Mühlet mobil uygulama simgesi

Mühlet mobil uygulaması

Süre ve tebligatlarınız telefonunuzda

Aç
Mühlet amblemi: terazi ve saatMühlet logosu
Adalet terazisi, hâkim tokmağı ve kanun kitapları
Rehber

Sonuçlanan Dosya Analizi: Kazanım Raporları

Sonuçlanan dosya analizi, biten davaları kazanım raporuna çevirir. Raporun kapsamını, hazırlama adımlarını ve süre kayıtlarının rolünü anlatıyoruz.

MÜHLET · 21 Ekim 2026 · 13 dk okuma

Sonuçlanan Dosya Analizi: Kazanım Raporları
İçindekiler

Sonuçlanan dosya analizi, karara bağlanmış bir davayı veya icra dosyasını baştan sona inceleyip ne kazanıldığını, ne kaybedildiğini ve bunun hangi işlemlerden kaynaklandığını kayda geçirme çalışmasıdır. Kazanım raporu bu çalışmanın yazılı çıktısıdır; müvekkile, büro ortaklarına veya ekibe sunulur. İyi bir rapor yalnızca sonucu değil, süre ve tebligat kayıtlarını, uygulanan stratejiyi ve bir sonraki dosyaya taşınacak dersleri de içerir. Rapor ne kadar somut belgeye dayanırsa o kadar güvenilir olur.

Kazanım Raporu Nedir ve Neden Hazırlanır?

Açık bir dosya klasörü ve üzerinde altın renkli onay rozeti

Bir dosya karara bağlandığında çoğu büroda iş orada biter: karar dosyaya takılır, harç ve masraf hesabı yapılır, klasör arşive kalkar. Oysa dosyanın içinde büronun bilgisi birikmiştir. Hangi delilin işe yaradığı, hangi savunmanın karşılık bulmadığı, hangi aşamada zaman kaybedildiği, hangi usul işleminin sonucu belirlediği yalnızca o dosyayı yürüten kişinin hafızasında durur. Kazanım raporu bu bilgiyi kişiden alıp bürodan çıkmayacak bir kayda dönüştürür.

Raporun adındaki "kazanım" sözcüğü yanıltıcı olabilir. Rapor yalnızca lehe sonuçlanan dosyaları kapsamaz; kısmen kabul edilen, reddedilen veya sulh ile biten dosyalar da aynı çerçevede incelenir. Kazanım, müvekkilin hedefine ne ölçüde ulaşıldığını gösteren somut bir ölçüdür. Hedef bir alacağın tahsili olabilir, bir tapu kaydının düzeltilmesi olabilir, bir cezai sorumluluğun ortadan kalkması olabilir. Her dosyanın hedefi baştan yazılı olarak belirlendiyse rapor bu hedefle sonucu yan yana koyar.

Örneğin Ankara'da icra ağırlıklı çalışan bir avukat, yıl içinde sonuçlanan kırk civarı dosyayı (varsayımsal örnek) tek tek hatırlamaya çalışmak yerine her birine aynı başlıklarla bakarsa, hangi tür dosyalarda tebligat kaynaklı gecikme yaşandığını, hangi borçlu gruplarında haciz aşamasında sonuç alındığını kendi kayıtlarından görür. Bu görüş ne bir istatistik iddiasıdır ne de genel bir hüküm; yalnızca bürodaki kayıtların düzenli tutulduğunda neler söyleyebileceğini gösterir.

Raporu kim ister?

Raporun ilk okuyucusu çoğunlukla müvekkildir. Kurumsal müvekkiller dosya kapanışında yazılı bir değerlendirme bekler; bireysel müvekkiller ise neyin neden böyle sonuçlandığını anlaşılır bir dille öğrenmek ister. İkinci okuyucu büronun kendisidir: ortaklar, kıdemli avukatlar ve yeni katılan stajyerler geçmiş dosyalardan öğrenir. Üçüncü okuyucu ise ilerideki bir uyuşmazlıkta "bu süre neden kaçmadı, bu işlem neden o gün yapıldı" sorusuna cevap arayan taraftır. Üç okuyucunun ihtiyacı farklı olsa da rapor tek bir gerçek kayıt setine dayanmalıdır.

