Mühlet mobil uygulama simgesi

Mühlet mobil uygulaması

Süre ve tebligatlarınız telefonunuzda

Aç
Mühlet amblemi: terazi ve saatMühlet logosu
Adalet terazisi, hâkim tokmağı ve kanun kitapları
UETS

UYAP Kayıtları ile UETS Kayıtlarının İlişkisi

UYAP kayıtları ile UETS kayıtlarının ilişkisi nedir? Tarihler neden farklı görünür ve süre için hangi tebliğ kaydı esas alınır, bu yazıda anlatıyoruz.

MÜHLET · 31 Ekim 2026 · 13 dk okuma

UYAP Kayıtları ile UETS Kayıtlarının İlişkisi
İçindekiler

UYAP, yargı birimlerinin dosyaları yürüttüğü sistemdir; UETS ise PTT'nin işlettiği Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi'dir ve mahkeme kararları çoğunlukla bu sistem üzerinden tebliğ edilir. İki sistem aynı davaya baktığı için kayıtları birbirini tamamlar, ancak aynı şeyi ölçmezler: UYAP dosyadaki işlemi, UETS ise evrakın muhataba ulaşmasını kaydeder. Bu yüzden iki ekranda görünen tarihler farklı olabilir. Süre bakımından belirleyici olan, e-tebligatın ulaştığı günü izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılmasıdır (Tebligat K. m.7/a); UYAP'taki bir işlem tarihi bu hesabın yerine geçmez.

İki Sistem, İki Ayrı İş: Kısa Çerçeve

Dosya ve tebligat sistemlerini temsil eden iki ayrı platformun soyut çizimi

Örneğin Ankara'da icra ağırlıklı çalışan bir avukat düşünelim. Sabah UYAP'ta dosyalarını açıyor, bir dosyada mahkemenin bir ara karar verdiğini görüyor. Öğleden sonra elektronik tebligat adresine bir evrak düşüyor. Akşam sekreteri ona iki ayrı tarih söylüyor: "Kararın verildiği gün şu, tebligatın düştüğü gün bu." İkisi de doğru, ama biri kararın alındığı tarihi, diğeri evrakın ulaştığı tarihi anlatıyor. Avukatın asıl sorusu şu olmalı: "Sürem hangi tarihe bağlı?"

Bu sorunun cevabı iki sistemin görev farkında yatıyor. UYAP, yargı birimlerinin dosya sistemidir: dilekçeler, kararlar, duruşma kayıtları ve dosya üzerindeki işlemler orada yürür. UETS ise tebligatın elektronik ortamda muhataba ulaştırılmasını sağlayan ve PTT tarafından işletilen sistemdir. Avukatlar için elektronik tebligat adresi almak zorunludur; dolayısıyla avukata yapılacak tebligatların büyük bölümü bu adrese gönderilir.

Bir benzetme yapmak gerekirse UYAP, mahkemenin kendi defteridir; UETS ise postanın teslim kaydıdır. Mahkeme bir kararı defterine yazdığında karar var olur, ama taraf bunu hukuken bilmiş sayılmaz. Taraf açısından süre, tebliğ kaydına bağlanır. Bu ayrım, sürelerin hesabında yapılan en pahalı hataların kaynağıdır: dosya ekranındaki tarihi başlangıç sanmak, süreyi gerçekte olduğundan erken veya geç hesaplamak anlamına gelir.

Bu yazıda iki kaydın neyi gösterdiğini, tarihlerin neden ayrışabildiğini, süre için hangi kaydın esas alınacağını ve büroda iki kaydı nasıl düzenli karşılaştırabileceğinizi anlatıyoruz. Sistemlerin teknik ayrıntılarına ya da ekran adımlarına girmiyoruz; amaç, meslek pratiğinde doğru kaydı doğru yerde kullanabilmeniz.

UYAP Kayıtları Neyi Gösterir?

