Mühlet mobil uygulama simgesi

Mühlet mobil uygulaması

Süre ve tebligatlarınız telefonunuzda

Aç
Mühlet amblemi: terazi ve saatMühlet logosu
Adalet terazisi, hâkim tokmağı ve kanun kitapları
Uyap

UYAP Mesajları ve Bildirim Ayarları

UYAP mesajları ve bildirim ayarlarını doğru yönetin: portal bildirimi ile resmî tebligatı ayırın, süre kaçırmadan düzenli bir takip rutini kurun.

MÜHLET · 24 Ekim 2026 · 14 dk okuma

UYAP Mesajları ve Bildirim Ayarları
İçindekiler

UYAP mesajları ve bildirimleri, dosyalarınızdaki gelişmelerden haberdar olmanızı kolaylaştıran yardımcı bir katmandır; resmî tebligatın yerine geçmez. Tebligat, UETS üzerinden veya Tebligat Kanunu'na göre yapılır ve süreler bu tebliğ esas alınarak işler. Bu nedenle bildirim ayarlarınızı, hiçbir gelişmeyi kaçırmayacak biçimde düzenlemeniz, ancak süre hesabını portal bildirimine değil tebliğ tarihine dayandırmanız gerekir. Aşağıda bu ayrımı, pratik bir takip rutinini ve büronuzda uygulayabileceğiniz kontrol listesini bulacaksınız.

Kısa Cevap: Portal Bildirimi ile Tebligat Aynı Şey Değildir

Bildirim çanı ve mühürlü zarf yollarının bir takvim bloğunda buluştuğu izometrik çizim

Meslek pratiğinde en sık karıştırılan konu, ekranda beliren bir bildirimle hukuken sonuç doğuran bir tebligat arasındaki farktır. Avukatın günlük işinde UYAP üzerinden pek çok gelişme görünür: dosyaya eklenen bir evrak, değişen bir aşama, yeni bir duruşma günü ya da mahkemeden gelen bir not. Bunların bir bölümü sizi bilgilendirmek amacıyla gösterilir. Bilgilendirme, işin takibini kolaylaştırır; ancak bir işlemin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği sorusunun cevabı başka yerde aranır.

Tebligat hukukunda iki ana yol vardır. Avukatlar için elektronik tebligat adresi almak zorunludur ve bu adrese yapılan tebligatlar UETS (Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi) üzerinden iletilir; sistem PTT tarafından işletilir. UETS dışında kalan hâllerde ise Tebligat Kanunu'ndaki diğer usuller geçerlidir. Portal içi duyuru ya da bildirim bu iki yoldan biri değildir. Dolayısıyla bir bildirimi görmüş olmanız, bir süreyi başlattığı anlamına gelmediği gibi, görmemiş olmanız da tebliğ edilmiş bir işlemin süresini durdurmaz.

Bu ayrımı akılda tutmanın pratik karşılığı şudur: bildirimleri "erken uyarı" olarak kullanın, süre hesabını ise tebliğ kaydına bağlayın. Erken uyarı sistemi ne kadar iyi kurulursa, tebliğ gününü beklemeden dosyanın nabzını tutabilirsiniz. Örneğin bir evrak dosyaya eklendiğinde bundan haberdar olmak, müvekkile erken bilgi vermenizi ve dilekçe hazırlığına zamanında başlamanızı sağlar. Ama dilekçe teslim tarihini belirlerken dayanağınız UETS kaydı ya da tebligat evrakındaki tebliğ bilgisi olmalıdır.

Yazının devamında önce UYAP bildirimlerinin genel mantığına, ardından ayarların nasıl düşünülmesi gerektiğine, tebligat sürecine, sürelerin işleyişine ve büro içi sorumluluk paylaşımına bakacağız. Sonunda hata listesi ve sıkça sorulan sorular yer alıyor.

