
İnfaz Aşaması Takibi: Kazanılan Dosyada Süreç
İnfaz aşaması takibi, kazanılan davada alacağın ilamlı icra yoluyla tahsilini yönetmektir; icra emrinde 7 gün, zamanaşımında 10 yıl esastır.

İçindekiler
- Kazanılan Dava Neden Kendiliğinden Tahsil Olmaz?
- İlamlı İcranın İşleyişi: Karardan Tahsile
- Takibe Başlamadan Önce: Kesinleşme ve İcra Edilebilirlik
- Adım Adım İnfaz Aşaması Takibi
- İcra Emri Sonrası 7 Gün ve Süre Hesabı
- Taraflar ve Merciler: Kim Ne Yapıyor?
- Hukuki Dayanak ve Zamanaşımı
- Özel Durumlar ve İstisnalar
- MÜHLET ile Kazanılan Dosyaların Takibi
- İnfaz Aşamasında Sık Yapılan Hatalar
- Sık Sorulan Sorular
İnfaz aşaması takibi, hukuk davasını kazandıktan sonra kararın ilamlı icra yoluyla fiilen tahsile dönüştürülmesini izleme işidir. Karar kesinleşip icra edilebilir hale geldiğinde ilamlı takip başlatılır, borçluya icra emri gönderilir ve icra emrine karşı 7 günlük süre işler. Borçlu ödemez ve başvuru yollarını kullanmazsa haciz ve satış aşamasına geçilir. İlamlı takipte zamanaşımı son işlemden itibaren 10 yıldır (İİK m.39); bu yüzden dosyanın her aşaması tarih ve sorumluyla kayda alınmalıdır.
Kazanılan Dava Neden Kendiliğinden Tahsil Olmaz?

Hukuk davasının sonunda lehe bir karar almak, alacağın hesaba geçtiği anlamına gelmez. Karar, hakkın mahkeme tarafından tespit edildiğini gösterir; parayı borçlunun malvarlığından çıkarıp müvekkile ulaştıran şey ise icra aşamasıdır. Meslek pratiğinde en sık görülen kayıplardan biri, davayı büyük emekle kazanıp ardından dosyanın "bitti" diye rafa kalkmasıdır. Oysa müvekkil açısından iş, tahsil edilen paraya kadar bitmiş sayılmaz.
Örneğin Ankara'da icra ağırlıklı çalışan bir avukat düşünün. Aynı anda onlarca dosyası var; bunların bir kısmı derdest, bir kısmı karar aşamasında, bir kısmı ise kazanılmış ve ilamlı takibe çevrilmiş. Karar elektronik tebligatla büroya düşüyor, ancak kararın kesinleşme tarihi, takip talebinin verildiği gün, icra emrinin borçluya tebliğ edildiği tarih ve haczedilebilir mal araştırmasının sonucu farklı yerlerde, farklı kişilerin defterinde duruyor. Bir sonraki adımı kimin ne zaman atacağı belirsizleştiğinde dosya sessizce yavaşlıyor; borçlu bu aralıkta malvarlığını elden çıkarabiliyor.
Bu rehberde "infaz aşaması" ifadesini ceza infazı anlamında değil, hukuk davasında kazanılan alacağın ilamlı icra yoluyla tahsili anlamında kullanıyoruz. Amaç, kararın verildiği günden paranın tahsil edildiği güne kadar geçen yolu aşamalara bölmek, her aşamanın süresini ve sorumlusunu görünür kılmaktır. İyi bir takip düzeni üç soruya her an cevap verebilmelidir: dosya şu an hangi aşamada, bir sonraki işlem ne ve onun için son gün hangi tarih.
Takibin ayrı bir disiplin olarak ele alınmasının bir nedeni daha vardır. Dava aşamasında süreleri mahkeme ve karşı taraf dayatır; duruşma günleri, ara karar süreleri takvimi kendiliğinden şekillendirir. İcra aşamasında ise temponun büyük kısmını alacaklı tarafın hamleleri belirler. Hamle yapılmazsa dosya durur, durduğu her gün borçlunun lehine işler. Bu yüzden infaz aşaması takibi, bir hatırlatma işinden çok bir tahsil stratejisi işidir.
