
İcra Modülü ile Dava Modülü Entegrasyonu
İcra modülü ile dava modülü entegrasyonu nedir? Dava ve icra dosyalarını tek akışta bağlayan yazılımda nelere bakmanız gerektiğini adım adım anlattık.

İçindekiler
- Entegrasyon Ne Demek ve Büroya Ne Kazandırır?
- İcra ve Dava Dosyaları Arasında Hangi Veri Ortaktır?
- Ayrı Çalışan Modüllerin Büroda Yarattığı Riskler
- Entegre Büro Yazılımında Aranacak Özellikler
- Adım Adım Entegre Çalışma Düzenine Geçiş
- Büro İçi Roller ve Yetkilendirme
- Süre ve Tebligat Açısından Dava ile İcra Akışı
- Ürün Seçiminde Ayrım: Modül Sayısı mı, Veri Bütünlüğü mü?
- MÜHLET ile Dava, Müvekkil ve Süre Takibini Tek Akışta Yürütmek
- Entegrasyon Sürecinde Sık Yapılan Hatalar
- Sık Sorulan Sorular
İcra modülü ile dava modülü entegrasyonu, aynı müvekkile ait dava dosyası ile icra dosyasının büro yazılımında birbirinden kopuk değil, ilişkili kayıtlar olarak tutulması demektir. Entegrasyon sayesinde taraf bilgisi, tebligat, süre ve görev kayıtları bir kez girilir; iki dosya türü arasında aktarılır ve takip tek ekrandan yapılır. Asıl kazanç, tebligatların hangi dosyaya ait olduğunun karışmaması ve sürelerin tek bir takvimde görünmesidir. Bu rehberde entegrasyonun ne anlama geldiğini, yazılım seçerken nelere bakmanız gerektiğini ve süre takibi açısından dikkat edeceğiniz noktaları bulacaksınız.
Entegrasyon Ne Demek ve Büroya Ne Kazandırır?

Hukuk büroları yazılım alırken genellikle iki ayrı ihtiyaçla karşılaşır: biri esasa ilişkin yargılama dosyalarını, diğeri takip ve icra dosyalarını yönetmek. Piyasadaki bazı çözümler bunları tek bir ürünün içinde ayrı bölümler olarak sunar, bazıları ise ayrı ürünler gibi çalışır. "Entegrasyon" kelimesi bu iki alanın veriyi paylaşıp paylaşmadığını, yani bir dava dosyasında girdiğiniz bilginin ilgili icra dosyasında yeniden yazmanıza gerek kalmadan görünüp görünmediğini ifade eder.
Somut bir örnekle başlayalım. Örneğin Ankara'da icra ağırlıklı çalışan bir avukat, bir alacak davasını kazandırdığı müvekkili adına ilamlı takip başlatıyor. Dava dosyasında müvekkilin kimlik bilgileri, vekâletname, karşı taraf ve vekili, mahkeme ve esas numarası zaten kayıtlı. Entegre bir sistemde icra dosyası açılırken bu bilgiler ilişkilendirilir; ilam, harç ve masraf kayıtları dava dosyasına bağlı kalır. Entegre olmayan sistemde ise aynı bilgiler ikinci kez elle girilir, bir yerde yazım farkı oluşur ve sonradan iki dosyanın aynı olaya ait olduğunu hatırlamak sekretere kalır.
Entegrasyonun büroya kazandırdığı üç temel şey vardır. Birincisi, tekrar eden veri girişinin ortadan kalkması ve dolayısıyla hata payının düşmesidir. İkincisi, bir müvekkilin tüm dosyalarının tek bir müvekkil kartında görülebilmesidir; telefon eden müvekkile "hangi dosyadan bahsediyorsunuz" diye sormadan cevap verebilirsiniz. Üçüncüsü ise süre ve tebligat takibinin dosya türünden bağımsız tek bir akışta toplanmasıdır. Bu üçüncü madde, vadesi kaçmış bir sürenin bedelinin ağır olduğu bu meslekte en kritik olanıdır.