Dosya klasörleri ve soyut renkli kutulardan oluşan bir ekran

İlk bölümde ayırdığımız çerçeveyi biraz açalım. UYAP kayıtları, bir dosyanın yargı birimi içindeki hayatını anlatır. Dosyanın hangi birimde olduğu, hangi evrakların dosyaya girdiği, hangi işlemlerin yapıldığı ve hangi tarihte bir sonraki adımın beklendiği bu kayıtlardan izlenir. Avukat için UYAP, dosyanın "durum raporu" gibidir: ne olduğunu, ne zaman olduğunu ve sırada ne olduğunu gösterir.

Ancak dosyadaki bir işlemin tarihi ile o işlemin muhataba hukuken bildirildiği tarih aynı olmak zorunda değildir. Mahkeme bir kararı bugün verip dosyaya kaydedebilir; kararın taraflara tebliği ise başka bir günde, ayrı bir işlemle yapılır. Dosya ekranında bir tarih gördüğünüzde bunun hangi olaya ait olduğunu, yani işlem tarihi mi, evrakın düzenlendiği tarih mi, yoksa bildirim tarihi mi olduğunu ayırt etmeniz gerekir.

UYAP kayıtlarının bir başka değeri bütünlüktür. Aynı dosyanın duruşma günü, görev, müvekkil ve karşı taraf bilgileri gibi unsurları orada toplanır. Bir tebligatın hangi dosyaya ait olduğunu doğrulamak için dosya kaydına bakmak, esas numarası ve mahkeme eşleşmesini kontrol etmek en güvenilir yoldur. Yani UYAP, tebligatın "kime ve hangi dosyaya ait" olduğunu teyit etmek için vazgeçilmezdir; fakat "süre ne zaman başladı" sorusunun asıl dayanağı değildir.

Pratikte hata, bu iki soruyu birbirine karıştırmaktan doğar. "Dosya hangisi?" sorusuna UYAP cevap verir. "Tebliğ ne zaman yapılmış sayılır?" sorusuna ise tebliğ kaydı cevap verir. İkisini ayrı ayrı sormak, büroda süre kaçırmaya karşı en basit ve en etkili alışkanlıktır.

UETS Kayıtları Neyi Gösterir?

Teslim edilmiş elektronik zarflar ve takvim blokları

UETS kayıtları ise evrakın yolculuğuna odaklanır. Bir tebligat gönderildiğinde, muhatabın elektronik adresine hangi tarihte ulaştığı ve tebligatın durumu bu sistemde izlenir. Mahkeme kararları, ödeme emirleri, duruşma davetleri ve benzeri evrak çoğunlukla bu yoldan tebliğ edildiği için, avukatın gün içinde en çok baktığı kayıt türü budur.

Burada hukuken kritik kural şudur: elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır (Tebligat K. m.7/a). Muhatabın tebligatı açması, okuması veya bir onay vermesi gerekmez. Okumadığınız bir tebligat için süre işlemeye devam eder; erken açmak süreyi öne çekmez, geç açmak da sürenin başlangıcını ertelemez.

"Ulaştı" ile "tebliğ edilmiş sayıldı" aynı şey değildir

İki ifade gündelik dilde birbirine karışır. Evrakın adresinize düşmesi "ulaşma" anıdır. Hukuki sonuç ise ulaşmayı izleyen beşinci günün sonunda doğar. Dolayısıyla UETS'te gördüğünüz ulaşma tarihi bir başlangıç noktasıdır, süre başlangıcının kendisi değildir. Süreyi ulaşma tarihinden saymak, bir bakıma beş günlük farkı yok saymaktır.

"Okundu" bilgisi süre başlatmaz

Büroda sık duyulan bir yanlış, okundu işaretinin süreyi belirlediğidir. Oysa okuma durumu bir bilgi niteliğindedir; süre hesabını değiştirmez. Sekreter evrakı hemen açsa da, avukat haftalar sonra açsa da hukuki tebliğ tarihi aynı kalır. Bu nedenle bürodaki iş akışını "kim açtı, ne zaman açtı" üzerine değil, "ne zaman ulaştı, ne zaman tebliğ sayıldı" üzerine kurmak gerekir.