Sonuçlanan Dosya Analizi Hangi Soruları Cevaplar?

Kapalı dosya klasörlerinin üzerinde büyüteç

Analizin amacı geçmişi yargılamak değil, tekrar edilebilir bir iş yapış biçimi çıkarmaktır. Bu nedenle sorular suçlayıcı değil, işlemsel olmalıdır. Dosyanın açılış hedefi neydi ve sonuç bu hedefe göre nerede duruyor? Karar hangi gerekçeye dayandı? Karara etki eden belgeler hangileriydi ve dosyaya ne zaman girdi? Taraflara yapılan tebligatlar hangi tarihlerde tebliğ edilmiş sayıldı ve bu tarihlerden sonra hangi süreler işledi? Süreler zamanında kullanıldı mı, kullanılmadıysa sonuç ne oldu?

Bu soruların bir bölümü dosyanın esasıyla ilgilidir; bir bölümü ise yalnızca usulle. Esasa ilişkin sorular, delil değerlendirmesi ve hukuki nitelendirme üzerinde durur. Usule ilişkin sorular ise süre, tebligat, görev, yetki ve işlem sırası gibi başlıklara bakar. Pratikte en sağlam dersler çoğu zaman usul tarafından çıkar, çünkü usul hataları kişiden bağımsız olarak tekrarlanabilir. Aynı büroda aynı türde bir tebligatın iki farklı dosyada iki farklı biçimde işlenmesi, rapor yazılırken ilk fark edilen şeylerden biridir.

Analiz ayrıca süreç boyunca alınan kararların gerekçesini de sorgular. Savunma stratejisi neden o yönde kuruldu? Uzlaşma teklifi geldiğinde neden kabul edildi veya edilmedi? Bilirkişi raporuna itiraz edilirken hangi başlıklar öne çıkarıldı? Bu soruların cevabı dosya içinde yazılı değilse, rapor yazılırken yürüten avukatın notlarından derlenir. Burada kritik nokta, hafızadan değil dosyadaki belgeden yazmaktır; belgesi olmayan bir iddia raporda "yürüten avukatın notu" diye ayrıca işaretlenmelidir.

Esas ve usul kayıtlarını ayırmak

Rapor taslağında iki ayrı sütun tutmak işi kolaylaştırır. Birinci sütun esasa dair bulguları, ikinci sütun usule dair bulguları taşır. Bu ayrım, sonucun neye bağlandığını açıkça gösterir. Kazanılan bir dosyada usul bulgusu yoksa bu, işlerin düzgün yürüdüğünün kaydıdır; kaybedilen bir dosyada usul bulgusu varsa bu, giderilmesi gereken bir süreç sorununa işaret eder.

Rapor Hangi Kayıtlara Dayanır?

Takvim, zarf ve belgelerin merkezdeki klasöre aktarılması

Güvenilir bir kazanım raporu, dört kayıt kaynağının birleşiminden oluşur: dosya içeriği, tebligat kayıtları, süre kayıtları ve işlem günlüğü. Dosya içeriği dilekçeleri, ekleri, tutanakları ve kararı kapsar. Tebligat kayıtları, hangi evrakın hangi tarihte ulaştığını ve hangi tarihte tebliğ edilmiş sayıldığını gösterir. Süre kayıtları, bu tarihlerden doğan sürelerin başlangıcını, son gününü ve fiilen hangi gün işlem yapıldığını içerir. İşlem günlüğü ise büro içinde kimin neyi ne zaman yaptığını tutar.

Elektronik tebligat bu kayıtların en önemli halkalarından biridir. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır; muhatap okusa da okumasa da bu sonuç değişmez. Dolayısıyla raporda "tebligatı şu gün gördük" cümlesinin hukuki bir anlamı yoktur; asıl kayıt, evrakın ulaşma tarihi ve ondan hesaplanan tebliğ tarihidir. UETS üzerinden gelen evrakın kayıtları bu yüzden raporun omurgasını oluşturur. Entegrasyonun nasıl çalıştığını UETS entegrasyonu sayfasında ayrıntılı bulabilirsiniz.

