
UYAP'tan Dilekçe Gönderme: Adım Adım Rehber
UYAP'tan dilekçe gönderme adımları: dosya seçimi, evrak türü, UDF/PDF ekleme, e-imza, harç ödemesi ve gönderim sonrası kontrol rehberi.

İçindekiler
- UYAP'tan Dilekçe Gönderme Akışının Genel Çerçevesi
- Göndermeden Önce Hazırlık ve Yetki Kontrolü
- Dosyayı Seçme ve Evrak Türünü Belirleme
- Belgeyi UDF veya PDF Olarak Ekleme
- E-İmza ile İmzalama
- Harç ve Gider Avansı Ödemesi
- Süreli İşlemlerde Gönderim Zamanlaması
- Gönderim Sonrası Kontrol
- Dilekçe Gönderirken Sık Yapılan Hatalar
- MÜHLET ile Süre ve Tebligat Takibi
- Sık Sorulan Sorular
UYAP'tan dilekçe göndermek; önce ilgili dosyayı seçmek, doğru evrak türünü belirlemek, dilekçeyi ve eklerini UDF ya da PDF olarak sisteme yüklemek, belgeyi e-imza ile imzalamak, gerekiyorsa harç ve gider avansını ödemek ve son olarak gönderimin dosyaya düştüğünü kontrol etmek demektir. Akış her avukat için aynı sırayı izler; farkı yaratan, her adımda küçük bir kontrol alışkanlığıdır. Süreli işlemlerde elektronik ortamdan gönderim gün sonuna kadar yapılabilir, ancak sona bırakılan işlem teknik bir aksaklıkta riske girer. Bu rehber, akışı genel adımlarıyla ve sık yapılan hatalarıyla birlikte anlatır.
UYAP'tan Dilekçe Gönderme Akışının Genel Çerçevesi

Örneğin Ankara'da icra ağırlıklı çalışan bir avukat, sabah mesaisine yirmiyi aşkın dosyayla başlıyor ve her biri için farklı bir dilekçe hazırlıyor olabilir. Bir dosyada takip talebine itiraz üzerine beyan, bir diğerinde haciz talebi, üçüncüsünde ise bir davaya cevap dilekçesi söz konusudur. Her birinin ortak noktası, belgenin sonunda aynı elektronik kanaldan mahkemeye ya da icra dairesine ulaşmasıdır. Bu ortak kanalı sağlıklı kullanmak için önce akışın bütününü görmek gerekir.
Genel akış beş aşamadan oluşur. Birinci aşama, dilekçenin hangi dosyaya gideceğinin belirlenmesidir. İkinci aşama, gönderilen belgenin sistemde hangi evrak türü altında kaydedileceğinin seçilmesidir. Üçüncü aşamada belge, UYAP'ın kabul ettiği biçimde, yani UDF ya da PDF olarak eklenir. Dördüncü aşama imzalamadır; belge, avukatın e-imzasıyla imzalanır. Beşinci aşama ise harç veya gider avansı gerektiren işlemlerde ödemenin yapılması ve gönderimin tamamlanmasıdır. Bunlara, gönderim sonrasında yapılan kontrol aşamasını da eklemek gerekir; çünkü bir dilekçe, ancak dosyada görünür hale geldiğinde gerçekten gönderilmiş sayılabilir.
Bu sıralamada her aşama bir öncekine bağlıdır. Yanlış dosya seçildiyse doğru evrak türü seçmenin anlamı kalmaz; belge yanlış biçimde eklendiyse imzalama adımına geçilemez; imza eksik kaldıysa gönderim tamamlanmaz. Bu yüzden akışı bir kontrol zinciri olarak düşünmek faydalıdır. Aşağıdaki tablo, her aşamada neye bakılması gerektiğini özetler.