Elbette her büronun ihtiyacı aynı değildir. Yılda yalnızca birkaç icra dosyası takip eden bir büro için ayrı bir modül fazla gelebilir; buna karşılık yoğun takip dosyası yürüten büro için bağlantısız iki liste her gün küçük aksaklıklar üretir. Bu yazının geri kalanında konuyu belirli bir ürünün özelliği olarak değil, yazılım seçimi sırasında sorulması gereken sorular olarak ele alacağız.
İcra ve Dava Dosyaları Arasında Hangi Veri Ortaktır?

Önceki bölümde entegrasyonun ne anlama geldiğini gördük. Şimdi hangi bilgilerin iki dosya türü arasında paylaşılması gerektiğine bakalım; çünkü iyi bir entegrasyon her şeyi birleştirmez, yalnızca gerçekten ortak olanı bağlar. Taraflar, vekâlet ilişkisi, müvekkil iletişim bilgileri ve dosyalar arasındaki ilişki ortak veridir. Buna karşılık yargılama aşamaları ile takip aşamaları farklı iş akışlarına sahiptir ve ayrı tutulmalıdır.
Taraf ve müvekkil bilgisi
Müvekkil, borçlu, alacaklı, karşı taraf vekili gibi kayıtlar tek bir kişi veya kurum kartında tutulmalıdır. Aynı kişi bir dosyada davalı, başka bir dosyada borçlu olarak karşınıza çıkabilir. Kartlar ortaksa bu bağlantı otomatik görünür; ayrı girilmişse fark edilmesi tesadüfe kalır. Ayrıca iletişim bilgisinin güncellenmesi bir kez yapılır ve tüm dosyalara yansır.
Dosyalar arası ilişki
Bir dava dosyası sonunda ilamlı takibe, bir itiraz üzerine itirazın iptali davasına dönüşebilir. Bu geçişlerde "bu dosya şu dosyanın devamıdır" bilgisinin sistemde tutulması, geçmişi anlamayı kolaylaştırır. Yeni bir meslektaşınız veya stajyeriniz dosyayı devraldığında olay örgüsünü evrak yığınında aramak yerine ilişkili dosyalardan okur.
Aşağıdaki tablo, hangi kaydın ortak, hangisinin dosyaya özgü tutulması gerektiğini özetler.
| Kayıt türü | Ortak mı, ayrı mı? | Gerekçe |
|---|---|---|
| Müvekkil ve taraf bilgisi | Ortak | Aynı kişi birden fazla dosyada yer alabilir; tek kart tekrarı önler. |
| Vekâlet ilişkisi | Ortak | Yetki kapsamı her iki dosya türünde de kontrol edilir. |
| Tebligat kayıtları | Ortak akış, dosyaya bağlı kayıt | Tebligat tek yerden alınır, ilgili dosyaya bağlanır. |
| Süre ve görevler | Ortak takvim | Tüm vadeler tek listede görünür, çakışma fark edilir. |
| Yargılama ve takip aşamaları | Ayrı | İş akışları farklıdır; zorla birleştirmek karışıklık yaratır. |
Bu ayrım tasarım aşamasında önemlidir. Her şeyi ortak yapmaya çalışan yazılım, dosyaya özgü bilgiyi gereksiz alanlarla boğar; her şeyi ayırmaya çalışan yazılım ise entegrasyon vaadini boşa çıkarır. Satın almadan önce deneme ortamında örnek bir dava dosyasından örnek bir takip dosyasına geçerek hangi bilginin taşındığını bizzat görmenizi öneririz.
Ayrı Çalışan Modüllerin Büroda Yarattığı Riskler

Entegrasyonun değerini anlamak için ayrı çalışan sistemlerin günlük hayatta ne tür sorunlar çıkardığına bakmak yeterlidir. En sık görülen sorun tebligatın yanlış dosyaya işlenmesidir. Aynı borçlunun hem dava hem takip dosyası varsa, gelen bir e-tebligatın hangisine ait olduğu belirsiz kalabilir. Sekreter tebligatı yanlış listeye girerse süre yanlış dosyada izlenir ve gerçek dosyadaki vade gözden kaçar.