Kayıtlar dağınık tutulduğunda rapor yazmak aylar sürer. Tebligat bir e-posta kutusunda, süre bir ajandada, işlem notu bir telefon mesajında duruyorsa analiz çalışması büyük ölçüde arama işine dönüşür. Kayıtların tek yerde, tarih sırasıyla ve dosya numarasına bağlı tutulması raporu hem hızlandırır hem de içindeki bilginin doğruluğunu artırır. Bu, büyük büro ile tek kişilik büro arasındaki fark değildir; her ikisi de aynı disiplinle çalışabilir.

Son olarak masraf ve ücret kayıtlarından söz etmek gerekir. Müvekkile sunulacak raporda dosyanın maliyeti ile elde edilen sonuç yan yana görülmek istenir. Bu bilgi muhasebe kayıtlarından gelir ve rapora özet olarak taşınır. Ancak dosya bazında maliyetin raporda gösterilip gösterilmeyeceği, büronun ve müvekkilin anlaşmasına bağlıdır.

Kayıt türüİçerdiği bilgiRapordaki işlevi
Dosya içeriğiDilekçeler, ekler, tutanaklar, kararEsasa dair bulguların kaynağı
Tebligat kaydıUlaşma tarihi, tebliğ edilmiş sayıldığı tarihSürelerin başlangıcını belgeler
Süre kaydıSüre türü, son gün, işlemin yapıldığı günUsul disiplinini gösterir
İşlem günlüğüKimin, neyi, ne zaman yaptığıSorumluluk ve iş akışı analizi
Masraf kaydıHarç, gider, ücret özetiMaliyet ile sonucun kıyası

Adım Adım Kazanım Raporu Nasıl Hazırlanır?

Rapor sayfasına çıkan basamaklı merdiven

Rapor hazırlığı, dosya kapanır kapanmaz başlatılırsa en az emekle biter. Aradan aylar geçtiğinde ayrıntılar unutulur, belgeler dağılır ve yürüten ekip değişmiş olabilir. Bu yüzden analizi dosya kapanış sürecinin bir parçası yapmak, ayrı bir proje olarak ele almaktan çok daha verimlidir. Aşağıdaki sıra, bire bir uygulanabilecek yalın bir iş akışıdır.

  1. Dosyayı sonuçlanmış olarak işaretleyin. Karar kesinleşti mi, temyiz veya istinaf yolu açık mı, infaz veya tahsil aşaması başladı mı, bunu net yazın; rapor bu duruma göre "ön" veya "nihai" diye adlandırılır.
  2. Hedef ile sonucu yan yana koyun. Dosya açılırken belirlenen hedefi, kararın hüküm fıkrasıyla karşılaştırıp kısa bir sonuç cümlesi yazın.
  3. Tebligat ve süre dökümünü çıkarın. Her tebligatın ulaşma tarihini, tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi, doğan süreyi ve işlemin fiilen yapıldığı günü tek tabloda toplayın.
  4. Dönüm noktalarını belirleyin. Sonucu belirleyen delil, işlem veya karar neydi, hangi tarihte dosyaya girdi; bunları kronolojik olarak listeleyin.
  5. Dersleri ve eylem maddelerini yazın. Tekrarlanacak iyi uygulamaları ve değiştirilecek alışkanlıkları ayrı başlıklarda, uygulanabilir cümlelerle belirtin.
  6. Taslağı yürüten avukata onaylatın. Belgeden çıkmayan yorumları işaretleyin, sonra raporu müvekkile veya ekibe uygun sürümüyle sunun.