UYAP Bildirimleri Genel Olarak Neyi Kapsar

Merkezdeki portal küpünden çan, zarf ve takvime giden mesaj kartlarını gösteren izometrik çizim

Bu bölümde amacımız, kamu sisteminin ekranlarını tarif etmek değil; bildirimlerin genel doğasını anlamaktır. Portal içi duyurular ve bildirimler, kullanıcıya bir gelişmeyi hatırlatan kısa iletilerdir. Bunların kapsamı, sistemin güncellemeleriyle zaman içinde değişebilir. SMS ya da e-posta yoluyla bilgilendirme yapılıp yapılmadığı, hangi olaylar için yapıldığı ve hangi içerikle yapıldığı konusunda kesin bir kural varsaymak yerine, kendi hesabınızda ne geldiğini gözlemleyerek öğrenmek doğru olandır.

Bildirimlerin ortak özelliği şudur: Bilgilendirir, ama içeriğin tamamını taşımaz. Kısa bir ileti, bir evrakın hukuki niteliğini, hangi süreyi başlattığını ya da son günün ne olduğunu söylemez. Bu yüzden bildirimi gördüğünüzde yapılacak şey, ilgili dosyayı ve evrakı açıp içeriği okumaktır. Özellikle yoğun dönemlerde bildirim sayısı artar ve önemli iletiler kalabalıkta kaybolabilir. Bu risk, büyük dosya portföyü olan bürolarda daha belirgindir.

Bildirimin güvenilir olduğu ve olmadığı yerler

Bildirim, bir şeyin olduğunu düşündüren bir işarettir; ama gecikmesi, hiç gelmemesi ya da yanlış cihaza düşmesi mümkündür. Ağ kesintisi, dolu bir e-posta kutusu, filtrelenen bir ileti ya da kapalı bir telefon, bildirimin size ulaşmamasına yol açabilir. Hukuki sonuç doğuran bir işlemde bunların hiçbiri mazeret oluşturmaz. Bu nedenle bildirim kanalını tek başına güvence saymayın.

Bildirimin işe yaradığı yerler

Buna karşılık bildirimler, dosya akışını izlemek için gerçekten faydalıdır. Mahkemede bir işlem yapıldığını erken öğrenmek, müvekkile bilgi vermek, hazırlık planı yapmak ve ekip içinde görev dağıtmak için güçlü bir yardımcıdır. Bu yardımı alabilmek için bildirimlerin düzenli, tek bir kişiye bağımlı olmayan ve kayıt altına alınan bir akışa bağlanması gerekir.

⚠️
Bildirim tebligat değildir. Süre hesabında dayanak, UETS kaydı veya Tebligat Kanunu'na göre yapılmış tebliğdir; ekranda görülen bildirim süre başlangıcı için dayanak yapılmamalıdır.

Bildirim Ayarlarını Düzenlerken Nelere Bakmalısınız

Kaydırıcılar ve düğmelerden oluşan kontrol paneli ile yanındaki çan ve zarf simgeleri

Kamu sisteminin ayar ekranlarını adım adım tarif etmek yerine, ayarları hangi ölçütlerle gözden geçirmeniz gerektiğini anlatmak daha kalıcı bir yaklaşımdır; çünkü ekranlar değişir, ölçütler değişmez. İlk ölçüt, iletişim bilgilerinizin güncel olmasıdır. Kayıtlı telefon numaranız ve e-posta adresiniz eskiyse, bilgilendirme size hiç ulaşmayabilir. Büro değiştirdiyseniz, numara değiştirdiyseniz ya da ortak bir büro adresi kullanıyorsanız bu kontrol özellikle önemlidir.

İkinci ölçüt, bildirimin kimde birikeceğidir. Ortak kullanılan bir hesap ya da tek bir sekreterin telefonuna bağlı bir akış, o kişi izinli olduğunda kopar. Bildirimlerin bir kişinin takdirine bırakılmaması, mümkünse birden fazla sorumluya görünür olması gerekir. Üçüncü ölçüt, bildirimlerin hangi cihaza ve hangi kutuya düştüğüdür. Yalnızca bir kez açılan ve sonra unutulan bir e-posta kutusu, gerçekçi bir takip yöntemi değildir. Bildirimlerin gün içinde bakacağınız bir yerde toplanması gerekir.

