
Karar Takibi: Kesinleşme Sürecinin İzlenmesi
Karar takibi nasıl yapılır? İstinaf ve temyiz sürelerini, kesinleşme şerhini ve tüm tarafların sürelerini adım adım izlemeyi bu rehberde öğrenin.

İçindekiler
- Kesinleşme Neden Ayrı Bir Takip Konusu?
- Kesinleşmenin İşleyişi: Hangi Süre Ne Zaman Başlar?
- Süre Hesabı: Tebliğ Tarihinden Son Güne
- Adım Adım Karar Takibi Nasıl Yapılır?
- Tüm Taraflar ve Kesinleşme Şerhi
- Hukuki Dayanak: Bilinmesi Gereken Temel Hükümler
- Özel Durumlar ve İstisnalar
- MÜHLET ile Karar Takibini Otomatikleştirmek
- Karar Takibinde Sık Yapılan Hatalar
- Sık Sorulan Sorular
Karar takibi, mahkemenin verdiği kararın tebliğ edildiği andan itibaren kesinleşip kesinleşmediğini düzenli biçimde izlemektir. HMK'da istinaf süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m.345); istinaf kararına karşı temyiz süresi de iki haftadır (HMK m.361). Karar, kanun yoluna başvurulmadan tüm tarafların süreleri dolduğunda kesinleşir ve kesinleşme şerhi ancak o zaman talep edilebilir. Bu yüzden her taraf için tebliğ tarihini kaydetmek, son günü doğru hesaplamak ve takvime işlemek gerekir.
Kesinleşme Neden Ayrı Bir Takip Konusu?

Bir davanın kazanıldığını öğrenmek, dosyanın kapandığı anlamına gelmez. Hüküm verildiği gün müvekkile "davayı kazandık" demek kolaydır; asıl soru, kararın ne zaman kesin hâle geleceğidir. Karar kesinleşmeden icraya konulması, tapuya veya sicile işlenmesi ya da müvekkilin lehine sonuç doğurması çoğu durumda mümkün değildir. Kesinleşmenin ne zaman gerçekleştiğini bilmeyen büro, hem müvekkile yanlış bilgi verme hem de kendi hakkını geç kullanma riskiyle karşı karşıya kalır.
Kesinleşme takibinin iki yüzü vardır. Birincisi savunma yüzüdür: karar aleyhinize çıktıysa kanun yoluna başvuru süresini kaçırmamanız gerekir. İkincisi kazanım yüzüdür: karar lehinize çıktıysa karşı tarafın süresini beklemeniz, süre başvurusuz dolarsa kesinleşme şerhini almanız ve kararın sonuçlarını işletmeniz gerekir. İki yüzde de ortak ihtiyaç aynıdır: doğru tebliğ tarihi ve doğru son gün.
Örneğin Ankara'da icra ağırlıklı çalışan bir avukat düşünelim. Büro aynı hafta içinde farklı mahkemelerden üç karar alıyor. Birinin tebliği adresten, ikincisinin tebliği elektronik tebligatla, üçüncüsünün tebliği ise duruşmada tefhimle ilgili bir yazışmanın ardından gerçekleşiyor. Her dosyada başlangıç tarihi farklı, taraf sayısı farklı, ilgili süre farklı. Bu karmaşıklığı hafızayla yönetmek mümkün değildir; yazılı ve görünür bir takip düzeni gerekir.
Bu yazıda önce kesinleşmenin nasıl işlediğini ve sürelerin nasıl başladığını, ardından adım adım uygulanabilir bir takip yöntemini, özel durumları ve sık yapılan hataları ele alıyoruz. Amaç, bürodaki herkesin, yani ortak avukattan stajyere kadar herkesin, aynı tabloya bakarak aynı sonuca ulaşabilmesidir.
Müvekkil iletişimi de bu takibin ayrılmaz parçasıdır. Müvekkil çoğu zaman kararın sonucunu bilmek ister ama sürelerin ayrıntısını bilmez; "ne zaman kesinleşir" sorusuna net bir tarih verebilen büro, güven kazanır. Tarih belirsizse bunu da açıkça söylemek ve neyin beklendiğini, örneğin karşı tarafın tebliğ tarihini, belirtmek gerekir. Böylece müvekkilin beklentisi gerçekçi kalır ve olası bir başvuru sürpriz olmaz.
Kesinleşmenin İşleyişi: Hangi Süre Ne Zaman Başlar?

