
UYAP Doküman Editörü ve UDF Formatı Kullanımı
UYAP Doküman Editörü ve UDF formatı kullanımını anlattık: dilekçeyi hazırlama, e-imzalama, sık hatalar ve süreyi kaçırmamanın yolları bu rehberde.

İçindekiler
- UDF Nedir, Neden Bu Kadar Sık Karşımıza Çıkar?
- Doküman Editörü Ne İşe Yarar?
- UDF Dosyasıyla Çalışırken Temel İlkeler
- Dilekçeyi Hazırlamaktan İmzalamaya: Adım Adım Uygulama
- Kimler UDF ile Karşılaşır? Taraflar ve Merciler
- Hukuki Çerçeve: Elektronik Ortamda Sunum ve Süre
- Özel Durumlar ve İstisnalar
- UDF İş Akışında Süreyi Kaçırmamak: MÜHLET
- UDF Kullanırken Sık Yapılan Hatalar
- Sık Sorulan Sorular
UDF, UYAP Doküman Editörü'nün dosya biçimidir. Dilekçe ve benzeri yazılar bu editörde hazırlanır, UDF olarak kaydedilir ve e-imzayla imzalanarak elektronik ortamda sunulabilir. Pratikte bilmeniz gereken üç şey vardır: metni editörde hazırlayıp biçimini gözle kontrol etmek, imzadan önce her şeyi son kez okumak ve işi son güne bırakmamak. Bu rehber, UDF'yi gündelik büro rutininde güvenle kullanmanız için genel işleyişi, sık hataları ve süre disiplinini toplu olarak anlatır.
UDF Nedir, Neden Bu Kadar Sık Karşımıza Çıkar?

Hukuk bürosunda çalışan herkes bir noktada UDF uzantılı bir dosyayla karşılaşır. UDF, UYAP Doküman Editörü'nün kendi dosya biçimidir. Yani bu uzantıyı taşıyan bir dosya, genel amaçlı bir ofis programının çıktısı değil, UYAP'ın kendi yazı hazırlama aracının ürünüdür. Dilekçe, cevap yazısı, talep metni, beyan ve benzeri pek çok belge bu editörde hazırlanıp UDF olarak saklanabilir.
Bu biçimin bu kadar sık karşımıza çıkmasının nedeni, yargı işlemlerinin büyük bölümünün artık elektronik ortamda yürümesidir. Bir dilekçeyi kâğıda basıp imzalamak yerine editörde hazırlar, e-imzanızla imzalar ve elektronik olarak sunarsınız. Karşı tarafın veya mahkemenin hazırladığı yazılar da aynı ortamda size ulaşabilir ve bu yazıları görüntülerken yine UYAP'ın kendi araçlarıyla karşılaşırsınız.
Örneğin Ankara'da icra ağırlıklı çalışan bir avukat düşünelim. Sabah mesaisine başladığında önünde onlarca dosya ve her dosya için hazırlanması gereken kısa talep yazıları vardır. Bu yazıların her birini sıfırdan kurgulamak yerine, büroda hazırlanmış bir metin iskeletini editörde açar, dosyaya özgü bilgileri doldurur ve imzaya gönderir. UDF'yi bilmek bu avukat için bir teknik merak değil, günlük iş akışının doğrudan parçasıdır.
Burada önemli bir sınır çizelim: bu yazı UYAP'ın ekranlarını, menülerini veya sürüm ayrıntılarını tarif etmez. Çünkü bu ayrıntılar zaman içinde değişebilir ve resmî yardım içerikleri her zaman güncel kaynaktır. Aşağıda anlatılanlar, editörün genel işlevine ve meslek pratiğinde sizi koruyan alışkanlıklara odaklanır. Amaç, "hangi düğmeye basılır" sorusundan çok "hangi aşamada hangi kontrol yapılır" sorusunu cevaplamaktır.