Tarihler Neden Farklı Görünebilir?

Yan yana duran iki takvim bloğu ve aralarındaki boş gün karoları

İki sistemde aynı evrakla ilgili farklı tarihler görmenizin birkaç doğal sebebi vardır. Bunların hiçbiri sistemin hatalı çalıştığı anlamına gelmez; çoğu zaman her sistemin kendi olayını kaydetmesinden kaynaklanır. Önce neyin hangi tarihe karşılık geldiğini anlamak, sonra hangisinin süre için kullanılacağına karar vermek gerekir.

Birinci sebep olay farkıdır. Mahkemenin karar verdiği gün, kararın dosyaya girdiği gün, tebligatın gönderildiği gün ve tebligatın adresinize ulaştığı gün birbirinden ayrı olaylardır. Her biri bir kayıtta farklı bir tarihle görünebilir. İkinci sebep, ulaşma ile tebliğ sayılma arasındaki beş günlük aralıktır: UETS'te gördüğünüz ulaşma tarihine beş gün eklenmeden hukuki tebliğ tarihine varılamaz. Üçüncü sebep, bürodaki insanların tarihleri farklı yerlerden not almasıdır; biri dosya ekranından, diğeri tebligat kaydından yazdığında aynı evrak için iki farklı tarih ortaya çıkar.

Aşağıdaki tablo, sık karşılaşılan tarihleri ve süre bakımından anlamlarını özetliyor:

Tarih türüHangi kayıtta görünürSüre başlangıcı mı?
Karar veya işlem tarihiDosya kayıtlarıHayır, kararın verildiğini gösterir
Tebligatın gönderildiği tarihTebligat kaydıHayır, yola çıkışı gösterir
Elektronik adrese ulaşma tarihiTebligat kaydıHayır, beş günlük hesabın başlangıcıdır
Ulaşmayı izleyen 5. günün sonuHesapla bulunurEvet, tebliğ edilmiş sayılma anıdır (Tebligat K. m.7/a)
Okundu bilgisiTebligat kaydıHayır, süreyi değiştirmez
⚠️
Dosya tarihini süre başlangıcı sanmayın. Karar tarihi ya da dosyadaki işlem tarihi, tebliğ tarihinin yerine geçmez; süre için tebliğ kaydı esas alınır.

Süre İçin Hangi Kayıt Esas Alınır?

Bir tarafında zarf, diğer tarafında dosya klasörü bulunan terazi

Kısa cevap şudur: süre bakımından esas alınacak olan tebliğ kaydıdır. Elektronik tebligatta bu, ulaşma tarihini izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılma sonucudur. UYAP'taki dosya tarihleri dosyanın akışını anlamanıza yardımcı olur; fakat süreyi onlara bağlamak doğru değildir.

Bu hesap, süre kurallarıyla birleşince sonuç verir. Gün olarak belirlenen sürelerde tebliğ günü sayılmaz; hafta, ay ve yıl sürelerinde süre, başladığı güne karşılık gelen günde biter (HMK m.92). Resmî tatiller süreye dahildir; yalnızca son gün hafta sonu ya da resmî tatile rastlarsa süre izleyen ilk iş günü mesai sonunda biter (HMK m.93). Arife günü gibi yarım günler süreyi uzatmaz.

Varsayımsal bir örnekle düşünelim. Bir tebligatın elektronik adresinize bir Pazartesi günü ulaştığını varsayalım. Beşinci gün Cumartesi'dir ve tebliğ, o günün sonunda yapılmış sayılır. Mahkemenin verdiği süre iki hafta ise bu süre bu tebliğ tarihine göre ve yukarıdaki kurallarla hesaplanır. Pazartesi'yi başlangıç alırsanız, tebliğ gününden öncesine ait bir tarihe göre hesaplamış olursunuz; süreyi gerçekte olduğundan erken bitmiş sanırsınız ve işlemi gereksiz yere acele edersiniz. Tersi de olabilir: dosya ekranında daha geç bir tarih görüp süreyi gerçekte olduğundan geç bitiyor sanmak, hak kaybına götürür.

