Mühlet mobil uygulama simgesi

Mühlet mobil uygulaması

Süre ve tebligatlarınız telefonunuzda

Aç
Mühlet amblemi: terazi ve saatMühlet logosu
Adalet terazisi, hâkim tokmağı ve kanun kitapları
Uyap

UYAP Veri Güncelliği: Fiziki Dosya ile Fark

UYAP veri güncelliği fiziki dosyadan farklı olabilir. Taranmamış evrak ve işlenme gecikmesi riskini, kalemle teyit yöntemini bu rehberde bulun.

MÜHLET · 30 Ekim 2026 · 14 dk okuma

UYAP Veri Güncelliği: Fiziki Dosya ile Fark
İçindekiler

UYAP'taki dosya kaydı, fiziki dosyanın her zaman anlık ve eksiksiz bir yansıması değildir. Kaleme teslim edilen ama henüz taranmamış evraklar, işlenmesi zaman alan kayıtlar ve elle yapılan girişler iki kaynak arasında fark yaratabilir. Bu fark çoğu zaman zararsızdır; ancak süre, duruşma veya tebligat söz konusuysa tek kaynağa güvenmek risk taşır. En güvenli yol, kritik her bilgiyi kalemle teyit etmek ve kendi kaydınızı ayrıca tutmaktır.

Fark Neden Önemlidir: Kısa Cevap ve Karar Çerçevesi

Dijital ekran ile kâğıt dosya arasında küçük bir boşluk bulunan köprü

Avukatlık pratiğinde dosyanın iki yüzü vardır. Birincisi mahkeme veya icra dairesindeki fiziki klasördür; ikincisi UYAP üzerinden uzaktan görebildiğiniz elektronik kayıttır. İdeal dünyada ikisi birebir aynıdır. Gerçekte ise bu iki yüz farklı hızlarda ve farklı kişilerin elinde güncellenir. Dilekçe kaleme verilir, kalem personeli evrakı işler, taratır, ilgili kayda bağlar; bu zincirin her halkasında küçük bir zaman payı ve insan emeği vardır. Zincirin bir halkası eksik kalırsa ekranda gördüğünüzle masadaki klasör ayrışır.

Bu farkı abartmak da küçümsemek de yanlıştır. Abartırsanız UYAP'a hiç güvenmeyip her gün adliyeye gitmek zorunda kalırsınız; küçümserseniz ekranda göremediğiniz bir evrakı yok sayarak süre kaçırabilirsiniz. Doğru yaklaşım, UYAP kaydını güçlü ama tek başına yeterli olmayan bir kaynak olarak görmektir. Karar çerçevesi basittir: bilgi süreyi, duruşmayı veya bir hak kaybını doğuruyorsa kalemle teyit edilir; sıradan bir bilgi niteliğindeyse UYAP kaydı yeterli sayılabilir.

Örneğin Ankara'da icra ağırlıklı çalışan bir avukat düşünün. Sabah UYAP'ta bir dosyayı açıyor, karşı tarafın itiraz dilekçesini göremiyor ve "itiraz yok" sonucuna varıyor. Oysa itiraz dilekçesi önceki gün kaleme teslim edilmiş, ancak henüz sisteme yansımamış olabilir. Avukat bu varsayımla işlem yaparsa hem müvekkiline yanlış bilgi verir hem de gereksiz bir adım atar. Aynı avukat kalemi arayıp ya da uğrayıp sorsaydı farkı bir dakikada öğrenirdi. Bu yazıda farkın kaynaklarını, etkilerini ve teyit yöntemlerini sırayla ele alıyoruz.

ℹ️
Genel çerçeve. Bu yazı UYAP'ın iç işleyişini anlatmaz; meslek pratiğinde sık görülen farkları ve onlara karşı alınabilecek önlemleri genel hatlarıyla özetler.

