Mühlet mobil uygulama simgesi

Mühlet mobil uygulaması

Süre ve tebligatlarınız telefonunuzda

Aç
Mühlet amblemi: terazi ve saatMühlet logosu
Adalet terazisi, hâkim tokmağı ve kanun kitapları
Büro Yönetimi

Müvekkil Portalı: Dosya Durumunu Paylaşma

Müvekkil portalı ile dosya durumunu paylaşma rehberi: hangi bilgi açılır, süre ve tebligat nasıl aktarılır, gizlilik ve yetki sınırları nasıl çizilir.

MÜHLET · 20 Ekim 2026 · 14 dk okuma

Müvekkil Portalı: Dosya Durumunu Paylaşma
İçindekiler

Müvekkil portalı, müvekkilin kendi dosyasının güncel durumunu — son işlem, bir sonraki duruşma, bekleyen süre ve sizden beklenen adım — avukatın seçtiği ölçüde ve güvenli bir kanaldan görebildiği alandır. Amaç, "dosyada ne oldu?" telefonlarını azaltmak ve müvekkilin güvenini artırmaktır. Doğru kurgu üç şeye dayanır: yalnız müvekkile ait bilgiyi göstermek, hukuki yorum gerektiren notları avukatın süzgecinden geçirmek ve süre ile tebligat bilgisini kesin tarihle aktarmak. Portal olsun ya da olmasın, esas olan paylaşımın düzenli, kayıtlı ve sınırları belli olmasıdır.

Dosya Durumunu Paylaşmanın Asıl Amacı

Açık dosya klasöründen tablete uzanan ilerleme yolu

Örneğin Ankara'da icra ağırlıklı çalışan bir avukat düşünün. Günde onlarca takip dosyasıyla ilgileniyor; öğleden sonra telefonu çaldığında karşısında "haciz talebi ne durumda, borçlu bir şey ödedi mi?" diye soran bir müvekkil var. Avukat dosyayı açıyor, bakıyor, cevap veriyor; ama bu işlem her çağrıda birkaç dakikasını alıyor ve asıl işini böldüğü için gün sonunda iletişim yükü ciddi bir zaman kaybına dönüşüyor. Dosya durumunu paylaşmanın birinci amacı bu tekrar eden soruyu, avukatı kesmeden cevaplayabilmektir.

İkinci amaç güvendir. Müvekkil hukuki süreci çoğu zaman yabancı olduğu bir dilde yaşar. Ne zaman bir işlem yapıldığını, neyin beklendiğini ve neden beklendiğini görmek, onu bilgisiz bırakılmış hissetmekten korur. Bilgisiz kalan müvekkil ya sürekli arar ya da sessizce başka bir avukata yönelir. Düzenli ve anlaşılır bir durum paylaşımı, avukatın ne yaptığını görünür kılar; bu görünürlük yalnızca memnuniyeti artırmaz, "bana haber verilmedi" yönündeki uyuşmazlıkların da önüne geçer.

Üçüncü amaç, büronun kendi içindeki tutarlılıktır. Aynı dosya hakkında sekreter başka, stajyer başka, avukat başka bir şey söylerse müvekkil için tutarsız bir tablo oluşur. Paylaşılacak bilginin tek bir kaynaktan, tek bir biçimde çıkması, büroda herkesin aynı cümleyi kurmasını sağlar. Bu nedenle portal tartışması aslında bir yazılım tartışmasından önce bir düzen tartışmasıdır: hangi bilgi kimde, ne zaman, hangi kanalla ve hangi sınırlarla müvekkile ulaşacak?

Son olarak şunu da akılda tutmak gerekir: dosya durumunu paylaşmak, hukuki sorumluluğu devretmek anlamına gelmez. Müvekkil durumu görür, ancak süreyi izleyen, tebligatı değerlendiren ve karar veren yine avukattır. Portal bir bilgilendirme katmanıdır; usul işlemlerinin yerine geçmez. Bu ayrım baştan netleşirse hem müvekkil beklentisi hem de büronun yükü doğru ölçüde kalır.

