
Tebligat Entegrasyonlu Dava Takibi Avantajları
Tebligat entegrasyonlu dava takibi, e-tebligatı süre hesabına otomatik bağlar. Avantajlarını, işleyişi ve sık yapılan hataları adım adım anlatıyoruz.

İçindekiler
- Tebligat Entegrasyonlu Dava Takibi Nedir?
- Dava Takibini Tebligattan Ayırmanın Bedeli
- E-Tebligatta Süre Ne Zaman Başlar?
- Entegre Sistem Günlük İşleyişte Nasıl Çalışır?
- Süre Hesabında Takvim ve Tatil Düzeltmeleri
- Büro İçinde Roller ve Sorumluluk Dağılımı
- Entegrasyonun Sağladığı Somut Avantajlar
- MÜHLET ile Tebligat Entegrasyonlu Dava Takibi
- Entegrasyonu Seçerken Dikkat Edilecek Ölçütler
- Sık Yapılan Hatalar
- Sık Sorulan Sorular
Tebligat entegrasyonlu dava takibi, dosya listenizle UETS'e düşen e-tebligatların tek bir akışta birleşmesidir. Tebligat geldiği anda hangi dosyaya ait olduğu, hangi sürenin başladığı ve son günün ne zaman olduğu sistem tarafından belirlenir; siz yalnızca kontrol edip onaylarsınız. Böylece tebligatı elle fark etme, dosyayla eşleştirme ve takvime işleme basamakları ortadan kalkar. En büyük kazanç hız değil, süre kaçırma riskinin azalmasıdır: elektronik tebligat siz açmasanız da ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır ve bu saat sessizce işler.
Tebligat Entegrasyonlu Dava Takibi Nedir?

Klasik büro düzeninde dava takibi ile tebligat yönetimi iki ayrı işmiş gibi yürür. Dosya listesi bir tabloda, ajanda başka bir yerde, e-tebligat kutusu ise ayrı bir sistemde durur. Tebligat entegrasyonu bu üç parçayı birbirine bağlar: gelen evrak dosyayla eşleşir, evraktan doğan süre takvime düşer, takvimdeki süre de bildirimle size ulaşır. Avukatın görevi bilgiyi taşımak değil, hukuki değerlendirmeyi yapmaktır.
Somut bir örnekle başlayalım. Örneğin Ankara'da icra ağırlıklı çalışan bir avukat, sabah mesaisine başladığında yirmi kadar dosyadan gelen hareketleri ayrı ayrı kontrol ediyor olsun. Bir ödeme emri tebligatı, bir itiraz üzerine gelen karar, bir de duruşma çağrısı aynı gün düşmüş olabilir. Elle yürütülen düzende bunların her biri için üç ayrı işlem gerekir: evrakı okumak, dosyayı bulmak, tarihi ajandaya yazmak. Entegre düzende ise ilk iki adım otomatikleşir ve avukat doğrudan üçüncü adımın doğruluğunu denetler.
Entegrasyonun üç katmanı
Birinci katman veri alımıdır: tebligatın sisteme kendiliğinden girmesi. İkinci katman anlamlandırmadır: evrakın hangi mahkemeden, hangi esas numarasıyla, hangi tür tebligat olarak geldiğinin ayıklanması. Üçüncü katman hesap ve hatırlatmadır: sürenin ilgili usul kuralına göre hesaplanması ve son güne kadar uyarı üretilmesi. Bir çözüm bu üç katmandan birini eksik bırakıyorsa tam anlamıyla entegre sayılmaz; yalnızca bildirim gönderen bir araç, süre hesabını yine sizin üstünüze bırakır.
Bu yapı, her büro için aynı derinlikte gerekmeyebilir. Yılda birkaç düzine dosyayı yürüten tek kişilik bir büro ile yüzlerce aktif dosyası olan bir ortaklık arasında ihtiyaç farklıdır. Ancak ortak nokta şudur: dosya sayısı arttıkça insan hafızası ve elle tutulan liste güvenilirliğini yitirir, entegrasyonun değeri de aynı oranda yükselir.
