Mühlet mobil uygulama simgesi

Mühlet mobil uygulaması

Süre ve tebligatlarınız telefonunuzda

Aç
Mühlet amblemi: terazi ve saatMühlet logosu
Adalet terazisi, hâkim tokmağı ve kanun kitapları
Teknoloji

Yapay Zekanın Süre Hesabında Rolü ve Denetimi

Yapay zekanın süre hesabında rolü nedir, nasıl denetlenir? Avukatlar için kural motoru doğrulaması, avukat onayı ve hata önleme adımlarını öğrenin.

MÜHLET · 6 Ekim 2026 · 16 dk okuma

Yapay Zekanın Süre Hesabında Rolü ve Denetimi
İçindekiler

Yapay zekâ, süre hesabında tebligatı okuyup mahkemeyi, esas numarasını, tebligat türünü ve ilgili süreyi çıkaran bir yardımcı rolündedir; son kararı veren merci değildir. Hesabın güvenilir olması için yapay zekâ çıktısının bağımsız bir usul kuralı motoruyla doğrulanması ve belirsiz durumlarda avukatın onayına sunulması gerekir. Elektronik tebligatta sürenin ulaşma tarihini izleyen beşinci günün sonunda başladığını, son gün tatile denk gelirse sürenin izleyen ilk iş gününde bittiğini bilen bir denetim düzeni kurulmadıkça, hızlı hesap hatalı hesaba dönüşebilir. Bu yazıda yapay zekânın süre hesabındaki yerini, nasıl denetleneceğini ve büroda uygulanabilir bir kontrol düzenini adım adım ele alıyoruz.

Yapay Zekâ Süre Hesabında Tam Olarak Nerede Durur?

Masa takvimine belge yerleştiren robot kol ve yanındaki terazi

Örneğin Ankara'da icra ağırlıklı çalışan bir avukatı düşünelim. Sabah UETS adresine yedi tebligat düşmüş: ikisi ödeme emrine itiraz, biri bilirkişi raporu, biri duruşma günü bildirimi, üçü ise farklı dosyalardan gelen ara karar. Bunların her birinin hangi dosyaya ait olduğunu, hangi türde olduğunu ve hangi süreyi doğurduğunu tek tek okuyup not almak, takvime işlemek ve hatırlatma kurmak ciddi bir mesai ister. Yapay zekâ tam burada devreye girer: metni okur, yapılandırılmış bilgiye çevirir ve avukatın önüne işlem yapılmaya hazır bir özet koyar.

Buradaki kritik ayrım, yapay zekânın okuma ve sınıflandırma işiyle hüküm kurma işi arasındadır. Bir tebligat metninin "bilirkişi raporuna itiraz için süre verildiğini" söylediğini anlamak dilsel bir iştir; bu işte dil modelleri güçlüdür. Ancak sürenin hangi günün sonunda biteceği, bir hukuki kural uygulamasıdır ve kuralın uygulanışında "yaklaşık doğru" diye bir kavram yoktur. Bir gün sapma, hak kaybı demektir. Bu yüzden güvenilir bir sistemde yapay zekâ metni anlamlandırır, kural motoru ise tarihi hesaplar.

Süre hesabında yapay zekâya tek başına güvenmemenin ikinci bir nedeni, dil modellerinin çalışma biçimidir. Bu modeller olasılıksal olarak metin üretir; aynı soruya her seferinde aynı biçimde cevap vermeleri garanti değildir ve kendilerinden emin görünen bir cevap yanlış olabilir. Hukukta ise tutarlılık ve denetlenebilirlik şarttır: avukat, bir tarihin neden o tarih olduğunu gösterebilmelidir. Dolayısıyla yapay zekânın rolü "cevabı vermek" değil, "cevabın girdilerini hazırlamak ve sonucu avukatın önüne gerekçesiyle koymak" olarak tanımlanmalıdır.

Üçüncü olarak, sorumluluk meselesi vardır. Süreyi kaçırmanın bedelini müvekkil öder ve mesleki sorumluluk avukattadır. Hangi aracı kullanırsanız kullanın, aracın ürettiği tarih sizin imzanızla bağlantılı bir bilgi hâline gelir. Bu nedenle yapay zekâ destekli bir süre takibi kurarken ilk soru "ne kadar otomatik?" değil, "nerede denetleniyor?" olmalıdır. Aşağıdaki bölümlerde bu denetimin hangi katmanlardan oluşabileceğini ayrıntılı olarak görecekiz.