Kesinleşme, kanun yolu sürelerinin hiç kullanılmadan dolması veya kullanılan kanun yolunun sonuçlanması ile gerçekleşir. İlk derece mahkemesi kararına karşı HMK'daki istinaf yoluna, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde başvurulur (HMK m.345). İstinaf incelemesinden sonra verilen karara karşı, temyiz yolunun açık olduğu hâllerde, karar tebliğinden itibaren iki hafta içinde temyize başvurulabilir (HMK m.361). Hangi kararların temyize tabi olduğu kanundaki koşullara bağlıdır; bu koşulları her dosyada ilgili usul kanunundan ayrıca kontrol etmek gerekir.
İlk derece kararı ve istinaf süresi
İstinaf süresinin başlangıcı, gerekçeli kararın tebliğidir. Kısa karar veya hüküm fıkrasının duruşmada açıklanması, bu sürenin başlangıcı olarak takvime yazılmamalıdır; takip edilecek tarih, gerekçeli kararın ilgili tarafa tebliğ edildiği tarihtir. Taraflar farklı günlerde tebligat alabilir; bu durumda her tarafın süresi kendi tebliğ tarihine göre ayrı ayrı işler.
İstinaf kararı ve temyiz süresi
İstinaf mahkemesi kararını verdiğinde tebligat yeniden başlar ve temyiz süresi yine tebliğ tarihinden itibaren iki hafta olarak işler. Bu aşamada da süre her taraf için kendi tebliğ tarihine bağlıdır. Temyiz yoluna başvurulmadan süre dolarsa, başka bir engel yoksa karar bu noktada kesinleşir.
Aşağıdaki tablo, takip edilecek temel süre ve başlangıçları özetler.
| Aşama | Süre | Başlangıç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| İlk derece kararına karşı istinaf | 2 hafta | Gerekçeli kararın tebliği | HMK m.345 |
| İstinaf kararına karşı temyiz (temyize açık ise) | 2 hafta | İstinaf kararının tebliği | HMK m.361 |
| Kesinleşme şerhi | Tüm tarafların süresi dolunca | En geç süresi dolan tarafın son günü | İlgili usul kanunu |
| Sürenin son günü hafta sonu veya resmî tatil | İzleyen ilk iş günü mesai sonu | Son günün tatile denk gelmesi | HMK m.93 |
Tablodaki son satır, kesinleşme tarihini hesaplarken en sık gözden kaçan ayrıntıdır. Sürenin son günü Cumartesi, Pazar veya resmî tatile denk geliyorsa süre izleyen ilk iş gününün mesai bitiminde sona erer. Dolayısıyla kesinleşme tarihi de buna göre bir gün, bazen birkaç gün ileri kayar.
Süre Hesabı: Tebliğ Tarihinden Son Güne

Süre hesabı iki soruya dayanır: sürenin hangi gün başladığı ve hangi gün bittiği. Gün olarak belirlenen sürelerde tebliğ günü sayılmaz; hafta, ay ve yıl olarak belirlenen sürelerde ise süre, başladığı güne karşılık gelen günde biter (HMK m.92). İstinaf ve temyiz süreleri hafta olarak belirlendiğinden, tebliğ tarihinin düştüğü gün kadar iki hafta sonraki aynı gün sürenin son günüdür.
Resmî tatiller süreye dahildir; yani süre içinde bir bayram veya hafta sonu varsa süre durmaz. Yalnızca son gün hafta sonu ya da resmî tatile denk gelirse süre izleyen ilk iş gününün sonunda biter (HMK m.93). Arife günü yarım gündür ancak süreyi uzatmaz. Adli tatil de benzer biçimde süreyi durdurmaz; son günü 20 Temmuz - 31 Ağustos arasına rastlayan süre, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar (HMK m.104). Bu uzama, icra takip işlemlerinde ve tutuklu işlerde söz konusu değildir.
Elektronik tebligatta başlangıç tarihi ayrıca dikkat ister. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır (Tebligat Kanunu m.7/a). Muhatap tebligatı açmamış veya okumamış olsa da bu sonuç değişmez. Erken açmak süreyi öne çekmez, geç açmak ertelemez. Dolayısıyla karar takibinde "ne zaman okudum" tarihi değil, "ne zaman tebliğ edilmiş sayıldı" tarihi esas alınmalıdır.
Aşağıdaki not, takvime yazılacak bilgiyi standart hâle getirmek için örnek bir şablondur. Rakamlar yalnızca varsayımsal örnektir.