İkinci sorun, takvimin parçalanmasıdır. Dava dosyalarının süreleri bir sistemde, takip dosyalarının süreleri başka bir sistemde, duruşmalar ise ortak takvimde olduğunda avukat sabah günün programına bakarken üç ayrı yere bakmak zorunda kalır. Üç yere bakmak zorunda olan kişi, birini atlar. Süre kaçırma çoğu zaman bilgisizlikten değil, bilginin dağınık olmasından doğar.
Üçüncü sorun, yetki ve erişim tutarsızlığıdır. Büroda ortak, avukat, sekreter ve stajyerin görebileceği bilgiler farklıdır. İki ayrı modülde yetkiler ayrı ayrı tanımlanıyorsa, bir kullanıcıya bir yerde izin verilip diğer yerde unutulabilir. Bu hem veri güvenliği hem de iş akışı açısından sorun yaratır; stajyerin göremediği bir dosyadaki iş yüzünden bütün gün bekleyen bir görev düşünün.
Dördüncü sorun, raporlama ve devir zorluğudur. Bir meslektaşınız izne çıktığında ya da büro içi iş bölümü değiştiğinde dosyaların devri iki ayrı yerden yapılır. Kopuk sistemlerde "bu müvekkilin tüm açık işleri neler" sorusu ancak elle derlenen bir listeyle cevaplanabilir. Entegre sistemde ise aynı soru tek filtreyle cevaplanır.
Bu riskler büyük büroya özgü değildir. Tek avukatlı bir büroda bile, sekreter izne çıktığında ya da stajyer değiştiğinde aynı dağınıklık ortaya çıkar. Bu yüzden entegrasyon büyüklükle değil, dosya çeşitliliğiyle ilgili bir ihtiyaçtır.
Entegre Büro Yazılımında Aranacak Özellikler

Yazılım tanıtımlarında "entegre" kelimesi her şeyi kapsayacak biçimde kullanılabilir. Bu nedenle satın almadan önce somut ölçütlerle test etmek gerekir. Aşağıdaki liste, bir demo veya deneme sırasında sorabileceğiniz kontrol sorularını toplar.
- ✓ Aynı müvekkil veya taraf kartı hem dava hem takip dosyasında kullanılabiliyor mu?
- ✓ Bir dosyadan diğerine geçerken taraf, vekâlet ve esas bilgisi taşınıyor mu?
- ✓ Süreler, duruşmalar ve görevler tek takvimde birlikte görünüyor mu?
- ✓ Gelen tebligat ilgili dosyaya bağlanabiliyor ve bu bağlantı düzeltilebiliyor mu?
- ✓ Rol bazlı yetkilendirme iki dosya türünde aynı şekilde çalışıyor mu?
- ✓ Veriler Türkiye'de mi barındırılıyor ve KVKK yükümlülüklerine nasıl yanıt veriliyor?
Listeyi uygularken yalnızca "var mı" diye değil, "nasıl çalışıyor" diye de bakın. Örneğin takvim senkronizasyonu varsa bunun telefonunuzdaki takvimle ne kadar sorunsuz çalıştığını ve süre değiştiğinde güncellemenin otomatik olup olmadığını deneyin. Mobil uygulama varsa dosyayı telefondan açıp görev ekleyip ekleyemediğinizi kontrol edin; duruşma koridorunda en çok ihtiyaç duyulan şey masaüstü ekranı değil, telefondaki hızlı erişimdir.
Bir başka ölçüt, süre hesabının nasıl yapıldığıdır. Süreyi elle girmek zorunda bırakan bir sistem, entegrasyonun faydasını yarıya indirir. Tebligat tarihinden başlayarak süreyi adli tatil, resmî tatil ve hafta sonu düzeltmeleriyle hesaplayan bir motor varsa bunun hangi kurallara dayandığını ve çıktının doğrulanıp doğrulanmadığını sorun. Hesabı ücretsiz araçlarla çapraz kontrol etmek istiyorsanız hukuki süre hesaplama aracı bu amaçla kullanılabilir.
