Mühlet mobil uygulama simgesi

Mühlet mobil uygulaması

Süre ve tebligatlarınız telefonunuzda

Aç
Mühlet amblemi: terazi ve saatMühlet logosu
Adalet terazisi, hâkim tokmağı ve kanun kitapları
Rehber

İnsan Onayı Prensibi: AI Destekli Karar Akışı

İnsan onayı prensibi, AI destekli karar akışında yapay zekânın önerisini avukatın onayına bağlar. Süre ve tebligatta nasıl uygulanacağını anlatıyoruz.

MÜHLET · 4 Ekim 2026 · 14 dk okuma

İnsan Onayı Prensibi: AI Destekli Karar Akışı
İçindekiler

İnsan onayı prensibi, yapay zekânın ürettiği hiçbir sonucun avukatın bilgisi ve onayı olmadan hukuki işleme dönüşmemesi kuralıdır. AI destekli karar akışında yapay zekâ okur, ayıklar, hesaplar ve önerir; kararı ise sorumluluğu taşıyan meslek mensubu verir. Süre ve tebligat takibinde bu, otomasyonun hızını korurken tek bir yanlış okumanın hak kaybına dönüşmesini engeller. Doğru kurulduğunda prensip yavaşlatmaz; yalnızca hatanın bedelinin yüksek olduğu noktalara bir kontrol anı yerleştirir.

İnsan Onayı Prensibi Nedir ve Neden Önemlidir?

Belge kartlarının üzerinden geçtiği tek bir inceleme kapısı illüstrasyonu

İnsan onayı prensibi, yazılım dünyasında "human in the loop" olarak bilinen yaklaşımın hukuk bürosuna uyarlanmış hâlidir. Mantığı basittir: makine işin ağır kısmını yapar, insan ise sonucu görür, değerlendirir ve sorumluluk alacağı noktada onay verir. Onay verilmeden bir sonuç dosyaya, takvime veya müvekkile giden bir bilgiye dönüşmez. Bu yaklaşım yapay zekâya güvensizlikten değil, mesleğin doğasından doğar. Avukatlık hizmetinde hata payı çok düşüktür, çünkü bir süre kaçırıldığında geri dönüşü çoğu zaman yoktur.

Örneğin Ankara'da icra ağırlıklı çalışan bir avukat düşünelim. Sabah UETS kutusuna sekiz yeni e-tebligat düşmüş. Elle okumak yaklaşık yarım saatini alacak; yapay zekâ ise aynı belgeleri dakikalar içinde okuyup mahkemeyi, esas numarasını, tebligat türünü ve olası süreyi çıkarabiliyor. Avukat bu çıktıyı hiç incelemeden takvime işlerse hızlanmış olur ama risk de tamamen ona geçmiş olur. Çıktıyı incelemeyi öğrendiği bir akış kurarsa, yine dakikalar içinde sonuca ulaşır ve karar kendisinde kalır.

Prensibin önemi, hukuki sürelerin kesinliğinden gelir. Bir süre, yanlış hesaplandığında "neredeyse doğru" olmaz; ya zamanında yapılmış ya da kaçırılmış bir işlem vardır. Yapay zekâ modelleri ise doğası gereği olasılık üretir. Çoğu zaman doğru sonuç verirler, ancak nadir hatalarını önceden bilmek mümkün değildir. İşte insan onayı, bu nadir hatanın dosyaya ulaşmadan yakalandığı katmandır.

Bu rehberde prensibin nasıl çalıştığını, büroda adım adım nasıl uygulanacağını, hangi kararların onay gerektirdiğini ve en sık yapılan hataları ele alıyoruz. Önce kuralın mantığına, ardından uygulamaya geçelim.

Yapay Zekâ Çıktısı Neden Tek Başına Yeterli Değil?

Makinenin ürettiği sonuç kartının büyüteçle incelenmesi illüstrasyonu

Bir önceki bölümde prensibin ne olduğunu gördük. Şimdi asıl soruya gelelim: yapay zekâ bu kadar yetkinse neden her şeyi ona bırakmıyoruz? Cevap üç başlıkta toplanır: belirsizlik, bağlam ve sorumluluk.