Karar takip notu (varsayımsal örnek)
Dosya: 2026/000 Esas - ilgili mahkeme
Gerekçeli karar tebliğ edilmiş sayıldığı tarih: Salı
İstinaf süresi: 2 hafta, iki hafta sonraki Salı günü sona erer
Son gün tatile denk gelirse: izleyen ilk iş günü mesai sonu
Karşı taraf tebliğ tarihi: ayrı kaydedilecek
Adım Adım Karar Takibi Nasıl Yapılır?

Karar takibini kişiye bağlı bir alışkanlık olmaktan çıkarıp bir sürece dönüştürmek gerekir. Aşağıdaki akış, büronun büyüklüğünden bağımsız olarak uygulanabilir; her adım tek bir sorunun cevabını üretir ve dosya notuna yazılır.
- Tebligatı yakalayın. Kararın tebliğ edildiği yolu (adresten, elektronik tebligatla veya başka biçimde) ve tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi kayda geçirin.
- Tarafları listeleyin. Davadaki her taraf için ayrı tebliğ tarihi arayın; tek bir tarihi herkes için varsaymayın.
- Süreyi belirleyin. İstinaf veya temyiz süresinin hangi aşamada olduğunu, kanun yolunun açık olup olmadığını ilgili usul kanunundan teyit edin.
- Son günü hesaplayın. Hafta sonu, resmî tatil ve adli tatil düzeltmelerini uygulayarak kesin son günü yazın.
- Kararı vermek için süre bırakın. Kanun yolu başvurusu yapılacaksa müvekkille görüşme ve dilekçe hazırlığı için son günden önce ara tarihler koyun.
- Kesinleşmeyi kontrol edin. Tüm tarafların süresi dolduktan sonra başvuru yapılıp yapılmadığını dosya üzerinden teyit edin.
- Şerhi talep edin. Karar kesinleştiyse kesinleşme şerhini isteyin ve sonuçlarını işletin.
Bu adımların her biri küçük görünür, ancak hatalar genellikle birinci ve ikinci adımda başlar. Tebliğ tarihi yanlış kaydedildiğinde sonraki bütün hesaplar doğru yapılsa bile sonuç yanlış çıkar. Bu yüzden tarihi, kaynağıyla birlikte, yani tebligatın dosyadaki karşılığıyla birlikte yazmak önemlidir.
Altıncı adım da çoğu zaman atlanır. Süre dolduğunda kararın kesinleştiğini varsaymak yerine, dosyada karşı tarafın veya başka bir tarafın başvurusu olup olmadığını kontrol etmek gerekir. Başvuru varsa karar kesinleşmemiştir ve takip yeni aşamaya geçer. Elektronik dosya üzerinden bu kontrolü yapmak mümkünse bunu rutin bir iş olarak planlayın; ekran ve menü ayrıntıları kullandığınız sisteme göre değiştiğinden bu yazıda adım adım ekran tarifi vermiyoruz.
Takip kaydının sade tutulması da başarıyı belirler. Her dosya için karar türü, tebliğ edilmiş sayıldığı tarih, ilgili süre, hesaplanan son gün ve sorumlu kişi alanlarının bulunduğu tek bir kayıt yeterlidir. Bu kayıt dosya kapağında, büro takvimi içinde ya da kullandığınız dosya yönetim sisteminde tutulabilir; önemli olan, bürodaki herkesin aynı yere bakmasıdır. Dağınık notlar, e-posta eklerinde unutulmuş tarihler ve kişisel ajandalar süre kaçırmanın en yaygın zeminidir.
Tüm Taraflar ve Kesinleşme Şerhi

Kesinleşmeyi belirleyen şey, tek bir tarafın süresi değil, tüm tarafların süresidir. Davada birden fazla davacı, davalı veya müdahil varsa, her birinin tebliğ tarihi farklı olabilir. Karar, ancak en son tebliğ alan tarafın süresi de başvurusuz dolduğunda kesinleşir. Müvekkiliniz kararı erken öğrenip süreyi kullanmamış olsa bile, karşı tarafın süresi dolmadan kesinleşmeden söz edemezsiniz.
Kesinleşme şerhi, kararın kesinleştiğini gösteren ve mahkeme kalemi tarafından işlem yapılması gereken bir kayıt niteliğindedir. Talep, ilgili dosyanın bulunduğu mahkemeye yapılır. Şerh verilmeden önce mahkeme, kanun yolu başvurusu olup olmadığını ve tüm tarafların süresinin dolup dolmadığını dosyadan kontrol eder. Bu yüzden büronun kendi hesabı ile mahkemenin kayıtları çakışmıyorsa, farkın hangi taraf ve hangi tebligattan kaynaklandığını bulmak gerekir.