ℹ️
Tebliğ için onay gerekmez. Muhatap tebligatı açmasa veya okumasa da tebliğ, beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.

Pratik sonuç olarak, bir tebligatla ilgili süre notu alırken üç bilgiyi birlikte yazın: ulaşma tarihi, hesaplanan tebliğ tarihi ve sürenin son günü. Bu üçlü, aynı evrakı başka biri incelediğinde bile tutarlı bir sonuca varmasını sağlar. Sürelerin hesabını elle yapmak yerine hızlı bir kontrol istediğinizde ücretsiz hukuki süre hesaplama aracını da kullanabilirsiniz.

Adım Adım: İki Kaydı Birlikte Okumak

Dosya yığınından takvim bloğuna uzanan adım adım bir yol

Teorik çerçeveyi bürodaki uygulamaya çevirmek için basit bir kontrol sırası öneriyoruz. Amaç, iki sistemdeki kaydı kıyaslarken her seferinde aynı soruları aynı sırayla sormaktır. Bu sıra, hem tecrübeli avukatın hem de yeni başlayan stajyerin aynı sonuca varmasını sağlar.

  1. Evrakı dosyayla eşleştirin. Tebligattaki mahkeme, esas numarası ve taraf bilgilerini dosya kaydıyla karşılaştırın; evrak doğru dosyaya mı ait, bunu teyit edin.
  2. Tebligatın ulaşma tarihini not edin. Tebligat kaydında görünen ulaşma tarihini aynen yazın; okundu bilgisini süre hesabına katmayın.
  3. Tebliğ edilmiş sayılma tarihini hesaplayın. Ulaşma tarihini izleyen beşinci günün sonunu bulun (Tebligat K. m.7/a).
  4. Evraktaki süreyi okuyun. Kararın ya da yazının hangi işlem için ne kadar süre verdiğini, hükmün kendisinden okuyun; emin olmadığınız süreyi ilgili usul kanunundan doğrulayın.
  5. Sürenin son gününü hesaplayın. Gün, hafta, ay ve yıl kurallarını uygulayın; son gün hafta sonu veya resmî tatile gelirse ilk iş gününe kaydığını, adli tatil varsa ayrı uzama kurallarını hesaba katın.
  6. Dosya kaydını güncelleyin. Hesapladığınız tebliğ tarihini ve son günü dosya notuna ve büro takvimine, kaynak tarihlerle birlikte işleyin.

Altıncı adım küçük görünür ama en çok atlanan adımdır. Hesap yapılır, ancak büro takvimine yalnızca son gün yazılır ve nasıl hesaplandığı kaybolur. Birkaç hafta sonra dosyaya bakan başka bir çalışan, ulaşma tarihini ve tebliğ tarihini göremediği için hesabı doğrulayamaz. Kaynak tarihleri birlikte yazmak, hem denetimi kolaylaştırır hem de iki sistemdeki kayıtlar farklı göründüğünde "hangisi doğruydu" tartışmasını kısa keser.

Kontrol notu örneği (varsayımsal):
Dosya: ilgili esas numarası, ilgili mahkeme
Ulaşma tarihi: tebligat kaydından
Tebliğ sayılma tarihi: ulaşmayı izleyen 5. günün sonu
Süre ve son gün: evraktaki süreye göre, HMK m.92-93 kuralıyla hesaplandı
Kontrol eden: büro çalışanı
💡Her evrak için dosya notuna "ulaşma, tebliğ sayılma, son gün" üçlüsünü yazın; iki ekran arasındaki fark böylece kendiliğinden açıklanır.