Belirsizlik: Taranmış ve eksik belgeler

Tebligat ekleri her zaman temiz bir metin değildir. Bazı belgeler taranmış görüntüdür, bazı ekler eksik sayfalıdır, bazı kararlar alışılmadık bir düzenle yazılmıştır. Yapay zekâ bu durumda bile bir sonuç üretir; sorun, sonucun ne kadar sağlam olduğunu her zaman söyleyememesidir. Güven düzeyi düşük bir çıktı ile yüksek güvenli bir çıktı ekranda aynı görünebilir. Bu nedenle sistemin kendi güvenini ölçmesi ve düşük güvende insana dönmesi gerekir.

Bağlam: Dosyanın bilinmeyenleri

Yapay zekâ belgeyi görür ama dosyayı bilmez. Aynı mahkemeden gelen iki tebligat, müvekkilin durumuna göre bambaşka sonuçlar doğurabilir. Taraflar arasında daha önce yapılmış bir anlaşma, bir önceki işlemle çakışan bir süre veya müvekkilin telefonda verdiği son talimat belgenin içinde yer almaz. Bu bilgiler yalnızca avukatın zihninde ve dosyasındadır. Onay anı, bu bağlamın karara katıldığı andır.

Sorumluluk: Kararın sahibi

Mesleki sorumluluk devredilemez. Müvekkil, süresi kaçan bir işlem için "yazılım öyle hesapladı" gerekçesini kabul etmez; meslek kuralları da kabul etmez. Dolayısıyla sorumluluğu taşıyan kişinin, sonucu görme ve değiştirme imkânına sahip olması şarttır. Sadece sonuçtan haberdar edilmek onay sayılmaz; onay, bilgiyi görüp bilinçli olarak kabul etme işlemidir.

Bu üç gerekçe birlikte okunduğunda ortaya net bir tablo çıkar: yapay zekâ güçlü bir yardımcıdır, ancak karar mercii değildir. Şimdi bu ilkenin karar akışında hangi katmanlara dönüştüğüne bakalım.

AI Destekli Karar Akışının Katmanları

Üç katmanlı karar akışını gösteren birbirine bağlı platformlar

İyi tasarlanmış bir karar akışı tek bir adımdan oluşmaz. Her katman, bir öncekinin açığını kapatmak için vardır. Hukuk bürosunda uygulanabilir akışı üç katmanda özetlemek mümkündür: öneri, bağımsız doğrulama ve insan onayı.

İlk katman öneridir. Yapay zekâ belgeyi okur, mahkemeyi, esas numarasını, tarafları ve tebligat türünü çıkarır, olası süreyi önerir. Bu katman hızlıdır ve işin en yorucu kısmını üstlenir. Ancak çıktısı "öneri" etiketiyle kalır; henüz hiçbir sonuç bağlayıcı değildir.

İkinci katman bağımsız doğrulamadır. Burada önemli olan kelime "bağımsız"dır. Aynı yapay zekâ kendi çıktısını yeniden kontrol ederse aynı hatayı tekrarlayabilir. Bu yüzden süre hesabı gibi kesin kurallara bağlı konularda, çıktıyı yapay zekâdan bağımsız çalışan bir kural motoruyla karşılaştırmak daha sağlamdır. İki sonuç uyuşuyorsa güven artar; uyuşmuyorsa akış durur ve konu insana yönlendirilir.

Üçüncü katman insan onayıdır. Avukat veya yetkili büro çalışanı, önerilen sonucu kaynak belgeyle yan yana görür ve onaylar, düzeltir ya da reddeder. Onaylanan sonuç takvime işlenir ve hatırlatma zinciri başlar. Düzeltilen sonuç, düzeltmeyi yapan kişinin adıyla kayda geçer.

Aşağıdaki tablo, süre ve tebligat akışında bu katmanların hangi işi yaptığını özetler.