| Aşama | Yapılan iş | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| Dosya seçimi | Dilekçenin gideceği dosyanın belirlenmesi | Birim, esas numarası ve taraf bilgilerinin uyuşması |
| Evrak türü | Belgenin sistemde hangi türde kaydedileceğinin seçilmesi | Dilekçenin içeriğine uygun türün seçilmesi |
| Belge ekleme | Dilekçe ve eklerin UDF ya da PDF olarak yüklenmesi | Okunabilirlik ve dosya bütünlüğü |
| İmzalama | Belgenin e-imza ile imzalanması | İmza aracının hazır ve sertifikanın geçerli olması |
| Ödeme ve gönderim | Gerekiyorsa harç ve masraf ödemesinin yapılması | Ödemenin tamamlandığından emin olunması |
Akışın bütününü tanıdıktan sonra, ilk adım olan hazırlık aşamasına ve dosya seçimine daha yakından bakabiliriz.
Göndermeden Önce Hazırlık ve Yetki Kontrolü

Dilekçe gönderme sorunlarının önemli bir kısmı, sistem ekranında değil, ekrana oturmadan önce yaşanır. Belge henüz son halini almamıştır, imza aracı bilgisayara takılı değildir ya da dosya bilgileri başka bir kaynaktan, örneğin eski bir yazışmadan kopyalanmıştır. Gün sonuna yakın bir saatte bu eksiklikleri fark etmek, hem stresi hem de süre kaybı riskini artırır. Bu nedenle gönderimden önce kısa bir hazırlık kontrolü yapmak, en ucuz önlemdir.
İlk kontrol, dilekçenin içeriğine ilişkindir. Mahkeme adı, esas numarası, taraf bilgileri, talep sonucu ve imza bloğu eksiksiz olmalıdır. Dilekçenin hangi dosyaya gideceği, özellikle birden fazla benzer dosyası olan büroda bir kez daha teyit edilmelidir. Aynı müvekkilin iki ayrı dosyası aynı mahkemede görülüyorsa, yanlış dosyaya gönderilen bir dilekçe hem süre hem de itibar açısından sorun doğurabilir. İkinci kontrol, yetkiye ilişkindir. Dosyaya vekil olarak kayıtlı olunduğundan ve vekâletnamenin dosyada göründüğünden emin olunmalıdır; yeni bir vekâlet alındıysa bunun sisteme yansıyıp yansımadığına bakılmalıdır.
Üçüncü kontrol teknik hazırlıktır. E-imza aracının bilgisayara tanındığı, sertifikanın geçerlilik süresinin dolmadığı ve gerekli yazılımın çalıştığı önceden denenmelidir. Sertifika yenileme işlemi çoğu zaman beklenenden uzun sürer; süresi yaklaşan bir sertifikayı son gün fark etmek can sıkıcı bir sürpriz olur. Aynı şekilde internet bağlantısının kararlılığı ve belgenin boyutu da düşünülmelidir. Büyük ekli dosyalar yüklenirken zaman alabilir. Aşağıdaki liste, göndermeden önce gözden geçirilecek temel noktaları toplar.
- ✓ Dilekçedeki mahkeme, esas numarası ve taraf bilgileri dosyayla uyuşuyor.
- ✓ Vekâlet dosyada görünüyor ve yetki sorunu bulunmuyor.
- ✓ E-imza aracı bilgisayarda tanınıyor, sertifika geçerli.
- ✓ Dilekçe ve ekler son haline getirilmiş, okunabilir durumda.
- ✓ Harç veya gider avansı gerekiyorsa ödeme yöntemi hazır.
Dosyayı Seçme ve Evrak Türünü Belirleme

Gönderim akışının ilk somut adımı, dilekçenin ekleneceği dosyanın seçilmesidir. UYAP'ta avukatın vekil olarak göründüğü dosyalar bir arada listelenir ve dilekçe, bu dosyalardan biri üzerinden hazırlanır. Burada ekran adlarını ezberlemek yerine mantığı bilmek daha önemlidir: işlem her zaman belirli bir dosyaya bağlıdır ve dosya seçilmeden evrak ekleme işlemi başlamaz. Birim, esas numarası ve taraf bilgileri dosya listesinde göründüğünden, seçim yapılırken bu bilgilerin dilekçeyle birebir örtüşmesine bakılmalıdır.
