Mühlet mobil uygulama simgesi

Mühlet mobil uygulaması

Süre ve tebligatlarınız telefonunuzda

Aç
Mühlet amblemi: terazi ve saatMühlet logosu
Adalet terazisi, hâkim tokmağı ve kanun kitapları
Uyap

UYAP'ta Reddiyat ve İade Talepleri Rehberi

UYAP'ta reddiyat ve iade talepleri nasıl işler? Dosyadaki paranın hak sahibine ödenmesi, gider avansı iadesi ve IBAN bildirimini pratik anlatımla öğrenin.

MÜHLET · 25 Ekim 2026 · 14 dk okuma

UYAP'ta Reddiyat ve İade Talepleri Rehberi
İçindekiler

Reddiyat, mahkeme veya icra dosyasında bulunan paranın, o paya hak kazanan kişiye ödenmesi işlemidir; iade talebi ise yatırılmış ama kullanılmayan veya haksız yere tutulan bir tutarın geri istenmesidir. Her ikisinde de talep dosyanın kayıtlı olduğu birime yapılır, hak sahibinin kimliği ve ödeme bilgisi (IBAN) doğru bildirilir, vekil adına ödeme isteniyorsa vekaletnamede bu yetkinin bulunması gerekir. Talep elektronik ortamda verilebilir, ancak ödemenin ne zaman çıkacağı birimin iş yüküne, dosyadaki engellere ve kararın durumuna bağlıdır. Bu rehber, süreci uygulamadaki mantığıyla ve kamu sistemlerinin ekran ayrıntılarına girmeden anlatır.

Reddiyat Nedir, İade Talebi Nedir?

Dosya klasöründen çıkıp banka kutucuğuna doğru ilerleyen altın para

Meslek pratiğinde "reddiyat" kelimesi çoğu zaman kısaca "dosyadaki parayı almak" anlamında kullanılır. Doğru ifadeyle reddiyat, bir yargılama veya takip sırasında mahkeme ya da icra dairesinin hesabına girmiş olan tutarın, o tutara hak sahibi olan taraf lehine ödenmesine karar verilmesi ve bu kararın uygulanmasıdır. Para bir tahsilat olabilir, bir teminat olabilir, bir depo olabilir ya da bir yargılama gideri bakiyesi olabilir. Paranın niteliği, kimin hangi şartla alabileceğini belirler.

İade talebi ise biraz daha geniş bir şemsiye altında toplanır. Davanın başında yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmı, kaldırılan bir tedbir sonrasında geri istenen teminat, fazla yatırılmış harç veya masraf, hatalı yapılan bir ödeme gibi durumlarda avukat "iade" talep eder. Hukuki dayanak her durumda aynı değildir; ilgili usul kanununun ve yönetmeliklerin o para türü için öngördüğü koşullar uygulanır. Bu nedenle talep dilekçesinde paranın hangi sebeple dosyada bulunduğunu açıkça yazmak, birimin işini kolaylaştırır.

İki kavram arasındaki en pratik fark şudur: reddiyatta para, dosyadaki bir hak ediş sonucunda ilgilisine gider; iadede ise para çoğu kez bir önceki aşamada yatıran kişiye döner. Yine de uygulamada ikisi aynı mantıkla yürür. Birim önce paranın dosyada gerçekten bulunduğunu, kime ait olduğunu ve önünde bir engel (haciz, tedbir, kesinleşmemiş karar, üçüncü kişi talebi) olup olmadığını kontrol eder. Ardından hak sahibinin ödeme bilgilerini alır ve ödeme emrini düzenler.

Elektronik ortama geçişin getirdiği en büyük kolaylık, bu taleplerin artık adliyeye fiziksel gitmeden, dosya üzerinden verilebilmesidir. Ancak kolaylık, dikkat gereğini ortadan kaldırmaz. Yanlış IBAN, eksik yetki belgesi veya yanlış dosya numarası; talebin reddedilmesine ya da haftalarca bekletilmesine neden olabilir. Avukatın talebi ilk seferde eksiksiz vermesi, hem müvekkilin parasına daha hızlı kavuşmasını hem de büronun gereksiz yazışma yükünden kurtulmasını sağlar.