Müvekkile Hangi Dosya Bilgileri Gösterilmeli

Bazı çekmeceleri açık dosya dolabı ve çıkan soyut kartlar

Paylaşımın kalitesi, neyi göstereceğinize verdiğiniz karara bağlıdır. Kural basittir: müvekkilin karar vermesine, hazırlık yapmasına veya bilgi sahibi olmasına yarayan her şey gösterilebilir; yalnızca avukatın iç değerlendirmesini oluşturan her şey ise avukatın kontrolünde kalır. Dosya numarası, mahkeme veya icra dairesinin adı, davanın veya takibin türü, son işlemin ne olduğu ve bir sonraki adım, pratikte neredeyse her müvekkil için açılabilecek temel bilgilerdir.

Duruşma ve işlem takvimi ikinci sırada gelir. Müvekkilin duruşmaya katılması gerekiyorsa tarih, saat ve neden katılması gerektiği bilgisi mutlaka aktarılmalıdır. Katılması gerekmiyorsa bile duruşmanın yapılacağını bilmesi, ardından gelecek bilgilendirmeyi anlamasını kolaylaştırır. Belge istekleri de bu başlığa girer: müvekkilden hangi evrakın, hangi tarihe kadar beklendiği açık yazılırsa, "sizden bir şey bekliyorduk" şeklindeki gecikmeler azalır.

Müvekkile açık olması faydalı bilgiler

Dosyanın genel aşaması (örneğin dilekçeler aşaması, delil toplama, karar bekleme), bekleyen süreler ve bunların son günü, avukatın yaptığı son işlem ve müvekkilden beklenenler en çok işe yarayan başlıklardır. Bu başlıkları kısa ve sade cümlelerle yazmak, metnin "hukukçu diliyle" değil müvekkilin anlayacağı dille kurulmasını gerektirir. "Cevap dilekçesi sunuldu; karşı tarafın cevabı bekleniyor" cümlesi, hiçbir hukuki terim bilmeyen biri için bile yeterince açıktır.

Avukatın süzgecinden geçmesi gereken bilgiler

Dosyanın kazanma ihtimaline dair kanaat, strateji notları, karşı tarafla yapılan görüşmelerin ayrıntısı ve henüz kesinleşmemiş değerlendirmeler doğrudan otomatik paylaşılmamalıdır. Bu tür içerik yanlış anlaşıldığında müvekkilde ya yersiz bir beklenti ya da yersiz bir panik yaratır. Bu bilgileri paylaşmak gerekiyorsa, sözlü veya yazılı olarak ve avukatın kendi cümleleriyle aktarmak daha sağlıklıdır.

Bilgi türüMüvekkile gösterimGerekçe
Dosya numarası ve merciDoğrudan gösterilirMüvekkilin kendi dosyasını tanıması için gerekli
Son işlem ve sonraki adımDoğrudan gösterilir"Ne oldu, şimdi ne bekleniyor?" sorusunu cevaplar
Duruşma tarihiDoğrudan gösterilirKatılım ve hazırlık için gerekli
Bekleyen süre ve son günAvukat onayıyla gösterilirHesap hatalı aktarılırsa yanlış güven yaratır
Strateji ve ihtimal değerlendirmesiOtomatik gösterilmezAvukatın kendi cümleleriyle anlatması gerekir

Bu tablo bir ezber değil, bir başlangıç çerçevesidir. Her büro müvekkil profiline göre bu sınırı biraz daha geniş veya dar tutabilir. Önemli olan sınırın yazılı hale getirilmesi ve büroda herkesin aynı sınırı uygulamasıdır.

Paylaşırken Çizilmesi Gereken Gizlilik ve Yetki Sınırları

Parlayan anahtar deliği olan kasa kapısı ve renkli göstergeli koridor

Dosya bilgisi kişisel veridir ve çoğu zaman özel nitelikli kişisel veri içerir. Müvekkilin kimliği, uyuşmazlığın konusu, sağlık veya ceza geçmişine dair ayrıntılar, avukatlık mesleğinin sır saklama yükümlülüğü ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuat çerçevesinde özenle korunmak zorundadır. Bu nedenle bir portal ya da herhangi bir paylaşım kanalı kurarken ilk soru "ne kadar kolay erişilir?" değil, "yanlış kişiye ulaşma ihtimali nedir?" olmalıdır.

