın kapanması veya hizmetin kesintiye uğraması ihtimalidir. Bulut tabanlı bir hizmette büro veriyi kendi bilgisayarında tutmadığı için, sağlayıcıdaki bir aksaklık bütün süre takibini etkiler. Bu yüzden düzenli aralıklarla kendi yedeğinizi almanız, taşınabilirliğin en sade ve en güvenilir biçimidir. Ayda bir alınan bir dışa aktarma, hem olası bir geçişe hazırlık hem de beklenmedik bir kesintiye karşı sigortadır. Yedeğin açılabildiğini bir kez denemek de aynı ölçüde gereklidir.
Son olarak, bürodaki herkesin bu konuda aynı bilgiye sahip olması gerekir. Sekreterin veya stajyerin "veri nasıl çıkar" sorusuna cevabı yoksa, sorumlu avukat yokken yaşanacak bir acil durumda büro çaresiz kalır. Kısa bir iç not hazırlayın: dışa aktarma nereden yapılır, kim yetkilidir, yedekler nerede durur. Bu not, veri bağımsızlığınızın pratik teminatıdır.
Dışa Aktarılması Gereken Veri Türleri

Taşınabilirlikten söz ederken hangi verinin kastedildiğini baştan ayırmak gerekir, çünkü "tüm veri" ifadesi pratikte çok geniş ve belirsizdir. Bir hukuk yazılımındaki veriyi kabaca dört gruba ayırabilirsiniz: dava ve dosya bilgileri, müvekkil ve karşı taraf kayıtları, tebligat ve süre kayıtları, ayrıca belgeler ve yazışmalar. Her grubun taşınma şekli ve hassasiyeti farklıdır; örneğin müvekkil kayıtları kişisel veri yoğunluğu nedeniyle ekstra özen ister.
Tebligat ve süre kayıtları, bu gruplar içinde en az dikkat çeken ama en kritik olanıdır. Tebligatın ulaştığı tarih, tebliğ edilmiş sayıldığı tarih, uygulanan süre türü ve son gün, ileride bir tartışma çıktığında büronun elindeki tek kayıttır. Elektronik tebligatta tebliğ, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda gerçekleşmiş sayıldığı için, bu iki tarihin birlikte ve doğru biçimde taşınması gerekir. Yalnızca "son gün" sütununu aktaran bir dışa aktarma, geçmişin gerekçesini kaybettirir.
Biçim konusunda ise sade bir ilke geçerlidir: verinin başka bir sistemde veya tablo programında açılabilecek, yapılandırılmış ve yaygın bir dosya biçiminde gelmesi beklenir. Yalnızca ekran görüntüsü ya da yazdırılabilir rapor sunan bir dışa aktarma, taşınabilirlik sayılmaz; çünkü yeni sisteme yüklenemez. Belgeler ise özgün biçimleriyle, dosya adları ve ilişkili oldukları dosyayla eşleştirilmiş şekilde teslim edilmelidir.
| Veri grubu | İçerik | Taşınırken dikkat |
|---|---|---|
| Dosya ve dava | Mahkeme, esas numarası, taraflar, durum | Dosya-müvekkil eşleşmesi korunmalı |
| Müvekkil ve taraflar | İletişim ve kimlik bilgileri | Kişisel veri yoğun; aktarım güvenli kanaldan yapılmalı |
| Tebligat ve süre | Tebliğ tarihi, süre türü, son gün | Başlangıç ve bitiş tarihi birlikte taşınmalı |
| Belge ve yazışma | Dilekçe, karar, ekler | Özgün biçim ve dosya ilişkisi korunmalı |
| Görev ve duruşma | Hatırlatma, takvim kayıtları | Sorumlu kişi ve tarih bilgisi eksiksiz olmalı |
Yazılım Değiştirirken Veriyi Adım Adım Taşıma

Geçişin en büyük düşmanı acelecilik ve belirsizliktir. İyi planlanmış bir taşıma, çalışan sistemi kapatmadan, iki sistemi bir süre paralel yürüterek yapılır. Büyük bir büroda bu geçiş birkaç hafta sürebilir; küçük bir büroda bir iki gün yeterli olabilir. Ama hangisi olursa olsun, sıra aynıdır ve aşağıdaki adımlar bu sırayı özetler.