Reddiyat ile ilgili kesin bilinen çerçeve

Kesin olarak söylenebilecek birkaç ilke vardır. Birincisi, para ancak dosyada gerçekten bulunuyorsa ödenir; henüz yatırılmamış veya kesin tahsil edilmemiş bir tutar için reddiyat işlemi yapılamaz. İkincisi, ödeme hak sahibinin adına ve hak sahibinin gösterdiği hesaba yapılır; üçüncü kişinin hesabına ödeme, ancak geçerli bir yetki belgesiyle mümkündür. Üçüncüsü, dosyada başka bir alacaklının haczi veya mahkemenin koyduğu bir engel varsa ödeme bu engele göre şekillenir. Bu üç ilke, aşağıdaki bölümlerde tekrar tekrar karşımıza çıkacak.

Reddiyat Hangi Durumlarda Gündeme Gelir?

Merkezi kasadan üç farklı yola ayrılan ödeme yolları

Bir önceki bölümde kavramı tanımladık; şimdi bunun hangi tür dosyalarda ve hangi tür paralarda karşımıza çıktığına bakalım. En sık görülen durum, icra takibinde borçlunun dosyaya yaptığı ödeme ya da haciz sonucu elde edilen paranın alacaklıya ödenmesidir. İkinci sık durum, dava sonunda kesinleşen bir hükümle mahkeme veznesinde bekleyen paranın hak sahibine verilmesidir. Üçüncüsü, yargılama sırasında yatırılan gider avansı ve benzeri tutarların bakiyesinin iadesidir.

Örnek olay: Ankara'da icra ağırlıklı çalışan bir avukat

Örneğin Ankara'da icra ağırlıklı çalışan bir avukat, müvekkili adına başlattığı takipte borçlunun maaşına konulan haciz sayesinde dosyaya düzenli ödeme geldiğini görüyor. Para birikiyor, ancak avukat dosyaya girdiğinde tutarın kendiliğinden müvekkile gitmediğini fark ediyor. Çünkü alacaklı, paranın kendisine ödenmesi için talepte bulunmak zorunda. Avukat, dosyadaki bakiyeyi kontrol ediyor, vekaletnamedeki tahsil yetkisini gözden geçiriyor, müvekkilin hesap bilgisini alıyor ve talebini veriyor. Bu basit senaryo, reddiyatın "otomatik" değil "talep üzerine" işleyen bir süreç olduğunu gösteriyor.

Aynı avukatın bir ticari davada yatırdığı gider avansı için de benzer bir tablo vardır. Dava sonuçlandığında, yargılama masrafı karara bağlanır ve kullanılmayan avans kalmışsa bu tutarın iadesi talep edilebilir. Burada dikkat edilecek nokta, iadenin ne zaman istenebileceğidir: karar kesinleşmeden dosyada tutulan tutarlar için birim iade vermekte tereddüt edebilir, çünkü sonraki aşamada yeniden masraf çıkabilir.

Üçüncü örnek, teminatla ilgilidir. İhtiyati tedbir veya ihtiyati haciz için yatırılan teminat, tedbir kalktığında ya da dava sonuçlandığında iade konusu olur. Bu tür iadelerde mahkemenin teminatın serbest bırakıldığına dair kararı belirleyici olur. Karar yoksa birim, parayı vermek için dayanak bulamaz.

Bu üç örneğin ortak noktası şudur: talep eden, para üzerinde hak sahibi olduğunu gösterebilmeli; birim ise paranın serbest olduğundan emin olmalıdır. Avukatın işi, bu iki şartı talep dilekçesinde ve ekinde net biçimde ortaya koymaktır. Dosyadaki kararın kesinleşme durumu, teminatın serbest bırakılması ya da alacaklı sıfatının belgelenmesi gibi unsurlar, süreci hızlandıran en önemli ayrıntılardır.

Reddiyat Talebi Adım Adım Nasıl Hazırlanır?