İlamlı İcranın İşleyişi: Karardan Tahsile

İlamlı icra, alacağın bir mahkeme kararına, yani ilama dayandığı takip türüdür. İlamsız takipten temel farkı, alacağın varlığının ve miktarının mahkemece zaten tespit edilmiş olmasıdır. Bu nedenle borçlu, ilamsız takipteki gibi basit bir itirazla takibi durduramaz; ilamlı takipte borçluya gönderilen ödeme çağrısı icra emridir ve borçlunun önündeki yollar daha dardır.
Süreç genel hatlarıyla şöyle ilerler. Önce karar, hükmün niteliğine göre icra edilebilir hale gelir. Ardından alacaklı, kararın dayanak olarak eklendiği bir takip talebiyle yetkili icra müdürlüğüne başvurur. İcra müdürlüğü talebi inceler ve borçluya icra emri düzenler. İcra emrinde ilamda yazılı edimin yerine getirilmesi, para alacağında ise ödeme istenir. Borçlu icra emrine karşı 7 gün içinde borcunu öder ya da hukuken tanınan başvuru yollarını kullanırsa süreç ona göre şekillenir; öncelikle bu süreyi kaçırmamak gerekir.
Borçlu bu süre içinde ödeme yapmaz ve etkili bir başvuruda bulunmazsa alacaklı cebri icra aşamasına geçer. Bu aşamada borçlunun malvarlığı araştırılır, haczedilebilir mal, hak ve alacaklar tespit edilir ve haciz uygulanır. Haczedilen varlıklar paraya çevrilir, elde edilen tutar alacaklıya ödenir. Sürecin her halkası ayrı bir işlem olduğundan, her halkanın kendi tarihi ve sorumlusu vardır.
İlamlı icranın pratikteki değerini şu cümle özetler: kazandığınız hak, ilamdaki hüküm fıkrasının ne kadar net okunduğu ve takibin ne kadar düzenli yürütüldüğü ölçüsünde tahsil edilir. Hüküm fıkrasında yazan alacak kalemleri, faiz başlangıç tarihleri, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri takip talebine doğru taşınmazsa, ileride düzeltme yazışmaları hem vakit hem para kaybettirir. Bu yüzden dosya kazanıldığı gün, hüküm fıkrasının takibe aktarılacak kalemlerinin ayrı bir notta toplanması iyi bir alışkanlıktır.
Takibe Başlamadan Önce: Kesinleşme ve İcra Edilebilirlik

İcraya geçişin ilk eşiği, kararın icra edilebilir hale gelmesidir. Bir kararın hemen mi yoksa kesinleştikten sonra mı icraya konulabileceği, hükmün niteliğine ve kanunda öngörülen istisnalara bağlıdır. Bu yüzden her dosyada "bu karar şu anda icraya konulabilir mi" sorusunu ayrıca ve yazılı olarak cevaplamak gerekir. Kural olarak karar, kanun yolu süreleri geçip kesinleştiğinde alacaklı rahatça takibe geçer.
Kanun yolu süresi nasıl izlenir?
Kazanan taraf için de kanun yolu süresi önemlidir. Karşı taraf istinaf yoluna gittiyse dosya üst mahkemeye gider ve icra beklemeye alınabilir. HMK'da yazılı yargılamada istinaf süresi iki haftadır. Karar vekile elektronik tebligatla bildirilmişse tebliğ, tebligatın elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır (Tebligat K. m.7/a). Muhatap tebligatı açmamış olsa bile bu tarih değişmez; erken açmak süreyi öne çekmez, geç açmak ertelemez. Kesinleşme tarihini bu tebliğ tarihinden başlayarak hesaplamak, takibe ne zaman başlanabileceğini belirler.