UYAP Kaydı ile Fiziki Dosya Nasıl İlişkilenir

Kâğıt evrakların tarayıcıdan geçerek dijital dolaba aktarılması

Farkı anlamak için önce iki kaydın nasıl oluştuğuna bakmak gerekir. Elektronik ortamda hazırlanıp gönderilen belgeler doğrudan sisteme düşer; bunlar için fiziki bir karşılık oluşmayabilir. Buna karşılık kâğıt olarak sunulan dilekçeler, vekâletnameler, ekler ve bazı yazışmalar önce fiziki dosyaya girer, sonra sisteme aktarılır. Yani aynı dosyada hem doğrudan elektronik hem de sonradan elektronikleştirilen evraklar bir arada bulunur. Sonradan elektronikleştirilen evraklar, doğası gereği bir adım geriden gelir.

İkinci önemli nokta, elektronik kaydın bir kısmının insan girişine dayanmasıdır. Dosyanın taraf bilgileri, evrak türü bilgisi, işlem açıklamaları ve benzeri alanlar personel tarafından girilir. Giriş sırasında yapılan küçük bir hata, yanlış bir evrak adı ya da eksik bir bağlantı, kaydı fiziki dosyadan farklı gösterebilir. Bu bir sistem arızası değil, insan işi olan her kayıtta görülebilecek doğal bir sapmadır.

Aynı evrak, iki ayrı iz

Bir evrak çoğu zaman iki ayrı iz bırakır: dosya içindeki kâğıt nüsha ve sistemdeki elektronik görüntü. Bu iki iz zamanla örtüşmelidir, ama örtüşme anı evraka göre değişir. Bu nedenle "UYAP'ta görünmüyor, demek ki yok" çıkarımı da "UYAP'ta görünüyor, demek ki tamam" çıkarımı da kendi başına güvenilir değildir. Evrakın varlığı için en güçlü kanıt, teslim tarihini gösteren alındı belgesi veya kayıt numarasıdır.

Hangi bilgi hangi kaynakta daha güçlü

Usul açısından belirleyici olan çoğu zaman evrakın kalemde kayda geçtiği andır; ekrandaki görüntü bunun yansımasıdır. Bu yüzden dilekçenizi kâğıt olarak sunduğunuzda üzerine işlenen teslim kaydını saklamak, ekranda ne göründüğünden bağımsız olarak ispat değeri taşır. Aynı mantıkla, elektronik yoldan gönderdiğiniz belgenin gönderim kaydını da dosyanıza koymalısınız.

Taranmamış Evrak: Klasörde Var, Ekranda Yok

Tarayıcı yanında bekleyen kâğıt yığını ve boş görünen ekran

En sık karşılaşılan fark, fiziki dosyada bulunan ama henüz taranıp sisteme yüklenmemiş evraktır. Karşı tarafın dilekçesi, bilirkişi raporunun kâğıt nüshası, bir müzekkere cevabı, duruşmada alınan ara karar tutanağına bağlı belgeler ya da elden verilen ekler bu gruba girebilir. Evrak kaleme ulaşmış, dosyanın içine konmuş, hatta tutanağa işlenmiş olabilir; ama taranıp elektronik kayda eklenmediği sürece uzaktan bakan avukat onu göremez.

Bu durumun kritik olduğu yer, evrakın bir süre doğurduğu veya bir işlem gerektirdiği hâllerdir. Karşı taraf bir dilekçe sunmuş ve cevap hakkı doğmuşsa, siz dilekçeyi göremediğiniz için cevap vermeyi düşünmezsiniz. Ancak yargılama o dilekçeyi dosyada bulunan bir belge olarak değerlendirir. Ekranda görünmeyen evrakın dosyada var olması, hukuki sonuç doğurmasına engel değildir. Bu yüzden "görmedim" savunması pratikte çoğu zaman sonuç vermez; evrakı takip etmek avukatın sorumluluğundadır.

Taranmamış evrak riskini azaltmanın yolu, duruşma sonrası ve sunulan evrak sonrası fiziki dosyaya bakmaktır. Duruşmaya katıldıysanız tutanağı ve dosyaya girmiş belgeleri yerinde görmeniz, ekranda sonradan görünecek kayıtları beklemekten çok daha hızlı ve güvenlidir. Duruşmaya katılamadıysanız, bir meslektaşınızdan ya da büro personelinden dosyaya uğramasını istemek makul bir alternatiftir.