Adım Adım Entegre Çalışma Düzenine Geçiş

Yazılımı seçmek işin yarısıdır; asıl zorluk mevcut dosyaları ve alışkanlıkları yeni düzene taşımaktır. Geçişi bir anda yapmaya çalışmak, büroda iki hafta boyunca hem eski hem yeni sistemi yürütmek anlamına gelir ve hata riskini artırır. Planlı bir geçiş hem daha az stresli hem daha güvenlidir.
- Mevcut dosyaları sayın ve türlerine ayırın. Açık dava, açık takip ve birbirine bağlı dosyaların listesini çıkarın; bağlantılı olanları işaretleyin.
- Ortak müvekkil ve taraf kartlarını temizleyin. Aynı kişinin farklı yazılışlarla kayıtlı olduğu yerleri birleştirin; entegrasyon temiz veriyle iyi çalışır.
- Önce yaklaşan süreleri aktarın. Önümüzdeki haftalarda vadesi dolacak işleri yeni sisteme girin ve eski kayıtla çift kontrol edin.
- Rolleri tanımlayın. Ortak, avukat, sekreter ve stajyerin neyi görebileceğini ve neyi değiştirebileceğini yazılı hale getirin.
- Tebligat akışını bağlayın. Gelen e-tebligatların nereden alınacağını ve hangi dosyaya bağlanacağını bir kişiye atayın.
- Kısa bir pilot dönem yürütün. Birkaç hafta boyunca küçük bir dosya grubuyla çalışın, sorunları not edin ve sonra tüm büroya yayın.
Geçiş sürecinde en çok gözden kaçan nokta, eski sistemdeki "gayriresmî bilgilerdir". Dosya klasörünün üzerine yazılmış notlar, sekreterin aklında olan alışkanlıklar ve takvim kenarındaki küçük hatırlatmalar yeni sisteme taşınmazsa kaybolur. Pilot dönemde bu tür bilgilerin ne kadarının yazılıma girildiğini kontrol etmek, geçişin başarısını ölçmenin iyi bir yoludur.
Ayrıca geçiş döneminde eski sistemi hemen kapatmayın. Birkaç ay boyunca salt okunur biçimde erişilebilir tutmak, eksik aktarılmış bir kaydı bulmak gerektiğinde işinize yarar. Bu dönemin sonunda eksik kalan bir şey olmadığından emin olduktan sonra eski sistemi kapatabilirsiniz.
Büro İçi Roller ve Yetkilendirme

Dava ve takip dosyaları tek sistemde birleştiğinde, yetki kurgusu önceki düzenden daha önemli hale gelir. Çünkü artık bir kullanıcının erişimi tek bir yerde tanımlanır ve bu tanım tüm dosya türlerini etkiler. İyi kurgulanmış bir yetki yapısı hem müvekkil sırrını korur hem de iş akışını hızlandırır; kötü kurgulanmışı ise ya gereksiz kısıtlar ya da gereksiz açıklık yaratır.
Büroların çoğunda dört rol işlev görür: ortak, avukat, sekreter ve stajyer. Ortak bütün dosyaları, finansal ve idari kayıtları görür ve yetkileri belirler. Avukat kendi dosyalarını ve atandığı dosyaları yönetir. Sekreter evrak girişi, takvim ve tebligat eşleştirme gibi operasyonel işleri yürütür. Stajyer ise sorumlu avukatın verdiği dosyalarda sınırlı yetkiyle çalışır. Bu dört rolün hem dava hem takip dosyalarında tutarlı davranması gerekir.
Yetki kurgusunda dikkat edilecek bir nokta, dosyanın "sahibi" ile "çalışanı" arasındaki farktır. Bir dosyayı yöneten avukat ile ona yardım eden sekreter aynı dosyada farklı işlemler yapabilmelidir. Örneğin sekreter tebligatı dosyaya bağlayabilir ancak dosyayı silemez; stajyer görev ekleyebilir ancak müvekkil iletişim bilgisini değiştiremez. Entegre sistemde bu kurallar bir kez tanımlanır ve her iki dosya türünde de geçerli olur.