UDF'nin günlük hayattaki bir diğer yüzü, belgelerin saklanmasıdır. Bir dosyada yıllar içinde birikmiş onlarca yazı, doğru adlandırılmamışsa aranması zaman alan bir yığına dönüşür. Büro düzeni açısından UDF dosyalarını dosya numarasına ve belge türüne göre klasörlemek, hem yeni gelen bir stajyerin işini hem de ortak avukatın bir dosyayı devralmasını kolaylaştırır. Yedekleme alışkanlığı da burada devreye girer: imzalı belgelerin bir kopyasını büro içinde güvenli bir yerde tutmak, ileride "o yazı nerede" sorusunu dakikalar içinde cevaplamanızı sağlar.
Bir sonraki bölümde editörün gündelik işte tam olarak ne işe yaradığına bakalım, çünkü aracı doğru konumlandırmak, yanlış beklentiyle kullanmanın önüne geçer.
Doküman Editörü Ne İşe Yarar?

UYAP Doküman Editörü, yargı sürecinde kullanılacak yazıların hazırlanması için tasarlanmış bir yazı hazırlama aracıdır. Temel işlevi, metni yazmanıza, biçimlendirmenize ve ortaya çıkan belgeyi UDF biçiminde kaydetmenize imkân vermesidir. Belgenin e-imzayla imzalanabilmesi de bu akışın ayrılmaz parçasıdır; çünkü elektronik ortamda sunulan bir yazının geçerliliği, onu hazırlayanın kimliğini ve belge bütünlüğünü gösteren imzayla bağlantılıdır.
Genel amaçlı bir ofis yazılımıyla karşılaştırıldığında editörün güçlü yanı, yargı sürecinin beklediği belge türüne uygun çalışmasıdır. Zayıf yanı ise alışkanlık meselesidir: yıllardır başka bir programda yazan bir meslektaş, editörde ilk başta yavaşlayabilir. Bu normaldir ve çoğu zaman birkaç hafta içinde geçer. Önemli olan, yeni araca geçerken eski alışkanlıkları taşımaya çalışmak yerine editörün mantığına uyum sağlamaktır.
Büro içinde eğitim de burada önem kazanır. Yeni başlayan bir stajyere veya sekretere editörün temel kullanımını birkaç kısa oturumda göstermek, ilerideki hataların büyük bölümünü önler. Eğitimde belge hazırlama kadar kaydetme, adlandırma ve imza öncesi kontrol adımlarına da yer verin. Eğitimi bir kez verip bırakmak yerine, büroda yaşanan gerçek hataları örnek olarak toplayıp periyodik olarak paylaşmak, öğrenmeyi kalıcı hale getirir.
Editörün sunduğu işlevlerin tamamını burada sıralamak doğru olmaz; çünkü sürümden sürüme farklılaşabilir. Ancak her avukatın bilmesi gereken genel ilke şudur: editör yalnızca bir yazı aracı değildir, yargı sisteminin kabul ettiği belge biçimine giden köprüdür. Bu nedenle metni hazırlarken içerik kadar biçimin de sisteme uygun çıkıp çıkmadığına bakmak gerekir.
Hazırlık aşamasında en çok işe yarayan alışkanlık, büronuzun sık kullandığı yazılar için ortak iskeletler oluşturmaktır. Aynı türden yazıları her seferinde baştan yazmak hem zaman kaybıdır hem de unutulan bir cümle riskini artırır. İskelet kullanırken yalnızca değişen kısımları (taraf bilgileri, dosya numarası, talep sonucu) elle doldurmak, hatayı azaltır. Ancak iskeletin içinde eski bir dosyadan kalma bilgi bırakmamaya dikkat edin; başka bir müvekkile ait bir isim, yanlış dosyaya giden bir yazının en kötü biçimidir.