Belge yığınından banka kutucuğuna çıkan basamaklar

Süreci düzenli yürütmek için talebi bir sıraya oturtmak gerekir. Kamu sisteminin ekran adımları zaman içinde değişebileceğinden burada menü isimlerine girmiyoruz; yalnızca her durumda geçerli olan mantıksal sırayı veriyoruz. Aşağıdaki adımlar, talebin hem şekil hem içerik bakımından eksiksiz verilmesini hedefler.

  1. Dosyadaki parayı doğrulayın. Talepten önce paranın dosyada gerçekten bulunduğunu ve tutarını kontrol edin; yanlış tutar beklentisi gereksiz yazışma doğurur.
  2. Hak sahibini netleştirin. Paranın kime ödeneceğini, kimin adına talep verdiğinizi ve dosyadaki sıfatını belirleyin.
  3. Yetkiyi kontrol edin. Vekaletnamede para alma yetkisinin bulunduğundan emin olun; yoksa müvekkile yetki belgesi hazırlatın.
  4. Ödeme bilgisini toplayın. Hak sahibine ait geçerli bir IBAN alın ve hesap sahibi adının dosyadaki hak sahibiyle uyuştuğunu doğrulayın.
  5. Talebi gerekçesiyle verin. Paranın niteliğini, dayanağı olan kararı veya kaydı ve istediğiniz ödeme şeklini kısa, açık bir dilekçeyle bildirin.
  6. Takip edin ve kayda geçirin. Talebin işleme alınıp alınmadığını izleyin, çıkan ödemeyi müvekkile bildirin ve büro kayıtlarınıza işleyin.

Bu altı adımın büyük bölümü dosya dışında, büro içinde yapılan hazırlıktır. Gerçekten de reddiyat taleplerinin gecikmesinin en yaygın sebebi, avukatın talebi vermesinden sonra ortaya çıkan eksikliklerdir: yetki belgesinin güncel olmaması, IBAN'ın başka bir kişiye ait çıkması, dilekçede paranın dayanağının belirtilmemesi. Talebi vermeden önce beş dakika ayırıp bu kontrolleri yapmak, sonradan haftalar kaybetmekten çok daha ucuzdur.

Dilekçe metni için kısa bir kontrol notu şöyle olabilir:

Dosyada bulunan ve müvekkilim lehine hak edilmiş tutarın, aşağıda bildirilen hesaba ödenmesini talep ederim.
Vekaletname ekte olup para alma yetkisi içermektedir.
Hesap sahibi müvekkilimdir; ödeme bilgileri ekte sunulmuştur.
Gereğinin yapılmasını saygıyla arz ederim.

💡Talep dilekçesini şablon olarak büroda saklayın; yalnızca dosya bilgisini ve hesap bilgisini değiştirerek her seferinde aynı eksiksiz metni kullanın.

IBAN Bildirimi ve Vekilin Tahsil Yetkisi

Kasa kilidine takılan anahtar ve yanında banka kartı kutucuğu

Reddiyatta en çok hata yapılan iki konu, ödeme hesabı ve yetkidir. Ödeme, hak sahibinin gösterdiği hesaba yapılır; bu hesap kural olarak hak sahibinin kendi hesabıdır. Vekil, müvekkilin yerine kendi hesabını göstermek isterse, bunun için vekaletnamede açık yetki bulunmalı ve birimin uygulamasına göre ek belge istenebilir. Yetkisiz bir ödeme, hem müvekkil hem de vekil açısından ciddi sorun yaratır: müvekkile ödenmemiş bir paranın vekilde kalması, disiplin ve sorumluluk meselesine dönüşebilir.

IBAN bildirimi ilk bakışta basit görünür, fakat ayrıntıları önemlidir. Hesap numarası eksik ya da hatalı yazılırsa ödeme iade olur, süreç baştan başlar. Hesap sahibi adı ile dosyadaki hak sahibi adı uyuşmuyorsa banka ya da birim ödemeyi reddedebilir. Tüzel kişi müvekkillerde hesap, şirket adına olmalıdır; şahıs hesabına ödeme istemek sorun çıkarır. Bu yüzden müvekkilden IBAN'ı yalnızca yazılı olarak almak yerine, hesap cüzdanı veya banka dökümü gibi bir belgeyle teyit etmek akıllıca olur.