En sık görülen risk, yanlış kişiye gönderilen bilgidir. Aynı soyadlı iki müvekkil, benzer numaralı iki dosya veya yanlış seçilen bir e-posta adresi, sır niteliğindeki bir bilginin başkasına ulaşmasına yol açabilir. Bu riski azaltmanın yolu, her müvekkile yalnızca kendi dosyalarını gösteren ayrı bir erişim tanımlamak, paylaşımı kişiye bağlı bir hesapla yapmak ve müvekkilin kimliğini ilk girişte doğrulamaktır. Ortak bir bağlantıyı herkese açık biçimde dolaştırmak veya kalabalık bir grup yazışmasına dosya özeti bırakmak bu sınırı tamamen ortadan kaldırır.

İkinci risk, aynı dosyada birden çok müvekkilin bulunmasıdır. Birden fazla kişi aynı davada davacıysa, her biri için paylaşılacak bilginin ortak olup olmadığı baştan netleştirilmelidir. Bir kişiye ait özel bilgi diğerine görünüyorsa, ayrı bir gizlilik sorunu doğar. Aynı şekilde işveren ve çalışan, eş veya ortak gibi menfaatleri çatışabilecek kişiler aynı dosyada yer alıyorsa, paylaşım sınırı daha da dikkatli çizilmelidir.

⚠️
Kalabalık yazışma gruplarında dosya paylaşmayın. Anlık mesajlaşma uygulamalarındaki ortak gruplar, kimin ne zaman eklendiğini kontrol etmeyi zorlaştırır; dosya içeriği ve belge fotoğrafları kişiye özel kanallarda tutulmalıdır.

Üçüncü olarak, paylaşılan bilginin saklanma biçimi önemlidir. Müvekkilin cihazında bırakılan bir bildirim metni, kilit ekranında görünebilir. Bu yüzden bildirimlerin içine dosya ayrıntısı yazmak yerine "dosyanızda yeni bir gelişme var" gibi içeriği ortaya koymayan bir cümle kullanmak, ayrıntıyı yalnızca giriş yapıldıktan sonra göstermek daha güvenli bir yaklaşımdır.

Tebligat ve Süre Bilgisini Müvekkile Aktarmak

Parlayan son gün işaretli takvim bloğu ve dijital kapıdan gelen zarf

Dosya durumu paylaşımında en hassas başlık süredir. Müvekkil bir sürenin "ne zaman bittiğini" bilmek ister; ancak bu bilgi yanlış aktarılırsa, avukatın kendi izlediği tarihle müvekkilin akılda tuttuğu tarih arasında bir fark doğar. Bu yüzden süre bilgisi paylaşılırken kaynak, hesap ve son gün birlikte yazılmalıdır: "Şu tarihte tebligat yapılmış sayıldı, süre şu günde sona eriyor."

Elektronik tebligatta başlangıç tarihi, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonudur (Tebligat K. m.7/a). Muhatap tebligatı okumamış olsa bile tebliğ yapılmış sayılır; okuma işareti süre başlangıcını değiştirmez. Müvekkile bu bilgiyi aktarırken "okunduğu gün" ile "tebliğ edilmiş sayıldığı gün" arasındaki farkı açıkça belirtmek gerekir. Aksi takdirde müvekkil, tebligatın açıldığı güne göre süre sayabilir ve yanlış bir tarihe güvenebilir.

Gün olarak belirlenen sürelerde tebliğ günü sayılmaz; hafta, ay ve yıl sürelerinde süre başladığı güne karşılık gelen günde biter (HMK m.92). Resmî tatiller süreye dahildir; yalnızca son gün hafta sonu veya resmî tatile denk gelirse süre izleyen ilk iş günü mesai sonunda biter (HMK m.93). Adli tatil sürelerin işleyişini durdurmaz; son günü tatile rastlayan süre, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar (HMK m.104). İcra takip işlemlerinde ve tutuklu işlerde böyle bir uzama yoktur. Bu ayrıntıları müvekkile ders anlatır gibi aktarmak gerekmez; ama kendi dosyasında hangi kuralın uygulandığını bir cümleyle belirtmek, sonradan doğabilecek yanlış anlamaları engeller.

ℹ️
Süreyi hesaplayan siz olun. Müvekkile yalnızca avukatın doğruladığı son günü gösterin; ham hesap sonuçlarını doğrudan paylaşmak, hatalı bir tarihin kesin bilgi gibi algılanmasına yol açar. Ücretsiz hukuki süre hesaplama aracı ilk kontrol için kullanılabilir.