UDF Dosyasıyla Çalışırken Temel İlkeler

UDF'yi güvenle kullanmanın ilk ilkesi, dosyanın amacını bilmektir. UDF, editörde hazırlanmış bir belgenin kendi biçimidir; dolayısıyla aynı dosyayı başka bir programda açıp düzenlemeyi beklemek yerine, değişikliği editörde yapıp yeniden kaydetmek en sağlıklı yoldur. Dosyayı başka biçimlere dönüştürmek mümkün olabilir, ancak her dönüşümde görünüm kayması riski vardır ve dönüştürülen sürümün imzalı asıl belgeyle aynı olduğunu varsaymamak gerekir.
İkinci ilke, imzadan önce belgeyi son haliyle gözle kontrol etmektir. İmzalanan belge, imza anındaki halidir. İmzadan sonra yapılan her düzeltme yeni bir belge anlamına gelir ve yeniden imza gerektirir. Bu yüzden "gönderirken bakarım" yaklaşımı yerine, imza düğmesine gitmeden önce bir kontrol rutini oluşturun. Rutin; taraf adları, dosya bilgileri, talep sonucu ve ekler listesini içersin.
Üçüncü ilke, dosya adlandırma disiplinidir. Büronuzda aynı gün onlarca belge üretiliyorsa, kaydedilen dosyaların neye ait olduğunu adından anlamak büyük kolaylık sağlar. Dosya adına müvekkil bilgisi koyup koymamak büronuzun gizlilik politikasına bağlıdır; ancak en azından belge türünü ve tarihini içeren tutarlı bir kalıp belirlemek iyi bir başlangıçtır.
Aşağıdaki tablo, UDF ile çalışırken her aşamada neye dikkat edilmesi gerektiğini özetler.
| Aşama | Ne yapılır | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| Hazırlık | Metin editörde yazılır veya iskelet açılır | Eski dosyadan kalan isim ve bilgiler temizlenir |
| Biçim kontrolü | Başlıklar, paragraflar ve listeler gözle gözden geçirilir | Dışarıdan yapıştırılan metinde biçim kayması olabilir |
| İçerik kontrolü | Taraflar, dosya bilgisi ve talep sonucu okunur | İmzadan sonra değişiklik yeni belge sayılır |
| İmza | Belge e-imzayla imzalanır | İmza aracınızın hazır ve geçerli olduğundan emin olun |
| Sunum | İmzalı belge elektronik ortamda sunulur | Sunumu son güne bırakmayın |
Bu tablo bir kontrol çerçevesi sunar; her büro kendi iş akışına göre genişletebilir. Önemli olan, her aşamanın bir sahibi ve bir kontrol anının olmasıdır.
Dilekçeyi Hazırlamaktan İmzalamaya: Adım Adım Uygulama

Teoriyi pratiğe çevirelim. Aşağıdaki akış, bir dilekçenin hazırlanmasından imzalanmasına kadar genel olarak izlenen yolu gösterir. Ekran adımlarını tarif etmiyoruz; çünkü bunlar değişebilir. Bunun yerine her adımın amacını ve o adımda yapılacak kontrolü veriyoruz.
- Dosya bilgilerini toplayın. Mahkeme, esas numarası, taraflar ve talebin dayanağı elinizin altında olsun; eksik bilgiyle yazmaya başlamak sonradan düzeltme demektir.
- Metni editörde hazırlayın. Yazıyı editörde kurgulayın veya büronuzun iskeletini açın; dışarıdan metin getiriyorsanız biçimini tek tek gözden geçirin.
- Biçimi kontrol edin. Başlıkların, paragrafların ve numaralı maddelerin düzgün göründüğünden emin olun.
- İçeriği son kez okuyun. Taraf adlarını, tarihleri ve talep sonucunu sesli okur gibi yavaş yavaş kontrol edin.
- Belgeyi UDF olarak kaydedin. Tutarlı bir adlandırma kalıbıyla kaydedin ki sonradan aradığınızda bulabilesiniz.
- E-imzayla imzalayın. İmza aracınızın hazır olduğunu önceden doğrulayın; imza dakikasında cihaz sorunu çıkması en kötü zamanlama olur.