Vekilin tahsil yetkisi konusunda genel kural şudur: avukat, müvekkil adına dosyayı yürütme yetkisine sahip olsa bile, parayı kendi adına tahsil edebilmesi için vekaletnamede ayrıca ve açıkça belirtilmiş bir yetki gerekir. Genel nitelikli bir vekaletname her zaman bu yetkiyi kapsamayabilir. Bu nedenle vekaletname hazırlanırken para alma yetkisinin yazıldığını kontrol etmek, ileride yaşanacak engellerin önüne geçer. Yetki yoksa ödeme müvekkile yönlendirilebilir; bu da büro açısından ek koordinasyon demektir.

⚠️
Hesap sahibi uyuşmazlığı IBAN'ın hak sahibine ait olduğunu doğrulamadan talep vermeyin; ödeme iade gelirse süreç en baştan işler.

Tahsil edilen paranın müvekkile aktarılması da ayrı bir sorumluluktur. Para vekilin hesabına geçtiğinde, müvekkile gecikmeden bildirilmeli ve aktarım kayda geçirilmelidir. Meslek kuralları, müvekkil adına tahsil edilen paranın derhal ilgilisine teslimini gerektirir. Bunun için büroda tahsilat takibini ayrı bir kontrol noktası olarak tanımlamak, hem etik hem de güven açısından önemlidir.

Gider Avansı İadesi Nasıl İstenir?

Bir kavanozdan dosya klasörüne geri dönen madeni paralar

Dava açılırken yatırılan gider avansı, yargılama boyunca doğacak posta, tebligat, bilirkişi ve keşif gibi masraflar için kullanılır. Yargılama sona erdiğinde, harcanmayan kısım varsa bu tutarın iadesi gündeme gelir. İadeyi hak eden kişi, avansı yatıran taraftır; bu çoğu zaman davacıdır, ancak karşı tarafın yatırdığı ek avanslar da aynı mantıkla değerlendirilir. Paranın iadesi için dosyanın uygun aşamada olması gerekir.

Uygulamada avukatlar gider avansı iadesini çoğu zaman unutur. Dava bittiğinde dikkat esas hükme, kesinleşmeye ve infaza yönelir; dosyada kalmış küçük bir bakiye göz ardı edilir. Oysa yıllar içinde çok sayıda dosyada biriken bu tutarlar, bir büro açısından hiç de küçük değildir. Müvekkil adına yatırılan avansın bakiyesinin geri alınması, hem müvekkile karşı bir sorumluluk hem de büronun mali disiplininin parçasıdır.

İade talebinde şu bilgiler dilekçede yer almalıdır: dosya numarası, avansı kimin yatırdığı, dosyanın hangi aşamada olduğu ve iade edilmesi istenen hesap bilgisi. Karar kesinleşmişse bu durumu belirtmek talebi güçlendirir. Yargılama devam ediyorsa birim, ileride yeni masraf çıkabileceği gerekçesiyle iadeyi sonraya bırakabilir; bu durumda dosyanın kesinleşmesini beklemek ve sonra yeniden talep etmek gerekebilir.

Bir başka ayrıntı da şudur: avansın yatırıldığı sırada verilen bilgi ve belgeler, iade sırasında da aranabilir. Bu yüzden ilk yatırma işleminin belgesini dosyada ya da büro arşivinde saklamak yararlıdır. Belgeye ulaşılamazsa birim kayıtlarına başvurmak gerekir ki bu da süreyi uzatır.

ℹ️
Bakiye kontrolü Dava sonuçlandığında dosyada kullanılmamış avans kalıp kalmadığını kapanış kontrol listenize mutlaka ekleyin.

Taraflar ve Merciler: Talep Kime Verilir?

Adliye binasını hazine ve banka kutucuklarına bağlayan ışıklı hatlar

Reddiyat sürecinde birden fazla taraf ve birim rol oynar. Talep, paranın bulunduğu dosyanın kayıtlı olduğu birime verilir: icra dosyasıysa icra dairesine, dava dosyasıysa ilgili mahkemeye. Birimin yazı işleri, talebi inceler ve gerekiyorsa hâkim ya da icra müdürü onayına sunar. Ödeme emri düzenlendikten sonra, parayı fiilen ödeyen mali birim devreye girer. Yani aynı talep, birkaç elden geçer ve her aşamada beklenmedik bir gecikme olabilir.