Süre Hesabının Değişmez Kuralları Neden Önemli?

Dişlilerle birlikte duran kural kitabı ve takvim ızgarası

Yapay zekânın çıktısını denetleyebilmek için önce denetim ölçütünü bilmek gerekir. Süre hesabının temel kuralları sınırlı sayıdadır ama her biri sonucu değiştirebilir. İlki elektronik tebligatla ilgilidir: Tebligat Kanunu m.7/a uyarınca elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır. Muhatabın tebligatı açması, okuması ya da herhangi bir onay vermesi gerekmez. Erken açmak süreyi öne çekmez, geç açmak da süreyi ertelemez; okundu işareti süre başlangıcını değiştirmez.

İkinci kural, süre sayımının nasıl yapıldığıdır. Gün olarak belirlenen sürelerde tebliğ günü sayılmaz; ertesi günden itibaren sayım başlar. Hafta, ay ve yıl olarak belirlenen sürelerde ise süre, başladığı güne karşılık gelen günde sona erer (HMK m.92). Resmî tatiller süreye dâhildir; yani sürenin ortasına denk gelen bayram günleri sayıma girer. Yalnızca son gün hafta sonuna veya resmî tatile rastlarsa süre izleyen ilk iş günü mesai bitiminde dolar (HMK m.93). Arife günleri yarım gün olsa bile süreyi uzatmaz.

Üçüncü kural adli tatildir. Adli tatil her yıl 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasındadır. Hukuk yargılamasında süreler adli tatilde durmaz; ancak son günü tatile rastlayan süre, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar (HMK m.104). İdari yargıda bu uzama yedi gündür (İYUK m.8/3), tutuksuz ceza işlerinde üç gündür (CMK m.331). İcra takip işlemlerinde ve tutuklu işlerde ise uzama yoktur. Bu ayrımları ezbere bilmek bile zordur; bir yapay zekâ modelinin her seferinde bunları doğru uygulamasına güvenmek ise gereksiz bir risktir.

KuralNe söyler?Denetimde bakılacak nokta
Elektronik tebligat (Tebligat K. m.7/a)Ulaşma tarihini izleyen beşinci günün sonunda tebliğ sayılırHesap, açılma tarihinden değil ulaşma tarihinden mi başlıyor?
Gün süresi (HMK m.92)Tebliğ günü sayılmazSayım tebliğ edilmiş sayılan günden sonraki gün mü başlıyor?
Son gün tatile denk gelirse (HMK m.93)İzleyen ilk iş günü mesai sonunda biterAra günler değil yalnız son gün mü düzeltiliyor?
Adli tatil (HMK m.104)Süreler durmaz; son gün tatile denk gelirse tatil bitiminden itibaren bir hafta uzarYargı kolu ve iş türü doğru mu seçilmiş?
İcra ve tutuklu işlerAdli tatil uzaması yokturDosya türü icra takibi mi, yoksa ilgili uzama kuralı geçerli mi?
⚠️
Okundu işaretine güvenmeyin. Süre, tebligatı açtığınız günden değil, elektronik adresinize ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonundan hesaplanır; açma tarihine göre kurulan hatırlatma yanlış gün gösterir.

Yapay Zekânın Güçlü Olduğu Alan: Tebligatı Okumak ve Anlamlandırmak

Kâğıt yığınını düzenli kartlara dönüştüren tarayıcı ışığı

Yapay zekânın süre yönetimindeki gerçek katkısı, hesaplamanın kendisinde değil hesaplamanın girdisini üretmesindedir. Bir tebligat metni her zaman standart bir formatta gelmez. Mahkeme adı farklı biçimlerde yazılır, esas numarası metnin içinde gömülü olabilir, taraf adları kısaltılmış olabilir ve tebligatın türü yalnızca bir cümlenin içinden anlaşılır. İnsan okuyucu bunları birkaç saniyede ayırır ama günde onlarca tebligat gelen bir büroda bu iş insan zamanının önemli bir kısmını tüketir. Yapay zekâ bu ayıklamayı hızlandırır.

Hangi bilgileri çıkarabilir?

