
UYAP Kurum Portalı: Kurumsal Avukat Kullanımı
UYAP Kurum Portalı, kamu kurumları ve kurumsal yapıların dosya işlemleri için ayrı bir erişim kanalıdır; kurumsal avukatın bilmesi gerekenler burada.

İçindekiler
- UYAP Kurum Portalı Nedir ve Kimin İçin Düşünülmüştür?
- Kurum Portalı ile Bireysel Avukat Erişimi Arasındaki Fark
- Kurumsal Avukatın Bir Gününde Dosya ve Tebligat Akışı
- Erişim ve Yetkilendirme: Genel Çerçeve ve Teyit Edilecekler
- Kanal Ne Olursa Olsun Değişmeyen Kural: Tebligat ve Süre
- Kurum İçi Görev Dağılımı ve Takip Düzeni
- Adli Tatil, Özel Durumlar ve İstisnalar
- MÜHLET ile Süre ve Tebligat Takibi
- Kurumsal Avukatların Sık Yaptığı Hatalar
- Sık Sorulan Sorular
UYAP Kurum Portalı, kamu kurumları ve kurumsal yapıların dosya işlemleri için bireysel avukat erişiminden ayrı düşünülen bir erişim kanalıdır. Kurumsal avukat için asıl mesele portalın kendisinden çok, portal üzerinden yürüyen dosyaların süre ve tebligat disiplinidir. Hangi kanaldan çalışırsanız çalışın elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır ve süreler bu tarihten işler. Erişim ve yetkilendirme ayrıntılarını kurumunuzun bilgi işlem birimiyle teyit etmek, süre takibini ise kuruma bağlı bir portala değil, kendi takip düzeninize bağlamak en sağlam yoldur.
UYAP Kurum Portalı Nedir ve Kimin İçin Düşünülmüştür?

UYAP, yargı sistemindeki dosya ve işlemlerin elektronik ortamda yürütüldüğü ulusal bilişim altyapısıdır. Bu altyapıya erişim tek bir kapıdan olmaz. Avukatlar, vatandaşlar ve çeşitli kurumlar kendi rollerine uygun ayrı kanallar üzerinden sisteme girer. Kurum Portalı da kamu kurumları ve kurumsal yapıların dosya işlemleri için ayrılmış erişim kanalı olarak düşünülür. Kurumsal avukat açısından bunun anlamı şudur: Bir kurumun hukuk müşavirliğinde, hukuk biriminde ya da şirketin dava ve icra dosyalarını yürüten ekibinde çalışıyorsanız, dosyalarınıza giden yol serbest çalışan bir meslektaşınızınkinden farklı bir yapı üzerinden kurulmuş olabilir.
Burada dikkat edilmesi gereken ilk nokta, portalın kapsamı konusunda kesin konuşmaktan kaçınmaktır. Hangi kurumların bu kanalı kullanabildiği, hangi işlemlerin portal üzerinden yapılabildiği ve hangi yetki düzeylerinin tanımlandığı mevzuata ve kurumun kendi yetkilendirmesine bağlıdır. Bu bilgiler zaman içinde değişebilir. Bu nedenle bir meslektaştan duyduğunuz ya da eski bir yazıda okuduğunuz ayrıntıya güvenmek yerine, kurumunuzun bilgi işlem birimiyle güncel durumu teyit etmeniz gerekir. Bu yazı, portalın menü yapısını ya da ekran adımlarını anlatmaz; kurumsal avukatın pratikte işine yarayacak genel çerçeveyi ve süre disiplinini ele alır.
Okuyucu kitlesi açısından üç grup düşünebiliriz. Birincisi kurumun kadrosunda çalışan avukatlardır; dosyaları kurum adına takip ederler. İkincisi şirketlerin hukuk departmanlarında görev yapan avukatlardır; büyük dosya hacmiyle çalışır, çoğu zaman aynı anda çok sayıda mahkeme ve icra dairesiyle muhatap olurlar. Üçüncüsü ise kurumlara hizmet veren dış avukatlardır; kurumun dosyasında vekil olarak yer alır, ancak kurumun iç işleyişine tam olarak hâkim değildir. Her üç grup için ortak gerçek aynıdır: Dosyanın hangi kanaldan görüldüğü, sürenin ne zaman başladığını ve ne zaman bittiğini değiştirmez.