Taraflar açısından bakıldığında, talebi veren kişi hak sahibi ya da yetkili vekilidir. Karşı taraf, talebe itiraz hakkı olan kişidir: örneğin borçlu, paranın alacaklıya verilmesine karşı çıkabilir ya da üçüncü bir kişi, paranın üzerinde hak iddia edebilir. Bu durumda birim, itirazı değerlendirir ve gerekirse karar verir. Avukatın bu ihtimali baştan öngörmesi, talebi hazırlarken gerekçeyi daha sağlam kurmasına yardımcı olur.

Yazı işleri ile hâkimin rolü

Birçok basit talep, yazı işleri düzeyinde işlenir; hâkimin veya icra müdürünün onayı ise paranın niteliğine, itiraz bulunup bulunmadığına ve talebin hukuki dayanağına göre gerekir. Karmaşık durumlarda, örneğin birden fazla alacaklının bulunduğu dosyalarda, sıra cetveli veya paylaştırma süreci tamamlanmadan ödeme yapılmaz. Bu sürecin sonucunu beklemek, avukat için zorunludur.

Müvekkil ve büro içi koordinasyon

Talebin sağlıklı yürümesi için büroda kimin neyi takip ettiğinin belli olması gerekir. Stajyer ya da sekreter, hesap bilgisini toplar ve belgeleri hazırlar; sorumlu avukat, dilekçeyi onaylar ve ödemeyi izler. Müvekkile ise süreç hakkında bilgi vermek, beklentiyi doğru yönetmek açısından önemlidir. Çünkü birçok müvekkil, "talep verildi" cümlesini "para hesabımda" şeklinde anlar.

DurumTalep kime verilir?Dikkat edilecek nokta
İcra dosyasında tahsilatİcra dairesineAlacaklı sıfatı ve yetki belgesi
Dava sonunda kesinleşen hükümİlgili mahkemeyeKesinleşme durumunun belirtilmesi
Gider avansı bakiyesiİlgili mahkemeyeAvansı yatıran kişinin netliği
Teminat iadesiTeminatı kabul eden birimeTeminatın serbest bırakıldığı karar

Özel Durumlar ve İstisnalar

Şeffaf bir engelle kesilen ve yan yola sapan para yolu

Her reddiyat talebi sorunsuz sonuçlanmaz. Bazı dosyalarda para dosyada bulunmasına rağmen ödenemez. En tipik örnek, dosyada başka bir alacaklının haczi bulunmasıdır: bu durumda para, birden fazla alacaklı arasında paylaştırılır ve sıra belirlenmeden ödeme yapılmaz. Benzer biçimde, mahkemenin ödemeyi durduran bir tedbir kararı varsa birim parayı vermez. Avukat, talebi vermeden önce dosyada böyle bir engelin olup olmadığını kontrol etmelidir.

Bir diğer özel durum, kısmi ödemelerdir. Dosyaya borçlu tarafından ödenen tutar, alacağın tamamını karşılamıyorsa, alacaklı kısmi ödeme talep eder. Bu durumda önce hangi kalemin kapatıldığı önem kazanır: masraf, faiz, vekalet ücreti veya asıl alacak. Mahsup sırası, ilgili kanundaki düzenlemeye göre belirlenir; avukat, hangi kalemin ne kadar karşılandığını hesabını yaparak müvekkile açıklayabilmelidir.

Kesinleşmemiş kararlarda da dikkat gerekir. İstinaf veya temyiz yolu açıksa, para dosyada bekleyebilir ve ödeme için teminat istenebilir. Bu durumda alacaklı, teminat göstererek parayı almak isteyebilir; ancak bu seçeneğin şartlarını somut olaya göre değerlendirmek gerekir. Yanlış kullanılan bir imkân, daha sonra paranın geri ödenmesi gibi sorunlara yol açabilir.