- Mevcut sözleşmeyi okuyun. Fesih bildirimi süresini, dışa aktarma hükmünü ve verinin silinme koşullarını not edin.
- Dışa aktarma talebini yazılı yapın. Hangi veri gruplarını, hangi biçimde ve hangi tarihe kadar istediğinizi e-postayla bildirin.
- Deneme aktarımı alın. Küçük bir dosya grubuyla başlayıp tarihlerin ve eşleşmelerin doğru geldiğini kontrol edin.
- Tam aktarımı alın ve doğrulayın. Kayıt sayılarını eski sistemle karşılaştırın; özellikle süreli kayıtları tek tek örnekleyin.
- İki sistemi paralel yürütün. Yeni sistemde süreler doğrulanana kadar eskisini kapatmayın.
- Silme teyidi isteyin. Geçiş bitince eski sağlayıcıdan verinin silindiğini yazılı olarak bildirmesini isteyin.
Bu adımlardan en çok atlanan, paralel yürütme ve silme teyididir. Paralel dönem olmadan geçiş yapıldığında, süre kayıtlarındaki küçük bir kayma ancak son günler yaklaştığında fark edilir. Silme teyidi ise hem KVKK açısından hem de büronun müvekkillerine karşı sorumluluğu açısından önemlidir; çünkü müvekkil verisinin eski sağlayıcıda süresiz kalması başlı başına bir risktir.
Geçiş sırasında bürodaki herkesin rolünü de belirleyin. Sekreter veri kontrolünü, stajyer örnekleme kontrolünü, sorumlu avukat ise nihai onayı üstlenebilir. Bu iş bölümü, tek bir kişiye yüklenen geçiş stresini azaltır ve olası hatayı erken yakalama şansını artırır. Taşıma tamamlandığında, bir kontrol listesiyle sonucu kayda geçirin.
- ✓ Dosya sayısı eski ve yeni sistemde aynı
- ✓ Tebliğ tarihleri örnek dosyalarda birebir tutuyor
- ✓ Açık sürelerin son günleri yeni sistemde doğrulandı
- ✓ Belgeler doğru dosyalara bağlı
- ✓ Eski sağlayıcıdan silme teyidi alındı
Sözleşmede Bulunması Gereken Taşınabilirlik Hükümleri

Kanunda açık bir taşınabilirlik hakkı bulunmadığına göre, asıl koruma sözleşmededir. Hizmet sözleşmesini imzalamadan önce, verinin iadesine ilişkin hükümleri okumak ve gerekirse müzakere etmek, en ucuz ve en etkili önlemdir. Burada amaç sağlayıcıyla kavga etmek değil, ileride yaşanabilecek belirsizliği baştan gidermektir. Dürüst bir sağlayıcı bu hükümlere itiraz etmez, çünkü çoğu zaman bunlar zaten uygulamasının bir parçasıdır.
Sözleşmede en az şu konular yer almalıdır: dışa aktarılacak verinin kapsamı, aktarımın biçimi, talep sonrası teslim süresi, aktarımın ücretli mi ücretsiz mi olduğu, sözleşme sona erdikten sonra verinin ne kadar süre saklanacağı ve sonunda silineceğine dair taahhüt. Ücret konusu özellikle dikkat ister; dışa aktarmanın makul bir bedel karşılığında bile olsa baştan bilinmesi gerekir, aksi halde çıkış anında sürpriz bir fatura ile karşılaşabilirsiniz.