Kesinleşme tarihinin kaydı
Kesinleşme tarihi, yalnızca mahkeme şerhinden öğrenilen bir bilgi olarak kalmamalı; dosya kartına açıkça işlenmelidir. Çünkü takip talebinin zamanlaması, faiz başlangıcının tartışmasız kurulması ve olası zamanaşımı hesabı bu tarihe yaslanır. Kesinleşme tarihini kayda geçmeyen bürolarda, aylar sonra "bu dosya ne zaman bitmişti" sorusuna cevap vermek için eski evrak yığınları taranır.
Kesinleşme beklenirken boş durmak da gerekmez. Bu dönemde borçlunun malvarlığı hakkında bilgi toplamak, daha önce haczedilebilir mal bulunup bulunmadığını not etmek ve müvekkille tahsil beklentisini konuşmak, kesinleşme anında hızlı hareket etmeyi sağlar. Hazırlığı yapılmış bir dosya, kesinleşme şerhi geldiği gün takibe çıkabilir.
Adım Adım İnfaz Aşaması Takibi

Takip düzeninin değeri, tahsil sürecini küçük ve ölçülebilir adımlara bölmesidir. Her adımın sahibi, hedef tarihi ve çıktısı olursa dosya kimsenin hafızasına bağlı kalmaz. Aşağıdaki sıralama, kazanılan bir hukuk dosyasında ilamlı icranın tipik akışını gösterir; her dosyanın kendi özelliklerine göre sıra ve içerik değişebilir.
- Kararı ve kesinleşmeyi doğrulayın. Hüküm fıkrasını, kesinleşme tarihini ve icra edilebilirliği dosya kartına yazın.
- Alacak kalemlerini hesaplayın. Asıl alacak, faiz, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerini hüküm fıkrasına göre ayrı satırlarda gösterin.
- Takip talebini hazırlayıp verin. Yetkili icra müdürlüğüne ilam ekli takip talebini sunun; verilme tarihini kayda alın.
- İcra emrinin tebliğini izleyin. Borçluya tebliğ tarihini öğrenin ve icra emrine karşı 7 günlük sürenin bitiş gününü hesaplayın.
- Sürenin sonucunu değerlendirin. Borçlu ödeme yaptı mı, başvuru yoluna gitti mi, hiçbir şey yapmadı mı; sonuca göre dosyayı sınıflandırın.
- Haciz ve mal araştırmasını yürütün. Haczedilebilir varlıkları belirleyip haciz taleplerini verin, sonuçları tarihleriyle işleyin.
- Satış ve tahsili izleyin. Paraya çevirme işlemlerini ve alacaklıya ödemeyi takip edin; kalan bakiyeyi yeniden hesaplayın.
Bu akışın en kritik noktası dördüncü adımdır. İcra emrinin tebliğ tarihi belli olmadan 7 günlük süre hesaplanamaz; süre hesaplanamadığında bir sonraki işlemin zamanı da bilinemez. Pratikte tebligat evrakının dosyaya geç girmesi, birçok dosyada haciz aşamasına geçişi haftalarca geciktirir. Tebliğ bilgisini icra müdürlüğünden düzenli sorgulamak ya da dosya üzerinden izlemek bu gecikmeyi azaltır.
Altıncı adımda "haciz talebi verildi" notu yeterli değildir. Talebin hangi mal varlığı için verildiği, sonucun ne olduğu ve sonucun hangi tarihte öğrenildiği yazılmalıdır. Aksi halde aynı mala ikinci kez talep verilir ya da sonuçsuz kalan bir araştırma aylarca fark edilmez. Sonuç alınamayan her araştırma, bir sonraki talep için gerekçe ve tarih olarak kayda geçmelidir.
İcra Emri Sonrası 7 Gün ve Süre Hesabı

İlamlı takipte icra emrine karşı 7 günlük süre, sürecin yönünü belirleyen ilk eşiktir. Bu süre içinde borçlu ya ödeme yapar ya da kanunun tanıdığı başvuru yollarına gider. Alacaklı açısından ise bu 7 günün sonunda dosyada neyin değiştiğini ölçmek ve haciz aşamasına geçişi hazırlamak gerekir. Sürenin ayrıntıları ve sık sorulan noktalar için icra emri süreleri aracına göz atabilirsiniz.