Bu altı adımın en zahmetli kısmı üçüncüsüdür. Süre dökümü elle çıkarılacaksa, her tebligatın tebliğ tarihini kanun hükmüne göre yeniden hesaplamak gerekir. Gün olarak belirlenen sürelerde tebliğ günü sayılmaz; hafta ve ay sürelerinde süre başladığı güne karşılık gelen günde biter. Resmî tatiller süreye dahildir, yalnız son gün hafta sonuna veya resmî tatile rastlarsa süre izleyen ilk iş günü mesai sonunda dolar. Bu hesabı raporda gösterirken hukuki süre hesaplama aracı gibi bir ücretsiz araçla çapraz kontrol etmek hata payını azaltır.

💡Raporu dosya kapanış gününde başlatın; ilk taslağı kayıtlar tazeyken yazmak, aylar sonra yeniden araştırmaktan çok daha kısa sürer.

Rapor İçeriğinde Bulunması Gereken Başlıklar

Renkli bloklara bölünmüş rapor sayfası ve kontrol listesi

Rapor uzun olmak zorunda değildir, fakat belirli başlıkları eksiksiz taşımalıdır. Bir sayfalık özet ile başlayıp ekler ve tablolarla devam eden yapı, hem müvekkilin hem büro ortağının işini görür. Özet bölümünde dosyanın türü, mahkeme veya icra dairesi, taraflar, açılış hedefi, sonuç ve kesinleşme durumu bulunur. Bu bölüm tek başına okunduğunda dosyanın hikâyesini anlatabilmelidir.

İkinci bölüm sürecin kronolojisidir. Dava veya takip açılışından karara kadar önemli işlemler tarih sırasıyla yazılır. Duruşmalar, ara kararlar, bilirkişi süreçleri, tebligatlar ve süreli işlemler bu bölümde yer alır. Kronoloji, sonucun nasıl oluştuğunu okuyucuya göstermenin en dürüst yoludur; çünkü yorum katmadan olguları sıralar.

Üçüncü bölüm bulguların değerlendirilmesidir. Burada iyi çalışan unsurlar ile aksayan unsurlar ayrı ayrı ele alınır. Esas bulguları delil, savunma ve gerekçe başlıklarıyla; usul bulguları ise süre, tebligat ve işlem sırası başlıklarıyla yazılır. Dördüncü bölümde dersler ve eylem maddeleri bulunur. Bu bölümün sonunda büronun hangi uygulamayı sürdüreceği, hangisini değiştireceği açıkça belirtilir. Rapor bu bölüm olmadan sadece bir geçmiş özeti olarak kalır.

  • ✓ Dosya türü, merci, taraflar ve açılış hedefi
  • ✓ Hüküm fıkrasının kısa ve anlaşılır özeti
  • ✓ Tebligat ve süre dökümü (ulaşma tarihi, tebliğ edilmiş sayıldığı tarih, son gün)
  • ✓ Sonucu belirleyen dönüm noktaları
  • ✓ Kesinleşme ve sonraki aşama durumu
  • ✓ Dersler ve uygulanabilir eylem maddeleri

Müvekkile giden sürümde hukuki terimler sadeleştirilir, büro içi sürümde ise teknik ayrıntılar korunur. İki sürümün aynı kayıt setinden üretilmesi tutarlılığı sağlar; müvekkile söylenen ile büronun kendi arasında yazdığı farklı olmamalıdır.

Dosya kapanış notu: Hedef ile karar karşılaştırıldı. Tebligat ve süre dökümü çıkarıldı. Süreli işlemlerin tamamı son günden önce yapıldı. Sonucu belirleyen dönüm noktası: bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi. Eylem maddesi: benzer dosyalarda bilirkişi itirazı hazırlığı erkenden başlatılacak.

Süre Kayıtlarının Hukuki Önemi ve Raporda Yeri

Vurgulu günü olan takvim ve terazi

Sonuçlanan dosya analizinde süre bölümü, raporun en az tartışılabilir kısmı olmalıdır. Çünkü süre, sonucu doğrudan belirleyen bir usul unsurudur: süresinde yapılmayan işlem hak kaybına yol açabilir. Raporda her süreli işlem için üç bilgi bulunur: sürenin başlangıcı, hesaplanan son gün ve işlemin fiilen yapıldığı gün. Bu üçlü, o işlemin zamanında yapıldığını belgeler.