Dördüncü ölçüt, gürültüdür. Her gelişme için aynı önemde ileti almak, önemli olanı ayırt etmeyi zorlaştırır. Elinizdeki imkânlar ölçüsünde, kritik gelişmelerle rutin gelişmeleri farklı biçimde izleyebilecek bir düzen kurun. Örneğin kritik gelişmeler için gün içinde mutlaka bakılan bir kanal, rutin olanlar için haftalık bir gözden geçirme düzeni belirleyebilirsiniz.

Son olarak ayarları bir kez yapıp bırakmayın. Düzenli aralıklarla, örneğin her yarıyıl başında, iletişim bilgilerini ve bildirim akışını kontrol eden kısa bir büro rutini tanımlamak, sessiz bir arızayı erken yakalamanızı sağlar. Bir bildirimin gelmediğini fark etmek, çoğu zaman bir süre kaçırıldıktan sonra olur; bunu önlemenin yolu, gelmeyen bildirimi aktif olarak arayan bir kontrol alışkanlığıdır.

  • ✓ Kayıtlı telefon ve e-posta bilgilerinin güncel olduğunu doğrulayın.
  • ✓ Bildirimlerin tek bir kişiye bağlı kalmadığından emin olun.
  • ✓ Bildirimlerin gün içinde bakılan bir kutuda toplandığını kontrol edin.
  • ✓ Spam ve filtre klasörlerini düzenli aralıklarla gözden geçirin.
  • ✓ Ayarları belirli aralıklarla yeniden doğrulayan bir büro takvimi oluşturun.

Adım Adım Düzenli Bir Takip Rutini

Takvim karosuna çıkan parlayan basamaklar ve üstündeki küçük çan

Konuyu somut bir örnekle açalım. Örneğin Ankara'da icra ağırlıklı çalışan bir avukatın yüzlerce dosyası olsun. Her sabah portalı açıyor, gelişmelere göz atıyor, ardından UETS kutusunu kontrol ediyor. Bir gün yoğun bir duruşma nedeniyle bu rutini atladı. Eğer bildirimler tek başına yeterli sayılsaydı, o gün hiçbir şey olmamış gibi görünecekti. Oysa tebligat kutusuna düşen bir evrak, sessizce tebliğ edilmiş sayılma sürecini işletmeye devam ediyordu. Bu durum, rutinin bildirimlerden bağımsız bir disiplin olması gerektiğini gösterir.

Aşağıdaki adımlar, bu disiplini küçük bir büro için bile uygulanabilir hâle getirir. Amaç, bildirimi bir tetikleyici, tebligat kaydını ise süre için tek dayanak olarak ayırmaktır.

  1. Günlük kontrol zamanı belirleyin. Sabah ve gün sonu olmak üzere, gelişmelere ve tebligat kutusuna bakacağınız sabit saatler seçin.
  2. Bildirimi gördüğünüzde kaynağı açın. İletiyle yetinmeyin; ilgili dosyayı ve evrakı açıp içeriği okuyun.
  3. Tebligat mı bilgilendirme mi, ayırın. Evrakın UETS veya Tebligat Kanunu'na göre tebliğ edilip edilmediğini kayıtlardan doğrulayın.
  4. Tebliğ tarihini ve türünü not alın. Süre hesabı için tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi ve işlemin niteliğini tek bir yere yazın.
  5. Süreyi hesaplayıp takvime işleyin. Son günü, hafta sonu ve tatil düzeltmeleriyle birlikte hesaplayın ve kademeli hatırlatmalar ekleyin.
  6. İkinci göz kontrolü yapın. Kritik süreleri büro içinde başka bir kişiye de gösterin.

Bu rutinin gücü, her adımın bir önceki adıma bağlı olmasından gelir. Bildirimi atlayan biri tebligat kutusuna yine de bakar; tebligat kutusuna bakmayı unutan biri ise takvimdeki hatırlatmalarla yakalanır. Birden fazla güvence katmanı, tek bir kanalın arızasını telafi eder. Bu mantık, vade-kritik işlerde tekil noktadan arıza riskini azaltmanın en basit yoludur.