Gün olarak belirlenen sürelerde tebliğ günü sayılmaz; tebliğden sonraki gün birinci gün kabul edilir. Resmî tatiller ve hafta sonları süreye dahildir; yalnızca son günün hafta sonuna veya resmî tatile denk gelmesi halinde sürenin izleyen ilk iş günü mesai sonunda biteceği genel kuralı vardır. İcra süreleri bakımından bu sarkmanın nasıl uygulandığını ilgili mevzuattan doğrulamak ve sonucu dosyaya yazmak gerekir. Adli tatilde ise icra takip işlemlerinde süre uzaması yoktur; yani 20 Temmuz - 31 Ağustos arasına rastlayan icra süreleri tatil yüzünden ertelenmez.
Aşağıdaki tablo, kazanılan bir dosyada alacaklının izlemesi gereken başlıca aşamaları süre, başlangıç ve ilgili merci açısından özetler. Tablodaki süreler yalnızca bu yazıda kesin olarak ele alınanlarla sınırlıdır; diğer aşamaların süreleri için dosyanıza özgü mevzuat okunmalıdır.
| Aşama | Süre ve başlangıç | İlgili merci |
|---|---|---|
| Kanun yolu (yazılı yargılamada istinaf) | İki hafta; tebliğden itibaren | İlk derece mahkemesi, istinaf mahkemesi |
| İlamlı takip talebi | Kararın icra edilebilir olmasından sonra; zamanaşımı gözetilerek | Yetkili icra müdürlüğü |
| İcra emrine karşı süre | 7 gün; icra emrinin tebliğinden itibaren | İcra müdürlüğü, icra mahkemesi |
| Haciz ve satış | Borçlunun ödememesi halinde alacaklının hamlesiyle | İcra müdürlüğü |
| Zamanaşımı | 10 yıl; son işlemden itibaren (İİK m.39) | İcra müdürlüğü, icra mahkemesi |
Tabloyu bir dosyaya uygularken pratik bir kontrol daha yapın: elinizdeki tebliğ tarihi gerçekten icra emrinin tebliğ tarihi mi, yoksa ilamın veya başka bir evrakın tebliği mi? Karıştırılan tarihler, yanlış bitiş günü hesaplamasına ve gereksiz telaşa ya da kaçan fırsata yol açar. Tarihin kaynağını da yanına yazmak, ekipteki herkesin aynı belgeye bakmasını sağlar.
Taraflar ve Merciler: Kim Ne Yapıyor?

İlamlı icra sürecinde birden fazla merci ve taraf rol alır; kimin neyi yaptığını bilmek, doğru yere doğru zamanda başvurmayı sağlar. Alacaklı, takibi başlatan ve ilerleten taraftır; bu rolü çoğunlukla vekili aracılığıyla yürütür. Borçlu, icra emrinin muhatabıdır; ödeme yapma ya da başvuru yollarını kullanma hakkı onundur. İcra müdürlüğü ise takibin idari yürütücüsüdür: takip talebini işler, icra emrini düzenler, haciz ve satış işlemlerini yapar.
İcra mahkemesi, takip sırasında ortaya çıkan uyuşmazlıkları çözen yargı merciidir. Borçlunun icra emrine karşı başvuruları ve icra işlemlerine yönelik şikâyetler bu mahkemeye gider. Karar veren mahkeme ise kararın kaleminden kesinleşme şerhi ve ilgili belgelerin alınmasında devreye girer. Bu iki mahkemeyi karıştırmak, süreler açısından da hata üretir; çünkü her merciye yapılan başvurunun süresi ve usulü ayrı işler.
Büro içinde de sorumluluk dağılımı net olmalıdır. Takip talebini hazırlayan, evrak tebliğini izleyen, haciz taleplerini veren ve müvekkile bilgi aktaran kişiler ayrı olabilir. Ortak, avukat, sekreter ve stajyerin hangi adımdan sorumlu olduğunun yazılı olduğu bir dosya, kimsenin "bunu ben yapıyor sanıyordum" demesine imkân tanımaz. Özellikle sekreterin evrak girişinden, avukatın hukuki değerlendirmeden sorumlu olduğu bir iş bölümü, süre kaçırma riskini belirgin biçimde azaltır.