Sürelerin başlangıcında tebligat belirleyicidir. Elektronik tebligatta tebliğ, ulaşma tarihini izleyen beşinci günün sonunda gerçekleşmiş sayılır ve muhatabın okuması veya onay vermesi gerekmez. Bu kural, raporda sıkça yapılan bir hatayı da önler: tebligatın "açıldığı" tarih ile sürenin başladığı tarih karıştırılır. Erken açmak süreyi öne çekmez, geç açmak ertelemez. HMK'da yazılı yargılamada cevap dilekçesi süresi iki hafta, istinaf süresi de iki haftadır; raporda bu süreler hesaplanırken başlangıç günü, tebliğ tarihine göre doğru belirlenmelidir.

Adli tatil ise başka bir kayıt başlığıdır. Adli tatil her yıl 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasındadır ve hukukta süreler bu dönemde durmaz. Son günü tatile rastlayan süre, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar; bu da 7 Eylül'dür. İdari yargıda bu uzama 7 gün, tutuksuz ceza işlerinde 3 gündür. İcra takip işlemlerinde ve tutuklu işlerde uzama yoktur. Raporda adli tatile denk gelen bir süre varsa, hangi kuralın uygulandığı açıkça yazılmalıdır; böylece okuyucu hesabın dayanağını görür.

⚠️
Adli tatilde süre durmaz. Süre tatil boyunca işlemeye devam eder; yalnızca son günü tatile rastlayan süre için uzama söz konusudur. Raporda bu ayrımı yazmak, benzer dosyalarda aynı hatanın tekrarını önler.

Süre bölümünün raporda yer alması yalnızca geçmişi belgelemek içindir; ancak geleceğe de ışık tutar. Büro, tüm kapanan dosyalardaki süre kayıtlarına baktığında hangi tür tebligatlarda işlem yapma payının dar kaldığını, hangi tür işlemlerde son güne yaklaşıldığını görebilir. Bu bilgi, ekip içi iş dağılımını ve hatırlatma düzenini ayarlamak için kullanılır. Süre takibi disiplini bu nedenle yalnızca açık dosyalar için değil, kapanan dosyaların analizi için de temel bir kayıt kaynağıdır.

Özel Durumlar ve İstisnalar

Tek klasörden üç farklı yola ayrılan patika

Her dosya tek tip bir kazanım hikâyesi anlatmaz. Kısmen kabul edilen bir dava, hem kazanımı hem kaybı aynı hükümde taşır. Bu durumda rapor, talep kalemlerini tek tek ele alıp her biri için ayrı sonuç yazmalıdır. "Kısmen kabul" tek cümleyle geçilirse müvekkil hangi kalemin neden reddedildiğini anlayamaz, büro da hangi kalemlerde stratejiyi gözden geçireceğini bilemez.

Henüz kesinleşmemiş kararlar

Karar verilmiş olması dosyanın bittiği anlamına gelmez. İstinaf veya temyiz yolu açıksa dosya hâlâ canlıdır ve rapor bu nedenle "ön rapor" olarak etiketlenmelidir. Ön raporda sonuç, kesinleşmeye bağlı bir değerlendirme olarak yazılır. Kesinleşme gerçekleştiğinde rapor güncellenir veya nihai rapor ayrıca hazırlanır. Kesinleşme tarihini belirlemek için de yine tebligat ve süre kayıtlarına dönmek gerekir; çünkü kanun yoluna başvuru süresi, kararın tebliğinden itibaren işler.

Sulh ve feragatle biten dosyalar

Sulhla veya feragatle biten dosyalarda "kazanım" kavramı müzakerenin sonucuna göre okunur. Burada rapor, başlangıçtaki talep ile varılan anlaşmayı karşılaştırır ve anlaşmaya nasıl gidildiğini kısaca anlatır. Anlaşma şartlarının gizli olduğu durumlarda raporun müvekkile sunulan sürümü ile büro içi sürümü arasındaki ayrım özenle korunur; kişisel veri içeren ayrıntılar ve sır niteliğindeki bilgiler büro içi dağıtımda da gereksiz yere çoğaltılmamalıdır.