💡Süre hesabını yaptığınız anda, son günden geriye doğru en az iki ayrı hatırlatma ekleyin; tek hatırlatma kaçarsa diğeri sizi yakalasın.

Tebligat Nasıl Yapılır: UETS ve Tebligat Kanunu

Mavi bir yol boyunca posta kutusu küpüne giden parlayan zarf

Bildirim ile tebligatın farkını anlamak için tebligatın hukuki çerçevesine kısaca bakmak gerekir. Avukatlar için elektronik tebligat adresi edinmek zorunludur. Bu adrese gönderilen elektronik tebligatlar, UETS üzerinden iletilir ve sistem PTT tarafından işletilir. Tebligat Kanunu m.7/a uyarınca elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır. Bu sonuç, muhatap evrakı okumasa ya da açmasa da doğar.

Buradan çıkan iki pratik sonuç vardır. Birincisi, "okundu" işareti süre başlangıcını değiştirmez. Evrakı erken açmak süreyi öne çekmez, geç açmak ertelemez. İkincisi, tebliğ için muhatabın herhangi bir onay vermesi gerekmez. Yani "henüz görmedim" demek, tebliğ edilmiş sayılma sonucunu etkilemez. Bu nedenle UETS kutusunun düzenli izlenmesi, bildirim ayarlarından bağımsız ve öncelikli bir görevdir.

Elektronik tebligat dışındaki durumlarda, Tebligat Kanunu'nun öngördüğü diğer usuller uygulanır. Bunların ayrıntıları işlemin ve muhatabın niteliğine göre değişir; somut olayda hangi usulün uygulandığını tebligat evrakındaki bilgilerden ve ilgili usul hükümlerinden kontrol etmek gerekir. Genel kural olarak, hukuken sonuç doğuran her tebliğin bir kaydı vardır ve süreyi ilgilendiren asıl dayanak bu kayıttır.

Portal bildirimi tebliğin yerine geçmez

Portalda görünen bir bildirim, bir tebligatın yerine geçmez; tebligat UETS veya Tebligat Kanunu'na göre yapılır. Bu cümleyi büro içi bir kural olarak yazıp ekibe hatırlatmak faydalıdır. Çünkü stajyerlerin ve yeni başlayan sekreterlerin en sık düştüğü yanılgı, ekranda gördüğü bir iletiyi "tebliğ oldu" diye yorumlamaktır. Aynı şekilde, bir bildirimin gelmemesi de tebliğ edilmiş bir evrakın sonuçlarını ortadan kaldırmaz.

Süreler Hangi Tarihten İşler

Başlangıç karosundan hafta sonu bloğunu aşıp bitiş karosuna uzanan takvim ızgarası

Bildirim ayarları, sonuçta süre takibine hizmet eder; bu yüzden sürelerin nasıl işlediğini hatırlamak gerekir. Gün olarak belirlenen sürelerde tebliğ günü sayılmaz; hafta, ay ve yıl sürelerinde ise süre, başladığı güne karşılık gelen günde sona erer (HMK m.92). Resmî tatiller süreye dahildir. Yalnızca son gün hafta sonuna ya da resmî tatile denk gelirse süre izleyen ilk iş günü mesai sonunda biter (HMK m.93). Arife günü yarım gün olsa da süreyi uzatmaz.

HMK'da yazılı yargılamada cevap dilekçesi süresi iki hafta, istinaf süresi de iki haftadır. Bunların dışındaki süreler ilgili usul kanununa ve işlemin türüne göre değişir; emin olmadığınız bir süreyi hafızanızdan yazmak yerine kanun metninden doğrulamanız gerekir. Varsayımsal bir örnek verelim: Elektronik bir tebligat, beşinci günün sonunda bir Pazartesi günü tebliğ edilmiş sayılsın ve iki haftalık bir süre söz konusu olsun. Hafta süresi başladığı güne karşılık gelen günde biteceği için süre, iki hafta sonraki Pazartesi günü sona erer. Bu tarih bir resmî tatile denk gelmiyorsa ek bir kayma olmaz.