Dosya seçildikten sonra sistem, gönderilecek belgenin türünü belirtmeyi ister. Evrak türü, belgenin mahkeme ya da icra dairesi tarafında hangi kategoride işleneceğini gösterir. Bir cevap dilekçesi, bir delil sunma dilekçesi, bir beyan dilekçesi ya da bir talep dilekçesi için farklı türler bulunabilir. Doğru türü seçmek, belgenin ilgili birime doğru şekilde yönlendirilmesi ve dosya içinde anlamlı biçimde sınıflandırılması açısından önemlidir. Yanlış türde gönderilen bir belge, kalemde ayrıca bir düzeltme yazısına ya da gecikmeye yol açabilir.
Dosya seçerken sık görülen karışıklıklar
En sık karşılaşılan sorun, benzer taraf isimlerine sahip dosyaların birbirine karışmasıdır. Aynı borçluya karşı açılmış birden fazla takip ya da aynı müvekkil adına yürüyen birden fazla dava varsa, esas numarasını gözle kontrol etmek şarttır. Ayrıca bir dosya istinaf ya da temyiz aşamasına geçmişse, dilekçenin hangi merciye gideceği ayrıca düşünülmelidir. Dosya seçimini hızlı geçmek, sonradan geri alınması zor bir hataya dönüşebilir.
Evrak türü seçerken dikkat edilecekler
Evrak türünü seçerken dilekçenin asıl niteliğine bakılmalıdır, başlığına değil. Başlığı "beyan" olan ama içinde esaslı bir talep barındıran belge, içeriğine uygun bir türde gönderilmelidir. Emin olunamayan durumlarda, ilgili mahkeme kalemine ya da büronun deneyimli bir üyesine danışmak, sonradan düzeltme çabasından daha ucuzdur. Dosya ve evrak türü netleştikten sonra sıra, belgenin sisteme hangi biçimde eklendiğine gelir.
Belgeyi UDF veya PDF Olarak Ekleme

UYAP'ta belge ekleme adımında temel iki biçim öne çıkar: UDF ve PDF. UDF, UYAP'ın kendi doküman biçimidir ve genellikle sistemin doküman düzenleyicisinde hazırlanan belgeler bu biçimde kaydedilir. PDF ise bilgisayardaki herhangi bir kelime işlemci programından ya da tarayıcıdan elde edilebilen yaygın bir biçimdir. Avukatın günlük pratiğinde ikisi birlikte kullanılır: dilekçenin kendisi çoğunlukla UDF ya da PDF olarak hazırlanırken, deliller, sözleşme örnekleri ve yazışmalar PDF olarak eklenir.
Hangi biçimin seçileceği, çoğu zaman alışkanlığa ve belgenin kaynağına bağlıdır. Dilekçe doğrudan UYAP'ın doküman düzenleyicisinde yazılıyorsa UDF doğal seçimdir. Dilekçe büronun kendi şablonuyla yazılıp PDF olarak kaydedildiyse PDF yüklenir. Önemli olan, belgenin okunaklı, eksiksiz ve sayfa düzeni bozulmamış biçimde sisteme girmesidir. Tarayıcıdan alınan ekler için çözünürlüğün okunabilir düzeyde olmasına, sayfaların doğru sırada ve dik durumda bulunmasına dikkat etmek gerekir. Bulanık ya da eğri taranmış bir ek, mahkeme açısından delil olarak değerlendirilmeyi zorlaştırabilir.