Güvenlik hükümleri de ayrı bir başlıktır. Veri aktarımı sırasında kullanılacak kanalın güvenli olması, aktarılan dosyaların yetkisiz kişilerin eline geçmemesi ve sağlayıcı çalışanlarının veriye erişiminin sınırlı tutulması, hem KVKK'daki veri güvenliği yükümlülüğü hem de avukatlık sırrı açısından önem taşır. Verilerin Türkiye'de barındırılıp barındırılmadığını da sözleşmeden öğrenebilirsiniz; bu konu müvekkil güveni açısından büronun doğrudan sorumluluğundadır.
Son olarak, sağlayıcının hizmeti sonlandırması veya el değiştirmesi gibi durumlarda verinizin akıbetini de sorun. Hizmet bir anda kapanırsa verinizi geri alabilmeniz için makul bir geçiş süresi taahhüdü bulunmalıdır. Bu tür hükümler başlangıçta gereksiz görünebilir; ama ihtiyaç duyulduğu gün, sözleşmedeki tek koruma onlardır.
Kontrol notu: Hizmet sözleşmesine şu maddeler eklenmiştir: (1) sözleşme sona erdiğinde büro verisi yapılandırılmış biçimde iade edilir; (2) iade süresi talepten itibaren yazılı olarak belirlenmiştir; (3) iade sonrası veri silinir ve silme yazılı teyit edilir; (4) aktarım güvenli kanaldan yapılır.
Taşınabilirlik değerlendirmesinde sık gözden kaçan bir nokta, verinin yalnızca bugünkü hâlinin değil, geçmişinin de önemli olduğudur. Bir dosyada süre neden değişti, hangi tebligat hangi tarihte işlendi, kim hangi kaydı güncelledi gibi sorular, uyuşmazlık anında büronun savunmasını oluşturur. Bu yüzden dışa aktarma talebinde, güncel kayıtların yanında değişiklik geçmişinin de istenip istenmediğini açıkça belirtin. Sağlayıcı bunu sunmuyorsa, en azından hangi bilgilerin kaybolacağını önceden bilirsiniz ve geçişten önce kendi arşivinizi oluşturabilirsiniz.
Küçük bürolar için pratik bir yöntem, geçişten önce tüm açık dosyaların kısa bir özet listesini ayrıca hazırlamaktır: dosya numarası, tebliğ tarihi, süre türü ve son gün. Bu liste, taşıma sonrası kontrolün ana referansı olur ve herhangi bir sağlayıcıya bağımlı olmadan büronun kendi elinde durur.
Müvekkil Verisi, Avukatlık Sırrı ve Aktarım Güvenliği

Hukuk bürosundaki veri, sıradan bir şirketin verisinden farklıdır. Müvekkille yapılan yazışmalar, dava stratejisi ve sır niteliğindeki bilgiler, meslek kuralları gereği özel bir koruma altındadır. Bu nedenle veri taşıma işlemi yalnızca teknik bir iş değil, aynı zamanda meslek sorumluluğunun bir parçasıdır. Taşıma sırasında bir dosya yanlış kişiye gider ya da korumasız bir kanaldan iletilirse, sorumluluk büroya aittir.
Pratikte alınabilecek önlemler basittir. Aktarım dosyalarını şifreli arşiv veya güvenli kanal üzerinden alın; e-posta eki olarak şifresiz göndermeyin. Aktarım dosyalarını yalnızca yetkili kişilerin eriştiği bir klasörde tutun ve iş bittikten sonra gereksiz kopyaları silin. Geçici olarak kişisel bilgisayarlara indirilen dosyalar, geçiş bittiğinde mutlaka temizlenmelidir; unutulmuş bir kopya, sonradan veri ihlaline dönüşebilir.
Bürodaki yetki yapısı da taşınabilirlik sürecine yansımalıdır. Dışa aktarma işlemini herkesin yapabilmesi doğru değildir; bu yetki ortak veya sorumlu avukatla sınırlı olmalıdır. Rol bazlı yetki sunan yazılımlarda bu kolayca ayarlanır, böyle bir özellik yoksa iç prosedürle belirlenmelidir. Böylece hem yanlışlıkla yapılan aktarım hem de kötü niyetli kullanım riski azaltılır.