  • ✓ Duruşma sonrası tutanağın ve dosyaya giren belgelerin fiziki dosyadan kontrolü
  • ✓ Kendi sunduğunuz evrakın teslim kaydının saklanması
  • ✓ Karşı tarafın sunduğu evrakın dosyada olup olmadığının sorulması
  • ✓ Bilirkişi raporu ve müzekkere cevaplarının kâğıt nüshadan teyidi
  • ✓ Ekranda görünmeyen ama beklenen evrak için not düşülmesi
⚠️
Görünmemek, olmamak değildir. Dosyada bulunan bir evrak ekranda henüz görünmese de usul açısından dosyanın parçasıdır; bu nedenle ekran boşluğunu "evrak yok" diye okumayın.

İşlenme Gecikmesi: Kayıt Var Ama Henüz Yansımadı

Bant üzerinde ilerleyen evrak küpleri ve sırada bekleyenler

İkinci fark kaynağı zamandır. Evrak taranmış ve işlenmiş olsa bile, bu işlemin tamamlanması ile sizin ekranınızda görünmesi arasında bir süre geçebilir. Bu süre dosyanın bulunduğu birime, iş yoğunluğuna, evrakın türüne ve işlemin kim tarafından yapıldığına göre değişir. Bu yazıda herhangi bir süre vermiyoruz, çünkü sabit bir rakam söylemek doğru olmaz; önemli olan, gecikmenin var olabileceğini bilmek ve planı buna göre yapmaktır.

İşlenme gecikmesinin en zararlı olduğu an, son günlere yaklaşılan zamandır. Bir işlem için son güne iki gün kala ekranı kontrol edip "değişiklik yok" diyen avukat, aslında henüz yansımamış bir kararı veya bir evrakı kaçırıyor olabilir. Bu nedenle sürenin son günlerinde ekran görüntüsüne dayanarak karar vermek yerine, kritik noktalar için kalemle konuşmak daha doğrudur.

Gecikmenin bir diğer yüzü, dosya hareketleridir. Dosyanın bir birimden diğerine gönderilmesi, istinaf veya temyiz aşamasına geçmesi, başka bir mahkemeye devri gibi hâllerde fiziki dosya bir yerde, elektronik kayıt başka bir yerde olabilir. Bu geçiş anlarında iki kaynak arasındaki fark en belirgin hâle gelir. Dosyanın gerçekte nerede olduğunu bilmeden yapılan işlem, yanlış birime yapılmış işlem anlamına gelebilir.

Fark kaynağıEkranda görünümÖnerilen kontrol
Taranmamış evrakEvrak hiç görünmezFiziki dosyaya bakmak veya kalemden sormak
İşlenme gecikmesiEvrak sonradan belirirKritik tarihlerde ekrana güvenmemek, kalemle teyit etmek
Yanlış veya eksik girişEvrak adı veya türü hatalı görünürEvrakın kendisini açıp içeriğine bakmak
Dosya hareketiDosyanın konumu belirsizleşirDosyanın hangi birimde olduğunu sormak
💡Ekranda beklediğiniz bir evrak görünmüyorsa önce kendi teslim kaydınıza, ardından kaleme bakın; sırayı tersine çevirmeyin.

Kalemle Teyit: Adım Adım Nasıl Yapılır

Gişe, dosya ve onay işareti taşıyan rozet

Kalemle teyit, farkı kapatmanın en doğrudan yoludur. Kalem personeli fiziki dosyayı elinde tutar ve evrakın dosyaya girip girmediğini, işlenip işlenmediğini ilk elden bilir. Teyit isterken amaç, personelden bir şey ispat etmesini beklemek değil, hızlıca ve net bir bilgi almaktır. Soruyu somut kurarsanız cevap da somut olur. "Dosyada bir şey var mı" gibi genel bir soru yerine "şu tarihte sunulan şu evrak dosyaya girdi mi" sorusu daha verimlidir.