Ceza dosyalarında da analiz farklı bir ağırlık taşır. Hüküm, sanığın lehine veya aleyhine sonuçlanmış olabilir; zamanaşımı, usul eksikliği veya delil yetersizliği gibi gerekçeler sonucu belirlemiş olabilir. Raporda gerekçenin hangi başlığa dayandığı açıkça yazılır. Dava zamanaşımı suç tarihinden işler, davanın açıldığı tarihten değil; bu ayrım rapor yazılırken karıştırılmamalıdır. Buna benzer kurala dayalı bulgular, kesin biliniyorsa yazılır, kesin bilinmiyorsa "ilgili kanundaki süre" gibi genel ifadeyle geçilir.

ℹ️
Ön rapor ile nihai rapor ayrı tutulur. Kesinleşme gerçekleşmeden hazırlanan rapora "ön" ibaresi koymak, müvekkilin sonucu kesinmiş gibi okumasını engeller.

MÜHLET ile Kayıtları Düzenli Tutmak

Renkli kutucuklardan oluşan soyut panel, takvim ve zil

Kazanım raporunun kalitesi, dosya yürütülürken tutulan kayıtların kalitesine bağlıdır. MÜHLET bu kayıtların düzenli birikmesine yardımcı olur. UETS'e düşen e-tebligatları tarayıcı eklentisiyle, avukatın kendi bilgisayarında kendi oturumuyla otomatik alır; şifre MÜHLET'e verilmez ve sunucular UETS'e bağlanmaz. Yapay zekâ tebligatı analiz ederek mahkemeyi, esas numarasını, tarafları ve tebligat türünü çıkarır; her çıktı bağımsız bir usul kuralı motoruyla doğrulanır ve düşük güvende avukat onayı istenir. Yapay zekâ ile tebligat analizi özelliği bu adımı ayrıntılı anlatır.

Süreler Türk adli takvimine göre hesaplanır: adli tatil, resmî tatil ve hafta sonu düzeltmeleri hesaba katılır. Son güne kadar kademeli olarak e-posta, SMS ve uygulama veya tarayıcı bildirimiyle hatırlatma yapılır. Bu bilgilerin hepsi dosya bazında kaydedildiği için, dosya kapandığında tebligat ve süre dökümü ayrıca çıkarılmak yerine mevcut kayıtlardan okunur. Dava, müvekkil, duruşma ve görev yönetimi aynı çatıdadır; büro için ortak, avukat, sekreter ve stajyer rollerine göre yetkilendirme yapılabilir. Takvim senkronizasyonu ve iOS ile Android mobil uygulaması da mevcuttur.

Veriler Türkiye'de barındırılır ve KVKK uyumlu çalışılır. MÜHLET tebligat kredisiyle çalışır ve ilk kullanımda ücretsiz deneme kredisi verilir. Kazanım raporu üretimi ayrı bir iş olarak büronun sorumluluğundadır; MÜHLET'in katkısı, raporun dayanacağı tebligat ve süre kayıtlarını baştan sona düzenli tutmaktır. Platformu denemek ve kayıt akışını kendi dosyalarınızda görmek için MÜHLET'in ana sayfasına göz atabilirsiniz.

Sık Yapılan Hatalar

Eğik duran klasör ve uyarı üçgeni

Kazanım raporlarında en sık görülen hata, raporun yalnızca kazanılan dosyalar için yazılmasıdır. Bu durumda büronun elinde yalnızca iyi sonuçlardan oluşan bir seçki kalır ve öğrenme fırsatı kaybolur. Kaybedilen veya kısmen kazanılan dosyalar, usul bulguları açısından çoğu zaman en değerli derslerin kaynağıdır. Raporu bir tanıtım materyali gibi değil, bir iç denetim kaydı gibi düşünmek, bu hatayı önler.