Tipik bir analiz çıktısı; mahkemenin adını, esas numarasını, tarafları ve tebligatın türünü içerir. Tebligatın türü, süre açısından belirleyicidir: ödeme emri, bilirkişi raporu, ara karar, hüküm, duruşma daveti ve cevap dilekçesi için verilen süreler birbirinden farklı kurallara bağlıdır. Yapay zekâ bu türü doğru belirlediğinde, hangi kuralın uygulanacağı da netleşmiş olur. Yani yanlış sınıflandırma, doğru hesaplanmış ama yanlış kurala dayanan bir tarihe yol açabilir; bu yüzden sınıflandırma çıktısı da denetime tabidir.

Neden tek başına yeterli değildir?

Dil modelleri, bir metinde olmayan bir bilgiyi tamamlayarak "boşluk doldurma" eğiliminde olabilir. Taranmış, düşük kaliteli ya da eksik bir belgede yanlış bir esas numarasını makul görünen bir numarayla değiştirmek bunun tipik örneğidir. Bu nedenle çıktının "ne kadar emin" olduğu bilgisi de önem taşır. Güvenilir bir yapıda, modelin kendi güven düzeyi ve bağımsız doğrulama sonucu birlikte değerlendirilir; düşük güvenli çıktı otomatik olarak işlenmez, bir insanın bakışına yönlendirilir.

Bir başka nokta, yapay zekânın hukuki yorum gerektiren durumlarda sınırıdır. Tebligatın hangi sürenin başlangıcı olduğu açık değilse ya da metin birden fazla işlem türünü birlikte içeriyorsa, makul bir yaklaşım yapay zekâdan tahmin üretmesini değil, belirsizliği işaretlemesini istemektir. "Emin değilim, avukat baksın" diyebilen bir sistem, her zaman cevap veren bir sistemden daha güvenilirdir. Mesleki pratikte aranan şey hız kadar, hatanın nerede ortaya çıkacağının öngörülebilir olmasıdır.

Ayrıca yapay zekâ çıktısının gerekçesiyle birlikte sunulması gerekir. Avukat yalnızca "son gün: şu tarih" bilgisini görürse denetim yapamaz; hangi tebligat türünün, hangi tarihin ve hangi kuralın bu sonuca yol açtığını görürse bir bakışta doğrulayabilir. Yapay zekâ ile tebligat analizi yaklaşımının değeri, tam olarak bu şeffaf ara çıktıda yatar.

Bağımsız Kural Motoruyla Çift Doğrulama

Sonuçları merkezi bir karşılaştırma kapısına gönderen iki makine

Yapay zekâ çıktısını denetlemenin en sağlam yolu, ona bağlı olmayan ikinci bir hesap yolu kurmaktır. Bu ikinci yol, kuralları kod olarak ifade eden deterministik bir usul kuralı motorudur. Deterministik demek, aynı girdiyle her zaman aynı sonucu veren demektir. Motor; tebligatın ulaşma tarihini, süre türünü, resmî tatil ve adli tatil takvimini alır ve sonuç tarihi üretir. Yapay zekâ ise metinden süre türünü ve ilgili tarihleri çıkarır. İki taraf aynı sonuca varıyorsa güven artar; ayrışıyorsa sistem durup işaretler.

Bu yaklaşımın gücü, hataların farklı kaynaklardan gelmesidir. Dil modeli bir tür yanlış sınıflandırabilir; kural motoru ise yanlış girdiyle doğru hesap yapabilir. İki bileşen birbirinden bağımsız çalıştığında aynı hatayı aynı anda yapma ihtimali düşer. Mühendislikte buna savunmada derinlik denir ve süre gibi geri dönüşü olmayan sonuçlar doğuran işlerde bu prensip özellikle değerlidir. Önemli olan, motorun yapay zekâya "evet" demek için değil, onu sınamak için yazılmış olmasıdır.

Denetimin ikinci yarısı, ayrışma durumunda ne olacağıdır. Yapay zekâ ile kural motoru farklı tarih üretirse "ortalamasını al" ya da "yapay zekâya inan" gibi bir çözüm kabul edilemez. Doğru tasarımda ayrışma bir uyarıdır: sistem sonucu kesin olarak işlemez, ilgili kaydı gözden geçirme listesine alır ve avukata hangi iki sonucun neden çeliştiğini gösterir. Bu sayede hata sessizce takvime geçmez, görünür hâle gelir.