Bir de tebligatın müvekkile ulaşma biçimi vardır. Tebligat avukatın elektronik adresine geldiyse, müvekkile bildirilecek olan tebligatın kendisi değil, onun sonucudur: neyin tebliğ edildiği, süre ne zaman bitiyor ve müvekkilden bir şey bekleniyor mu. Tebligatın tam metnini göndermek çoğu zaman gereksizdir; üstelik metinde başka kişilere ait bilgiler bulunabilir. Özetle, kısa bir bilgilendirme ve gerekirse görüşme önerisi çoğu durumda yeterli ve daha güvenlidir.

Adım Adım Dosya Durumu Paylaşım Akışı Kurmak

Onay bayrağına çıkan parlayan basamaklar

Dağınık paylaşımı düzene sokmanın yolu, küçük ama tutarlı bir akış kurmaktır. Bu akışı bir yazılım kurulumundan önce kâğıt üzerinde tasarlamak mantıklıdır; çünkü hangi aracı kullanırsanız kullanın, yanıtlanması gereken sorular aynıdır: kim yazacak, ne zaman yazacak, kim kontrol edecek ve müvekkil nereden görecek?

  1. Paylaşılacak alanları belirleyin. Dosya numarası, aşama, son işlem, sonraki adım, duruşma ve müvekkilden beklenenler gibi sabit bir başlık listesi oluşturun.
  2. Sorumluyu atayın. Her dosyada durum notunu kimin yazacağını ve kimin onaylayacağını büro içinde netleştirin.
  3. Güncelleme tetikleyicilerini yazın. Duruşma yapıldığında, tebligat geldiğinde ve dilekçe verildiğinde not güncellensin; "bir şey olunca" gibi belirsiz bir kural yeterli değildir.
  4. Müvekkil için sade bir dil seçin. Terimleri açıklayan kısa cümleler kullanın, kısaltmaları ilk kullanımda açın.
  5. Kanalı ve erişimi doğrulayın. Müvekkilin yalnızca kendi dosyasını göreceğinden emin olun; ilk girişte kimlik doğrulaması yapın.
  6. Geri bildirim yolu bırakın. Müvekkil bir bilgiyi yanlış bulursa veya soru sormak isterse bunu kime nasıl ileteceğini bilsin.

Bu altı adım, büyük bir büroda da tek avukatlı küçük bir ofiste de uygulanabilir. Fark yalnızca ölçektedir: küçük ofiste avukat hem yazar hem onaylar; büyük büroda ise bu iş bölüşülür. Her iki durumda da paylaşımın kayıtlı ve geriye dönük izlenebilir olması, olası bir uyuşmazlıkta "müvekkile ne zaman, ne söylendi?" sorusuna yanıt verebilmeyi sağlar.

💡Durum notlarını her zaman aynı şablonla yazın: "Ne oldu — Şimdi ne bekleniyor — Sizden ne gerekiyor"; üç kısa cümle çoğu müvekkil sorusunu kapatır.
Durum notu örneği: "Cevap dilekçemiz mahkemeye sunuldu. Karşı tarafın cevabı bekleniyor. Sizden yeni bir belge gerekmiyor; duruşma tarihi netleştiğinde size ayrıca haber vereceğiz."

Büroda Kim Neyi Paylaşır: Rol ve Yetki Dağılımı

Ortak masa etrafında dört farklı renkli sandalye ve ortadaki parlayan klasör

Bir büroda dosya bilgisine dokunan birden çok kişi vardır; hepsinin aynı yetkiyle müvekkile bilgi göndermesi hem tutarlılık hem gizlilik açısından risklidir. Pratikte ortak avukat, çalışan avukat, sekreter ve stajyer farklı sorumluluk taşır. Bu farkı paylaşım kurallarına da yansıtmak gerekir: kimin yazabileceğini, kimin yalnızca görebileceğini ve kimin onay vermesi gerektiğini baştan belirlemek, sonradan çıkacak karışıklığı önler.