Dava Takibini Tebligattan Ayırmanın Bedeli

Ayrı yürütülen sistemlerin bedeli çoğunlukla bir hata anında görünür olur, bu yüzden gündelik işleyişte fark edilmez. Tebligat kutusunu kontrol etmeyi unutmak, dosyayı yanlış eşleştirmek ya da süreyi ajandaya yanlış günden yazmak, küçük görünen ama telafisi güç aksaklıklardır. Süreler hak düşürücü olabildiği için bu hataların maliyeti yalnızca zaman kaybı değil, müvekkil hakkının kaybı ve mesleki sorumluluktur.
İkinci bedel, dikkat yükünün büroya dağılmasıdır. Her sabah kutuyu açan, evrakı yazdıran, dosya klasörüne koyan ve ajandaya not düşen kişi sayısı arttıkça, bilginin hangi aşamada kaybolduğunu izlemek zorlaşır. Sekreter evrakı avukata ilettiğini düşünür, avukat bunun dosyaya işlendiğini varsayar; kimsenin hata yapmadığı bir zincirde bile tek bir kopma yeterlidir.
Üçüncü bedel görünmezdir: tekrar eden mekanik işlere harcanan mesai. Evrakı açıp dosya numarasını aramak, tarihleri takvime girmek, hatırlatma notu yazmak gibi işler uzmanlık gerektirmez ama dikkat gerektirir. Bu dikkat, dilekçe yazmaya ve müvekkille görüşmeye ayrılabilecek en değerli kaynaktır. Entegrasyon bu işleri ortadan kaldırmaz, makineye devreder ve sonucu insana denetletir.
Bu yüzden entegrasyonu bir konfor özelliği olarak değil, bir risk azaltma yöntemi olarak değerlendirmek gerekir. Konforun karşılığı birkaç dakikadır; risk azaltmanın karşılığı ise bir hakkın düşmemesidir.
E-Tebligatta Süre Ne Zaman Başlar?

Entegre takibin neyi hesapladığını anlamak için önce kuralı netleştirmek gerekir. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır (Tebligat Kanunu m.7/a). Muhatap tebligatı hiç açmasa da bu sonuç değişmez. Tebliğ için avukatın ayrıca bir onay vermesi de gerekmez. Dolayısıyla "okundu" işareti süre başlangıcını ne öne çeker ne de erteler.
Süreyi saymaya başlamak için tebliğ tarihi belirlendikten sonra ilgili sürenin türüne bakılır. Gün olarak belirlenen sürelerde tebliğ günü sayılmaz; hafta, ay veya yıl olarak belirlenen sürelerde ise süre, başladığı güne karşılık gelen günde sona erer (HMK m.92). Resmî tatiller süreye dahildir; ancak son gün hafta sonuna ya da resmî tatile denk gelirse süre izleyen ilk iş günü mesai bitiminde dolar (HMK m.93). Arife günü yarım gün olsa da süreyi uzatmaz.
Varsayımsal bir örnek verelim. E-tebligat bir ayın 10'unda elektronik adrese ulaşmış olsun. Beşinci günün sonu 15'idir ve tebliğ bu tarihte gerçekleşmiş sayılır. İki haftalık bir süre söz konusuysa, süre 15'inde başlamış kabul edilir ve ayın 29'unda sona erer; bu gün hafta sonuna denk geliyorsa izleyen ilk iş günü son gündür. Bu örnek yalnızca mantığı göstermek içindir, gerçek bir dosyada ilgili sürenin türü mutlaka kontrol edilmelidir.