KatmanKim yapar?Ne üretir?Hata durumunda
ÖneriYapay zekâMahkeme, esas no, tebligat türü, olası süreDüşük güven işaretlenir
Bağımsız doğrulamaUsul kuralı motoruAynı sürenin kural tabanlı hesabıUyuşmazlık insana yönlendirilir
İnsan onayıAvukat veya yetkili çalışanOnaylı süre ve son günDüzeltme kayda geçer
HatırlatmaSistemKademeli uyarılarOnaysız kayıt hatırlatma başlatmaz, bekleyen iş olarak görünür

Tabloda dikkat çeken nokta, onayın akışın ortasında değil, sonuçların bağlayıcı hâle geldiği eşikte durmasıdır. Katmanların işleyişini gördük; şimdi bunu büroda adım adım nasıl uygulayabileceğinize geçelim.

Süre ve Tebligat Akışında Adım Adım Uygulama

Gelen kutusundan takvim bloğuna uzanan adım adım ilerleyen yol

Prensip yalnızca bir ilke olarak kaldığında işe yaramaz; günlük rutine yerleşmesi gerekir. Bir tebligat büroya ulaştığında izlenecek akış, kimin neyi, ne zaman yaptığının net olduğu bir sıra izlemelidir. Aşağıdaki adımlar, UETS'ten gelen bir e-tebligat için örnek bir iş akışıdır.

  1. Tebligatı alın. E-tebligat UETS adresine ulaştığında kaydı oluşturun; ulaşma tarihini not edin, çünkü tebliğ tarihi bu tarihe göre belirlenir.
  2. Yapay zekâ önerisini görün. Mahkeme, esas numarası, taraflar, tebligat türü ve önerilen süre ekranda öneri olarak belirsin.
  3. Kaynak belgeyle karşılaştırın. Önerilen bilgileri ilgili belgenin kendisiyle yan yana okuyun; özellikle karar türünü ve hüküm kısmını kontrol edin.
  4. Bağımsız hesabı kontrol edin. Kural motorunun hesabıyla yapay zekâ önerisi uyuşuyor mu bakın; uyuşmazlık varsa son günü kendiniz hesaplayın.
  5. Onaylayın veya düzeltin. Sonuç doğruysa onaylayın; değilse düzeltip gerekçesini kayda geçirin.
  6. Hatırlatmayı doğrulayın. Onaylanan son günün takvime ve uyarı zincirine işlendiğini teyit edin.

Bu altı adım ilk bakışta uzun görünebilir, ancak pratikte onay adımları dakikalar sürer. Uzun süren kısım, belgeyi anlamaktır; zaten bunu avukat her koşulda yapmak zorundadır. Fark şudur: artık sıfırdan okumak yerine, hazır çıkarılmış bir özeti kaynakla karşılaştırır.

Hesabın kendisine gelince, e-tebligatta tebliğ tarihinin belirlenmesi kritik bir ayrıntıdır. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır. Okumuş olmanız veya olmamanız süre başlangıcını değiştirmez; erken açmak süreyi öne çekmez, geç açmak ertelemez. Onay anında bu noktanın doğru yansıtıldığını görmek, çoğu hatanın önüne geçer.

Süreyi kendi başınıza da teyit etmek isterseniz, ücretsiz hukuki süre hesaplama aracını ikinci bir kontrol olarak kullanabilirsiniz.

💡Onay ekranında önce kaynak belgeye, sonra yapay zekâ özetine bakın; sırayı tersine çevirmek özetin görüşünüzü yönlendirmesine yol açar.

Hangi Kararlar Onay Gerektirir?

Kartların hızlı şeride ve inceleme şeridine ayrıldığı sıralama istasyonu

Her işlem için aynı düzeyde dikkat göstermek hem verimsiz hem de sürdürülemezdir. Prensibin sağlıklı çalışması için hangi kararların hangi düzeyde onay gerektirdiğini baştan belirlemek gerekir. Ölçüt basittir: hatanın geri döndürülebilirliği ve sonucunun ağırlığı.

Geri döndürülemez veya ağır sonuç doğuran kararlar, her zaman açık onay ister. Süre başlangıcı ve son gün hesabı bu gruptadır, çünkü kaçırılan bir süre telafi edilemeyebilir. Müvekkile giden bilgilendirme ve dosya ile ilgili kesin bir tarihin takvime işlenmesi de aynı kategoriye girer. Bu işlemlerde sistemin tek başına ilerlemesine izin verilmemelidir.