Önerilen sorumluluk ayrımı

Dosya sorumlusu avukat, müvekkile gidecek durum notunun içeriğinden sorumludur. Sekreter, duruşma tarihi, belge talebi ve randevu gibi mekanik bilgileri girebilir; ancak hukuki değerlendirme içeren notları avukat onayına bırakmalıdır. Stajyer ise çoğu zaman hazırlık yapar, taslak yazar; bu taslağın müvekkile ulaşması için bir avukat onayı aranması sağlıklı bir denetim basamağıdır. Ortak veya büro yöneticisi bütün dosyalara ilişkin genel görünürlüğe sahip olabilir, ancak bunun da kayıt altında olması gerekir.

Yetkinin kayda bağlanması

Rol ayrımının işe yaraması için kayıt tutulması gerekir. Hangi notu kim yazdı, kim onayladı, müvekkile ne zaman açıldı? Bu üç sorunun yanıtı yoksa, rol dağılımı yalnızca kâğıt üzerinde kalır. Ayrıca büro içinden ayrılan bir çalışanın erişiminin hemen kapatılması da gizlilik açısından kritik bir adımdır; çünkü çalışanın eski erişimi, müvekkil bilgisinin bürodan çıkabilecek açık kapılarından biri olur.

Müvekkil tarafında da yetki sorusu vardır. Şirket müvekkillerde, dosyayı kimin göreceği ayrıca belirlenmelidir: yönetim kurulu üyesi, finans müdürü veya hukuk birimi çalışanı aynı bilgiye sahip olmak zorunda değildir. Şirket adına bir kişiyi muhatap belirlemek, bilginin kurum içinde kontrolsüz yayılmasını engeller.

Son olarak, rol ayrımını büro içinde zaman zaman gözden geçirmek gerekir. Büro büyüdükçe, yeni çalışanlar geldikçe ve dosya türleri çeşitlendikçe eski yetki tanımları yetersiz kalabilir. Üç ayda bir yapılacak kısa bir kontrol, kimin hangi dosyaya erişebildiğini ve hangi notları müvekkile açabildiğini görmeye yeter.

Portal, E-posta, SMS ve Telefon: Kanal Seçimi

Tek bir parlayan merkeze yönelen dört renkli iletişim borusu

Müvekkile dosya bilgisini ulaştırmanın tek bir doğru kanalı yoktur; her kanalın güçlü ve zayıf yönü vardır. Portal tarzı bir erişim, bilginin her zaman güncel durması ve içeriğin kimlik doğrulamasıyla korunması bakımından avantajlıdır; ancak müvekkil giriş yapmayı unutursa bilgi görülmeyebilir. E-posta kalıcı bir kayıt bırakır ama yanlış adrese gitme riski taşır. SMS çok hızlıdır, fakat içerik sınırlı olduğundan ayrıntı için uygun değildir. Telefon görüşmesi ise en sıcak kanaldır; ancak yazılı kayıt bırakmaz.

Hangi bilgi hangi kanaldan gitmeli

Kısa hatırlatmalar — duruşma yarın, belge teslimi için son gün yaklaşıyor — SMS veya bildirimle yeterince iyi iletilir. Sürecin genel resmini veren durum notları e-posta veya portal üzerinden daha uygundur. Hassas veya yorum gerektiren konular ise telefon ya da yüz yüze görüşmeyle anlatılmalı, ardından kısa bir yazılı özetle kayda bağlanmalıdır. Bu üçlü yapı, hem hızı hem kaydı hem de insani teması aynı anda korur.

Kanal seçerken müvekkilin alışkanlığını sorun

Yaşlı bir müvekkil yeni bir arayüzle uğraşmak istemeyebilir; genç bir girişimci ise yalnızca yazılı kayıt isteyebilir. Müvekkil kabul sürecinde tercih ettiği kanalı sormak ve bunu dosya kaydına işlemek, sonraki tüm paylaşımları kolaylaştırır. Hangi kanalı seçerse seçsin, aynı bilginin hangi kanallardan gönderildiğini büro içinde standartlaştırmak gerekir; aksi halde farklı kanallarda farklı sürümler dolaşmaya başlar. Müvekkil bir kanaldan bilgi aldıktan sonra başka bir kanaldan farklı bir şey duyarsa, güveni en çok bu noktada sarsılır.