| Durum | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| E-tebligatın tebliğ tarihi | Ulaştığı tarihi izleyen 5. günün sonu | Tebligat K. m.7/a |
| Gün olarak belirlenen süre | Tebliğ günü sayılmaz | HMK m.92 |
| Hafta, ay veya yıl süresi | Başladığı güne karşılık gelen günde biter | HMK m.92 |
| Son gün hafta sonu veya resmî tatil | İzleyen ilk iş günü mesai sonunda biter | HMK m.93 |
| Son gün adli tatile rastlıyor | Tatilin bittiği günden itibaren 1 hafta uzar | HMK m.104 |
Bu kuralların her biri tek başına basit görünür. Güçlük, aynı büroda onlarca dosyada, farklı sürelerle ve farklı tebliğ tarihleriyle bunları aynı anda uygulamaktır. Entegrasyonun temel faydası tam burada ortaya çıkar: kural bir kez doğru kodlandığında her tebligata aynı titizlikle uygulanır.
Entegre Sistem Günlük İşleyişte Nasıl Çalışır?

Teoride akış basittir; asıl soru, bir büronun gündelik düzenine nasıl oturduğudur. İyi kurulmuş bir entegrasyonda sabah ilk işiniz tebligat kutusunu açmak değil, sistemin sizin için hazırladığı özeti incelemektir. Yeni gelen her evrak için dosya eşleşmesi, tebligat türü ve hesaplanan son gün önünüze hazır gelir. Sizin işiniz doğruluğu teyit etmek, gerekiyorsa düzeltmek ve işlemi onaylamaktır.
Akışın en önemli ilkesi insan denetimidir. Otomasyon, hukuki sorumluluğu devretmez. Bu nedenle sistemin güven düzeyi düşük olduğu durumlarda sessizce karar vermesi değil, avukata sorması beklenir. Belirsiz bir evrakın yanlış sürelendirilmesi, hiç sürelendirilmemesinden bile daha tehlikeli olabilir.
- Tebligat sisteme girer. UETS'e düşen evrak, avukatın kendi oturumu üzerinden alınır.
- Evrak analiz edilir. Mahkeme, esas numarası, taraflar ve tebligat türü ayıklanır.
- Dosya eşleşir. Evrak, büronun kayıtlı davasına bağlanır; eşleşme belirsizse avukata sorulur.
- Süre hesaplanır. Tebliğ tarihi belirlenir, süre türüne ve takvime göre son gün çıkarılır.
- Hatırlatma kurulur. Son güne kadar kademeli uyarılar ilgili kişilere ulaşır.
- Avukat onaylar. Sonuç kontrol edilir; gerekirse düzeltilir ve dosyaya işlenir.
Güven eşiği neden önemlidir?
Yapay zekâ destekli analizde her çıktı eşit güvenilirlikte değildir. Taranmış, düşük kaliteli ya da alışılmadık biçimde yazılmış bir evrakta sistemin emin olmaması doğaldır. Sağlıklı bir yapı, emin olmadığı noktayı gizlemez; işaretler ve onayınızı ister. Bu davranış bir zayıflık değil, güvenlik özelliğidir.
Bir de bağımsız doğrulama meselesi vardır. Yapay zekânın çıkardığı bilgiyi yine yapay zekâ ile doğrulamak anlamlı olmaz. Süre hesabının, analizden bağımsız çalışan ayrı bir usul kuralı motoruyla kontrol edilmesi, iki farklı yöntemin aynı sonuca varmasını şart koşar ve tutarsızlıkta uyarı üretir.
Süre Hesabında Takvim ve Tatil Düzeltmeleri

Süre hesabının en hata yapmaya açık kısmı takvim düzeltmeleridir. Hafta sonu ve resmî tatil kuralı kolay hatırlanır, ama adli tatil çoğu zaman yanlış uygulanır. Adli tatil her yıl 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasındadır. Hukuk davalarında süreler adli tatilde durmaz; sürenin son günü bu döneme rastlarsa süre, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar (HMK m.104). Bu da pratikte 7 Eylül'e işaret eder.