Hukuki Dayanak ve Süre Kuralları

Yer imli açık bir kitap ve küçük bir terazi

Bu yazıdaki çerçevenin dayanakları kısa bir listeyle özetlenebilir. Birincisi, elektronik tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılmasıdır (Tebligat K. m.7/a). İkincisi, gün olarak belirlenen sürelerde tebliğ gününün sayılmaması, hafta, ay ve yıl sürelerinin başladığı güne karşılık gelen günde bitmesidir (HMK m.92). Üçüncüsü, son günün hafta sonu veya resmî tatile gelmesi hâlinde sürenin izleyen ilk iş günü mesai sonunda bitmesidir (HMK m.93).

Bunların yanında, UETS'in PTT tarafından işletildiğini ve avukatlar için elektronik tebligat adresi almanın zorunlu olduğunu hatırlamak gerekir. Bu zorunluluk, avukatların tebligatları büyük ölçüde bu adres üzerinden alması anlamına gelir. UYAP dosya sisteminin ise tebligat sisteminin yerine geçmediğini, her iki sistemin farklı görevlere sahip olduğunu bu yüzden ayrıca vurgulamak isteriz.

Dikkat edilmesi gereken bir nokta, dayanakların kapsamıdır. Tebligat Kanunu'ndaki beş günlük kural, elektronik tebligatın tebliğ sayılma anını belirler. Sürenin ne kadar olduğu ise ilgili usul kanununa ve evraktaki hükme bağlıdır. Örneğin HMK'da yazılı yargılamada cevap dilekçesi süresi iki hafta, istinaf süresi iki haftadır; ancak her evrakta aynı süre geçerli olmaz. Süreyi daima kararın veya yazının kendisinden ve ilgili usul kanunundan teyit edin.

Bu iki katmanı birbirinden ayırmak, tarih tartışmalarını da sadeleştirir. "Tebliğ ne zaman sayıldı?" sorusu Tebligat Kanunu ile; "süre ne kadar ve ne zaman biter?" sorusu ise usul kanunu ve evraktaki hükümle cevaplanır. UYAP'taki dosya tarihleri bu iki sorunun hiçbirine tek başına cevap vermez; yalnızca dosyanın bağlamını sağlar.

Özel Durumlar ve İstisnalar

Vurgulanmış hafta sonu karosu ve yaz tatilini temsil eden lamba ile takvim bloğu

Temel kural basit olsa da pratikte bazı durumlar hesabı karmaşıklaştırır. Bu bölümde en sık karşılaşılanları anlatıyoruz; her birinde ortak ilke aynıdır: önce tebliğ tarihini, sonra süreyi hesaplayın.

Beşinci günün hafta sonuna ya da tatile gelmesi

Ulaşmayı izleyen beşinci günün Cumartesi, Pazar ya da resmî tatil olması mümkündür. Tebligat Kanunu'ndaki kural, beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılmayı öngörür; bu tarih bir gün olarak hesaplanır. Bundan sonra süre başlar ve süre hesabındaki hafta sonu veya tatil düzeltmesi, kural gereği yalnızca sürenin son gününe uygulanır. Başlangıçta değil, bitişte düzeltme yapıldığını hatırlamak gerekir.

Adli tatil dönemi

Adli tatil her yıl 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasındadır. Hukuk yargılamasında süreler adli tatilde durmaz; tebligat bu dönemde de ulaşır ve beş günlük kural aynen işler. Son günü tatile rastlayan süre ise tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar (HMK m.104; 7 Eylül). İdari yargıda bu uzama yedi gündür (İYUK m.8/3), tutuksuz ceza işlerinde üç gündür (CMK m.331). İcra takip işlemlerinde ve tutuklu işlerde uzama yoktur. Bu nedenle yaz aylarında UETS kaydındaki ulaşma tarihi ile tebliğ sayılma tarihi arasındaki farkı ve uzamanın hangi dava türüne uygulandığını ayrıca kontrol etmek gerekir.

⚠️
Adli tatilde son gün kendiliğinden ilk iş gününe kaymaz. Uzama ilgili usul kanununa göre ve dava türüne göre uygulanır; icra takip işlemlerinde ve tutuklu işlerde hiç uygulanmaz.