Büro içi bilgi akışı açısından, "kim neyi gördü" sorusunun cevaplanabilmesi de değerlidir. Bir sürenin neden gözden kaçtığını sonradan anlamaya çalışırken, hangi kullanıcının hangi bilgiye ne zaman eriştiğini bilmek sorumluluk dağılımını netleştirir. Bu tür kayıtların tutulup tutulmadığını da yazılım seçerken sorun.
Son olarak ayrılan çalışanların erişiminin kapatılması gerektiğini unutmayın. Büro yazılımında erişimi ilk gün kolayca açarsınız, ancak ayrılan stajyerin hesabını kapatmak çoğu zaman ertelenir. Yetkilendirme kurgusunda kullanıcıyı pasife alma işleminin kolay ve dosya geçmişini bozmadan yapılabildiğinden emin olun.
Süre ve Tebligat Açısından Dava ile İcra Akışı

Entegrasyonun en değerli yanı süre takibinde ortaya çıkar; bu nedenle hukuki çerçeveyi kısaca hatırlamak gerekir. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır (Tebligat Kanunu m.7/a). Muhatap tebligatı okumasa da bu sonuç değişmez; erken açmak süreyi öne çekmez, geç açmak ertelemez. Tebliğ için muhatabın ayrıca bir onay vermesi gerekmez. Avukatlar için elektronik tebligat adresi almak zorunludur ve sistem PTT tarafından işletilen UETS üzerinden yürür.
Gün olarak belirlenen sürelerde tebliğ günü sayılmaz; hafta, ay ve yıl sürelerinde süre başladığı güne karşılık gelen günde biter (HMK m.92). Resmî tatiller süreye dahildir, yalnız son gün hafta sonu veya resmî tatile denk gelirse süre izleyen ilk iş günü mesai sonunda biter (HMK m.93). Arife günü yarım gün olsa da süreyi uzatmaz. Bu kurallar dava dosyalarındaki sürelerin hesabında temel kabul edilir.
Adli tatil konusunda farklı dosya türleri farklı sonuç doğurur. Adli tatil her yıl 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasındadır. Hukuk yargılamasında süreler tatilde durmaz; ancak son günü tatile rastlayan süre, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar (HMK m.104). İdari yargıda bu uzama yedi gündür (İYUK m.8/3), tutuksuz ceza işlerinde üç gündür (CMK m.331). Buna karşılık icra takip işlemlerinde ve tutuklu işlerde böyle bir uzama yoktur. Yani aynı müvekkilin dava dosyasındaki süre ile icra dosyasındaki işlem süresi, adli tatil içinde farklı biçimde işleyebilir.
İşte entegrasyon tam burada iki yönlü fayda sağlar. Tek takvimde hem dava hem icra sürelerini görürsünüz, ancak her sürenin hangi kurala göre hesaplandığı da ayrı ayrı doğru olmalıdır. Süre hesabı yapan yazılımda dosya türüne göre kural seti çalışmıyorsa, tek takvim aldatıcı bir rahatlık verir. Kuralların güncelliğini ve dayanağını mutlaka sorgulayın; ilgili usul kanunundaki süre bilgisini kendiniz de doğrulayın. Süre başlangıcını daha ayrıntılı ele alan süre takibi özellikleri sayfası ve UETS entegrasyonu sayfası bu konuda ek bilgi verir.
Kontrol notu: Tebligat ulaşma tarihi: ... / Tebliğ sayılma tarihi (beşinci günün sonu): ... / İlgili dosya türü: dava veya takip / Süre türü: gün, hafta veya ay / Son gün hafta sonu veya resmî tatile denk geliyor mu: evet veya hayır / Adli tatile rastlıyor mu ve dosya türünde uzama var mı: ...
Ürün Seçiminde Ayrım: Modül Sayısı mı, Veri Bütünlüğü mü?

Satış görüşmelerinde sık duyulan cümle şudur: "Bizde icra modülü de var, dava modülü de var." Oysa modül sayısı tek başına bir şey söylemez. Önemli olan, modüllerin aynı veri üzerinde çalışıp çalışmadığıdır. İki modülün adı farklı olabilir; asıl sorulması gereken, ikisinin aynı müvekkil kartını, aynı takvimi ve aynı tebligat akışını kullanıp kullanmadığıdır.