Kurum Portalı ile Bireysel Avukat Erişimi Arasındaki Fark

İki kanalı karşılaştırırken en sağlıklı yöntem, kanalın hangi soruya cevap verdiğine bakmaktır. Bireysel avukat erişimi, avukatın kendi mesleki kimliğiyle, kendi vekil olduğu dosyalara ulaşmasını sağlar. Kurum kanalı ise dosyayı bir kurumsal yapının parçası olarak görür; burada işlem yapan kişi kadar, işlemin hangi kurum adına yapıldığı da önem taşır. Kurumsal avukat çoğu zaman iki dünyanın kesişiminde çalışır: Hem avukat olarak mesleki yükümlülükleri vardır hem de kurum çalışanı olarak kurumun iç yetkilendirme kurallarına tabidir.
Bu kesişim bazı pratik sorular doğurur. Dosyaya kim, hangi sıfatla erişiyor? Kurum adına yapılan bir işlemin sorumlusu kim? Kurumdan ayrılan bir meslektaşın yetkileri ne zaman kapanıyor ve yerine gelen kişi bu dosyaları nasıl devralıyor? Bu soruların cevabı portalın teknik yapısından çok kurumun iç düzenine bağlıdır. İyi işleyen kurumlarda dosya devri yazılı bir listeyle yapılır ve her dosya için sorumlu avukat belirgindir. Bu düzen kurulmamışsa, portal ne kadar iyi çalışırsa çalışsın, süre kaçırma riski ortadan kalkmaz.
Bir başka fark, bildirim ve tebligat akışının nereye düştüğüyle ilgilidir. Avukatlar için elektronik tebligat adresi almak zorunludur ve UETS, PTT tarafından işletilen Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi olarak bu adresin üzerinde çalışır. Kurumsal avukat da avukat sıfatıyla bu zorunluluğun muhatabıdır. Ancak kurumun kendi adına gelen tebligatların hangi adrese, hangi birime düştüğü kurumdan kuruma değişebilir. Bu ayrımı netleştirmek için kurumunuzun tebligat sorumlusuyla konuşmanız, hangi tebligatın size, hangisinin başka bir birime ulaştığını öğrenmeniz gerekir.
Kurumsal Avukatın Bir Gününde Dosya ve Tebligat Akışı

Kavramı somutlaştırmak için bir senaryo düşünelim. Örneğin Ankara'da icra ağırlıklı çalışan bir kurumsal avukat sabah işe başladığında önünde üç kalem iş bulur: Gece boyunca düşen tebligatlar, bugün sonuçlanması gereken işlemler ve önümüzdeki günlerde bitecek süreler. Kurumun dosya sayısı yüzleri bulduğunda bu üç kalemi zihinde tutmak mümkün olmaz. Bu yüzden kurumsal avukatın günü, dosyalarla uğraşmaktan önce, hangi dosyada hangi sürenin işlediğini görmekle başlar.
Gün içinde işler genellikle şu sırayla akar: Önce tebligatlar gözden geçirilir ve her biri için sürenin başlangıç tarihi belirlenir. Sonra süresi yaklaşan işler öne alınır; dilekçeler hazırlanır, gerekirse kurum içi onaya sunulur. Kurum içi onay süreçleri kurumsal çalışmanın en riskli noktasıdır, çünkü bir dilekçenin imza zincirinde beklemesi sürenin bitiş gününe denk gelebilir. Serbest çalışan avukat kararı kendi verir; kurumsal avukat ise çoğu zaman bir amirin, bir yönetim kurulunun ya da bir ilgili birimin görüşünü almak zorundadır. Bu nedenle kurum içi dahili son tarih, yasal son günden mutlaka daha önce belirlenmelidir.
Onay zincirine süre tanımak
Kurumsal yapıda en sık görülen aksaklık, işin hukuken hazır olmasına rağmen idari onayın gecikmesidir. Bunu önlemenin pratik yolu, her dosya için iki tarih tutmaktır: yasal son gün ve dahili son gün. Dahili son gün, onay sürecinin tamamına yetecek kadar erken konulur. Yasal son gün yalnızca bir güvenlik sınırı olarak kalır, hedef olarak kullanılmaz.
Dosya devri ve vekâlet
Bir meslektaş izne ayrıldığında ya da kurumdan ayrıldığında dosyaların devri, takip düzeninin sınandığı andır. Devir sırasında yalnızca dosya listesi değil, işleyen sürelerin listesi de teslim edilmelidir. Aksi halde devralan avukat, dosyayı açtığında sürenin zaten başlamış olduğunu fark edebilir.