Düşük riskli ve kolayca düzeltilebilen işlemler ise daha hafif bir denetimle yürüyebilir. Bir belgenin gelen kutusunda doğru klasöre yerleşmesi, taraf adlarının listelenmesi veya bir tebligatın "yeni" olarak işaretlenmesi gibi adımlar, sonradan fark edilip düzeltildiğinde zarar vermez. Bunlar için her seferinde ayrı onay istemek, onay yorgunluğu yaratır; avukat her şeye tıklamaya alışır ve gerçekten önemli olanı da düşünmeden geçer.

Ayrım yaparken pratik bir sınama kullanılabilir: "Bu sonuç yanlışsa ve ben fark etmezsem, bir hak kaybı veya geri alınamaz bir işlem doğar mı?" Cevap evetse onay zorunludur. Cevap hayırsa otomasyon, kayda geçen bir iz bırakarak ilerleyebilir.

Kontrol listesi olarak aşağıdaki durumlarda onayı atlamamanızı öneririz.

  • ✓ Süre başlangıç tarihinin ve son günün ilk kez belirlenmesi
  • ✓ Yapay zekâ güveninin düşük olarak işaretlendiği her çıktı
  • ✓ Kural motoru ile yapay zekâ sonucunun uyuşmadığı durumlar
  • ✓ Adli tatile veya resmî tatile denk gelen son günler
  • ✓ Müvekkile iletilecek süre ve işlem bilgileri

Bu listedeki her madde, bir önceki bölümdeki risk ölçütüyle uyumludur. Kararların kime düştüğünü ise büro içi rol dağılımı belirler; sıradaki konu bu.

Büroda Rol ve Sorumluluk Dağılımı

Ofis koridorundaki dört ayrı kapıyı açan dört farklı anahtar illüstrasyonu

İnsan onayı, "bir insanın bir yerde bir şeye tıklaması" demek değildir. Onayı kimin verdiği en az onay kadar önemlidir. Küçük bir büroda her işi avukat yapabilir; ancak büro büyüdükçe işlerin ortak, avukat, sekreter ve stajyer arasında paylaşıldığı bir düzen kaçınılmaz olur. Bu düzende yetkiler net değilse, onay ya hiç verilmez ya da yanlış kişi tarafından verilir.

Sağlıklı bir dağılımda sekreter ve stajyer, tebligatın alınması, kaydı ve ön kontrol gibi hazırlık işlerini yapabilir. Önerilen sürenin kaynak belgeyle karşılaştırılması da bu aşamada yapılabilir. Ancak süreyi bağlayıcı hâle getiren son onay, dosyanın sorumlu avukatında kalmalıdır. Ortaklar ise büro genelindeki kuralı belirler: hangi işlemin hangi rolün onayına bağlı olduğu, onay beklerken bir işin ne kadar süre açık kalabileceği ve itiraz hâlinde kimin karar vereceği.

Bu yapının bir diğer faydası izlenebilirliktir. Bir süre hakkında sonradan soru sorulduğunda, kimin ne zaman hangi çıktıyı onayladığı ve neyi değiştirdiği net olmalıdır. Kayıt yoksa sorumluluk bulanıklaşır; kayıt varsa hem büro içi öğrenme hem de olası bir uyuşmazlıkta durumu açıklama imkânı doğar.

Rol bazlı yetki için iki uç da sakıncalıdır. Herkesin her şeyi onaylayabildiği bir sistem, prensibi kâğıt üzerinde bırakır. Her şeyin tek kişiye bağlandığı bir sistem ise o kişi izindeyken tüm akışı durdurur. Bu yüzden vekil atama, yani sorumlu avukat yokken onay yetkisinin kime geçeceğinin önceden belirlenmesi önemlidir. Tatil dönemleri, duruşma yoğunluğu ve hastalık gibi durumlar için yedek onaylayıcı tanımlamak, süre riskini azaltan en ucuz önlemlerden biridir.

Büro içi onay notu örneği: "Tebligat kaydı sekreter tarafından açılır; yapay zekâ önerisi ve kural motoru sonucu karşılaştırılır; son gün onayı dosya sorumlusu avukat tarafından verilir; avukat izinliyse yedek onaylayıcı yetkilidir; her düzeltme gerekçesiyle kayda geçer."