Ayrıca, hak sahibinin vefatı, şirketin tasfiyesi ya da müvekkilin değişmesi gibi durumlarda, ödeme için ek belgeler gerekir. Mirasçılık belgesi, yetki belgesi veya şirket temsil belgeleri gibi evraklar talebe eklenmelidir. Bu tür durumlarda sürecin uzayacağı baştan bilinmeli ve müvekkil bu konuda uyarılmalıdır.

⚠️
Engel kontrolü Talep vermeden önce dosyada haciz şerhi, tedbir veya itiraz kaydı olup olmadığına bakın; engelli bir paranın talebi sonuçsuz kalır.
  • ✓ Paranın dosyada bulunduğunu ve tutarını doğruladım
  • ✓ Vekaletnamede para alma yetkisini kontrol ettim
  • ✓ IBAN hesap sahibinin hak sahibiyle aynı olduğunu teyit ettim
  • ✓ Dosyada haciz, tedbir veya itiraz engeli olmadığını gördüm
  • ✓ Talep dilekçesinde paranın dayanağını belirttim

MÜHLET ile Dosya Takibinde Neler Kolaylaşır?

Takvim, zil ve zarf kutucuklarının dizüstü bilgisayara bağlandığı sahne

Reddiyat ve iade işlemleri, tek başına bir süre meselesi gibi görünmese de, çevresindeki tebligatlar ve süreler yüzünden dosya takibinin bir parçasıdır. Hükmün kesinleşmesi, itiraz süresinin dolması, bir ara kararın tebliği gibi gelişmeler, paranın ne zaman talep edilebileceğini doğrudan etkiler. Bu gelişmeleri kaçıran bir büro, reddiyat talebini geç verir ya da hiç veremez.

MÜHLET, bu noktada dosya takibinin süre ve tebligat tarafını üstlenir. Platform, UETS'e düşen e-tebligatları tarayıcı eklentisiyle, avukatın kendi bilgisayarında ve kendi oturumuyla alır; şifre MÜHLET'e verilmez ve MÜHLET sunucuları UYAP'a bağlanmaz. Yapay zekâ, tebligatı analiz ederek mahkemeyi, esas numarasını, tarafları ve tebligat türünü çıkarır; her çıktı bağımsız bir usul kuralı motoruyla doğrulanır, düşük güvende avukat onayı istenir. Detaylar için yapay zekâ tebligat analizi sayfasına bakabilirsiniz.

Süreler Türk adli takvimine göre, yani adli tatil, resmî tatil ve hafta sonu düzeltmeleri dikkate alınarak hesaplanır. Son güne kadar kademeli olarak e-posta, SMS ve uygulama ya da tarayıcı bildirimiyle hatırlatma yapılır; ayrıntılar bildirim sistemi sayfasında yer alır. Süre mantığını görmek için süre takibi özelliğini, tebligatların nasıl alındığını görmek için UETS entegrasyonu sayfasını inceleyebilirsiniz.

Büro içinde rol bazlı yetki sayesinde ortak, avukat, sekreter ve stajyer kendi alanını görür; dava, müvekkil, duruşma ve görev yönetimi tek yerde toplanır. Takvim senkronizasyonu ve mobil uygulama, takibin ofis dışında da sürmesini sağlar. Veriler Türkiye'de barındırılır, KVKK uyumu gözetilir; platform tebligat kredisiyle çalışır ve ilk kullanımda ücretsiz deneme kredisi verilir. Genel bilgi için MÜHLET'in ana sayfasına göz atabilirsiniz.

Sık Yapılan Hatalar

Dar bir rampadan kayan para kutucuğu ve yanındaki uyarı üçgeni

Reddiyat ve iade taleplerinde yapılan hatalar çoğunlukla tekrarlayan hatalardır. İlki, talebi hiç vermemektir: paranın dosyaya girdiğini fark etmeyen avukat, tutarın aylarca beklediğini sonradan öğrenir. Bunun çözümü, tahsilat bildirimlerini düzenli kontrol eden bir büro alışkanlığı kurmaktır. Dosyadaki bakiye, takip listesinde ayrı bir kalem olarak izlenmelidir.