Erişim ve Yetkilendirme: Genel Çerçeve ve Teyit Edilecekler

Portala erişimin nasıl sağlanacağı, hangi belgelerin gerektiği ve yetkilerin kim tarafından tanımlanacağı konusunda kesin bir adım sırası vermek doğru olmaz. Çünkü bu süreç kurumdan kuruma ve zaman içinde değişebilir. Yine de kurumsal avukatın sürece hazırlıklı yaklaşması için izleyebileceği genel bir mantık vardır. Aşağıdaki adımlar teknik bir kılavuz değil, kurum içinde sorulması gereken soruların sırasıdır.
- Yetkili birimi belirleyin. Portal erişimini kurumda kimin yönettiğini öğrenin; bu çoğu zaman bilgi işlem birimi ile hukuk birimi arasında paylaşılan bir sorumluluktur.
- Kendi rolünüzü netleştirin. Hangi dosyalara, hangi sıfatla ve hangi işlem türleriyle erişebileceğinizi yazılı olarak teyit edin.
- Elektronik tebligat adresinizi kontrol edin. Avukat olarak UETS adresinizin aktif ve güncel olduğundan emin olun; bu zorunluluk kurumsal çalışmanızdan bağımsızdır.
- Vekâlet ve sorumluluk eşleşmesini kurun. Her dosya için sorumlu avukat ile yedek avukatın kim olduğunu kurum içinde kayıt altına alın.
- Yetki değişikliklerini izleyin. Kadro değişikliği, görev değişikliği ya da ayrılık durumunda yetkilerin ne zaman güncellendiğini kurumunuzun bilgi işlem birimiyle teyit edin.
- Takip düzeninizi portaldan bağımsız kurun. Süre ve tebligat takibini tek bir kanala bağımlı bırakmayın.
Yetkilendirme konusunda bir başka gerçek, kurumun iç denetimiyle ilgilidir. Kurum adına yapılan her işlem izlenebilir olmalıdır. Kimin hangi dosyada, hangi tarihte işlem yaptığı sorulduğunda cevap verebilmek hem kurumun hem de avukatın lehinedir. Kişisel kullanıcı bilgilerinin paylaşılmaması, ortak hesap kullanılmaması ve oturumların açık bırakılmaması, yetki düzeninin temel hijyenidir.
Kanal Ne Olursa Olsun Değişmeyen Kural: Tebligat ve Süre

Kurumsal avukatın en çok dikkat etmesi gereken nokta, erişim kanalının süre hesabını etkilemediğidir. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır (Tebligat K. m.7/a). Bunun için muhatabın bir onay vermesi gerekmez. Tebligatı açmış olmanız ya da açmamış olmanız sonucu değiştirmez; erken açmak süreyi öne çekmez, geç açmak ertelemez. Kurumsal yapılarda sık yapılan hata, tebligatın ilgili kişiye ulaşma tarihini, yani kurum içinde elden ele geçtiği tarihi, tebliğ tarihi sanmaktır.
Sürenin hesabında da genel kurallar geçerlidir. Gün olarak belirlenen sürelerde tebliğ günü sayılmaz; hafta, ay ve yıl sürelerinde süre başladığı güne karşılık gelen günde biter (HMK m.92). Resmî tatiller süreye dahildir; yalnızca son gün hafta sonuna ya da resmî tatile denk gelirse süre izleyen ilk iş günü mesai sonunda biter (HMK m.93). Arife günü yarım gün olsa da süreyi uzatmaz. Bu kurallar, dosyanın hangi portal üzerinden görüldüğüne bağlı olmaksızın uygulanır.
| Konu | Kural | Kurumsal çalışmada dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| Elektronik tebligat | Elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ sayılır | Kurum içi iletim tarihi tebliğ tarihi değildir |
| Okuma işareti | Süre başlangıcını değiştirmez | Açılma tarihine göre hesap yapmayın |
| Gün süreleri | Tebliğ günü sayılmaz | Hesap tebliğ tarihinden sonraki günle başlar |
| Hafta ve ay süreleri | Başladığı güne karşılık gelen günde biter | Son günü takvimde ayrıca işaretleyin |
| Son gün hafta sonu veya resmî tatil | İzleyen ilk iş günü mesai sonunda biter | Dahili son günü bir önceki iş gününe alın |
Varsayımsal bir örnek verelim. Bir tebligatın elektronik adrese ulaştığı gün ayın 10'u olsun. Beşinci günün sonu ayın 15'idir ve tebliğ o gün yapılmış sayılır. İki haftalık bir süre söz konusuysa süre ayın 29'unda biter. Ayın 29'u hafta sonuna ya da resmî tatile denk geliyorsa son gün izleyen ilk iş günüdür. Yine de kurumsal avukat için sağlıklı yöntem, bu hesabı yasal son gün olarak kaydetmek ve dahili son günü daha erken bir tarihe koymaktır. Bu örnek yalnızca mantığı göstermek içindir; gerçek hesap için ilgili usul kanunundaki süreye bakılmalıdır. Süre hesabında ücretsiz hukuki hesaplama araçlarından hukuki süre hesaplama aracını kontrol amaçlı kullanabilirsiniz.