Müvekkil de sürecin tarafıdır. Tahsil beklentisi, borçlunun malvarlığı hakkındaki bilgileri ve yapılan ödemelerin bildirilmesi müvekkilden gelir. Borçlunun doğrudan müvekkile ödeme yapması, icra dosyasına yansıtılmazsa hesaplama hatalarına yol açar. Müvekkile, kendisine yapılan her ödemeyi büroya bildirmesi gerektiğini baştan açıkça söylemek dosya sağlığı için önemlidir.
Hukuki Dayanak ve Zamanaşımı

İlamlı icranın yasal çerçevesi İcra ve İflas Kanunu'nda yer alır. Bu yazıda yalnızca kesin bildiğimiz iki kurala dayanıyoruz: ilamlı takipte icra emrine karşı 7 günlük süre ve ilamlı takipte zamanaşımının son işlemden itibaren 10 yıl olması (İİK m.39). Bunların dışındaki ayrıntılar için dosyanızdaki ilamın niteliğine ve güncel mevzuata bakmak gerekir.
Zamanaşımı, tahsil takibinin en sessiz tehlikesidir. İlam alacağında zamanaşımı, ilamın icraya konulabilir hale geldiği veya son icra işleminin yapıldığı tarihten başlayarak işler ve on yıl sonunda dolar. "Son işlem" ifadesi önemlidir: takip sürecinde yapılan her geçerli icra işlemi, bu kural çerçevesinde değerlendirilir. Yıllarca sonuçsuz kalmış bir dosyada, son işlemin tarihini bilmeden hareket etmek, alacağı fark etmeden kaybetme riski taşır.
Bu nedenle uzun süre sonuç vermeyen dosyalar için "son işlem tarihi" alanı ayrıca tutulmalıdır. On yıl kâğıt üzerinde uzun görünür; ancak büro içinde dosya el değiştirdikçe, avukat ayrıldıkça ya da dosya arşive gönderildikçe bu tarih gözden kaybolur. Yılda bir kez bütün sonuçsuz ilamlı dosyaların son işlem tarihinin gözden geçirilmesi basit ve etkili bir güvencedir.
Elektronik tebligat kuralı da bu çerçeveye girer. UETS'e düşen tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır (Tebligat K. m.7/a). Avukatlar için elektronik tebligat adresi almak zorunludur ve UETS, PTT tarafından işletilir. İcra dosyasında vekile gelen bir evrakın süresi, bu tebliğ tarihinden başlar; okumak süreyi etkilemez.
Özel Durumlar ve İstisnalar

İlamlı icra her dosyada aynı çizgide ilerlemez. Hüküm fıkrasının niteliği, borçlunun tutumu ve malvarlığının durumu süreci değiştirir. Bu bölümde en sık karşılaşılan üç durumu ele alıyoruz; ayrıntılar için her zaman dosyaya özgü mevzuata dönmek gerekir.
Kısmi ödeme ve bakiye takibi
Borçlu bazen alacağın bir kısmını öder. Bu ödeme icra dosyasına yansıtıldığında bakiye değişir; faiz ve masraflar yeniden hesaplanır. Ödemenin hangi kaleme mahsup edildiği, bakiyenin ne kadar kaldığı ve ödemenin tarihi açıkça kayda geçmelidir. Kısmi ödeme takibi bitirmez; kalan bakiye için haciz ve satış aşamaları işlemeye devam eder. Mahsup edilen kalemlerin kaydı tutulmazsa ileride müvekkille hesap tartışması çıkar.
Borçlunun başvuru yolları
Borçlu icra emrine karşı süresi içinde başvuru yoluna giderse, sürecin akışı başvurunun niteliğine ve sonucuna göre değişir. Bu başvurular icra mahkemesinde incelenir; alacaklı, başvurunun reddi veya kabulüne göre hamlesini belirler. Bu aşamada duruşma ve cevap süreleri de devreye girer; dolayısıyla icra takibi ile dava takvimi aynı dosyada iç içe geçebilir. Her başvuru, kendi süre ve sorumlu alanlarıyla ayrı bir iş olarak izlenmelidir.