Hukuki Çerçeve: Süre Hesabında Neden Kesinlik Aranır?

Takvim bloğu ve kanun kitapları yığınının yanında duran terazi

İnsan onayının neden bu kadar vurgulandığını anlamak için, süre hesabını belirleyen kuralların niteliğine bakmak gerekir. Bu kurallar yoruma açık değil; tarih ve sayıya bağlıdır. Bir günlük fark, sonucun tamamen değişmesi demektir.

Elektronik tebligat, Tebligat Kanunu m.7/a uyarınca muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır. Tebliğ için muhatabın onay vermesi gerekmez ve belgeyi okuması süre başlangıcını değiştirmez. UETS, PTT tarafından işletilen sistemdir ve avukatlar için elektronik tebligat adresi almak zorunludur. Dolayısıyla bir avukatın "tebligatı açmadım" demesi, sürenin başlamadığı anlamına gelmez.

Gün olarak belirlenen sürelerde tebliğ günü sayılmaz; hafta, ay ve yıl sürelerinde ise süre, başladığı güne karşılık gelen günde sona erer (HMK m.92). Resmî tatiller süreye dahildir. Yalnızca son gün hafta sonuna veya resmî tatile denk geliyorsa süre, izleyen ilk iş günü mesai bitiminde sona erer (HMK m.93). Arife günleri yarım gündür, fakat süreyi uzatmaz. Örneğin yazılı yargılamada cevap dilekçesi süresi iki haftadır ve istinaf süresi de iki haftadır; bu sürelerin başlangıcının doğru belirlenmesi, yukarıdaki kurallara bağlıdır.

⚠️
Okundu işareti süreyi değiştirmez. Tebligatı erken açmak süreyi öne çekmez, geç açmak ertelemez; süre, ulaşma tarihini izleyen beşinci günün sonuna göre işler.

Bu kurallar "makine bunu bilir" denilerek geçilecek ayrıntılar değildir. Çünkü yapay zekâ, metni anlamada güçlüdür ama tarih aritmetiğinde istikrarlı olmayabilir. Bu yüzden iyi kurulmuş bir akışta süre, bağımsız bir kural motoruyla hesaplanır ve yapay zekânın önerisi yalnızca karşılaştırma için kullanılır. İnsan onayı da bu iki hesabın üzerinde, en son güvence olarak durur. Hukuki çerçevenin kesinliği, onayın neden formalite olmadığını açıkça gösterir.

Özel Durumlar ve İstisnalar

Yaz dönemi vurgulu takvim bloğu ve yolu uzatan köprü illüstrasyonu

Standart akış çoğu tebligat için yeterlidir; ancak bazı durumlar özel dikkat ister. Bu durumlar tam da insan onayının en çok değer kattığı yerlerdir, çünkü kural motorları ve yapay zekâ modelleri istisnalarda şaşırabilir.

Adli tatil

Adli tatil her yıl 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasındadır. Hukukta süreler adli tatilde durmaz; son günü tatile rastlayan süre ise tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar (HMK m.104), bu da 7 Eylül'e karşılık gelir. İdari yargıda bu uzama 7 gündür (İYUK m.8/3), tutuksuz ceza işlerinde ise 3 gündür (CMK m.331). İcra takip işlemlerinde ve tutuklu işlerde ise böyle bir uzama yoktur. Bu fark, onay ekranında özellikle kontrol edilmesi gereken bir noktadır; çünkü yanlış uygulanan bir adli tatil kuralı, süreyi günlerce kaydırabilir.

Hafta sonu ve resmî tatile denk gelen son gün

Son günün hafta sonuna veya resmî tatile rastlaması hâlinde süre izleyen ilk iş günü sona erer. Yapay zekâ önerisinde bu düzeltme uygulanmış mı, uygulanmışsa doğru takvime göre mi yapılmış, onay anında bakılmalıdır. Arife yarım gün olsa da süreyi uzatmaz; bu ayrıntı sık karıştırılır.