Bu nedenle yazılım değerlendirirken ürünün reklam diliyle değil, veri modeliyle ilgilenin. "Dava ve takip tek çatı altında" ifadesi, arka planda iki ayrı veritabanının köprüyle bağlandığı anlamına da gelebilir. Köprüyle bağlı sistemlerde senkronizasyon gecikmeleri ve çakışmalar yaşanabilir. Hangi alanın hangi yönde eşitlendiğini, bir tarafta yapılan değişikliğin diğerine ne zaman yansıdığını sorun.
Bunun tersi de doğrudur: her zaman ayrı bir icra modülü aramak gerekmez. Bazı büroların ihtiyacı, dava ve takip dosyalarının aynı dosya yönetimi yapısında, doğru türle etiketlenerek ve ortak müvekkil, süre ve görev yapısıyla izlenmesidir. Önemli olan sizin iş akışınızın bu yapıyla karşılanıp karşılanmadığıdır. Bu yüzden önce kendi ihtiyacınızı yazın: hangi dosya türlerini yönetiyorsunuz, hangi bilgiyi her gün arıyorsunuz, hangi süreleri en çok kaçırma riski taşıyorsunuz.
İhtiyaç listesi çıktıktan sonra her ürünü bu listeye göre puanlamak, tanıtım dilinden etkilenmeyi azaltır. Fiyat karşılaştırması yaparken de yalnızca aylık bedele değil, tebligat veya kullanıcı başına nasıl ücretlendirildiğine bakın; bu konuda güncel bilgiler için fiyatlar sayfasını inceleyebilirsiniz. Ücretlendirme modeli, bürodaki dosya sayısına göre maliyetin nasıl değiştiğini belirler.
MÜHLET ile Dava, Müvekkil ve Süre Takibini Tek Akışta Yürütmek

Yukarıda anlattığımız ölçütlerin en kritiği tebligat ve süre akışıydı. MÜHLET bu noktada şu dertleri çözer. UETS'e düşen e-tebligatları, avukatın kendi bilgisayarında, kendi oturumuyla çalışan tarayıcı eklentisi aracılığıyla alır; şifre MÜHLET'e verilmez ve sunucular UETS'e bağlanmaz. Böylece "tebligat nereden gelecek" sorusu tek kanalda çözülür. Yapay zekâ tebligatı analiz ederek mahkemeyi, esas numarasını, tarafları ve tebligat türünü çıkarır; her çıktı bağımsız bir usul kuralı motoruyla doğrulanır ve düşük güvende avukat onayı istenir. Bu yaklaşım yapay zekâ tebligat analizi sayfasında ayrıntılı anlatılmıştır.
Süreler Türk adli takvimine göre, adli tatil, resmî tatil ve hafta sonu düzeltmeleriyle hesaplanır. Son güne kadar kademeli olarak e-posta, SMS ve uygulama veya tarayıcı bildirimiyle hatırlatma yapılır; ayrıntılar bildirim sistemi sayfasındadır. Dosya tarafında dava, müvekkil, duruşma ve görev yönetimi bir arada sunulur; takvim senkronizasyonu ve iOS ile Android mobil uygulama bulunur. Büro için ortak, avukat, sekreter ve stajyer rolleri tanımlanabilir.
Veriler Türkiye'de barındırılır ve KVKK uyumlu çalışılır. Sistem tebligat kredisiyle işler; ilk kullanımda ücretsiz deneme kredisi verilir, yani kendi tebligatlarınızla akışı deneyebilirsiniz. Satın alma öncesinde yukarıdaki kontrol listesini MÜHLET dahil her üründe aynı şekilde uygulamanızı öneririz; hangi özelliğin ihtiyacınıza uyduğuna siz karar verirsiniz.
Entegrasyon Sürecinde Sık Yapılan Hatalar

Entegre yazılıma geçen bürolarda tekrar eden hatalar vardır ve çoğu yazılımdan değil, süreçten kaynaklanır. İlk hata, eski verinin temizlenmeden aktarılmasıdır. Aynı kişinin üç farklı yazılışla kayıtlı olduğu bir listeyi yeni sisteme taşırsanız, entegrasyonun ortak müvekkil kartı faydası ortadan kalkar. Aktarımdan önce on dakikalık bir temizlik, aylarca süren karışıklığı önler.