Büroların bu mimariyi anlamasının bir diğer faydası, araç seçerken doğru soruyu sorabilmektir. Bir yazılım "süreyi yapay zekâ hesaplar" diyorsa şunu sormak gerekir: bu sonuç başka bir yöntemle doğrulanıyor mu, ayrışma olduğunda ne oluyor, hesabın gerekçesini görebiliyor muyum? Bu üç sorunun cevabı net değilse, tarihin güvenilirliği de net değildir.

💡Süre aracını denemek için bilinen bir tebligat tarihini girin ve sonucu hukuki süre hesaplama aracıyla elle karşılaştırın; iki sonuç birebir tutmuyorsa nedenini bulmadan araca güvenmeyin.

Düşük Güven ve Avukat Onayı: İnsan Döngüde Kalmalı

Bazı kartların inceleme için kenara alındığı damga mekanizmalı kontrol noktası

Otomasyonun amacı avukatı devre dışı bırakmak değil, avukatın dikkatini gerçekten gerektiren yerlere yöneltmektir. Bir büroya günde yirmi tebligat düşüyorsa bunların büyük kısmı net ve standarttır; yirmi tanesine aynı titizlikle bakmak yerine, belirsiz olan iki ya da üçüne odaklanmak hem daha verimli hem daha güvenlidir. Bu ayrımı yapabilmek için sistemin her çıktısına bir güven düzeyi eşlik etmeli ve belirli bir eşiğin altındaki kayıtlar avukat onayına düşmelidir.

Onay gerektiren tipik durumlar

Onay gerektiren durumların başında okunamayan ya da eksik belgeler gelir: taranmış, bulanık, sayfaları eksik bir tebligat metninde yapay zekâ bir değeri tahmin etmek zorunda kalır. İkinci grup, birden fazla işlem türünü barındıran tebligatlardır; örneğin hem bir ara karar hem de bir ek süre içeren yazılar. Üçüncü grup, yapay zekâ ile kural motorunun ayrıştığı kayıtlardır. Dördüncü grup, dosyanın bilinen bir kaydıyla çelişen bilgilerdir; esas numarası büroda kayıtlı olan bir dosyaya ait görünmüyorsa sistem bunu fark etmeli ve sormalıdır.

Onayın kalitesi

Onay mekanizması yalnızca bir "tamam" düğmesi olursa denetim şekle dönüşür. Avukat onay ekranında kaynak metni, çıkarılan alanları, hesaplanan tarihi ve uygulanan kuralı bir arada görebilmelidir. Bu bilgilerin hepsi tek bakışta okunabiliyorsa onay gerçekten bir değerlendirme olur; birden fazla ekran gezmek gerekiyorsa pratikte kimse bakmaz ve onay kör imzaya dönüşür.

Onay kararının izlenebilir olması da önemlidir. Kim, hangi kaydı, ne zaman onayladı ya da düzeltti sorusunun cevabı sistemde kalmalıdır. Büro içi iş bölümünde sekreter ya da stajyer bir kaydı hazırlayıp sorumlu avukatın onayına sunabilir; yetkilerin rol bazlı ayrılması bu akışın doğal parçasıdır. Hatalı bir tarih fark edildiğinde de nedeni geriye dönük incelemek, aynı hatanın tekrarını önlemenin en etkili yoludur.

Kontrol notu (onay öncesi): Tebligatın ulaşma tarihi doğru mu? Tebliğ sayılma günü beşinci günün sonu olarak hesaplanmış mı? Süre türü ve süre miktarı kaynak metinle uyuşuyor mu? Son gün hafta sonu veya resmî tatile denk geliyorsa düzeltme yapılmış mı? Adli tatile rastlıyorsa ilgili yargı kolunun kuralı uygulanmış mı?

Adım Adım Denetim Düzeni: Büroda Nasıl Uygulanır?

Takvim bulunan onay platformuna çıkan beş basamaklı merdiven

Denetim, her tebligatta yeniden icat edilen bir çaba olmamalı; büronun tanımlı bir rutini olmalıdır. Rutin ne kadar basitse uygulanma ihtimali o kadar yüksektir. Aşağıdaki akış, yapay zekâ destekli bir süre takibini kullanan herhangi bir büro için uyarlanabilecek temel bir iskelet sunar. Önemli olan sırayı korumaktır: önce kaynağı doğrulamak, sonra tarihi, en sonda da hatırlatmayı.