Ekleme adımında üç pratik kural işe yarar. Birincisi, dosya adlarını anlaşılır tutmaktır; sonradan dosyada gezinen birinin hangi belgenin ne olduğunu anlayabilmesi gerekir. İkincisi, çok sayıda ekin tek bir büyük dosyada birleştirilmesi yerine, anlamlı gruplara ayrılmasıdır; tek bir hatalı sayfa yüzünden tüm dosyanın yeniden hazırlanması gerekmez. Üçüncüsü, yüklemeden sonra belgenin önizlemesine bakmaktır. Belgenin sistemde doğru göründüğünü teyit etmeden imzalama adımına geçmek, imzalanmış ama hatalı bir belgeyle sonuçlanabilir.
Belge doğru biçimde eklendikten sonra, süreci hukuki olarak bağlayıcı hale getiren adım olan imzalamaya geçilir.
E-İmza ile İmzalama

Elektronik ortamda gönderilen belgenin imzalanması, kâğıt dilekçedeki ıslak imzanın karşılığıdır. Avukat, belgeyi kendi güvenli elektronik imzasıyla imzalar ve bu işlem, belgenin kime ait olduğunu ve imzalandıktan sonra değiştirilmediğini ortaya koyar. Bu nedenle e-imza aracının ve şifresinin kişiye özel olduğu, başkasıyla paylaşılmaması gerektiği unutulmamalıdır. Büroda stajyer ya da sekreter belgeyi hazırlıyor olsa bile, imzalama işlemi imza sahibinin kendi kontrolünde yapılmalıdır.
İmzalama sırasında genellikle üç şey gerekir: imza aracının bilgisayara bağlı olması, gerekli yazılımın çalışıyor olması ve imza şifresinin girilmesi. Bu adımda yaşanan sorunların çoğu teknik niteliktedir. Araç bilgisayar tarafından tanınmıyor olabilir, yazılım güncel olmayabilir ya da sertifikanın süresi dolmuş olabilir. Bu tür sorunlar için önceden bir deneme yapmak, sorunun çözülmesi için gereken zamanı kazandırır. Sertifika kurumunun destek kanallarının hangi gün ve saatlerde açık olduğunu bilmek de, acil durumda yön bulmayı kolaylaştırır.
İmzalama adımında göz ardı edilen bir diğer nokta, imzalanan belgenin son halinin gerçekten gönderilecek belge olmasıdır. Bazı avukatlar, belgeyi imzaladıktan sonra bir yazım hatası fark eder ve eski sürümü göndermek zorunda kalır. Bunu önlemek için imzadan önce belgeyi bir kez daha sesli okumak ya da bir meslektaşa okutmak iyi bir alışkanlıktır. Ayrıca birden fazla belge eklenmişse, her birinin imzalanıp imzalanmadığına dikkat edilmelidir. Eksik imzalı bir belge, gönderimi tamamlamaz ya da belgenin işleme alınmasını geciktirir.
Gönderim öncesi kontrol notu: 1) Dosya ve evrak türü doğru mu? 2) Dilekçe ve ekler önizlemede eksiksiz görünüyor mu? 3) E-imza aracı ve sertifika hazır mı? 4) Harç/masraf gerekiyorsa ödeme yöntemi hazır mı? 5) Gönderimden sonra dosyada görünürlük teyit edilecek mi?
Harç ve Gider Avansı Ödemesi

Her dilekçe ödeme gerektirmez. Dava açılışı, bazı başvurular ve belirli işlemler harç ya da gider avansı ödenmesini şart koşar; cevap dilekçesi veya basit bir beyan dilekçesi gibi belgelerde ise çoğu zaman ayrıca bir ödeme yapılmaz. Ödemenin gerekip gerekmediği işlemin niteliğine göre değişir ve bu konuda "ilgili usul kanunundaki ve harçlar mevzuatındaki düzenleme" esas alınmalıdır. Tutarlar yıllara göre güncellendiğinden, güncel tutarı ilgili birimden ya da resmî duyurulardan teyit etmek gerekir; bu yazıda tutar verilmemesinin sebebi de budur.