İkinci sık hata, hafızaya dayanarak yazmaktır. Raporda "tebligat o gün elimize geçti" gibi ifadeler, kayıtla uyuşmadığında hem güvenilirliği zedeler hem de ileride bir uyuşmazlıkta sorun yaratabilir. Her tarih, bir tebligat kaydından veya işlem günlüğünden alınmalıdır. Elektronik tebligatta tarih olarak "okundu" işaretinin değil, ulaşma tarihinin ve ondan hesaplanan tebliğ tarihinin esas alınması gerekir.

Üçüncü hata, raporun ders ve eylem bölümünün boş bırakılmasıdır. Sonuç ve kronoloji yazılır, ancak "bundan sonra ne yapacağız" sorusu cevapsız kalır. Böyle bir rapor arşivde okunmadan bekler. Dersler kısa, somut ve uygulanabilir olmalıdır; "daha dikkatli olunacak" gibi genel bir ifade eylem maddesi sayılmaz. Dördüncü hata ise raporun müvekkile ham hâliyle gönderilmesidir. Büro içi analiz dili ile müvekkile sunulan dil aynı olmamalı, teknik ayrıntılar sadeleştirilmelidir.

Beşinci hata, süre hesabının tek kişinin elinde kalmasıdır. Sürelerin hesabı ve raporlanması ekip içinde ortak bir yöntemle yapılmazsa, aynı tür tebligat için farklı dosyalarda farklı sonuçlar çıkar. Hesaplamayı bir araç veya bir kontrol listesi üzerinden standartlaştırmak, rapordaki süre dökümünün tutarlılığını sağlar. Bildirimlerin nasıl kademelendirildiğini görmek için bildirim sistemi sayfasına bakabilirsiniz; ücretlendirme ayrıntıları için ise fiyatlar sayfası mevcuttur.

Sık Sorulan Sorular

Kazanım raporu yalnızca davayı kazanınca mı hazırlanır?

Hayır. Kısmen kabul, ret, sulh veya feragatle biten dosyalar da aynı çerçevede incelenir. Kazanım, müvekkilin hedefine ne ölçüde ulaşıldığını gösteren bir ölçüdür; ret ile biten dosyalardaki bulgular da büro için değerli derslerdir.

Rapor ne zaman hazırlanmalı?

En verimlisi dosya sonuçlandığında, kayıtlar tazeyken başlamaktır. Karar kesinleşmemişse "ön rapor" olarak hazırlanır, kesinleşme sonrasında güncellenir veya nihai rapor ayrıca yazılır.

Elektronik tebligatta süre okuma tarihinden mi başlar?

Hayır. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır. Okuma veya açma tarihi süre başlangıcını değiştirmez; bu nedenle raporda ulaşma tarihi ve hesaplanan tebliğ tarihi esas alınmalıdır.

Raporda hangi süre kayıtları bulunmalı?

Her süreli işlem için sürenin başlangıcı, hesaplanan son gün ve işlemin fiilen yapıldığı gün yazılır. Adli tatile rastlayan bir süre varsa, uygulanan uzama kuralı da belirtilir.

Müvekkile giden rapor ile büro içi rapor aynı mı olmalı?

Aynı kayıt setine dayanmalı, fakat dili farklı olabilir. Müvekkil sürümünde hukuki terimler sadeleştirilir, büro içi sürümde teknik ayrıntılar ve usul bulguları korunur. İki sürüm arasında olgu bakımından çelişki bulunmamalıdır.

MÜHLET kazanım raporunu kendisi mi hazırlar?

Hayır. MÜHLET raporun dayanacağı tebligat ve süre kayıtlarını düzenli tutmaya yardımcı olur; UETS'e düşen e-tebligatları alır, analiz eder, süreleri adli takvime göre hesaplar ve hatırlatır. Raporun içeriğini ve yorumunu avukat yazar.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için hukuki değerlendirme gerekir.

  • #sonuclanan dosya analizi
  • #kazanim raporu
  • #hukuk burosu yonetimi
  • #dosya takibi
  • #sure kayitlari
M

MÜHLET

Avukatlar için süre yönetimi ve elektronik tebligat alanında uygulamaya dönük içerikler üreten MÜHLET ekibi.