Aynı dosyada birden fazla tebligat

Bir dosyada kısa aralıklarla birden fazla tebligat gelebilir: örneğin bir ara karar ve ardından bir duruşma daveti. Her tebligatın ulaşma tarihi ve tebliğ sayılma anı ayrıdır. Önceki evrakın tarihini sonrakine uygulamak, çok sık yapılan bir hatadır. Her evrak kendi kaydıyla ve kendi süresiyle ayrı satırda izlenmelidir.

Başka yoldan yapılan bildirimler

Her bildirim elektronik tebligat olmayabilir. Kimi evrak fiziki yolla ya da başka bir şekilde bildirilebilir; bu durumda beş günlük kural uygulanmaz ve tebliğ tarihi o evrakın kendi tebliğ belgesinden anlaşılır. Evrak türünü ve bildirim yolunu belirlemeden süre hesabına girişmeyin. Emin olmadığınız durumlarda ilgili usul kanununa bakın.

MÜHLET ile İki Kaydı Aynı Masada Tutmak

Zarfları analiz bloğundan geçirip takvime ve hatırlatma zillerine ileten soyut düzen

Önceki bölümlerdeki kontrol sırasını elle yürütmek mümkündür; ancak tebligat sayısı arttıkça aynı hesabı tekrarlamak hem zaman alır hem de insan hatasına açıktır. MÜHLET bu işi, tebligatın düşmesinden son güne kadar tek akışta toplamak için tasarlandı. Her özellik, yukarıda anlattığımız bir derdin karşılığıdır.

Tebligatı kaçırma ve elle taşıma derdi için, UETS'e düşen e-tebligatlar tarayıcı eklentisiyle, avukatın kendi bilgisayarında ve kendi oturumuyla otomatik alınır. MÜHLET sunucuları UYAP'a da UETS'e de bağlanmaz; e-tebligatlar avukatın kendi tarayıcısında, kendi oturumuyla alınır ve şifre MÜHLET'e verilmez. Ayrıntılar için UETS entegrasyonu sayfasına bakabilirsiniz.

Evrakı okuyup dosyayı ayırt etme derdi için yapay zekâ tebligatı analiz eder; mahkemeyi, esas numarasını, tarafları ve tebligat türünü çıkarır. Her çıktı bağımsız bir usul kuralı motoruyla doğrulanır, güven düşükse avukattan onay istenir. Bu konuyu yapay zekâ ile tebligat analizi sayfasında bulabilirsiniz.

Tarih hesabı derdi için süreler Türk adli takvimine göre, adli tatil, resmî tatil ve hafta sonu düzeltmeleriyle hesaplanır; ayrıntısı süre takibi sayfasındadır. Unutma derdi için son güne kadar kademeli olarak e-posta, SMS ve uygulama veya tarayıcı bildirimiyle hatırlatma yapılır; bkz. bildirim sistemi.

Bunlara ek olarak takvim senkronizasyonu, iOS ve Android mobil uygulama, ortak, avukat, sekreter ve stajyer rolleriyle yetkilendirme ve dava, müvekkil, duruşma ile görev yönetimi bulunur. Veriler KVKK uyumlu biçimde Türkiye'de barındırılır. Hizmet tebligat kredisiyle çalışır ve ilk kullanımda ücretsiz deneme kredisi verilir; ayrıntılar fiyatlar sayfasındadır. MÜHLET, dosyanızın kaydını UYAP'ta tutmanın yerine geçmez; tebligat kaydındaki tarihe göre süre tarafını düzenli tutmanıza yardımcı olur.

Sık Yapılan Hatalar

Yerinden oynamış bir takvim karosu ve yanında uyarı ışığı

İki sistemin kaydını birlikte kullanan bürolarda hataların çoğu birkaç tekrarlayan kalıba dayanır. Bu kalıpları bilmek, onları önlemenin en kolay yoludur. Aşağıdaki liste, büro içi kontrol toplantılarında kullanabileceğiniz kısa bir kontrol çerçevesidir.