Adli tatil ve icra süreleri
Adli tatil her yıl 20 Temmuz - 31 Ağustos arasıdır ve hukukta süreler adli tatilde durmaz. Son günü tatile rastlayan sürelere tanınan bir haftalık uzama (HMK m.104), icra takip işlemlerinde geçerli değildir; icra takip işlemlerinde tatil nedeniyle uzama yoktur. Dolayısıyla temmuz ve ağustosta tebliğ edilen bir icra emri için 7 günlük süre, tatile aldırmadan işler. Bu dönem, bürolarda izin ve nöbet düzeni nedeniyle takip boşluğunun en çok oluştuğu aydır; tatil takvimini önceden dosya planına yansıtmak gerekir.
MÜHLET ile Kazanılan Dosyaların Takibi

Kazanılan dosyaların infaz aşamasında dağınıklığı azaltmak için MÜHLET, avukatlar için tasarlanmış, UETS entegrasyonlu ve yapay zekâ destekli bir süre takip ve tebligat yönetim platformudur. Her özellik, bu rehberde anlatılan bir derdin karşılığıdır.
Karar, icra emri veya vekile gelen herhangi bir evrak UETS'e düştüğünde, UETS entegrasyonu tarayıcı eklentisiyle avukatın kendi bilgisayarında, kendi oturumuyla tebligatı otomatik alır. Şifre MÜHLET'e verilmez ve sunucular UETS'e bağlanmaz. Böylece tebliğ tarihi dosyaya manuel girilmeden kaydolur ve yukarıda saydığımız "tarih nereden geldi" tartışması azalır.
Yapay zekâ tebligat analizi mahkemeyi, esas numarasını, tarafları ve tebligat türünü çıkarır; her çıktı bağımsız bir usul kuralı motoruyla doğrulanır ve düşük güvende avukat onayı istenir. Süre takibi ise süreleri Türk adli takvimine göre, adli tatil, resmî tatil ve hafta sonu düzeltmeleriyle hesaplar.
Hatırlatmalar, bildirim sistemi üzerinden son güne kadar kademeli olarak e-posta, SMS ve uygulama ya da tarayıcı bildirimiyle gelir. Takvim senkronizasyonu, iOS ve Android mobil uygulama, dava, müvekkil, duruşma ve görev yönetimi ile ortak, avukat, sekreter ve stajyer için rol bazlı yetki de platformun parçasıdır. Veriler Türkiye'de barındırılır ve KVKK'ya uygun işlenir. MÜHLET tebligat kredisiyle çalışır; ilk kullanımda ücretsiz deneme kredisi verilir. Koşullar için fiyatlar sayfasına bakabilirsiniz.
İnfaz Aşamasında Sık Yapılan Hatalar

Kazanılan dosyalarda tahsil kayıplarının büyük kısmı hukuki bilgi eksikliğinden değil, takip disiplini eksikliğinden doğar. Aşağıdaki liste, her büro için bir ön kontrol olarak kullanılabilir.
- ✓ Kesinleşme tarihi dosya kartına işlendi mi, yoksa yalnızca şerhte mi duruyor?
- ✓ Hüküm fıkrasındaki tüm alacak kalemleri takip talebine doğru taşındı mı?
- ✓ İcra emrinin tebliğ tarihi ve 7 günlük sürenin bitişi hesaplandı mı?
- ✓ Haciz taleplerinin sonucu ve tarihi dosyaya yazıldı mı?
- ✓ Müvekkile yapılan doğrudan ödemeler icra dosyasına bildirildi mi?
- ✓ Sonuçsuz dosyalarda son işlem tarihi yılda bir kez gözden geçiriliyor mu?