İkinci hata, tebligat eşleştirme sorumluluğunu kimseye vermemektir. Sistem tebligatı otomatik alsa bile, hangi dosyaya bağlandığının kontrolü bir kişinin işi olmalıdır. Sorumlu belli değilse herkes bir başkasının kontrol ettiğini varsayar. Bu varsayım, vade kritik işlerde en pahalı varsayımlardan biridir.
Üçüncü hata, tek tek dosya türlerinin kurallarını birleştirmeye çalışmaktır. Adli tatilde dava dosyasında uzama varken icra takip işlemlerinde yoktur; tek tip bir hesaplama mantığı kullanmak kaçınılmaz olarak yanlış sonuç verir. Yazılımın bu ayrımı yaptığından emin olun ve doğrulamak için birkaç örnek tarihle kendiniz deneyin.
Dördüncü hata, hatırlatmaları tek kanala bağlamaktır. Yalnızca uygulama bildirimine güvenen büro, telefon sessizdeyken süreyi kaçırabilir. Kademeli ve farklı kanallardan gelen hatırlatma, tek bir kanalın aksamasını telafi eder. Beşinci hata ise yazılımın hesapladığı süreyi hiç sorgulamamaktır; yazılım iyi bir yardımcıdır, ancak sonucun hukuki sorumluluğu avukattadır. Kritik süreleri en azından arada bir bağımsız bir yöntemle doğrulamak sağlıklı bir alışkanlıktır.
Sık Sorulan Sorular
İcra modülü ile dava modülü entegrasyonu ne demektir?
Dava ve icra dosyalarının aynı müvekkil, taraf, tebligat, süre ve görev kayıtları üzerinden birbirine bağlanması demektir. Bilgi bir kez girilir ve ilişkili dosyalarda görünür; böylece tekrar veri girişi ve dosya karışıklığı azalır.
Her büro için ayrı bir icra modülü gerekli midir?
Hayır. Gerekli olan, kendi iş akışınızın karşılanmasıdır. Önemli olan ürünün modül adı değil, dava ve takip dosyalarının ortak müvekkil, takvim ve tebligat akışıyla yönetilip yönetilemediğidir. Önce ihtiyacınızı yazın, sonra ürünü o listeye göre değerlendirin.
Elektronik tebligat ne zaman tebliğ edilmiş sayılır?
Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır (Tebligat Kanunu m.7/a). Tebligatı okumak veya açmak bu tarihi değiştirmez; muhatabın ayrıca onay vermesi de gerekmez.
Adli tatil icra takip işlemlerinde süreyi uzatır mı?
Hayır. Hukuk yargılamasında son günü adli tatile rastlayan süre tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar (HMK m.104). İcra takip işlemlerinde ve tutuklu işlerde ise böyle bir uzama yoktur. Bu nedenle iki dosya türünde süre hesabını ayrı değerlendirmek gerekir.
Entegre sisteme geçerken ilk adım ne olmalı?
Mevcut dosyaları sayıp türlerine ayırmak ve ortak müvekkil ile taraf kayıtlarını temizlemek ilk adımdır. Ardından yaklaşan süreleri yeni sisteme aktarıp eski kayıtla karşılaştırın ve kısa bir pilot dönem yürütün.
MÜHLET'i denemek için ne gerekir?
MÜHLET tebligat kredisiyle çalışır ve ilk kullanımda ücretsiz deneme kredisi verir. Kendi tebligatlarınızla süre hesabı, bildirim ve dosya yönetimini deneyebilirsiniz. Güncel koşullar için fiyatlar sayfasına bakabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için hukuki değerlendirme gerekir.
- #icra modulu
- #dava modulu
- #hukuk burosu yazilimi
- #dosya takibi
- #sure takibi
MÜHLET
Avukatlar için süre yönetimi ve elektronik tebligat alanında uygulamaya dönük içerikler üreten MÜHLET ekibi.