Müvekkilin kendi talebi durumunda da bürodaki yetkili kişi, o müvekkile ait kayıtları ayıklayıp verebilmelidir. Bu, büronun uyum olgunluğunun da bir göstergesidir. Kişi bazlı veri çıkarma yeteneği olmayan bir sistemde, bu taleplere cevap vermek büyük bir yük haline gelir.
MÜHLET'te Veri ve Süre Kayıtlarına Yaklaşım

Veri taşınabilirliğini tartışırken, hizmetin veriyi nasıl topladığı da önemlidir. MÜHLET, avukatlar için geliştirilmiş, UETS entegrasyonlu ve yapay zekâ destekli bir süre takip ve tebligat yönetim platformudur. Her özelliği bir dertten doğar. Tebligatları tek tek açıp tarih not etme derdi için, tarayıcı eklentisi UETS'e düşen e-tebligatları avukatın kendi bilgisayarında, kendi oturumuyla otomatik alır; şifre MÜHLET'e verilmez ve sunucular UETS'e bağlanmaz. Ayrıntılar için UETS entegrasyonu sayfasına bakabilirsiniz.
Tebligat içeriğini okuma yükü için, yapay zekâ tebligatı analiz eder; mahkemeyi, esas numarasını, tarafları ve tebligat türünü çıkarır. Her çıktı bağımsız bir usul kuralı motoruyla doğrulanır ve düşük güvende avukat onayı istenir. Bu yaklaşımı yapay zekâ tebligat analizi sayfasında anlattık. Süre hesabı hatası korkusu için, süreler adli tatil, resmî tatil ve hafta sonu düzeltmeleriyle Türk adli takvimine göre hesaplanır; süre takibi bölümünde bu mantığı görebilirsiniz.
Son güne kadar unutma kaygısı için, hatırlatmalar kademeli olarak e-posta, SMS ve uygulama veya tarayıcı bildirimiyle gelir; ayrıntılar bildirim sistemi sayfasındadır. Büro düzeni için takvim senkronizasyonu, iOS ve Android mobil uygulama, ortak, avukat, sekreter ve stajyer rollerine göre yetki, dava, müvekkil, duruşma ve görev yönetimi sunulur. Hizmet KVKK uyumludur, veriler Türkiye'de barındırılır ve tebligat kredisiyle çalışır; ilk kullanımda ücretsiz deneme kredisi verilir. Fiyatlandırma için fiyatlar sayfasına göz atın.
Hangi yazılımı seçerseniz seçin, veri çıkışı konusunda ilgili sorularınızı sözleşme öncesinde yazılı olarak sorun; bu yaklaşım yalnızca MÜHLET için değil, her sağlayıcı için geçerlidir. Hesaplamalarınızı kontrol etmek için ücretsiz hukuki hesaplama araçlarını da kullanabilirsiniz.
Veri Taşıma Sürecinde Sık Yapılan Hatalar

İlk ve en yaygın hata, geçişi sözleşmenin son gününe bırakmaktır. Fesih bildirimi süresi dolmak üzereyken dışa aktarma talebi yapan büro, hem sağlayıcının hem kendi takviminin baskısı altında kalır. Taşımayı, mevcut aboneliğin bitmesinden en az birkaç hafta önce başlatmak, hataları düzeltmek için zaman bırakır. Acele edilen geçişte, kayıtların eksik gelmesi neredeyse kaçınılmazdır.
İkinci hata, yalnızca belgeleri taşıyıp süre kayıtlarını unutmaktır. Dosyalar yeni sistemde görünür, fakat tebliğ tarihleri ve son günler boş kalır. Bu durumda büro, açık süreleri elle yeniden girmek zorunda kalır ve bu sırada insan hatası riski artar. Hak düşürücü sürelerde bu tür bir boşluk, doğrudan hak kaybı demektir. Bu nedenle geçişin başında, açık sürelerin ayrı bir listesini çıkarmak ve geçiş sonrası bu listeyi yeni sistemle karşılaştırmak akıllıca olur.