En sık yapılan ilk hata, tarihlerin ayrıştırılmamasıdır. Karar tarihi, kesinleşme tarihi, tebliğ tarihi ve takip talebi tarihi aynı hücreye yazıldığında hangisinin neye ait olduğu belirsizleşir. Her tarihin kendi alanı, kendi kaynağı ve kendi sorumlusu olmalıdır.
İkinci hata, haciz sonucu alınamayan dosyayı "kapandı" saymaktır. Haczedilebilir mal bulunamaması, alacağın sona erdiği anlamına gelmez; borçlunun durumu zamanla değişebilir. Bu dosyalar, belirli aralıklarla mal araştırmasının tekrarlanması için hatırlatma tarihleriyle takipte tutulmalıdır; yeni bir araştırmanın ne zaman yapılacağı da kayda geçmelidir.
Üçüncü hata, süre hesabını elle ve tek kişiye bağlı yapmaktır. Elle hesaplanan bir tarihte hafta sonu, resmî tatil ya da adli tatil kuralının atlanması kolaydır. Süre hesabı için hukuki süre hesaplama aracını ve diğer ücretsiz hesaplama araçlarını ikinci bir kontrol olarak kullanabilirsiniz.
Dördüncü hata ise müvekkil iletişimidir. Müvekkile haftalarca bilgi verilmediğinde, müvekkil ya borçluyla doğrudan görüşmeye başlar ya da dosyanın ilgisiz kaldığını düşünür. Her önemli aşamadan sonra kısa bir bilgi notu göndermek, hem güveni korur hem de bilgi akışını düzenli tutar.
Dosya takip notu (örnek): Karar kesinleşme tarihi: ... / Takip talebi verildi: ... / İcra emri tebliğ tarihi: ... / 7 günlük sürenin son günü: ... / Sonraki işlem: haciz talebi, sorumlu: ... / Son işlem tarihi (zamanaşımı için): ...
Sık Sorulan Sorular
Kazanılan davada alacağı tahsil etmek için ne yapmam gerekir?
Karar icra edilebilir hale geldiğinde yetkili icra müdürlüğüne ilam ekli bir takip talebi vermeniz gerekir. Ardından borçluya icra emri gönderilir; borçlu ödemezse haciz ve satış aşamasına geçilir.
İlamlı takipte icra emrine karşı süre kaç gündür?
İlamlı takipte icra emrine karşı süre 7 gündür. Süre, icra emrinin borçluya tebliğinden itibaren işler ve gün olarak belirlenen sürelerde tebliğ günü sayılmaz.
İlamlı takipte zamanaşımı ne kadardır?
İlamlı takipte zamanaşımı son işlemden itibaren 10 yıldır (İİK m.39). Bu nedenle uzun süre sonuçsuz kalan dosyalarda son işlem tarihinin kayıtlı olması gerekir.
Adli tatilde icra emrine karşı süre uzar mı?
Hayır. Adli tatil 20 Temmuz - 31 Ağustos arasıdır ve icra takip işlemlerinde tatil nedeniyle süre uzaması yoktur. Temmuz ve ağustosta tebliğ edilen icra emri için 7 günlük süre aynen işler.
Elektronik tebligatı okumazsam süre başlar mı?
Evet. Elektronik tebligat, elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır (Tebligat K. m.7/a). Okumak veya açmak bu tarihi değiştirmez; erken açmak süreyi öne çekmez, geç açmak ertelemez.
MÜHLET icra dosyasının sürelerini takip etmeme nasıl yardımcı olur?
MÜHLET, UETS'e düşen e-tebligatları tarayıcı eklentisiyle alır, yapay zekâ ile analiz eder ve süreleri Türk adli takvimine göre hesaplar. Son güne kadar e-posta, SMS ve uygulama ya da tarayıcı bildirimiyle hatırlatır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için hukuki değerlendirme gerekir.
- #infaz asamasi takibi
- #ilamli icra
- #icra emri suresi
- #alacak tahsili
- #dosya takibi
MÜHLET
Avukatlar için süre yönetimi ve elektronik tebligat alanında uygulamaya dönük içerikler üreten MÜHLET ekibi.