Burada dikkat edilmesi gereken bir incelik var: süre tatilde durmadığı için, son gün tatil dışında kalıyorsa hiçbir uzama olmaz. Yalnızca son günü tatile rastlayan süre uzar. "Adli tatilde son gün ilk iş gününe kayar" biçimindeki yaygın düşünce yanlıştır; kayma değil, tatil bitiminden itibaren bir haftalık uzama söz konusudur.
Ayrıca uzama her yargı kolunda aynı değildir. İdari yargıda uzama yedi gündür (İYUK m.8/3). Tutuksuz ceza işlerinde üç gün uzar (CMK m.331). İcra takip işlemlerinde ve tutuklu işlerde ise adli tatil nedeniyle bir uzama yoktur. Bir bürodaki dosyalar hukuk, icra, idare ve ceza arasında dağılıyorsa, her tebligatın hangi kurala tabi olduğunu akılda tutmak insan için ağır bir yüktür.
Entegre takipte takvim kuralları, sürenin türü ve dosyanın yargı koluyla birlikte değerlendirilir. Aynı tebligat farklı dosya türlerinde farklı sonuç doğurabildiği için, hesabın dosya bağlamından kopuk yapılması ciddi yanılgılara götürür. Bağımsız bir hesap makinesi bu nedenle hızlı bir ön kontrol için yararlıdır, ama tebligattan dosyaya uzanan bağlantının yerini tutmaz. Yine de elinizin altında hızlı bir kontrol aracı bulunması iyidir; bunun için hukuki süre hesaplama aracını kullanabilirsiniz.
Büro İçinde Roller ve Sorumluluk Dağılımı

Tebligat yönetimi tek kişilik bir iş değildir. Ortak avukat dosyanın stratejisini belirler, çalışan avukat dilekçeleri hazırlar, sekreter evrak akışını yürütür, stajyer ise belirli kontrolleri üstlenir. Bu işbölümü kâğıt üzerinde doğal görünür ama bilgi akışı kurgulanmadığında sorumluluk boşlukları doğar. Tebligatı kim fark edecek, süreyi kim onaylayacak, hatırlatmayı kim alacak sorularının cevabı net değilse hata kaçınılmazdır.
Rol bazlı yetkilendirme bu sorunu çözmeye yardım eder. Her rolün görebileceği dosyaları ve yapabileceği işlemleri tanımlamak, hem gizlilik hem de iş güvenliği açısından önem taşır. Örneğin stajyerin müvekkil iletişim bilgilerine ya da belirli dosyalara erişimi sınırlı tutulabilir; sekreter evrakı görüp eşleştirebilir ama süreyi onaylamak yalnızca avukata bırakılabilir.
Hatırlatmaların kime gideceği de ayrı bir kararı gerektirir. Son günü yaklaşan bir sürenin yalnızca dosya sahibi avukata değil, ona yedeklik yapan kişiye de ulaşması, tatil, hastalık veya duruşma yoğunluğu gibi durumlarda bir güvence sağlar. Bu tercih büronun kendi düzenine göre belirlenir; önemli olan hatırlatmanın tek bir kişiye bağlı kalmamasıdır.
Rollerin net olduğu bir büroda tebligat entegrasyonu, ek bir iş yükü getirmez; mevcut iş bölümünü şeffaflaştırır. Kim neyi gördü, kim neyi onayladı sorularının cevabı kayıtta durur ve bir uyuşmazlık veya iç denetim anında tartışmayı kısaltır.
Entegrasyonun Sağladığı Somut Avantajlar

Avantajları soyut vaatler olarak değil, bürodaki somut bir derde karşılık gelen sonuçlar olarak ele almak daha doğrudur. İlk avantaj, tebligatın kaçırılma riskinin azalmasıdır. Kutuyu açmayı unutmak, tatilde evrakı görmemek ya da yoğun bir duruşma gününde bildirimi atlamak gibi durumlar, evrakın sisteme kendiliğinden alınmasıyla büyük ölçüde ortadan kalkar.