Üçüncü hata, eski sistemi erken kapatmaktır. Yeni sistem tam doğrulanmadan eski aboneliği iptal eden büro, bir sorun çıktığında karşılaştırma yapacak kaynağı kaybeder. Dördüncü hata ise silme teyidini unutmaktır: geçiş tamamlandığında eski sağlayıcıda büro ve müvekkil verisi kalmaya devam eder ve bu, hem uyum hem güven açısından açık bir risktir. Beşinci hata, dışa aktarma biçimini önceden denememektir; ilk kez tam aktarımda biçimin kullanılamaz olduğunu fark etmek, zaman kaybettirir.
Bu hataların hepsinin ortak noktası, taşınabilirliğin ancak ihtiyaç doğunca düşünülmesidir. Oysa en sağlıklı yaklaşım, yazılımı seçerken çıkış yolunu da seçmektir. Bu bakış açısı, büronun uzun vadeli bağımsızlığını korur ve sağlayıcı ile ilişkide dengeli bir konum sağlar.
Sık Sorulan Sorular
KVKK'da veri taşınabilirliği hakkı var mı?
KVKK'da bu adla açık bir hak düzenlenmemiştir. Kanunun 11. maddesi, ilgili kişinin bilgi talep etme, düzeltme ve silme gibi haklarını sayar. Verinizi yazılım sağlayıcıdan geri alma konusunda asıl güvence, hizmet sözleşmesindeki hükümlerdir.
Hukuk yazılımı sağlayıcım verimi vermeyi reddedebilir mi?
Büro verisinin sahibi olduğu için bu talebi sözleşmeye ve ticari dürüstlük ilkelerine dayandırabilirsiniz. Talebi yazılı yapın, kapsamını ve biçimini belirtin. Uyuşmazlık çıkarsa sözleşmedeki iade ve silme hükümleri belirleyici olur.
Dışa aktarılan veri hangi biçimde olmalı?
Başka bir sistemde veya tablo programında açılabilen, yapılandırılmış ve yaygın kullanılan bir biçimde olmalıdır. Yalnızca ekran görüntüsü veya yazdırma çıktısı pratikte taşınabilirlik sağlamaz. Belgeler özgün biçimleriyle ve ilişkili oldukları dosyayla eşleşmiş şekilde alınmalıdır.
Süre kayıtlarını taşırken nelere dikkat etmeliyim?
Tebliğ tarihi, tebliğ edilmiş sayıldığı tarih, süre türü ve son günün birlikte taşınması gerekir. Geçişten sonra açık sürelerin son günlerini yeni sistemde tek tek doğrulayın. Eski sistemi bu doğrulama bitene kadar kapatmayın.
Müvekkil kendi verisini bizden isterse ne yapmalıyım?
Müvekkil, KVKK'daki haklarını büroya karşı kullanabilir. Veri sorumlusu olarak başvuruyu niteliğine göre en geç otuz gün içinde sonuçlandırmanız gerekir. Yazılımınızın kişi bazlı kayıt çıkarabilmesi bu süreyi kolaylaştırır.
Yazılım değiştirdikten sonra eski sağlayıcıdan ne istemeliyim?
Verinin iade edildiğini ve sonrasında silindiğini yazılı olarak teyit etmesini isteyin. Bu teyit, hem KVKK uyumu hem de müvekkil güveni açısından önemlidir. Silinme süresini sözleşmede önceden belirlemek işinizi kolaylaştırır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için hukuki değerlendirme gerekir.
- #veri tasinabilirligi
- #hukuk yazilimi
- #kvkk
- #buro yonetimi
- #veri guvenligi
MÜHLET
Avukatlar için süre yönetimi ve elektronik tebligat alanında uygulamaya dönük içerikler üreten MÜHLET ekibi.