Ödeme gerektiren bir işlemde, gönderim akışı ödeme adımıyla birlikte ilerler. Elektronik ortamda ödeme yapılabilen işlemlerde, ödeme tamamlanmadan gönderim sonuçlanmaz; bu nedenle ödeme yöntemi önceden hazırlanmalıdır. Banka kartı limiti, ödeme sağlayıcısının çalışma durumu ya da büronun ortak hesabı kullanma usulü gibi ayrıntılar, son dakikada sorun çıkarabilir. Özellikle süreli bir dava açılışında, harç ödemesinin gecikmesi, işlemin tamamlanmasını geciktirebilir.
Ödeme sonrasında makbuzun ya da ödeme kaydının saklanması, ileride bir uyuşmazlık çıkması halinde önem taşır. Büro içinde, kimin hangi dosya için ne ödediğinin takip edilmesi de müvekkile hesap verebilirlik açısından gereklidir. Müvekkilden alınan masraf avansı ile mahkemeye yatırılan gider avansını birbirine karıştırmamak, büro muhasebesini sade tutar. Ödeme adımı tamamlandığında, gönderim işlemi bitirilebilir ve belge ilgili birime iletilmiş olur.
Süreli İşlemlerde Gönderim Zamanlaması

Dilekçe göndermenin en kritik yönü, süreyle ilişkisidir. Elektronik ortamda yapılan süreli işlemlerde, son günün sonuna kadar gönderim yapılabilir. Bu, avukata değerli bir esneklik sağlar; ancak esnekliğin bir bedeli vardır: gün sonuna bırakılan bir gönderim, teknik bir aksaklıkta yeniden deneme şansı bırakmaz. Bu yüzden son güne güvenmek yerine, mümkünse bir önceki iş gününde göndermek daha güvenlidir.
Zamanlamayı doğru yönetmek için önce sürenin ne zaman başladığını ve ne zaman bittiğini doğru hesaplamak gerekir. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır; muhatap okumasa ya da açmasa bile bu sonuç değişmez. Dolayısıyla "okundu" işaretinin süre başlangıcıyla ilgisi yoktur. Gün olarak belirlenen sürelerde tebliğ günü sayılmaz; hafta, ay ve yıl sürelerinde ise süre başladığı güne karşılık gelen günde biter. Resmî tatiller süreye dahildir; yalnızca son gün hafta sonuna ya da resmî tatile denk gelirse süre izleyen ilk iş günü mesai sonunda biter (HMK m.92 ve m.93). Örneğin yazılı yargılamada cevap dilekçesi süresi ve istinaf süresi iki haftadır; bunların başlangıcını doğru bulmak, gönderim tarihini de doğru planlamayı sağlar.
Adli tatil de zamanlamayı etkiler. Adli tatil her yıl 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasındadır; hukuk yargılamasında süreler adli tatilde durmaz, ancak son günü tatile rastlayan süre tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar (HMK m.104). İdari yargıda bu uzama yedi gün, tutuksuz ceza işlerinde üç gündür. İcra takip işlemleri ile tutuklu işlerde ise böyle bir uzama yoktur. Bu ayrımları bilmeden "tatil olduğu için süre bana kalmıştır" varsayımıyla hareket etmek, süre kaçırmanın klasik yollarından biridir. Süreyi hesaplarken elinizin altında güvenilir bir araç bulundurmak da faydalıdır; hukuki süre hesaplama aracı bu amaçla ücretsiz kullanılabilir.
Gönderim Sonrası Kontrol

Gönder düğmesine basıldığında iş bitmiş sayılmaz. Gönderim sonrasında dilekçenin dosyada görünür hale geldiğini teyit etmek, işin ayrılmaz parçasıdır. Dosyayı yeniden açıp evrak listesinde belgenin yer aldığına, doğru evrak türü altında kaydedildiğine ve eklerin eksiksiz göründüğüne bakmak, birkaç dakikalık bir kontroldür. Bu kontrol, sistem tarafında gözden kaçan bir hata varsa, süre dolmadan müdahale etme imkânı verir.