Düşük güvenli ve çelişkili çıktılar

Belge okunaksızsa, birden fazla işlem içeriyorsa veya yapay zekâ ile kural motoru farklı sonuç veriyorsa, çıktı otomatik ilerlememeli; açık bir inceleme kuyruğuna düşmelidir. Burada amaç, belirsizliği gizlemek değil görünür kılmaktır. Avukat, "bu kayıt bekliyor" bilgisini gördüğünde belgeyi kendi gözüyle okur ve gerekirse süreyi elle belirler.

Bu istisnalara ek olarak, ceza yargılamasında zamanaşımı gibi konular da çoğu zaman yapay zekâya bırakılmamalıdır. Örneğin dava zamanaşımı, suç tarihinden işler (TCK m.66/6), davanın açıldığı tarihten değil; böyle ince bir ayrımda hatalı bir öneri ciddi sonuç doğurabilir. Emin olmadığınız her noktada ilgili usul kanunundaki süreyi doğrudan kontrol etmek en güvenli yoldur.

MÜHLET'te İnsan Onayı Nasıl İşler?

Telefon, masaüstü ve onaylı takvimin birbirine bağlandığı illüstrasyon

Bu rehberde anlatılan akış, MÜHLET platformunun tasarım mantığıyla örtüşür. MÜHLET, avukatlar için UETS entegrasyonlu, yapay zekâ destekli süre takip ve tebligat yönetim platformudur ve her özelliği belirli bir derde karşılık gelir.

Tebligatları elle takip etme derdi için MÜHLET, UETS'e düşen e-tebligatları tarayıcı eklentisiyle, avukatın kendi bilgisayarında ve kendi oturumuyla otomatik alır. Şifre MÜHLET'e verilmez, sunucular UETS'e bağlanmaz. Detayları UETS entegrasyonu sayfasında bulabilirsiniz.

Belgeleri tek tek okuma derdi için yapay zekâ tebligatı analiz eder; mahkemeyi, esas numarasını, tarafları ve tebligat türünü çıkarır. Her çıktı bağımsız bir usul kuralı motoruyla doğrulanır ve güven düşükse avukattan onay istenir. Bu, bu yazıdaki üç katmanlı akışın doğrudan karşılığıdır; ayrıntılar AI tebligat analizi sayfasındadır.

Takvim hesabındaki hata derdi için süreler Türk adli takvimine göre, adli tatil, resmî tatil ve hafta sonu düzeltmeleriyle hesaplanır (süre takibi). Süreyi kaçırma derdi için son güne kadar kademeli olarak e-posta, SMS ve uygulama veya tarayıcı bildirimiyle hatırlatma yapılır (bildirim sistemi).

Büro içi düzen için rol bazlı yetki (ortak, avukat, sekreter, stajyer), dava, müvekkil, duruşma ve görev yönetimi, takvim senkronizasyonu ve iOS ile Android mobil uygulama sunulur. Veriler Türkiye'de barındırılır ve KVKK uyumlu çalışılır. Platform tebligat kredisiyle çalışır; ilk kullanımda ücretsiz deneme kredisi verilir. Kullanım koşulları için fiyatlar sayfasına bakabilirsiniz.

ℹ️
Karar sizde kalır. Yapay zekâ ve kural motoru öneri üretir; süreyi bağlayıcı hâle getiren, sizin onayınızdır.

İnsan Onayı Uygulamasında Sık Yapılan Hatalar

Bant hızında damgalanan hatalı bir kart ve yanıp sönen uyarı ışığı

Prensibi benimseyen bürolar bile uygulamada bazı tuzaklara düşer. Bunları önceden bilmek, onay mekanizmasını gerçekten işleyen bir güvenceye dönüştürür.

İlk ve en yaygın hata, onayın refleks hâline gelmesidir. Her gün onlarca kayıt onaylayan bir kullanıcı, bir süre sonra içeriğe bakmadan "onayla" düğmesine basmaya başlar. Bunun çaresi onay sayısını azaltmak değil, onayı anlamlı yerlerde istemektir: yüksek riskli kararlar için zorunlu, düşük riskli işlemler için hafif denetim. Onay yorgunluğunu önlemenin bir diğer yolu, kaynak belgeyi ve öneriyi aynı ekranda sunmaktır; böylece karşılaştırma ek çaba gerektirmez.