- Sunumu yapın ve kayıt altına alın. Sunum sonrası ilgili kaydı dosyanızda saklayın ve büro takvimine işleyin.
İmza Aracını Önceden Hazır Tutmak
E-imza işlemi, akışın en kırılgan halkasıdır. Kart okuyucunun tanınmaması, aracın süresinin dolması veya bilgisayarın güncelleme istemesi gibi durumlar tam imza anında karşınıza çıkabilir. Bunun çaresi basittir: imza gerektiren işlerden bir gün önce aracınızı sınayın. Süre içinde sunulması gereken bir yazı söz konusuysa, imza sorununu çözmek için zamanınız olmalıdır.
Metni Dışarıdan Getirirken
Başka bir programda yazılmış metni editöre aktarırken biçim bozulabilir. Satır aralıkları, madde işaretleri ve girintiler yeni ortamda farklı görünebilir. Bu nedenle aktarım sonrasında belgeyi baştan sona gözle gezmek, küçük görünen ama okunabilirliği bozan sorunları imzadan önce yakalamanızı sağlar.
Kimler UDF ile Karşılaşır? Taraflar ve Merciler

UDF yalnızca dilekçeyi hazırlayan avukatı ilgilendirmez. Büro içinde yazıyı hazırlayan stajyer, metni kontrol eden sorumlu avukat, imzayı atan ortak ve dosyayı takip eden sekreter aynı belgenin farklı aşamalarında rol alır. Her birinin sorumluluğunu net tanımlamak, hata çıktığında kimin neyi kontrol ettiğini bilmeyi sağlar.
Stajyerler genellikle taslak aşamasında devreye girer. Onların hazırladığı metin, imzayı atan avukatın gözünden geçmeden gönderilmemelidir. Bu hem mesleki bir sorumluluk hem de pratik bir güvence meselesidir. Taslak aşamasında kullanılan iskeletlerin güncel olduğunu ve eski dosyalardan bilgi taşımadığını doğrulamak da bu aşamanın görevidir.
Sekreterler ise çoğunlukla belgenin dosya düzenini ve takibini üstlenir: hangi yazının hangi dosyaya ait olduğu, hangi yazının imza beklediği ve hangisinin sunulduğu onların kayıtlarında görünür. Bu nedenle sekreterin iş akışına UDF dosyalarının adlandırma kalıbını açıkça tanıtmak, büro içi karışıklığı belirgin biçimde azaltır.
Mahkeme ve diğer yargı birimleri tarafında ise işlem, sunulan belgenin elektronik ortamda dosyaya girmesiyle başlar. Karşı tarafın avukatı da aynı ortamda belgeleri görüntüler. Dolayısıyla belgenizin okunabilirliği, yalnızca sizin değil, onu okuyacak herkesin işini kolaylaştırır. Okunaklı, düzenli ve hatasız bir dilekçe, hâkimin dosyaya hâkimiyetini de dolaylı olarak kolaylaştırır.
Müvekkil ile iletişim de bu zincirin bir halkasıdır. Müvekkile gönderilecek bilgi notlarında belgenin imzalanıp sunulduğunu, bir sonraki adımın ne olduğunu ve varsa yeni bir sürenin başladığını kısa ve anlaşılır biçimde bildirmek, güveni artırır. Teknik terimlerden kaçınan, sade bir dille yazılmış bilgi notu, müvekkilin süreci takip etmesini kolaylaştırır ve gereksiz telefon trafiğini azaltır.
Elektronik tebligat tarafında da benzer bir iş bölümü vardır. Tebligatları takip eden kişi ile dilekçeyi yazan kişi farklı olabilir; ancak ikisinin arasındaki bağ süredir. Gelen bir tebligat, hazırlanacak bir UDF dilekçesinin son gününü belirler. Bu yüzden büro içinde tebligat takibi ile belge hazırlığı arasında kesintisiz bir bilgi akışı kurmak gerekir.