İkinci avantaj, hesabın tutarlılığıdır. İnsan eli yorulduğunda ya da acele ettiğinde hata yapar; kurala bağlı bir hesap motoru ise her seferinde aynı mantığı uygular. Bu tutarlılık, özellikle tatil dönemlerinde ve yoğun haftalarda belirleyici olur. Üçüncü avantaj, sürenin görünür olmasıdır: son günlerin tek bir takvimde toplanması, büro genelinde öncelik sıralamasını kolaylaştırır.
Dördüncü avantaj, zaman kazancıdır. Bu kazanç sayısal bir iddiaya bağlanamaz, çünkü büroya göre değişir; ama evrak okuyup dosya aramak, tarihleri elle yazmak ve hatırlatma kurmak gibi işlerin makineye geçmesi, dikkatinizi hukuki işe ayırmanızı sağlar. Beşinci avantaj ise izlenebilirliktir: her tebligatın ne zaman geldiği, kime bildirildiği ve kimin onayladığı kayıt altında durur.
- ✓ Tebligat kutusunu elle kontrol etme zorunluluğu azalır
- ✓ Evrak dosyayla otomatik eşleşir, belirsizlikte avukata sorulur
- ✓ Süre, takvim ve tatil kurallarına göre hesaplanır
- ✓ Son güne kadar kademeli hatırlatma yapılır
- ✓ Büro içinde kimin neyi gördüğü izlenebilir
Bu listedeki her madde, bir önceki bölümlerde anlattığımız sürecin bir halkasına karşılık gelir. Tek başına bir özellik hayat kurtarmaz; asıl güvenlik, halkaların kopuksuz biçimde birbirine bağlanmasından doğar.
MÜHLET ile Tebligat Entegrasyonlu Dava Takibi

MÜHLET, bu yazıda anlattığımız zinciri tek akışta kurmak için geliştirilmiş, UETS entegrasyonlu ve yapay zekâ destekli bir süre takip ve tebligat yönetim platformudur. Her özelliğin bir derde karşılık geldiğini söyleyerek ilerleyelim.
Evrakı kaçırma derdine karşılık, UETS'e düşen e-tebligatlar tarayıcı eklentisiyle avukatın kendi bilgisayarında, kendi oturumuyla alınır. Şifreniz MÜHLET'e verilmez ve sunucular UETS'e bağlanmaz; erişim yalnızca sizin tarayıcınızdan olur. Anlamlandırma derdine karşılık, yapay zekâ tebligatı analiz ederek mahkemeyi, esas numarasını, tarafları ve tebligat türünü çıkarır. Her çıktı bağımsız bir usul kuralı motoruyla doğrulanır; güven düşükse avukat onayı istenir.
Hesap derdine karşılık, süreler Türk adli takvimine göre, yani adli tatil, resmî tatil ve hafta sonu düzeltmeleriyle hesaplanır. Unutma derdine karşılık, son güne kadar kademeli olarak e-posta, SMS ve uygulama ya da tarayıcı bildirimi gönderilir. Bunların yanında takvim senkronizasyonu, iOS ve Android mobil uygulama, ortak, avukat, sekreter ve stajyer rolleriyle yetkilendirme ve dava, müvekkil, duruşma ve görev yönetimi bulunur.
Veriler KVKK uyumlu biçimde Türkiye'de barındırılır. Sistem tebligat kredisiyle çalışır ve ilk kullanımda ücretsiz deneme kredisi verilir; ayrıntılar için fiyatlar sayfasına bakabilirsiniz. Bileşenleri tek tek incelemek isterseniz UETS entegrasyonu, yapay zekâ tebligat analizi, süre takibi ve bildirim sistemi sayfaları ilgili özelliği ayrıntılı anlatır.