Kurumsal çalışmanın bir başka yönü, dosya hacmidir. Serbest çalışan bir avukat birkaç düzine dosyayı hafızasında ve ajandasında tutabilir; kurumsal birim ise yüzlerce dosyayı aynı anda yürütür. Hacim büyüdükçe süre takibi bir hafıza işi olmaktan çıkar ve bir sistem işi hâline gelir. Bu nedenle kurumsal avukatın en değerli alışkanlığı, her tebligat geldiğinde aynı dört bilgiyi aynı gün kayda geçirmektir: dosya, tebligatın ulaştığı tarih, sürenin türü ve yasal son gün. Bu dört bilgi kayıtlı olduğunda dosyayı kimin devraldığının önemi kalmaz.
Kurum içi iletişim de bu akışın parçasıdır. Tebligatı alan kişi ile dilekçeyi hazırlayacak kişi farklıysa, aralarındaki bilgi aktarımı yazılı ve tarihli olmalıdır. Sözlü aktarım, kurumsal ortamda en kolay kaybolan bilgi türüdür. Aktarımda sürenin yalnızca son gününü değil, tebligatın hangi tarihte ulaştığını da belirtmek gerekir; çünkü devralan avukat hesabı kendisi doğrulamak isteyebilir.
Kurum İçi Görev Dağılımı ve Takip Düzeni

Kurumsal yapıda süre takibi kişisel bir alışkanlık olmaktan çıkıp kurumsal bir sistem hâline gelmelidir. Çünkü bir avukatın tatile çıkması, hastalanması ya da görev değiştirmesi, dosyaların süresini durdurmaz. Süreler, hukuk biriminin kim olduğuna bakmaksızın işlemeye devam eder. Bu yüzden iyi bir takip düzeni, kişiden bağımsız çalışacak biçimde kurulur: Her süre bir sorumluya, bir yedeğe ve bir hatırlatma zincirine bağlanır.
Bu düzeni kurarken büro mantığından da yararlanabilirsiniz. Ortak, avukat, sekreter ve stajyer gibi rollerin ayrı yetkileri olması, kurumsal hukuk birimlerinde de karşılığını bulur: Birim yöneticisi tüm dosyaları görür, avukat kendi dosyalarını yönetir, destek personeli tebligat girişini ve evrak düzenini yürütür, yeni başlayan meslektaş ise denetim altında çalışır. Rolleri baştan netleştirmek, bir işlemin kimin sorumluluğunda olduğunu tartışmasız hâle getirir.
- ✓ Her dosya için sorumlu avukat ve yedek avukat kayıtlı
- ✓ Yasal son gün ile dahili son gün ayrı ayrı izleniyor
- ✓ Elektronik tebligat adresi aktif ve güncel
- ✓ Yetki değişikliklerinde dosya ve süre listesi birlikte devrediliyor
- ✓ Süre hesabının dayanağı kayıt altında tutuluyor
Toplantı düzeni de önemlidir. Haftalık kısa bir süre toplantısı, önümüzdeki on beş gün içinde biten tüm süreleri ortak bir listeden gözden geçirmeyi sağlar. Bu toplantıda amaç dosyanın esasını tartışmak değil, hangi sürenin kimde olduğunu teyit etmektir. Kurumsal çalışmada en pahalı hata, iki kişinin bir işi birbirine bırakması ve sonunda kimsenin yapmamasıdır; ortak liste bunu görünür kılar.
Düzenin sürekliliği için denetim de gerekir. Ayda bir kez, kapanmış sürelerin kayıtlarıyla yapılan işlemler karşılaştırılmalı ve her sürenin zamanında karşılandığı teyit edilmelidir. Bu kontrol bir suçlama aracı değil, düzenin açığını bulma aracıdır. Aksayan bir halka görüldüğünde, örneğin onay zincirinin sürekli gecikmesi ya da yedek avukatın tanımlı olmaması, sorun kişiye değil sürece yüklenmeli ve süreç düzeltilmelidir. Kurumsal hukuk birimlerinde kalıcı başarı, kişilerin dikkatinden çok sürecin sağlamlığından gelir.