Teyidin yazılı veya sözlü olması durumun ağırlığına göre değişir. Süre veya hak kaybı doğuracak bir konuda, aldığınız bilgiyi kendi dosya notunuza tarih ve saatle işlemek iyi bir alışkanlıktır. Bu not, sonradan bir uyuşmazlık çıkarsa hangi bilgiye dayanarak hareket ettiğinizi gösterir. Büro içinde bu işi sekreter veya stajyer yapıyorsa, aldıkları bilgiyi aynı gün avukata aktarma kuralı koymak gerekir.

  1. Hangi bilgiyi teyit edeceğinizi belirleyin. Evrak mı, karar mı, tutanak mı, duruşma tarihi mi; sorunuzu tek bir şeye indirin.
  2. Kendi kaydınıza bakın. Teslim belgeniz, gönderim kaydınız veya daha önce aldığınız bilgiler varsa önce onları kontrol edin.
  3. Kalemle iletişime geçin. Dosya numarasını ve sorduğunuz evrakın tarihini hazır bulundurun.
  4. Cevabı not edin. Aldığınız bilgiyi tarih ve saatle dosya notunuza yazın.
  5. Gerekirse evrakın görüntüsünü isteyin. İçerik önemliyse kâğıt nüshaya bakın veya örneğini alın.
  6. Farkı kapatın. Ekranda eksik kalan evrak varsa, kayda alınması için kalemden talepte bulunun.
Teyit notu örneği:
Dosya: [mahkeme ve esas numarası]
Tarih ve saat: [teyit anı]
Sorulan: [evrakın adı ve sunuluş tarihi]
Alınan cevap: [dosyada mevcut / işlenmedi / bulunamadı]
Teyit eden: [büro personelinin adı]

Fark Süre ve Tebligat Üzerinde Nasıl Etki Yapar

Vurgulu günleri olan takvim, saat kadranı ve zarf

Fiziki dosya ile UYAP arasındaki farkın en ağır sonucu süre hesabında ortaya çıkar. Süre, evrakın tebliğ edilmesi veya kararın usulüne uygun öğrenilmesi gibi hukuki olaylara bağlıdır; ekranda görünmesine bağlı değildir. Dolayısıyla bir tebligat veya karar elektronik kayıtta henüz yoksa bile süre işlemeye başlamış olabilir. Elektronik tebligatta bu kural özellikle önemlidir: tebligat muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır (Tebligat K. m.7/a). Muhatap okumamış veya açmamış olsa da bu sonuç değişmez.

Süreler gün olarak belirlenmişse tebliğ günü sayılmaz; hafta, ay veya yıl olarak belirlenmişse süre başladığı güne karşılık gelen günde biter (HMK m.92). Resmî tatiller süreye dahildir; yalnızca son gün hafta sonuna veya resmî tatile denk gelirse süre izleyen ilk iş günü mesai sonunda sona erer (HMK m.93). Bu kuralları kendi ellerinizle hesaplamak yerine ücretsiz hukuki süre hesaplama aracından yararlanabilirsiniz.

Fark ile süre arasındaki ilişkiyi şöyle özetleyebiliriz. UYAP ekranı bir bilgi kaynağıdır, süreyi başlatan olay değildir. Ekranda görmediğiniz bir tebligatın süresi işliyor olabilir; ekranda gördüğünüz bir evrakın ise fiziki dosyadaki hâli farklı olabilir. Bu yüzden süre hesabı yaparken her zaman "süreyi başlatan hukuki olay hangisi ve ne zaman gerçekleşti" sorusunu sorun, "ekranda ne zaman gördüm" sorusunu değil. İkinci soru yalnızca sizin farkındalık anınızı gösterir.

⚠️
Görme anı süreyi başlatmaz. Elektronik tebligatta okuma veya açma, süre başlangıcını değiştirmez; erken açmak süreyi öne çekmez, geç açmak ertelemez.