  1. Kaynağı doğrulayın. Tebligatın hangi dosyaya ait olduğunu, mahkemeyi ve esas numarasını kaynak belgeyle karşılaştırın.
  2. Tebligat türünü kontrol edin. Yapay zekânın belirlediği tür, metindeki ifadeyle örtüşüyor mu, bakın; süre bu türe göre değişir.
  3. Ulaşma tarihini teyit edin. Sürenin başlangıcı açma tarihi değil, elektronik adrese ulaşma tarihidir; ona göre beşinci gün hesaplanmıştır.
  4. Son günü ve düzeltmeleri inceleyin. Son gün hafta sonu, resmî tatil ya da adli tatil etkisi altındaysa uygulanan düzeltmenin doğru olduğunu görün.
  5. Ayrışma uyarılarını işleyin. Kural motoru ile yapay zekâ arasında fark işaretlenmişse nedenini bulmadan kaydı onaylamayın.
  6. Dahili bir son gün belirleyin. Yasal son günün bir ya da iki gün öncesini büro içi hedef tarih olarak takvime işleyin.
  7. Onayı kayıt altına alın. Kaydı kimin onayladığını sistemde görünür tutun; sonradan değişiklik olursa izlenebilsin.

Bu akışın en çok ihmal edilen adımı altıncı adımdır. Yasal son günün kendisini hedef almak, küçük bir aksaklıkta bile süreyi kaçırmak demektir: UYAP kesintisi, kişinin hastalanması, dilekçenin son anda bir eksiğinin çıkması gibi nedenlerle bir gün kaybetmek mümkündür. Büronun kendi iç tarihi, yapay zekâ ya da kural motoru hata yapsa bile son bir güvenlik tamponu sağlar.

Denetim düzenini yazılı hâle getirmek de değerlidir. Hangi rolün hangi adımdan sorumlu olduğunu kısa bir sayfada tanımlayan büro, tatile giden ya da ayrılan bir çalışanın bilgisinin kaybolmasından korunur. Stajyerin, sekreterin ve avukatın hangi kaydı hazırlayıp hangisini onayladığı belli olduğunda hata sorumluluğu da belirsiz kalmaz.

  • ✓ Tebligatın ulaşma tarihi sistemdeki kayıtla ve kaynak belgeyle eşleşiyor
  • ✓ Beşinci gün hesabı açılma tarihine değil ulaşma tarihine dayanıyor
  • ✓ Süre türü ve miktarı tebligat metnindeki ifadeyle uyuşuyor
  • ✓ Hafta sonu, resmî tatil ve adli tatil düzeltmeleri yalnızca son güne uygulanmış
  • ✓ Büro içi hedef tarih yasal son günden önce takvime işlenmiş
  • ✓ Düşük güvenli ve ayrışan kayıtlar avukat onayından geçmiş

Adli Tatil ve Özel Durumlarda Denetim Neden Daha Kritik?

Yaz bölümü ile normal bölümü köprüyle birleşen takvim

Süre hesabında hata riskinin en yüksek olduğu alan istisnalardır. Genel kural bir kez doğru kurulduğunda standart durumlar kolayca çözülür; asıl yanlışlar, kuralın değiştiği ya da farklı yorumlandığı yerlerde çıkar. Adli tatil bunun en tipik örneğidir. Temmuz sonunda tebliğ edilen bir tebligatın süresi tatil içinde dolabilir ya da tatilin başladığı günlere denk gelebilir. Burada iki ayrı sorunun birlikte cevaplanması gerekir: süre tatil içinde mi doluyor ve iş türü uzamadan yararlanıyor mu?

Bu soruların cevabı yargı koluna göre değişir. Hukuk yargılamasında süreler adli tatilde durmaz; son günü tatile rastlayan süre, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar ve bu da Eylül ayının ilk haftasına işaret eder. İdari yargıda uzama yedi gündür, tutuksuz ceza işlerinde üç gündür. İcra takip işlemlerinde ve tutuklu işlerde uzama bulunmaz. Dolayısıyla aynı tarihli iki tebligat, biri bir hukuk davasına, diğeri bir icra dosyasına ait olduğunda tamamen farklı son günlere sahip olabilir. Yapay zekâ bu ayrımı yaparken yanlış iş türünü seçerse sonuç da yanlış çıkar; bu yüzden dosya türü bilgisi denetimin vazgeçilmez parçasıdır.