Adli Tatil, Özel Durumlar ve İstisnalar

Kurumsal dosyalarda özel durumlar, genel kuralın istisnalarından doğar. En sık karşılaşılan örnek adli tatildir. Adli tatil her yıl 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasındadır ve hukukta süreler adli tatilde durmaz. Süre işlemeye devam eder; yalnızca son günü tatile rastlayan süre, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar (HMK m.104). Bu uzama 7 Eylül'e kadar gider. Dolayısıyla "adli tatilde süre durur" düşüncesi hem kurumsal hem bireysel çalışmada en tehlikeli yanlışlardan biridir.
İdari yargı ve ceza işleri
Kurumsal avukatlar, özellikle kamu kurumlarında, idari yargıyla sık karşılaşır. İdari yargıda adli tatil sonrası uzama 7 gündür (İYUK m.8/3). Tutuksuz ceza işlerinde ise 3 gün uzar (CMK m.331). İcra takip işlemleri ve tutuklu işlerde ise adli tatil nedeniyle uzama yoktur. Bu farkları bilmeden tek bir kurala göre hesap yapmak, farklı yargı kollarındaki dosyaları yürüten kurumsal avukat için ciddi risk doğurur.
Kısa süreli ve geri dönüşsüz işlemler
Bazı süreler çok kısadır ve kaçırıldığında telafisi zordur. Yazılı yargılamada cevap dilekçesi süresi iki hafta, istinaf süresi de iki haftadır. Bunların dışındaki süreler için ilgili usul kanununa bakmak gerekir; kesin olarak bilmediğiniz bir süreyi hafızanıza ya da meslektaşınızın sözüne dayanarak takvime koymayın. Kurumsal çalışmada bir sürenin kaçırılması, yalnızca dosyayı değil kurumun mali ve itibar durumunu da etkileyebilir.
MÜHLET ile Süre ve Tebligat Takibi

Kurumsal avukatın portal erişiminden bağımsız olarak ihtiyaç duyduğu şey, süreyi kaçırmamasını sağlayan güvenilir bir takip düzenidir. MÜHLET bu noktada her dertte ayrı bir çözüm sunar. Tebligat takibi için, UETS'e düşen e-tebligatları tarayıcı eklentisiyle, avukatın kendi bilgisayarında kendi oturumuyla otomatik alır; şifre MÜHLET'e verilmez ve MÜHLET sunucuları UYAP'a bağlanmaz. Bu, UETS entegrasyonu sayfasında anlatılan çalışma biçimidir.
Tebligatın içeriğini okuma yükü için yapay zekâ devreye girer: Mahkemeyi, esas numarasını, tarafları ve tebligat türünü çıkarır. Her çıktı bağımsız bir usul kuralı motoruyla doğrulanır ve güven düşükse avukattan onay istenir. Ayrıntılar yapay zekâ tebligat analizi sayfasındadır. Süre hesabı için MÜHLET, Türk adli takvimine göre adli tatil, resmî tatil ve hafta sonu düzeltmelerini uygular; bunun mantığını süre takibi sayfasında görebilirsiniz.
Unutma riskine karşı MÜHLET, son güne kadar kademeli olarak e-posta, SMS ve uygulama ya da tarayıcı bildirimiyle hatırlatır; kanallar bildirim sistemi sayfasında özetlenmiştir. Büro ya da hukuk birimi için ortak, avukat, sekreter ve stajyer rollerine göre yetki tanımlanabilir; dava, müvekkil, duruşma ve görev yönetimi aynı yerde yürür. Takvim senkronizasyonu ve iOS ile Android mobil uygulama da vardır. Veriler KVKK uyumlu biçimde Türkiye'de barındırılır. Sistem tebligat kredisiyle çalışır ve ilk kullanımda ücretsiz deneme kredisi verilir; ayrıntılar için fiyatlar sayfasına bakabilirsiniz.
Kurumsal avukatın MÜHLET'ten beklentisi yeni bir portal değil, portalın dışında kalan boşluğun kapanmasıdır. Dosyalarınız hangi kanaldan yürürse yürüsün, tebligatın tarihi, sürenin son günü ve hatırlatma zinciri tek bir yerde görünür olur. Böylece dahili son gün ile yasal son günü ayrı ayrı izlemek, yedek avukata görünürlük vermek ve izin dönemlerinde süre kaçırma riskini azaltmak mümkün hâle gelir. Yapay zekâ çıktısının her zaman avukat denetiminde kalması ise bilinçli bir tasarım tercihidir.