Süre takibini yalnızca ekrana bakmaya bırakan bir büro, tebligatın ulaştığı günü ve beşinci günü kendi kaydında tutmuyorsa, ekran ile gerçek durum arasındaki fark tam da en tehlikeli noktada kendini gösterir. Bu nedenle düzenli bir büro, hem ekran kaydını hem kendi takvimini hem de gerekirse fiziki dosyayı birlikte izler. Detaylı bir yaklaşım için süre takibi sayfasındaki akışa göz atabilirsiniz.

Özel Durumlar ve İstisnalar

İki bina arasında yolculuk yapan dosya ve duran saat

Farkın daha belirgin hâle geldiği bazı durumlar vardır. İlki dosyanın üst yargı merciine gönderildiği zamandır. Dosya istinaf veya temyiz incelemesine giderken fiziki klasör yola çıkar, elektronik kayıt ise ayrı bir akışta ilerler. Bu aşamada ilk derece mahkemesindeki fiziki dosyaya bakmak mümkün olmayabilir, ekran kaydı ise eksik veya gecikmeli güncellenmiş olabilir. Dosyanın bulunduğu yeri öğrenmeden işlem yapmak yanlış mercie başvuru riski taşır.

İkincisi, duruşma sırasında verilen kararlar ve tutanaklardır. Duruşmada tutanağa geçen bir ara karar, ekranda hemen görünmeyebilir. Duruşmaya katıldıysanız tutanak içeriğini yerinde okumanız ve not almanız en güvenli yoldur. Duruşmaya katılmadıysanız, sonradan ekranda belirecek kaydı beklemek yerine kalemden bilgi almak daha doğrudur. Çünkü ara kararla birlikte süre veya yükümlülük doğmuş olabilir.

Üçüncüsü, adli tatil dönemidir. Adli tatil her yıl 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasındadır ve hukukta süreler tatilde durmaz; son günü tatile rastlayan süre tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar (HMK m.104). İdari yargıda bu uzama yedi gündür (İYUK m.8/3), tutuksuz ceza işlerinde üç gündür (CMK m.331). İcra takip işlemlerinde ve tutuklu işlerde böyle bir uzama yoktur. Tatil döneminde kalem personeli azalacağı için işlenme gecikmesi de artabilir; bu dönemde ekranın güncelliğine ayrıca dikkat etmek gerekir.

Son olarak, kapalı veya arşive kaldırılmış dosyalar ile birleştirilen dosyalar da farklı görünüm sergileyebilir. Birleştirilen bir dosyanın evrakları hangi numarada görünüyor, hangisinde kalıyor gibi sorular, ekranda bakarak değil, kalemle konuşarak netleştirilmelidir. Bu tür durumlarda dosya numarasını ve hangi birimde olduğunu not etmek, ileride aynı arayışı tekrar yapmanızı önler.

MÜHLET ile Kendi Kaydınızı Güvenceye Alın

Takvim, zarf ve zili birbirine bağlayan parlak çizgiler

UYAP kaydı ile fiziki dosya arasındaki fark, sizin kendi kaydınızı tutmanızla büyük ölçüde zararsız hâle gelir. MÜHLET, avukatlar için geliştirilmiş, UETS entegrasyonlu, yapay zekâ destekli bir süre takip ve tebligat yönetim platformudur. MÜHLET sunucuları UYAP'a bağlanmaz; ürünün çalışma şekli kullanıcının kendi tarayıcısı ve kendi oturumu üzerinden ilerler ve şifre MÜHLET'e verilmez.

MÜHLET, UETS'e düşen e-tebligatları tarayıcı eklentisiyle, avukatın kendi bilgisayarında kendi oturumuyla otomatik alır. Yapay zekâ tebligatı analiz eder; mahkemeyi, esas numarasını, tarafları ve tebligat türünü çıkarır. Her çıktı bağımsız usul kuralı motoruyla doğrulanır ve düşük güvende avukat onayı istenir. Süreler Türk adli takvimine göre, adli tatil, resmî tatil ve hafta sonu düzeltmeleriyle hesaplanır. Son güne kadar kademeli olarak e-posta, SMS ve uygulama veya tarayıcı bildirimiyle hatırlatma yapılır. Ayrıntılar için UETS entegrasyonu, yapay zekâ tebligat analizi ve bildirim sistemi sayfalarına bakabilirsiniz.