Merciler ve ilgili taraflar
Kanun yolu başvurusu, kararı veren mahkemenin yazı işleri birimine yapılır; incelemeyi ise üst mahkeme yürütür. Şerh talebi ise dosyanın bulunduğu mahkemeye iletilir. İcra veya tapu gibi sonraki işlemlerde kesinleşme şerhli karar örneği talep edilebildiğinden, şerhi vaktinde almak sonraki adımların hızını doğrudan etkiler.
Müvekkil ve büro içi dağılım
Büroda takip yükü genellikle birkaç kişiye bölünür: tebliğ tarihini sekreter kaydeder, son günü avukat doğrular, stajyer dosya durumunu kontrol eder. Bu dağılım yazılı olmadığında herkes bir başkasının yaptığını varsayar. Her kesinleşme takibi için tek bir sorumlu isim belirlemek, hatayı en baştan azaltır.
Hukuki Dayanak: Bilinmesi Gereken Temel Hükümler

Karar takibinde dayanılan hükümlerin sayısı sınırlıdır ve hepsinin ezbere bilinmesi gerekir. HMK m.345, istinaf başvuru süresini belirler: süre, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. HMK m.361, temyiz süresini belirler: süre, istinaf kararının tebliğinden itibaren iki haftadır. Bu iki hüküm, hukuk davalarında kesinleşme takibinin çekirdeğini oluşturur.
Sürenin nasıl sayılacağı HMK m.92 ve m.93'te düzenlenir. Hafta, ay ve yıl olarak belirlenen süreler başladığı güne karşılık gelen günde biter; son gün hafta sonu veya resmî tatile denk gelirse süre izleyen ilk iş günü sona erer. Adli tatilde ise HMK m.104 uyarınca son günü tatile rastlayan süre, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar. Bu süre kayması, 7 Eylül'e kadar uzanan bir takvim kaydırması üretebilir.
Elektronik tebligat tarafında dayanak Tebligat Kanunu m.7/a'dır: elektronik adrese ulaşma tarihini izleyen beşinci günün sonunda tebliğ yapılmış sayılır. Avukatlar için UETS, yani Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi, PTT tarafından işletilir ve elektronik tebligat adresi edinmek zorunludur. Muhatabın tebligatı onaylaması da gerekmez.
Kesinleşme şerhi ve şerhin verilme usulüne ilişkin ayrıntılar için ilgili usul kanunundaki hükümlere bakılmalıdır. Bu yazıda yalnızca kesin bildiğimiz hükümlere madde numarasıyla yer veriyoruz; ceza ve idari yargı gibi farklı usul kanunlarına tabi dosyalarda süre ve başlangıç kuralları değişebileceğinden, o dosyalarda mutlaka ilgili usul kanunundaki süreyi esas alın.
Sürelerin hesabını elle yapmak yerine karşılaştırma yapmak isterseniz, kesinleşme tarihini ücretsiz olarak hesaplayan kesinleşme tarihi hesaplama aracını ve genel süre hesabı için hukuki süre hesaplama aracını kullanabilirsiniz. Tüm hesaplama araçlarına ücretsiz hukuki hesaplama araçları sayfasından ulaşılır.
Özel Durumlar ve İstisnalar

Standart akışın dışında kalan durumlar, kesinleşme takibindeki hataların büyük bölümünü doğurur. İlki, tarafların farklı tarihlerde tebligat almasıdır. Davacı kararı bugün, davalı iki hafta sonra tebliğ almış olabilir. Davacının süresi dolsa da davalının süresi işlediği için karar kesinleşmemiştir; bu durumda davalının olası başvurusu sonuçları değiştirebilir.
İkincisi, kararın kısmen kanun yoluna taşınmasıdır. Karar birden fazla hüküm içeriyorsa ve taraflardan biri yalnızca bir kısmına karşı başvuru yapmışsa, kararın o kısmı için kesinleşme ayrı ele alınabilir. Böyle bir dosyada kesinleşmeden söz etmeden önce hangi hükmün hangi başvuruya konu olduğunu açıkça not etmek gerekir.