  • ✓ Dosya ekranındaki işlem tarihini süre başlangıcı olarak kullanmamak
  • ✓ Ulaşma tarihinden doğrudan saymak yerine beşinci günün sonunu hesaplamak
  • ✓ Okundu bilgisini süre hesabına katmamak
  • ✓ Her tebligatı kendi kaydı ve kendi süresiyle ayrı izlemek
  • ✓ Hesabın kaynak tarihlerini dosya notuna ve takvime birlikte yazmak

Bu listenin dışında kalan bir hata türü, yalnızca bir kişinin bildiği bilgiye güvenmektir. Yıllardır dosyayı yürüten avukat tarihi aklında tutuyor, ancak büro takvimine işlenmemiş olabilir. İzin, hastalık ya da duruşma yoğunluğu gibi sebeplerle o kişi ulaşılamaz olduğunda bilgi de kaybolur. Süre bilgisi kişide değil, ortak takvimde olmalıdır.

Son olarak, "sistem böyle gösterdi" cümlesine dikkat edin. Ekranda görülen bir tarih, hangi olaya ait olduğu bilinmeden bir kanıt değildir. Tarihin neyi kaydettiğini ve hangi kayıttan geldiğini söyleyemiyorsanız, o tarihi süre hesabında kullanmayın. Önce tarihin anlamını doğrulayın, sonra hesabı yapın; bu küçük disiplin, büronun süre kaçırma riskini belirgin biçimde azaltır.

Sık Sorulan Sorular

UYAP ile UETS aynı sistem midir?

Hayır. UYAP yargı birimlerinin dosya sistemidir; UETS ise PTT'nin işlettiği Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi'dir. Biri dosyadaki işlemleri, diğeri tebligatın muhataba ulaşmasını kaydeder. Mahkeme kararları çoğunlukla UETS üzerinden tebliğ edilir.

İki sistemdeki tarihler farklıysa hangisi esas alınır?

Süre bakımından tebliğ kaydı esas alınır. Elektronik tebligat, adresinize ulaştığı günü izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır (Tebligat K. m.7/a). Dosyadaki işlem tarihi dosyanın akışını gösterir, süre başlangıcını belirlemez.

Tebligatı açmazsam süre başlamaz mı?

Başlar. Elektronik tebligatta muhatabın tebligatı açması, okuması ya da onay vermesi gerekmez. Erken açmak süreyi öne çekmez, geç açmak da ertelemez; tebliğ, ulaşmayı izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.

Okundu bilgisi süreyi etkiler mi?

Hayır. Okundu bilgisi yalnızca bilgi niteliğindedir ve süre başlangıcını değiştirmez. Süre hesabında ulaşma tarihi ve ondan hesaplanan tebliğ sayılma tarihi kullanılır.

Süre hesabında tebliğ günü sayılır mı?

Gün olarak belirlenen sürelerde tebliğ günü sayılmaz; hafta, ay ve yıl sürelerinde süre başladığı güne karşılık gelen günde biter (HMK m.92). Son gün hafta sonu ya da resmî tatile rastlarsa süre izleyen ilk iş günü mesai sonunda biter (HMK m.93).

MÜHLET UYAP'a veya UETS'e bağlanır mı?

MÜHLET sunucuları UYAP'a da UETS'e de bağlanmaz; e-tebligatlar avukatın kendi tarayıcısında, kendi oturumuyla alınır. Şifre MÜHLET'e verilmez. Alınan tebligatlar yapay zekâ ile analiz edilir ve süreler Türk adli takvimine göre hesaplanır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için hukuki değerlendirme gerekir.

  • #uyap uets iliskisi
  • #elektronik tebligat
  • #tebligat tarihi
  • #sure takibi
  • #avukat rehberi
M

MÜHLET

Avukatlar için süre yönetimi ve elektronik tebligat alanında uygulamaya dönük içerikler üreten MÜHLET ekibi.