İkinci hata, yetki kontrolünü atlamaktır. Vekaletnamenin para alma yetkisi içermediğini talep sonrasında fark etmek, hem zaman kaybettirir hem müvekkile yanlış beklenti verir. Üçüncü hata, yanlış IBAN bildirimidir; basit bir rakam hatası bile ödemenin geri dönmesine neden olur. Dördüncü hata, talebin gerekçesini yazmamaktır: "parayı ödeyin" diyen kısa bir dilekçe, birimin ek bilgi istemesine yol açar.

Beşinci hata, ödemenin gerçekleştiğini kontrol etmemektir. Talep verilmiş ve ödeme çıkmış olsa bile, paranın hesaba geçtiğini doğrulamak ve müvekkile iletmek avukatın sorumluluğundadır. Altıncı hata ise iade edilebilecek gider avansı ve teminat gibi kalemleri takip etmemektir; bu paralar sessizce dosyada kalır. Çözüm, dosya kapanışında standart bir kontrol listesi kullanmaktır.

Son olarak, süreç boyunca müvekkile bilgi vermemek de sık görülen bir eksikliktir. Müvekkil, paranın ne zaman geleceğini bilmek ister; avukatın "talep verildi, birimin işlemesini bekliyoruz" gibi bir açıklaması bile güven verir. Bilgilendirme, hem ilişkiyi korur hem de sonradan çıkabilecek tartışmaların önüne geçer.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için hukuki değerlendirme gerekir. Süre hesapları için hukuki süre hesaplama aracını, diğer ücretsiz hesaplayıcılar için hukuki hesaplama araçlarını kullanabilirsiniz. Kullanım koşulları için fiyatlar sayfasına bakın.

Sık Sorulan Sorular

Reddiyat talebi vermezsem para kendiliğinden hak sahibine gider mi?

Hayır. Dosyada bulunan para, genel olarak talep üzerine ödenir. Hak sahibi ya da yetkili vekili talepte bulunmadıkça tutar dosyada bekleyebilir. Bu yüzden dosyadaki bakiyeyi düzenli kontrol etmek gerekir.

Vekil olarak parayı kendi hesabıma alabilir miyim?

Yalnızca vekaletnamede para alma yetkisi açıkça varsa ve birimin uygulaması buna izin veriyorsa. Yetki yoksa ödeme müvekkile yönlendirilebilir. Tahsil edilen paranın müvekkile gecikmeden aktarılması meslek kuralları gereği zorunludur.

Yanlış IBAN bildirirsem ne olur?

Ödeme geri dönebilir veya hiç yapılmayabilir. Hesap sahibi ile hak sahibi adı uyuşmuyorsa talep reddedilebilir. Bu nedenle IBAN'ı göndermeden önce hesap sahibinin kimliğini ve numarayı belge ile teyit edin.

Gider avansının kullanılmayan kısmını ne zaman isteyebilirim?

Genel olarak yargılama sona erip karar kesinleştiğinde, kullanılmayan bakiye için iade talep edilebilir. Yargılama sürerken birim, ileride yeni masraf çıkabileceğini gerekçe göstererek iadeyi sonraya bırakabilir.

Dosyada başka bir alacaklının haczi varsa para yine de ödenir mi?

Genellikle ödenmez. Birden fazla alacaklı bulunan dosyalarda paranın paylaştırılması gerekir ve ödeme, bu sürecin sonucuna göre yapılır. Talepten önce dosyadaki haciz ve engel kayıtlarını kontrol etmek gerekir.

MÜHLET reddiyat işlemini UYAP üzerinden yapar mı?

Hayır. MÜHLET sunucuları UYAP'a bağlanmaz. Platform, UETS'e düşen e-tebligatları avukatın kendi bilgisayarında kendi oturumuyla alır, süreleri hesaplar ve hatırlatır. Reddiyat talebi avukat tarafından, ilgili kamu sistemi üzerinden verilir.

  • #reddiyat
  • #uyap
  • #gider avansi iadesi
  • #icra takibi
  • #avukat rehberi
M

MÜHLET

Avukatlar için süre yönetimi ve elektronik tebligat alanında uygulamaya dönük içerikler üreten MÜHLET ekibi.