Hukuki Çerçeve: Elektronik Ortamda Sunum ve Süre

UDF'nin kendisi bir biçim meselesidir; hukuki sonuç doğuran şey ise belgenin süresinde ve usulüne uygun biçimde sunulmasıdır. Bu nedenle editörde ne kadar özenli bir belge hazırlarsanız hazırlayın, süre kaçmışsa o belgenin değeri tartışmalı hale gelebilir. Süre bilgisi, bu rehberdeki en önemli unsurdur.
Gün olarak belirlenen sürelerde tebliğ günü sayılmaz; hafta, ay ve yıl sürelerinde ise süre, başladığı güne karşılık gelen günde sona erer (HMK m.92). Resmî tatiller süreye dahildir. Yalnızca son gün hafta sonuna veya resmî tatile denk gelirse süre, izleyen ilk iş günü mesai bitiminde dolar (HMK m.93). Arife günleri gibi yarım günlük mesailer süreyi uzatmaz. Bu kural basit görünür, ancak pratikte en çok yanlış hesaplanan konulardan biridir.
Elektronik tebligat için kural ayrıca önemlidir. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır (Tebligat K. m.7/a). Muhatap tebligatı okumasa da bu sonuç değişmez. Okuma veya "okundu" işareti süre başlangıcını değiştirmez; erken açmak süreyi öne çekmez, geç açmak da ertelemez. Dolayısıyla UDF dilekçenizi hazırlarken süre başlangıcını, belgeyi açtığınız güne göre değil, tebliğ sayılma tarihine göre hesaplamalısınız.
Adli tatil de süre hesabını etkileyen bir unsurdur. Adli tatil her yıl 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasındadır. Hukukta süreler adli tatilde durmaz; son günü tatile rastlayan süre, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar (HMK m.104). İdari yargıda bu uzama yedi gündür (İYUK m.8/3), tutuksuz ceza işlerinde ise üç gündür (CMK m.331). İcra takip işlemlerinde ve tutuklu işlerde böyle bir uzama yoktur. Süre hesabı yaparken konunun hangi yargı koluna girdiğini mutlaka teyit edin. Kendi hesabınızı denemek için hukuki süre hesaplama aracına göz atabilirsiniz.
Özel Durumlar ve İstisnalar

Her dosya standart akışa uymaz. Bazen metin çok uzundur, bazen ekler fazladır, bazen de son gün öyle yakındır ki normal kontrol rutinini işletecek zaman kalmaz. Bu durumlar için önceden bir yedek plan düşünmek, panik anında doğru karar vermenizi sağlar.
Uzun metinlerde biçim kayması riski artar. Onlarca sayfalık bir belgeyi editörde hazırladıysanız, her sayfayı tek tek kontrol etmek zaman alır ama vazgeçilmezdir. Mümkünse uzun belgeyi bölümlere ayırarak hazırlayın; böylece her bölüm ayrı ayrı gözden geçirilebilir. Son dakika düzeltmelerinin en çok uzun belgelerde hata ürettiğini unutmayın.
Çok sayıda ek içeren dosyalarda, ekler listesinin metinle tutarlı olması gerekir. Metinde "ek-3" diye atıf yaptığınız belge, gerçekten üçüncü sırada mı? Bu tür tutarsızlıklar, imzadan sonra fark edildiğinde yeniden imza ve yeniden sunum anlamına gelir. Ek listesini ayrı bir kontrol adımı olarak ele almak bu riski ortadan kaldırır.
Teknik aksaklıklar da özel bir durumdur. Sistemin yoğun olduğu saatlerde veya bakım dönemlerinde işlem yapmakta zorlanabilirsiniz. Bu yüzden süre bitimine yakın işlemlerde mesai bitimini beklemek yerine, mümkün olan en erken zamanda sunum yapmak gerekir. Bir aksaklıkla karşılaştığınızda durumu kayıt altına almanız ve zaman kaybetmeden alternatif yolları değerlendirmeniz önemlidir; hangi yolun geçerli olduğu somut olaya göre değişir.