Bu yapı fiziki dosya farkına şöyle yardım eder: tebligatın ulaştığı gün ve hesaplanan son gün, ekranın güncel olup olmamasından bağımsız olarak sizin kaydınızda durur. Dava, müvekkil, duruşma ve görev yönetimi aynı yerde olduğundan, kalemle teyit ettiğiniz bilgileri de buraya işleyip büro içinde paylaşabilirsiniz. Büro için rol bazlı yetki (ortak, avukat, sekreter, stajyer) ve takvim senkronizasyonu da mevcuttur. Veriler Türkiye'de barındırılır ve KVKK uyumlu çalışır; sistem tebligat kredisiyle işler, ilk kullanımda ücretsiz deneme kredisi verilir. Fiyatlandırma için fiyatlar sayfasına göz atabilirsiniz.

Büroda Farkı Azaltacak Düzen

Düzenli dosya rafı, kontrol panosu ve duvar takvimi

Farkı tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir, ama büro düzeniyle etkisini çok küçültebilirsiniz. Birinci ilke, tek bir kişiye bağımlı olmamaktır. Dosya takibi bir kişinin hafızasında veya tek bir ekranda dururse, o kişi izinde olduğunda ya da ekran gecikmeli olduğunda boşluk oluşur. Ortak bir kayıt, herkesin aynı bilgiye ulaşmasını sağlar. İkinci ilke, kritik bilgilerin çift kaynakla teyit edilmesidir: ekran artı kalem, ya da ekran artı kendi teslim kaydı.

Üçüncü ilke, periyodik kontrol alışkanlığıdır. Aktif ve süresi yaklaşan dosyaları belirli aralıklarla ve özellikle önemli tarihlerden önce gözden geçirmek, gecikmiş yansımaları yakalamanızı sağlar. Bu kontrolü kişisel hafızaya değil takvime bağlamak daha güvenilirdir. Dördüncü ilke, duruşma ve işlem sonrası "tutanak ve evrak kontrolü" adımını standart hâle getirmektir; böylece dosyadan çıkarken ekranın daha sonra göstereceği şeyi önceden öğrenmiş olursunuz.

Stajyer ve sekreterlerin eğitimi de bu düzenin parçasıdır. Onlara "ekranda göremiyorsan yok demek değildir" ilkesi açıkça öğretilmelidir. Bir evrakı bulamadıklarında önce kendi teslim kaydına, sonra fiziki dosyaya, en son kaleme başvurma sırasını bilmeleri gereksiz endişeyi azaltır. Ayrıca her teyit sonucunu yazıya dökme alışkanlığı, büronun kurumsal hafızasını güçlendirir ve kişi değiştiğinde bilginin kaybolmasını önler.

Haftalık dosya gözden geçirme

Haftada bir, açık dosyalar içinde süresi yaklaşan, duruşması olan veya beklenen evrakı bulunan dosyaları liste hâlinde ele almak yeterlidir. Listede her dosya için "ekran güncel mi, fiziki dosya ile uyumlu mu" sorusu sorulur. Uyumsuzluk görülenler kalemle teyit edilir. Bu düzen, çok dosyalı bürolarda hiçbir dosyanın gözden kaçmamasını sağlar.

Sık Yapılan Hatalar

Yol üzerinde uyarı konileri ve eğik tabela

Bu konuda yapılan hataların büyük kısmı ortak bir kaynaktan gelir: ekranı mutlak doğru kabul etmek. İlk hata, ekranda göremediği evrakı yok saymaktır. Ekranda görünmeyen bir evrak, dosyada olabilir ve hukuki sonuç doğurabilir. İkinci hata, ekranda gördüğü bilgiyi teyitsiz biçimde müvekkile aktarmaktır. "Karşı taraf cevap vermemiş" demek için önce cevabın gerçekten dosyada bulunmadığından emin olmak gerekir.