İkinci hata, yapay zekâya fazla güvenmektir. Çıktı birkaç kez doğru çıktığında, kontrol alışkanlığı zayıflar. Oysa hata oranı düşük olsa da sıfır değildir ve hatalar çoğu zaman en kötü zamanda ortaya çıkar. Düzenli aralıklarla rastgele örnekleri baştan kontrol etmek, bu alışkanlığı canlı tutar.

Üçüncü hata, onayın kaydını tutmamaktır. Kimin, neyi, ne zaman onayladığı bilinmiyorsa, bir sorun çıktığında ders almak da sorumluluğu belirlemek de zorlaşır. Dördüncü hata ise yedek onaylayıcı belirlememektir; sorumlu avukat izindeyken kayıtlar birikir ve süreler tehlikeye girer. Beşinci hata, ücretsiz araçlarla yapılan ikinci kontrolü ihmal etmektir; hukuki hesaplama araçlarıyla yapılan hızlı bir teyit, çoğu hatayı yakalar.

✅
İyi uygulama. Onay ekranında kaynak belge, öneri ve bağımsız hesap yan yana görünüyorsa kontrol hem hızlı hem güvenilir olur.

Bu hataların ortak noktası, onayın bir formaliteye indirgenmesidir. Prensip, ancak her onayın gerçek bir değerlendirme olması hâlinde korunur. Aşağıda, sık merak edilen konuları soru cevap biçiminde topladık.

Sık Sorulan Sorular

İnsan onayı prensibi süreci yavaşlatır mı?

Doğru kurulduğunda hayır. Yapay zekâ okuma ve ön hesap işini üstlendiği için avukata yalnızca karşılaştırma ve onay kalır. Yavaşlama, onayın her küçük işlem için istenmesi hâlinde ortaya çıkar; bu nedenle onay yalnızca süre başlangıcı, son gün ve düşük güvenli çıktılar gibi riskli kararlarda zorunlu tutulmalıdır.

Yapay zekâ süreyi doğru hesaplasa bile onay gerekir mi?

Evet. Süre kaçırmanın bedeli ağırdır ve sorumluluk devredilemez. Yapay zekânın önerisinin doğru olduğunu görmek de onayın bir parçasıdır. Ayrıca sürenin bağımsız bir kural motoruyla doğrulanması ve çelişki durumunda insana yönlendirilmesi, güvenliği artırır.

E-tebligatı açmazsam süre başlamaz mı?

Başlar. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır (Tebligat K. m.7/a). Muhatabın onay vermesi gerekmez; açmak veya açmamak süre başlangıcını değiştirmez. Bu yüzden tebligatların düzenli takip edilmesi gerekir.

Onayı sekreter veya stajyer verebilir mi?

Hazırlık işlerini yapabilirler; ancak süreyi bağlayıcı hâle getiren son onayın dosya sorumlusu avukatta kalması önerilir. Büro içinde hangi rolün neyi onaylayabileceği önceden yazılı olarak belirlenmeli, avukat yokken yetkinin kime geçeceği de tanımlanmalıdır.

Adli tatilde süreler durur mu?

Hukukta süreler adli tatilde durmaz. Son günü tatile rastlayan süre, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar (HMK m.104). İdari yargıda bu uzama 7 gün, tutuksuz ceza işlerinde 3 gündür. İcra takip işlemlerinde ve tutuklu işlerde uzama yoktur.

MÜHLET'te yapay zekâ çıktısı onaysız kesinleşir mi?

Hayır. Yapay zekâ tebligatı analiz eder, çıktı bağımsız bir usul kuralı motoruyla doğrulanır ve güven düşükse avukattan onay istenir. Süreyi bağlayıcı hâle getiren karar avukatın elinde kalır; hatırlatmalar da onaylanan son güne göre işler.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için hukuki değerlendirme gerekir.

  • #insan onayi prensibi
  • #ai destekli karar akisi
  • #hukuk burosu yapay zeka
  • #sure takibi
  • #e tebligat
M

MÜHLET

Avukatlar için süre yönetimi ve elektronik tebligat alanında uygulamaya dönük içerikler üreten MÜHLET ekibi.