Entegrasyonu Seçerken Dikkat Edilecek Ölçütler

Piyasada tebligat ve süre takibini bir araya getirdiğini söyleyen çözümler farklı derinliklerde çalışır. Seçim yaparken ilk bakılacak nokta, evrakın sisteme nasıl girdiğidir. Kimlik bilgilerinizi üçüncü tarafa vermenizi gerektiren bir yapı, hem güvenlik hem de mesleki gizlilik açısından dikkatle değerlendirilmelidir. Erişimin kendi cihazınızda ve kendi oturumunuzla yapılması daha sağlıklı bir modeldir.
İkinci ölçüt, hesabın şeffaflığıdır. Bir sistem son günü söylüyorsa, hangi tebliğ tarihinden ve hangi kuraldan yola çıktığını da göstermelidir. Gerekçesi görünmeyen bir tarih, denetlenemediği için güven vermez. Avukatın bir hesabı kendi bilgisiyle sınayabilmesi, otomasyonun kabul edilebilirliğinin ön koşuludur.
Veri ve gizlilik boyutu
Tebligatlar müvekkil bilgilerini ve dava stratejisini ima eden içerikler taşır. Verilerin nerede barındırıldığı, kimlerin eriştiği ve KVKK kapsamında nasıl korunduğu sorulmalıdır. Verilerin Türkiye'de barındırılması bu açıdan önemli bir ölçüttür. Rol bazlı yetkilendirmenin bulunması da büro içi gizliliği destekler.
Üçüncü ölçüt, bildirim çeşitliliği ve kademeli hatırlatmadır. Tek bir uyarı kaçırılabilir; birden fazla kanaldan ve zamana yayılan uyarılar daha güvenlidir. Son olarak, mobil erişim ve takvim senkronizasyonu gibi günlük kullanımı kolaylaştıran özellikler, sistemin gerçekten kullanılıp kullanılmayacağını belirler. Kullanılmayan en iyi sistem, yoktan farksızdır.
Geçiş Sürecinde Büroyu Nasıl Hazırlamalı?

Yeni bir sisteme geçiş, teknik bir iş olduğu kadar alışkanlık meselesidir. İlk önerimiz küçük başlamaktır: tüm dosyaları aynı anda taşımak yerine, aktif ve süresi yaklaşan dosyalarla başlayın. Böylece sistemin davranışını canlı verilerle gözlemler, eşleşmelerin ve hesapların doğruluğunu önce kontrollü bir çerçevede sınarsınız.
İkinci adım, paralel çalışma dönemidir. İlk haftalarda eski ajandanızı ve yeni sistemi birlikte tutmak, farkları görmenizi sağlar. Bir farkla karşılaştığınızda hangisinin doğru olduğunu ilgili kanun maddesine bakarak netleştirmek hem sisteme güveninizi artırır hem de olası ayar sorunlarını erken yakalatır. Bu dönem uzun sürmemeli; sistemin güvenilir olduğuna kanaat getirdiğinizde ikili tutmak başlı başına bir yük olur.
Üçüncü adım, büro içi kuralların yazıya dökülmesidir. Tebligatı kim onaylar, hatırlatma kime gider, düşük güvenli bir analiz kime yönlendirilir gibi sorulara kısa ve net cevaplar yazın. Bu notları çalışanlarla paylaşmak, geçişin kişisel alışkanlıklara bağlı kalmasını önler. Dördüncü adım ise düzenli gözden geçirmedir: haftada bir, yaklaşan sürelerin bir listesine bakıp sistemin ürettiğiyle kendi bilginizi karşılaştırın.
Büro iç notu (örnek): Her e-tebligat sistemde göründüğü gün dosyasıyla eşleştirilir. Süreyi dosya sahibi avukat onaylar. Düşük güvenli analizler aynı gün ortak avukata yönlendirilir. Son gün hatırlatması dosya sahibine ve yedek sorumluya gider. Haftalık süre listesi her pazartesi gözden geçirilir.