Diğer özel durumlar arasında süresi hafta ya da ay olarak verilen işlemler, ek süre verilen ara kararlar ve farklı hukuki yollara tabi olan hükümler sayılabilir. Süre "iki hafta" ise başladığı güne karşılık gelen günde biter; "on gün" ise tebliğ günü sayılmaz. İki kuralı karıştırmak tek günlük bir kaymaya neden olabilir ve bu tür kaymalar çoğunlukla gözden kaçar çünkü sonuç makul görünür.

Bu bölümün pratik sonucu şudur: adli tatil dönemine denk gelen ya da süre türü alışılmışın dışında olan her kaydı, otomatik işlenmiş olsa bile ikinci bir göz için işaretleyin. Birçok sistemde bu tür kayıtlar için ayrı bir "özel durum" etiketi tanımlanabilir. Etiketi gören kişi, rutin onaya göre daha dikkatli bir inceleme yapar ve hatanın en maliyetli olduğu yerde insan gözü devrede kalır.

ℹ️
Adli tatilde son gün kaymaz. Süreler tatilde durmaz; yalnızca son günü tatile denk gelen süre, iş türüne göre tanımlı uzamadan yararlanır ve icra ile tutuklu işlerde bu uzama yoktur.

Yapay Zekâ Destekli Süre Takibinde Sık Yapılan Hatalar

Çatlak takvim karosunun üzerinde uyarı feneri ve yanında onarım aleti

Yapay zekâ destekli süre takibi kuran bürolarda tekrar eden bazı hatalar görülür. En yaygın olanı, sonucu sorgulamadan kabul etme alışkanlığıdır. Sistem birkaç hafta sorunsuz çalışınca denetim gevşer, onay ekranları hızla geçilir ve ilk gerçek hata fark edilmeden takvime işlenir. Oysa denetimin değeri, sorunsuz geçen günlerde değil, nadir ama maliyetli bir hatayı yakaladığı gündedir. Rutin gevşediğinde güvenlik de gevşer.

İkinci hata, açılma tarihini başlangıç saymaktır. Elektronik tebligatta okumak süreyi başlatmaz ve ertelemez; ancak pratikte birçok kişi "bugün açtım, süre bugünden başlıyor" diye düşünür. Süre takibini yapan araç doğru çalışsa bile, kişisel not ve elle tutulan takvimler bu yanlış alışkanlıkla hatalı tarihler üretebilir. Büro içinde herkesin aynı kuralı bilmesi, araç kadar önemlidir. Üçüncü hata, tek kaynaklı hesaptır: yalnızca yapay zekâya ya da yalnızca elle yapılan hesaba dayanmak, ikinci bir doğrulama yoksa hatanın görünmemesi demektir.

Dördüncü hata, hatırlatmaların son güne yaslanmasıdır. Yalnızca son gün sabahı gelen bir bildirim, avukat duruşmadaysa ya da seyahatteyse işe yaramaz. Kademeli hatırlatma, yani sürenin ilerleyen aşamalarında birbirini izleyen farklı bildirimler, tek bir uyarıya göre çok daha güvenlidir. Beşinci hata ise yetki karmaşasıdır: bir kaydı kimin onaylayacağı belli değilse herkes bir başkasının baktığını varsayar ve kayıt kimsenin gözünden geçmeden kalır.

Son olarak, yazılımın sınırlarını yanlış anlamak da sık görülen bir sorundur. Hiçbir araç hukuki değerlendirmenin yerini tutmaz. Tebligatın hangi işlemin süresini başlattığı, dosyanın özel durumları ya da usul hukukundaki yorum farkları bir yazılımın değil avukatın alanına girer. Araç, avukatın bu alana ayıracağı zamanı artırdığı ölçüde değerlidir; avukatın yerine karar vermeye başladığı noktada ise risk üretir.

MÜHLET Süre Hesabında Denetimi Nasıl Kurar?

Belgeleri analizöre, kural kapısına ve bildirim zilinde taşıyan gelen kutusu

MÜHLET, bu yazıda anlatılan denetim mantığı üzerine kurulmuş bir süre takip ve tebligat yönetim platformudur. UETS'e düşen e-tebligatları tarayıcı eklentisiyle, avukatın kendi bilgisayarında kendi oturumuyla alır; şifre MÜHLET'e verilmez ve sunucular UETS'e bağlanmaz. UETS entegrasyonu sayesinde tebligatları tek tek açıp elle taşımak zorunda kalmazsınız.