İkinci adım, gönderimin kaydını büro içinde tutmaktır. Gönderim tarihi, belgenin adı, hangi dosyaya gittiği ve varsa ödeme bilgisi, büronun dosya takip kaydına işlenmelidir. Bu kayıt, hem müvekkile bilgi vermeyi hem de ileride "bu dilekçeyi ne zaman gönderdik?" sorusunu yanıtlamayı kolaylaştırır. Ekran görüntüsü ya da sistemin verdiği teyit kaydı da saklanmalıdır; özellikle süre sonunda gönderilen belgelerde bu kayıt, gerektiğinde ispat aracı olur.
Üçüncü adım, karşı tarafın ve mahkemenin işlem akışını izlemektir. Gönderilen dilekçeye karşı bir cevap, mahkemeden bir ara karar ya da yeni bir tebligat gelebilir. Dilekçe gönderimiyle başlayan süreç, çoğu zaman yeni bir sürenin de kapısını açar. Bu yeni süreyi kaçırmamak için tebligat akışını takip altında tutmak gerekir. Bir dosyada yeni tebligat geldiğinde, süreyi tebliğ tarihinden itibaren doğru hesaplayıp takvime işlemek, dilekçe göndermek kadar önemlidir. Aksi halde bir süreyi kaçırmamak için çabalarken, bir diğerini gözden kaçırmak mümkün hale gelir.
Dilekçe Gönderirken Sık Yapılan Hatalar

Pratikte karşılaşılan hataların çoğu birkaç başlıkta toplanır. En yaygını, yanlış dosyaya gönderimdir. Benzer isimli ya da aynı taraflı dosyalar arasında seçim yapılırken yaşanan bu hata, geri alınması zahmetli bir sonuç doğurur. İkincisi, yanlış evrak türünün seçilmesidir. Belge ulaşmış olsa da yanlış kategoride kaydedildiğinden, kalemde ayrıca bir inceleme gerektirebilir. Üçüncüsü, belge eklendikten sonra önizleme yapılmaması ve hatalı ya da eksik bir sayfanın fark edilmemesidir.
Bir başka sık hata, e-imza hazırlığının son ana bırakılmasıdır. Sertifika süresinin dolduğunu, imza aracının tanınmadığını ya da şifrenin unutulduğunu son gün fark etmek, avukatı çaresiz bırakır. Harç ya da gider avansı gereken işlemlerde ödeme yönteminin hazırlanmaması da benzer şekilde gecikmeye yol açar. Bunlara bir de süreyi yanlış hesaplamak eklenir: tebliğin beşinci günün sonunda gerçekleştiğini unutmak ya da adli tatilin her süreyi durdurduğunu sanmak gibi hatalar, gönderim tarihini baştan yanlış planlamaya neden olur.
Hataları azaltmanın yolu, süreci bireysel hafızaya değil, ortak bir kontrol düzenine bağlamaktır. Büroda dilekçe göndermeden önce uygulanan kısa bir kontrol listesi, stajyerin de ortağın da aynı standartta çalışmasını sağlar. İlk gönderimde dikkatli davranmak, sonraki gönderimlerde hızı da kalıteyi de artırır. Aşağıdaki uyarı, en yüksek riskli noktayı özetler.
MÜHLET ile Süre ve Tebligat Takibi

Dilekçeyi göndermek akışın bir yarısıdır; diğer yarısı, gönderimi gerektiren süreyi doğru takip etmektir. Bu noktada MÜHLET devreye girer. MÜHLET bir dilekçe gönderim aracı değildir; UYAP üzerinden dilekçe göndermez. Görevi, avukatın dilekçe göndermesini gerektiren süreyi kaçırmamasına yardımcı olmaktır.