Yoğun dönemlerde, örneğin adli tatil öncesindeki hafta, aynı anda çok sayıda yazının hazırlanması gerekir. Böyle haftalarda işleri sıraya koymak, en yakın son günü olan belgeyi öne almak ve her belge için tek bir sorumlu belirlemek karmaşayı azaltır. Toplu hazırlık yaparken her belgeyi tamamen bitirip imzaya göndermeden diğerine geçmemek, yarım kalmış belgelerin unutulmasını önler.
Büro içi yetki konusu da unutulmamalıdır. İmza yetkisi olan kişinin izinli, hasta veya seyahatte olduğu bir günde son gün gelirse ne olacağını önceden planlayın. Süreye bağlı işlerde "bir yedek imza sahibi" düşüncesi, bürolarda genellikle en son akla gelen ama en çok işe yarayan önlemlerden biridir.
UDF İş Akışında Süreyi Kaçırmamak: MÜHLET

UDF hazırlamak işin yarısıdır; diğer yarısı, o belgeyi doğru günde sunabilmektir. Süre takibi büro içinde dağınık yürüdüğünde, en özenli dilekçe bile geç kalabilir. MÜHLET bu noktada devreye girer. MÜHLET, UDF düzenlemez; UYAP Doküman Editörü'nün yerini almaz. Onun işi, dilekçenizin dayanağı olan süreyi doğru ve zamanında bilmenizi sağlamaktır.
MÜHLET, UETS'e düşen e-tebligatları tarayıcı eklentisiyle, avukatın kendi bilgisayarında ve kendi oturumuyla otomatik alır. Şifre MÜHLET'e verilmez; MÜHLET sunucuları UYAP'a bağlanmaz. Alınan tebligatı yapay zekâ analiz eder; mahkemeyi, esas numarasını, tarafları ve tebligat türünü çıkarır. Her çıktı bağımsız bir usul kuralı motoruyla doğrulanır, güven düşükse avukattan onay istenir. Bu işleyişi yapay zekâ tebligat analizi sayfasında görebilirsiniz.
Süreler Türk adli takvimine göre hesaplanır: adli tatil, resmî tatil ve hafta sonu düzeltmeleri hesaba katılır. Ardından son güne kadar kademeli olarak e-posta, SMS ve uygulama veya tarayıcı bildirimiyle hatırlatma yapılır. Ayrıntılar için süre takibi ve bildirim sistemi sayfalarına bakabilirsiniz. Tebligat entegrasyonunun nasıl çalıştığı ise UETS entegrasyonu sayfasında anlatılıyor.
Büro tarafında takvim senkronizasyonu, iOS ve Android mobil uygulama, ortak, avukat, sekreter ve stajyer için rol bazlı yetki ve dava, müvekkil, duruşma, görev yönetimi bulunur. Veriler Türkiye'de barındırılır ve KVKK uyumludur. Sistem tebligat kredisiyle çalışır; ilk kullanımda ücretsiz deneme kredisi verilir. Koşullar için fiyatlar sayfasına göz atabilirsiniz.
UDF Kullanırken Sık Yapılan Hatalar

Meslek pratiğinde aynı hatalar tekrar tekrar karşımıza çıkar. Bunların çoğu teknik değil, alışkanlık ve zamanlama kaynaklıdır. Hataları önceden bilmek, onları önlemenin en ucuz yoludur. Aşağıdaki liste, imzadan önce hızlıca bakabileceğiniz bir kontrol çerçevesi sunar.
- ✓ Taraf adları, dosya bilgisi ve talep sonucu imzadan önce yeniden okundu.
- ✓ Dışarıdan getirilen metnin biçimi editörde gözle kontrol edildi.
- ✓ Ekler listesi ile metindeki atıflar birbiriyle tutarlı.
- ✓ E-imza aracı önceden denendi ve çalışır durumda.