Alınan tebligatı yapay zekâ analiz eder: mahkemeyi, esas numarasını, tarafları ve tebligat türünü çıkarır. Her çıktı bağımsız bir usul kuralı motoruyla doğrulanır; güven düşükse sistem sonucu kendi başına işlemez, avukattan onay ister. Süreler Türk adli takvimine göre, yani adli tatil, resmî tatil ve hafta sonu düzeltmeleri dikkate alınarak hesaplanır. Süre takibi ekranında hesaplanan son gün ve gerekçesi birlikte görünür.

Hatırlatmalar son güne kadar kademeli olarak e-posta, SMS ve uygulama ya da tarayıcı bildirimiyle gönderilir; ayrıntılar için bildirim sistemi sayfasına bakabilirsiniz. Takvim senkronizasyonu, iOS ve Android mobil uygulaması, büro için ortak, avukat, sekreter ve stajyer rollerine göre yetkilendirme ile dava, müvekkil, duruşma ve görev yönetimi de aynı çatı altındadır. Veriler KVKK uyumlu olarak Türkiye'de barındırılır; sistem tebligat kredisiyle çalışır ve ilk kullanımda ücretsiz deneme kredisi verilir. Koşullar için fiyatlar sayfasına göz atabilirsiniz.

Bir aracın size fayda sağlayıp sağlamadığını görmenin en iyi yolu, kendi dosyalarınızdan bir örnekle denemektir. Ücretsiz hesaplama araçlarını da hukuki araçlar sayfasında bulabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Yapay zekâ süre hesabını tek başına yapabilir mi?

Tek başına yapmaması gerekir. Yapay zekâ tebligatı okuyup türünü ve tarihlerini çıkarmada yardımcıdır; ancak süre hesabı kesin kurallara dayanır ve bir gün sapma bile hak kaybı doğurabilir. Bu yüzden sonucun bağımsız bir kural motoruyla doğrulanması ve belirsiz durumlarda avukat onayına sunulması gerekir.

Elektronik tebligatta süre ne zaman başlar?

Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır (Tebligat K. m.7/a). Tebligatı açmanız ya da okumanız süreyi değiştirmez; erken açmak süreyi öne çekmez, geç açmak da ertelemez. Tebliğ için ayrıca bir onay vermeniz gerekmez.

Süre hesabında yapay zekâ ile kural motoru farklı sonuç verirse ne yapılmalı?

Sonuç kesin kabul edilmemeli, kayıt avukatın incelemesine alınmalıdır. Farkın nedeni genellikle yanlış sınıflandırılmış bir tebligat türünde, yanlış okunmuş bir tarihte ya da yanlış seçilmiş bir iş türünde aranır. Neden bulunmadan hiçbir tarih takvime kesin olarak işlenmemelidir.

Adli tatilde süreler durur mu?

Hayır, hukukta süreler adli tatilde durmaz. Adli tatil her yıl 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasındadır; son günü tatile rastlayan süre, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar (HMK m.104). İdari yargıda bu uzama yedi gün, tutuksuz ceza işlerinde üç gündür; icra takip işlemlerinde ve tutuklu işlerde uzama yoktur.

Son gün hafta sonuna ya da resmî tatile denk gelirse ne olur?

Resmî tatiller süreye dâhildir; yalnızca son gün hafta sonu veya resmî tatile denk gelirse süre izleyen ilk iş günü mesai sonunda biter (HMK m.93). Arife günleri yarım gün olsa da süreyi uzatmaz. Bu düzeltme sürenin ortasındaki günlere değil, yalnızca son güne uygulanır.

Süre takibinde avukat onayı neden gerekli?

Çünkü süreyi kaçırmanın sorumluluğu avukattadır ve yapay zekâ okunması zor, eksik ya da birden fazla işlem içeren belgelerde yanılabilir. Düşük güvenli kayıtların avukat onayına yönlendirilmesi, dikkatinizi rutin kayıtlar yerine gerçekten belirsiz olanlara ayırmanızı sağlar ve hatanın görünür olmasını garanti eder.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için hukuki değerlendirme gerekir.

  • #yapay zeka sure hesabi
  • #sure takibi
  • #e tebligat
  • #avukat denetimi
  • #hukuk teknolojisi
M

MÜHLET

Avukatlar için süre yönetimi ve elektronik tebligat alanında uygulamaya dönük içerikler üreten MÜHLET ekibi.