MÜHLET, UETS'e düşen e-tebligatları tarayıcı eklentisiyle, avukatın kendi bilgisayarında ve kendi oturumuyla otomatik olarak alır. Şifre MÜHLET'e verilmez ve sunucular UETS'e bağlanmaz; bu konudaki ayrıntılar için UETS entegrasyonu sayfasına bakılabilir. Yapay zekâ, tebligatın içeriğini analiz ederek mahkemeyi, esas numarasını, tarafları ve tebligat türünü çıkarır; her çıktı bağımsız bir usul kuralı motoruyla doğrulanır ve güven düşükse avukattan onay istenir (yapay zekâ tebligat analizi). Süreler Türk adli takvimine göre, adli tatil, resmî tatil ve hafta sonu düzeltmeleriyle hesaplanır (süre takibi).
Hatırlatmalar son güne kadar kademeli olarak e-posta, SMS ve uygulama ya da tarayıcı bildirimiyle iletilir; böylece dilekçeyi hazırlama ve gönderme işi, son güne sıkışmadan planlanabilir (bildirim sistemi). Büro için rol bazlı yetki, takvim senkronizasyonu ve mobil uygulama da mevcuttur. Veriler Türkiye'de barındırılır ve KVKK'ya uygun işlenir. Hizmet tebligat kredisiyle çalışır ve ilk kullanımda ücretsiz deneme kredisi verilir; ayrıntılar için fiyatlar sayfası incelenebilir.
Sık Sorulan Sorular
UYAP'tan dilekçe gönderirken hangi belge biçimleri kullanılır?
Genel olarak UDF ve PDF biçimleri kullanılır. Dilekçe çoğunlukla UYAP'ın doküman düzenleyicisinde UDF olarak ya da büro şablonunda PDF olarak hazırlanır; ekler ise genellikle PDF olarak yüklenir. Hangi biçimin kabul edildiği, işlem sırasında sistem tarafından belirtilir.
Dilekçeyi e-imza olmadan gönderebilir miyim?
Avukat olarak elektronik ortamda belge göndermek için belgenin güvenli elektronik imzayla imzalanması gerekir. İmza aracı ve sertifika, gönderim gününden önce kontrol edilmelidir; bu adımdaki bir aksaklık gönderimi tamamlamanızı engelleyebilir.
Her dilekçe için harç ya da gider avansı ödemek gerekir mi?
Hayır. Ödeme gereği, işlemin niteliğine göre değişir; dava açılışı gibi bazı işlemler harç ve gider avansı gerektirirken, basit bir beyan dilekçesi çoğu zaman ayrıca ödeme gerektirmez. Güncel düzenleme ve tutarlar ilgili birimden teyit edilmelidir.
Süreli bir dilekçeyi gün sonuna kadar göndermek yeterli mi?
Elektronik ortamda süreli işlemler gün sonuna kadar yapılabilir. Yine de teknik aksaklık, e-imza sorunu veya ödeme gecikmesi riskine karşı, süreli dilekçeyi son güne bırakmamak ve mümkünse bir önceki iş gününde göndermek daha güvenlidir.
Dilekçenin gönderildiğini nasıl anlarım?
Gönderimden sonra dosyayı yeniden açıp evrak listesinde belgenin görünür olduğunu, doğru evrak türü altında kaydedildiğini ve eklerin eksiksiz olduğunu kontrol edin. Sistemin verdiği teyit kaydını ya da ekran görüntüsünü büro kaydında saklamak da iyi bir uygulamadır.
MÜHLET dilekçeyi UYAP'a gönderir mi?
Hayır. MÜHLET bir dilekçe gönderim aracı değildir; UETS'e düşen e-tebligatları avukatın kendi bilgisayarındaki tarayıcı eklentisiyle alır, süreleri hesaplar ve hatırlatır. Dilekçe gönderimi, avukatın kendi UYAP oturumunda yaptığı bir işlemdir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için hukuki değerlendirme gerekir.
- #uyap dilekce gonderme
- #e imza
- #udf pdf
- #sure takibi
- #avukat rehberi
MÜHLET
Avukatlar için süre yönetimi ve elektronik tebligat alanında uygulamaya dönük içerikler üreten MÜHLET ekibi.