Bu notun bir şablon olduğunu unutmayın; her büro kendi iş akışına göre uyarlamalıdır. Önemli olan, kuralların kişiden bağımsız, yazılı ve herkesçe bilinir olmasıdır.
Sık Yapılan Hatalar

İlk ve en yaygın hata, tebligatın açılma tarihini tebliğ tarihi sanmaktır. E-tebligatta başlangıç, açılma anı değil, ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonudur. Bu yanılgı hem erken hem geç hesap yapılmasına yol açar; erken hesap gereksiz acele yaratır, geç hesap ise süreyi kaçırtabilir.
İkinci hata, otomatik sonuca körü körüne güvenmektir. Entegre sistem avukatın yerine geçmez, onun işini kolaylaştırır. Düşük güvenli bir analiz uyarısını geçiştirmek, onay adımını rutine çevirip içeriğe bakmamak, sürelendirmede asıl sorumlunun hâlâ avukat olduğunu unutmak anlamına gelir. Onay adımı, sistemin güvenlik ağıdır; formalite değildir.
Üçüncü hata, adli tatil kurallarını tek tipmiş gibi uygulamaktır. Hukuk davalarında bir haftalık, idari yargıda yedi günlük, tutuksuz ceza işlerinde üç günlük uzama bulunur; icra takip işlemlerinde ve tutuklu işlerde ise uzama yoktur. Dosya türünü bilmeden yapılan genelleme yanlış sonuç üretir.
Dördüncü hata, hatırlatmayı tek kanala bağlamaktır. Yalnızca e-posta ya da yalnızca bildirim kullanmak, o kanalın kaçırıldığı gün riski artırır. Beşinci hata ise kayıt düzenini ihmal etmektir: dosya bilgileri güncel değilse eşleşme de, hesap da, hatırlatma da bundan etkilenir. Sistem, verdiğiniz bilgi kadar iyidir.
Sık Sorulan Sorular
Tebligat entegrasyonlu dava takibi nedir?
Dosya listesi, e-tebligat akışı, süre hesabı ve hatırlatmaların tek bir sistemde birbirine bağlanmasıdır. Tebligat geldiğinde dosyayla eşleşir, süre hesaplanır ve son güne kadar uyarı üretilir.
E-tebligatı açmazsam süre başlar mı?
Evet. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır (Tebligat K. m.7/a). Açmak süreyi öne çekmez, açmamak ertelemez.
Adli tatilde süreler durur mu?
Hukukta süreler adli tatilde durmaz. Son günü 20 Temmuz - 31 Ağustos arasına rastlayan süre, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar (HMK m.104). İdari yargıda bu uzama yedi gün, tutuksuz ceza işlerinde üç gündür; icra takip işlemlerinde ve tutuklu işlerde uzama yoktur.
Yapay zekâ süreyi yanlış hesaplarsa ne olur?
MÜHLET'te her analiz çıktısı bağımsız bir usul kuralı motoruyla doğrulanır ve güven düşükse avukat onayı istenir. Son karar ve sorumluluk yine avukattadır, bu yüzden sonucu onaylamadan önce gözden geçirmeniz gerekir.
UETS şifremi MÜHLET'e vermem gerekiyor mu?
Hayır. Tebligatlar tarayıcı eklentisiyle, avukatın kendi bilgisayarında ve kendi oturumuyla alınır. Şifre MÜHLET'e verilmez ve sunucular UETS'e bağlanmaz.
Büroda herkes aynı bilgileri mi görür?
Hayır. MÜHLET'te ortak, avukat, sekreter ve stajyer rolleriyle yetkilendirme yapılır; her rol kendisine tanınan görünürlük ve işlem sınırı içinde çalışır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için hukuki değerlendirme gerekir.
- #tebligat entegrasyonu
- #dava takibi
- #e tebligat
- #sure takibi
- #uets
MÜHLET
Avukatlar için süre yönetimi ve elektronik tebligat alanında uygulamaya dönük içerikler üreten MÜHLET ekibi.