Kurumsal Avukatların Sık Yaptığı Hatalar

Kurumsal çalışmada hatalar çoğunlukla bilgi eksikliğinden değil, düzen eksikliğinden doğar. İlk hata, tebligat tarihini kurum içi iletim tarihiyle karıştırmaktır. Kurum içinde bir yazı bir birimden diğerine gitmiş olabilir, ancak hukuki tebliğ tarihi elektronik adrese ulaşma tarihini izleyen beşinci günün sonudur. Bu tarihi yanlış belirlemek, bütün hesabı kaydırır.
İkinci hata, tebligatın okunma tarihine göre hesap yapmaktır. Okuma işareti süreyi başlatmaz, durdurmaz ve ertelemez. Üçüncü hata, tek bir kanala ya da tek bir kişiye bağımlı kalmaktır. Portal erişiminin geçici olarak kesildiği, bir avukatın izinde olduğu ya da yetkilerin güncellendiği bir anda süre işlemeye devam eder; yedeği olmayan bir düzen, ilk aksaklıkta süre kaçırır.
Dördüncü hata, adli tatili süre durması olarak yorumlamaktır. Beşincisi, onay zincirine süre tanımamaktır; hukuken hazır bir dilekçenin imza beklerken son günü geçirmesi kurumsal çalışmada oldukça yaygındır. Altıncısı ise yetki devrini yalnızca dosya listesiyle yapıp işleyen sürelerin listesini unutmaktır. Bu hataların tamamı önlenebilir; çözüm, bilgiyi kişiden alıp ortak ve kayıtlı bir düzene taşımaktır.
Dosya devir notu örneği:
Dosya: [mahkeme ve esas numarası]
Tebligatın elektronik adrese ulaştığı tarih: [tarih]
Tebliğ sayıldığı tarih: [ulaşma tarihini izleyen beşinci günün sonu]
Süre türü ve yasal son gün: [ilgili usul kanunundaki süre]
Dahili son gün ve sorumlu avukat: [tarih / ad]
Sık Sorulan Sorular
UYAP Kurum Portalı'nı hangi kurumlar kullanabilir?
Kapsam mevzuata ve kurumun yetkilendirmesine bağlıdır ve zamanla değişebilir. Kurumunuzun portalı kullanıp kullanamadığını ve hangi yetkilerin tanımlı olduğunu kurumunuzun bilgi işlem birimiyle teyit edin.
Kurumsal avukatın ayrıca elektronik tebligat adresi alması gerekir mi?
Avukatlar için elektronik tebligat adresi almak zorunludur. Kurumda çalışıyor olmanız, avukat sıfatınızdan doğan bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz; kurum adına gelen tebligatların hangi adrese düştüğünü ise kurumunuzun tebligat sorumlusuyla netleştirmelisiniz.
Elektronik tebligat ne zaman tebliğ edilmiş sayılır?
Muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır. Tebligatı okumanız ya da onay vermeniz gerekmez; erken açmak süreyi öne çekmez, geç açmak ertelemez.
Adli tatilde süreler durur mu?
Hayır. Hukukta süreler adli tatilde durmaz. Son günü tatile rastlayan süre, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar; idari yargıda 7 gün, tutuksuz ceza işlerinde 3 gün uzar. İcra takip işlemlerinde ve tutuklu işlerde uzama yoktur.
Son gün hafta sonuna denk gelirse ne olur?
Resmî tatiller süreye dahildir; ancak son gün hafta sonu ya da resmî tatile denk gelirse süre izleyen ilk iş günü mesai sonunda biter. Arife günü yarım gün olsa da süreyi uzatmaz.
MÜHLET kurum portalına bağlanıyor mu?
MÜHLET sunucuları UYAP'a bağlanmaz. UETS'e düşen e-tebligatlar tarayıcı eklentisiyle, avukatın kendi bilgisayarında kendi oturumuyla alınır ve şifre MÜHLET'e verilmez.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için hukuki değerlendirme gerekir.
- #uyap kurum portali
- #kurumsal avukat
- #e tebligat
- #sure takibi
- #dosya yonetimi
MÜHLET
Avukatlar için süre yönetimi ve elektronik tebligat alanında uygulamaya dönük içerikler üreten MÜHLET ekibi.