Üçüncü hata, süre hesabını ekranda gördüğü tarihe göre yapmaktır. Süre, ekranda görme anına değil hukuki olaya bağlıdır; bu nedenle tebligatın ulaştığı tarih ve ilgili kanun hükmü esas alınmalıdır. Dördüncü hata, son güne çok yaklaştığında hâlâ ekrandan bilgi beklemektir. Son günlerde bekleyerek zaman kaybetmek yerine kalemle teyit alıp hemen harekete geçmek gerekir.

Beşinci hata, teyit sonucunu kayda geçirmemektir. Telefonda veya yüz yüze alınan bilgi, yazıya dökülmezse zamanla unutulur ya da büro içinde başka kişilere aktarılmaz. Altıncı hata, tek bir kişiye bağımlı çalışmaktır; o kişi yokken dosya takibi aksar. Son olarak, "sistem böyle gösteriyor" cümlesini bir gerekçe saymak da hatadır; sistem insan girişine ve işlem hızına bağlıdır, bu yüzden son söz her zaman dosyanın kendisindedir.

✅
İyi uygulama. Ekran, kendi kaydınız ve kalem teyidi üçlüsü birlikte kullanıldığında, fark büyük ölçüde etkisiz hâle gelir.

Sık Sorulan Sorular

UYAP'ta görünen bilgi ile fiziki dosya her zaman aynı mıdır?

Hayır, her zaman aynı olmayabilir. Kâğıt olarak sunulan evrakın taranıp sisteme eklenmesi zaman alabilir; ayrıca elle yapılan girişlerde hata veya eksiklik görülebilir. Bu nedenle süre, duruşma veya hak kaybı doğuracak bilgileri kalemle teyit etmek doğrudur.

Ekranda göremediğim evrak için süre işler mi?

Süreyi başlatan şey, evrakın ekranda görünmesi değil, ilgili hukuki olaydır; örneğin tebligatın usulüne uygun yapılması. Elektronik tebligatta muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır ve okuma süreyi değiştirmez.

Kalemle teyit için hangi bilgileri hazırlamalıyım?

Dosya numarasını, sorduğunuz evrakın adını ve sunulduğu tarihi hazır bulundurun. Elinizde teslim kaydı varsa onu da yanınızda tutun. Aldığınız cevabı tarih ve saatle kendi dosya notunuza yazmanız, sonradan ispat açısından yararlıdır.

Duruşmaya katılmadığım hâlde ara kararı nasıl takip ederim?

Ekranda sonradan belirmesini beklemek yerine kalemden bilgi almak veya meslektaşınızdan dosyaya bakmasını istemek daha güvenlidir. Ara kararla birlikte bir süre veya yükümlülük doğmuş olabileceği için gecikmeden teyit etmek gerekir.

Adli tatil bu farkı etkiler mi?

Adli tatilde süreler durmaz; ancak kalem iş yükü ve personel durumu işlenme hızını etkileyebilir. Son günü tatile rastlayan süre tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar; idari yargıda yedi gün, tutuksuz ceza işlerinde üç gün uzar. İcra takip işlemlerinde ve tutuklu işlerde uzama yoktur.

MÜHLET UYAP'a bağlanıyor mu?

MÜHLET sunucuları UYAP'a bağlanmaz. Platform, UETS'e düşen e-tebligatları tarayıcı eklentisiyle kullanıcının kendi bilgisayarında kendi oturumuyla alır; şifre MÜHLET'e verilmez. Süre hesabı ve hatırlatmalar bu tebligatlar üzerinden yürür.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için hukuki değerlendirme gerekir.

  • #uyap veri guncelligi
  • #fiziki dosya
  • #dosya takibi
  • #kalemle teyit
  • #avukat rehberi
M

MÜHLET

Avukatlar için süre yönetimi ve elektronik tebligat alanında uygulamaya dönük içerikler üreten MÜHLET ekibi.