Acil durumlar için ayrı bir kural belirlemek de yerinde olur. Duruşma ertelendi, süre kısa kaldı veya müvekkilin hemen karar vermesi gerekiyor gibi hallerde, yazılı bildirimin yanı sıra telefonla doğrudan ulaşmak, bilginin gerçekten alındığından emin olmayı sağlar.

  • ✓ Müvekkilin kendi dosyasına özel erişimi var mı?
  • ✓ Bildirim metninde dosya ayrıntısı görünmüyor mu?
  • ✓ Son gün bilgisi avukat tarafından doğrulandı mı?
  • ✓ Müvekkilin tercih ettiği kanal dosya kaydında yazılı mı?
  • ✓ Paylaşımın tarihi ve yazarı kayıt altında mı?

MÜHLET ile Paylaşacağınız Bilgiyi Güncel ve Doğru Tutmak

Zarfları alıp takvim bloklarına ve zil simgelerine dönüştüren parlayan makine

Müvekkile gösterilecek bilginin değeri, kaynağının güncel olmasına bağlıdır. Eski bir tarih paylaşmak hiç paylaşmamaktan daha zararlıdır. Burada MÜHLET paylaşım kanalının yerine geçmez; paylaşacağınız bilginin güncel ve doğru kalmasına yardım eder. Her özellik, günlük pratikteki bir derde karşılık gelir.

Dert: tebligatı geç fark etmek. MÜHLET, UETS'e düşen e-tebligatları tarayıcı eklentisiyle, avukatın kendi bilgisayarında kendi oturumuyla otomatik alır; şifre MÜHLET'e verilmez ve sunucular UETS'e bağlanmaz. Dert: tebligatı okuyup dosyaya işlemek. Yapay zekâ tebligatı analiz eder; mahkeme, esas numarası, taraflar ve tebligat türünü çıkarır. Her çıktı bağımsız bir usul kuralı motoruyla doğrulanır ve düşük güvende avukat onayı istenir.

Dert: son günü yanlış hesaplamak. Süreler Türk adli takvimine göre — adli tatil, resmî tatil ve hafta sonu düzeltmeleriyle — hesaplanır. Dert: yaklaşan sürenin unutulması. Son güne kadar kademeli olarak e-posta, SMS ve uygulama veya tarayıcı bildirimiyle hatırlatma yapılır. Dert: büro içi dağınıklık. Dava, müvekkil, duruşma ve görev kayıtları tek yerde tutulur; ortak, avukat, sekreter ve stajyer için rol bazlı yetki tanımlanabilir. Takvim senkronizasyonu ve iOS ile Android mobil uygulama da vardır. Veriler Türkiye'de barındırılır ve KVKK uyumludur.

Platform tebligat kredisiyle çalışır ve ilk kullanımda ücretsiz deneme kredisi verilir; ayrıntılar için fiyatlar sayfasına bakabilirsiniz. Kayıtların ve hatırlatmaların tek yerde toplanması, büronun müvekkile verdiği bilgilerin birbiriyle çelişmemesine de katkı sağlar; bir dosyada yeni bir tebligat geldiğinde, ilgili avukat ve sekreter aynı güncel bilgiyi görür. Böylece müvekkile "süre şu tarihte bitiyor" derken dayandığınız kayıt, elle tutulan bir listeden değil, doğrulanmış ve güncel bir kaynaktan gelir.

Dosya Durumu Paylaşırken Sık Yapılan Hatalar

Mavi yol kenarında amber uyarı işaretleri bulunan kıvrımlı patika

İlk hata, bilgiyi güncellememektir. Müvekkil portalında ya da paylaşılan notta üç ay önceki bir durum yazıyorsa, müvekkil bunu güncel zanneder. Sonuç, yanlış beklenti ve gereksiz telefondur. Her önemli işlemin ardından notun güncellenmesi, bunun için büroda bir sorumlu bulunması ve eski notların tarihli kalması bu hatayı büyük ölçüde engeller.

İkinci hata, hukuki terimlerle dolu notlar yazmaktır. Müvekkil metni anlamadığında ya vazgeçer ya da yanlış yorumlar. "Davalı vekilinin ön inceleme duruşmasındaki beyanı alındı" yerine "Karşı taraf, duruşmada savunmasını sözlü olarak tekrar etti" gibi bir ifade çoğu müvekkil için çok daha anlaşılırdır. Terim gerekiyorsa parantez içinde bir açıklama eklemek yeterlidir.