Üçüncüsü, adli tatildir. Süreler adli tatilde durmaz; son günü 20 Temmuz - 31 Ağustos arasına denk gelen süre tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar (HMK m.104). Bu uzama her dosya türü için aynı değildir; idari yargıda 7 gün (İYUK m.8/3), tutuksuz ceza işlerinde 3 gün uzama söz konusudur (CMK m.331). İcra takip işlemlerinde ve tutuklu işlerde uzama yoktur. Dolayısıyla "adli tatilde son gün ilk iş gününe kayar" biçimindeki genel bir kural yoktur ve hesapta dosya türüne bakılmalıdır.
Dördüncüsü, usul kanunu farklılıklarıdır. Bu yazıdaki iki haftalık süreler HMK kapsamındaki hukuk dosyaları içindir. Ceza, idari yargı, iş veya icra kaynaklı dosyalarda kanun yolu ve süreler ilgili usul kanununa göre belirlenir; bu dosyalarda tablodaki sürelerin geçerli olduğunu varsaymayın.
Beşincisi, tebligat yolunun değişmesidir. Aynı dosyada bir taraf elektronik tebligat alırken diğeri adresine tebligat alabilir. Elektronik tebligatta tebliğ, ulaşma tarihini izleyen beşinci günün sonunda gerçekleşir; adrese yapılan tebligatta ise tebliğ, tebligat evrakındaki tarihle belirlenir. Bu iki yol arasındaki fark, sürelerin farklı günlerde bitmesine neden olur.
MÜHLET ile Karar Takibini Otomatikleştirmek

Kesinleşme takibi, tebliğ tarihi ile son gün arasındaki küçük hataların büyük sonuç doğurduğu bir iştir. MÜHLET, bu işin elle yapılan kısmını azaltmak için tasarlanmıştır; her özelliği belirli bir dertle eşleşir.
Derdiniz tebligatı zamanında yakalamaksa, MÜHLET UETS'e düşen e-tebligatları tarayıcı eklentisiyle, avukatın kendi bilgisayarında ve kendi oturumuyla otomatik alır. Şifre MÜHLET'e verilmez ve sunucular UETS'e bağlanmaz; ayrıntılar UETS entegrasyonu sayfasındadır. Derdiniz içeriği tek tek okumaksa, yapay zekâ tebligatı analiz eder; mahkeme, esas no, taraflar ve tebligat türünü çıkarır. Her çıktı bağımsız bir usul kuralı motoruyla doğrulanır ve düşük güvende avukat onayı istenir. Bunun detayı yapay zekâ tebligat analizi sayfasında yer alır.
Derdiniz son günü doğru hesaplamaksa, süreler Türk adli takvimine göre, yani adli tatil, resmî tatil ve hafta sonu düzeltmeleriyle hesaplanır; bu hesabın çerçevesi süre takibi sayfasında anlatılır. Derdiniz süreyi kaçırmaksa, hatırlatmalar son güne kadar kademeli olarak e-posta, SMS ve uygulama veya tarayıcı bildirimiyle gelir; kanalların ayarları bildirim sistemi sayfasında açıklanır.
Büro tarafında dava, müvekkil, duruşma ve görev yönetimi, takvim senkronizasyonu, iOS ve Android mobil uygulama ile ortak, avukat, sekreter ve stajyer rollerine göre yetkilendirme bulunur. Böylece kesinleşme takibi için açtığınız görev kime aitse o kişide görünür. Veriler KVKK uyumlu biçimde Türkiye'de barındırılır; MÜHLET tebligat kredisiyle çalışır ve ilk kullanımda ücretsiz deneme kredisi verilir. Koşullar için fiyatlar sayfasına bakabilirsiniz.
Karar Takibinde Sık Yapılan Hatalar

Kesinleşme takibinde yaşanan sorunların çoğu bilgi eksikliğinden değil, düzensizlikten doğar. En sık yapılan hata, tebliğ tarihi yerine karar tarihini veya tebligatı açtığınız günü başlangıç saymaktır. Karar tarihi sürenin başlangıcı değildir; elektronik tebligatta da okuma tarihi değil, tebliğ edilmiş sayılma tarihi esastır.
İkinci sık hata, tek bir tarihi bütün taraflar için kullanmaktır. Kendi müvekkilinizin süresini doğru hesaplamış olsanız bile, kesinleşme için karşı tarafın süresi de bitmiş olmalıdır. Bu bilgiyi dosyadan teyit etmeden müvekkile "karar kesinleşti" demek, ileride düzeltilmesi güç bir yanlış beyan olur.
Üçüncü hata, hafta sonu ve tatil düzeltmesini yanlış uygulamaktır. Süre içinde bir tatil olması süreyi uzatmaz; yalnızca son günün tatile denk gelmesi uzatır. Bunun tersi de yaygındır: adli tatilde sürelerin durduğu sanılır, oysa süreler durmaz, yalnızca belirli koşulda uzar.