- ✓ Süre bitimine yeterli zaman var; sunum son güne bırakılmadı.
En sık yapılan hata, sunumu son güne bırakmaktır. Son gün, hata payının en düşük olduğu gündür; küçük bir teknik aksaklık bile telafisiz sonuç doğurabilir. Bunun çaresi, süreyi içsel bir hedef gün belirleyerek kısaltmaktır: yasal son gün ne olursa olsun, büro içinde bir iki gün önceyi gerçek son gün kabul edin.
İkinci sık hata, elektronik tebligatta süre başlangıcını yanlış hesaplamaktır. Tebligatı açtığı güne göre hesap yapan bir meslektaş, süreyi beşinci günün sonuna göre hesaplayanlardan farklı bir tarihe ulaşır. Hukuken esas olan, ulaşma tarihini izleyen beşinci günün sonudur. Açılış tarihini esas almak, süreyi kaçırmanın klasik yoludur.
Üçüncü hata, taslak ile imzalı belgeyi karıştırmaktır. Büro içinde aynı belgenin birden fazla sürümü dolaşıyorsa, hangisinin imzaya gideceği belirsizleşir. Her belgenin tek bir güncel sürümü olmalı; eski taslaklar açıkça arşive kaldırılmalıdır. Bu, küçük görünen ama yanlış sürümün sunulmasını önleyen önemli bir disiplindir.
Aşağıdaki kısa not örneği, imza öncesi hızlı bir kontrol için kullanılabilir:
Belge türü: cevap dilekçesi (varsayımsal örnek)
Taraflar ve dosya bilgisi: kontrol edildi
Talep sonucu: yeniden okundu
Ekler: metindeki atıflarla eşleşti
İmza aracı: önceden denendi, hazır
Sunum günü: yasal son günden önceye planlandı
Sık Sorulan Sorular
UDF nedir?
UDF, UYAP Doküman Editörü'nün dosya biçimidir. Editörde hazırlanan dilekçe ve benzeri yazılar bu biçimde kaydedilir ve e-imzayla imzalanarak elektronik ortamda sunulabilir.
UDF dosyasını başka bir programda düzenleyebilir miyim?
UDF, editörün kendi biçimidir; en sağlıklı yol değişikliği editörde yapıp yeniden kaydetmektir. Başka biçime dönüştürme mümkün olabilir ancak görünüm kayması riski vardır; dönüştürülen sürümü imzalı asıl belge yerine koymayın.
İmzadan sonra belgede düzeltme yapabilir miyim?
İmzalanan belge, imza anındaki halidir. Sonradan yapılan her düzeltme yeni bir belge anlamına gelir ve yeniden imza gerektirir. Bu yüzden imzadan önce son bir kez dikkatle okumak önemlidir.
Elektronik tebligatı açtığım gün süre başlar mı?
Hayır. Elektronik tebligat, elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır. Okuma veya açma tarihi süre başlangıcını değiştirmez; erken açmak süreyi öne çekmez, geç açmak ertelemez.
Son gün hafta sonuna denk gelirse ne olur?
Resmî tatiller süreye dahildir; yalnızca son gün hafta sonuna veya resmî tatile denk gelirse süre, izleyen ilk iş günü mesai bitiminde sona erer (HMK m.93). Arife gibi yarım günlük mesailer süreyi uzatmaz.
MÜHLET UDF dilekçesi hazırlıyor mu?
Hayır. MÜHLET, UDF düzenlemez ve MÜHLET sunucuları UYAP'a bağlanmaz. MÜHLET, UETS'e düşen tebligatları avukatın kendi tarayıcısında alır, süreleri hesaplar ve son güne kadar hatırlatır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için hukuki değerlendirme gerekir.
- #uyap dokuman editoru
- #udf formati
- #e imza
- #dilekce hazirlama
- #avukat rehberi
MÜHLET
Avukatlar için süre yönetimi ve elektronik tebligat alanında uygulamaya dönük içerikler üreten MÜHLET ekibi.