Üçüncü hata, süreyi ham hesapla aktarmaktır. Okundu tarihini tebliğ tarihi sanmak, hafta sonuna denk gelen son günü hesaba katmamak veya adli tatilin etkisini yanlış uygulamak, müvekkile yanlış bir son gün vermenize yol açar. Bu tür bir hata, avukat için hem mesleki hem itibari bir risktir. Süre bilgisi mutlaka avukat tarafından doğrulandıktan sonra paylaşılmalıdır.

Dördüncü hata, gizlilik sınırını zorlamaktır: tebligatın tam metnini, kimliği içeren belgeleri veya başka kişilere ait bilgileri paylaşmak gereksiz risk doğurur. Beşinci hata ise her şeyi göstermektir. Müvekkile stratejiye dair bütün iç yazışmaları açmak, ona fayda sağlamaz; aksine kafa karıştırır ve avukatın hareket alanını daraltır. Doğru dengede, müvekkil kendini bilgilendirilmiş hisseder ama avukatın mesleki bağımsızlığı korunur.

✅
Düzenli paylaşım iletişim yükünü azaltır. Önemli işlemlerin ardından kısa ve sade bir durum notu eklemek, tekrar eden soruları azaltır ve müvekkil güvenini destekler.

Son bir not: paylaşım düzenini büronun yazılı bir iç yönergesine dönüştürmek, yeni gelen çalışanların aynı standardı hızla benimsemesini sağlar. Bu yönerge bir sayfayı geçmek zorunda değildir; hangi bilgi, kim tarafından, hangi kanalla ve hangi sıklıkla paylaşılır sorularına net cevap vermesi yeterlidir. Ücretsiz hukuki hesaplama araçlarını da süre kontrolünde yardımcı olarak kullanabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Müvekkil portalı zorunlu mu?

Hayır. Dosya durumunu paylaşmak için belirli bir araç zorunlu değildir; telefon, e-posta ve yazılı bilgilendirme de aynı amaca hizmet eder. Önemli olan paylaşımın düzenli, kayıtlı ve gizlilik sınırlarına uygun yapılmasıdır.

Müvekkile tebligatın tam metnini göndermeli miyim?

Çoğu durumda gerekmez. Tebligatın ne olduğunu, sürenin ne zaman bittiğini ve müvekkilden bir şey beklenip beklenmediğini kısa bir özetle aktarmak yeterlidir. Tam metinde başka kişilere ait bilgiler de bulunabileceğinden, paylaşım avukatın değerlendirmesine bağlı olmalıdır.

Müvekkil e-tebligatı okumadıysa süre işler mi?

Evet. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır; okuma veya açma bu başlangıcı değiştirmez. Müvekkile bu farkı net biçimde aktarmak önemlidir.

Dosyanın kazanma ihtimalini müvekkile göstermeli miyim?

Otomatik olarak göstermemek daha sağlıklıdır. İhtimal değerlendirmeleri kesin sonuç gibi algılanabilir. Böyle bir değerlendirme paylaşılacaksa avukatın kendi cümleleriyle, belirsizlikleri de belirterek aktarması uygundur.

Bildirimlerde dosya ayrıntısı yazmak sakıncalı mı?

Evet, sakıncalı olabilir. Bildirim metni kilit ekranında başkaları tarafından görülebilir. "Dosyanızda yeni bir gelişme var" gibi içeriği ortaya koymayan bir cümle kullanıp ayrıntıyı giriş yapıldıktan sonra göstermek daha güvenlidir.

Süre bilgisini müvekkile nasıl aktarmalıyım?

Kaynağı, hesabı ve son günü birlikte yazın: hangi tarihte tebliğ edilmiş sayıldığı ve sürenin hangi gün bittiği açık olsun. Hesabı avukat doğrulamadan müvekkile kesin tarih olarak vermeyin.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için hukuki değerlendirme gerekir.

  • #muvekkil portali
  • #dosya durumu
  • #muvekkil iletisimi
  • #hukuk burosu yonetimi
  • #avukat musteri iliskisi
M

MÜHLET

Avukatlar için süre yönetimi ve elektronik tebligat alanında uygulamaya dönük içerikler üreten MÜHLET ekibi.