Dördüncü hata, süreye son günde yaklaşmaktır. Kanun yolu dilekçesi için son güne bırakılan hazırlık, olası bir teknik aksaklıkta ya da müvekkil onayı gecikirse süreyi kaçırmaya yol açar. Son günden önce ara kontrol tarihleri koymak bu riski ciddi ölçüde azaltır.
Aşağıdaki kontrol listesi, bir dosyada kesinleşme takibini kapatmadan önce gözden geçirilecek maddeleri toplar.
- ✓ Gerekçeli kararın tebliğ edilmiş sayıldığı tarih kaynağıyla birlikte yazıldı mı?
- ✓ Her taraf için ayrı tebliğ tarihi ve son gün kaydedildi mi?
- ✓ Hafta sonu, resmî tatil ve adli tatil düzeltmeleri uygulandı mı?
- ✓ Süre dolduktan sonra başvuru olup olmadığı dosyadan teyit edildi mi?
- ✓ Kesinleşme şerhi talebi yapıldı ve takibe alındı mı?
Beşinci hata, kesinleşmeyi kendiliğinden gerçekleşen ve bir daha bakılmayan bir olay saymaktır. Kesinleşme şerhi alınmadan kararın icraya veya başka bir işleme konu edilmeye çalışılması, evrak eksikliği nedeniyle işlemin geri çevrilmesine yol açabilir. Süre dolduktan sonra şerh talebini takvime ayrı bir görev olarak yazmak, bu boşluğu kapatır. Altıncı hata ise takibi tek kişiye bırakmaktır: o kişi izne çıktığında veya büro değiştirdiğinde bilgi de gider. Takip kaydının ortak yerde tutulması ve rollere göre paylaşılması bu riski azaltır.
Bu listeyi dosya kapanışının zorunlu adımı yaparsanız, takip büronun alışkanlığı hâline gelir ve kişiye bağımlılık azalır.
Sık Sorulan Sorular
Kesinleşme şerhi ne zaman alınabilir?
Kesinleşme şerhi, kanun yolu başvurusu yapılmadan tüm tarafların süresi dolduğunda ya da başvuru sonuçlanıp karar kesinleştiğinde talep edilebilir. Tek bir tarafın süresinin dolması yeterli değildir; en son tebliğ alan tarafın süresi de dolmalıdır.
İstinaf süresi ne zaman başlar ve kaç gündür?
HMK m.345 uyarınca istinaf süresi iki haftadır ve gerekçeli kararın tebliğinden itibaren işler. Hafta olarak belirlenen süre, başladığı güne karşılık gelen günde biter; son gün hafta sonu veya resmî tatile denk gelirse süre izleyen ilk iş günü sona erer.
Temyiz süresi kaç haftadır?
HMK m.361 uyarınca temyiz süresi iki haftadır ve istinaf kararının tebliğinden itibaren işler. Temyiz yolunun her istinaf kararına açık olmadığını, kanundaki koşulların ayrıca kontrol edilmesi gerektiğini unutmayın.
Elektronik tebligatı açmazsam süre ne zaman başlar?
Elektronik tebligat, elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır (Tebligat Kanunu m.7/a). Tebligatı açmamış olmanız süreyi değiştirmez; erken açmak da süreyi öne çekmez.
Son gün adli tatile denk gelirse süre ne olur?
Hukukta süreler adli tatilde durmaz; son günü 20 Temmuz - 31 Ağustos arasına rastlayan süre, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar (HMK m.104). İdari yargıda ve tutuksuz ceza işlerinde uzama süresi farklıdır; icra takip işlemlerinde ve tutuklu işlerde uzama yoktur.
Kesinleşme tarihini hesaplamak için hangi aracı kullanabilirim?
Kesinleşme tarihini ücretsiz olarak hesaplamak için kesinleşme tarihi hesaplama aracını kullanabilirsiniz. Sonucu dosyadaki tebligat kayıtlarıyla karşılaştırmanız ve her taraf için ayrı kontrol yapmanız gerekir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için hukuki değerlendirme gerekir.
- #karar takibi
- #kesinlesme sureci
- #istinaf suresi
- #temyiz suresi
- #kesinlesme serhi
MÜHLET
Avukatlar için süre yönetimi ve elektronik tebligat alanında uygulamaya dönük içerikler üreten MÜHLET ekibi.