DurumSüre başlangıcıDikkat edilecek nokta
UETS ile elektronik tebligatUlaşma tarihini izleyen beşinci günün sonunda tebliğ sayılırOkuma veya açma süreyi değiştirmez
Portal içi bildirimSüre başlatmazYalnızca bilgilendirme amaçlıdır
Gün olarak belirlenen süreTebliğ günü sayılmazResmî tatiller süreye dahildir
Hafta, ay veya yıl süresiBaşladığı güne karşılık gelen günde biterSon gün tatile denk gelirse ilk iş günü mesai sonu

Bu tabloyu bir referans olarak büronuzda görünür bir yerde tutabilirsiniz. Kritik nokta, sürenin başlangıcının bildirime değil tebliğe bağlı olmasıdır. Hesabı elle yapıyorsanız tebliğ tarihini, süre türünü, son günü ve tatil düzeltmesini ayrı ayrı yazmak, hataları görünür kılar. Hesabı bir araçla yapıyorsanız da sonucu bir kez elle doğrulamak iyi bir alışkanlıktır. Ücretsiz hukuki süre hesaplama aracı bu kontrol için pratik bir başlangıç noktası olabilir.

Süre kontrol notu: Evrak türü: [tebligat türü] — Tebliğ edilmiş sayıldığı tarih: [tarih] — Süre türü: [gün/hafta/ay] — Hesaplanan son gün: [tarih] — Son gün tatile denk geliyor mu: [evet/hayır] — Kontrol eden: [ad].

Büroda Roller ve Sorumluluk Paylaşımı

Ortak belge yığınını paylaşan dört masa bloğu ve her birinin üstündeki çan simgesi

Bildirim ve tebligat takibi, bireysel bir alışkanlık olmanın ötesinde bir büro sürecidir. Ortak, avukat, sekreter ve stajyerin bu süreçteki rolleri farklıdır. Ortak ya da sorumlu avukat, sürelerin doğruluğundan nihai olarak sorumludur. Avukat, kendi dosyalarındaki gelişmeleri izler ve süre kararlarını verir. Sekreter, gelen evrakı kayda alır ve takvime işler. Stajyer ise çoğunlukla kontrol ve hazırlık işlerinde destek olur. Bu görev paylaşımı yazılı değilse, her kişi bir başkasının baktığını varsayabilir ve evrak kimsenin elinde kalmaz.

Rol ayrımı yetki ayrımını da gerektirir. Her çalışanın her dosyada aynı işlemi yapabilmesi, hata riskini artırır. Örneğin süreyi onaylama yetkisinin avukatta, kayda alma işinin sekreterde olması, bir hatanın erken yakalanma ihtimalini yükseltir. Büro büyüdükçe bu ayrım daha da önem kazanır; çünkü dosya sayısı arttıkça tek bir kişinin hafızasına dayanan takip sürdürülemez hale gelir.

Yedekleme de rol planının bir parçasıdır. Bir çalışan izinli, hasta ya da duruşmadayken bildirim akışının kime devredildiği önceden belirlenmelidir. Bu devir, "bir bakarsın" düzeyinde sözlü bir anlaşma yerine, tarihli ve yazılı bir not olarak tutulmalıdır. Bunun en büyük faydası, süre kaçırıldığında sorumluluğu tartışmak yerine, kaçırılmadan önce süreci güvenceye almaktır.

Müvekkil iletişimi de bu akışa girer. Bir gelişmeyi müvekkile ne zaman ve hangi içerikle aktaracağınız, bildirimi gören kişiye bağlı kalmamalıdır. Bu konuda büro içinde standart bir bilgilendirme şablonu hazırlamak, hem iş yükünü hafifletir hem de tutarlı bir iletişim sağlar. Ancak hukuki değerlendirme gerektiren içerikler, her zaman sorumlu avukatın kontrolünden geçmelidir.

Özel Durumlar ve İstisnalar

Ortasında yaz güneşi bloğu bulunan ve ötesine uzanan yol içeren takvim şeridi

Bildirim akışını ve süre takibini en çok zorlayan dönem adli tatildir. Adli tatil her yıl 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasındadır. Hukukta süreler adli tatilde durmaz; yalnızca son günü tatile rastlayan süre, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar (HMK m.104). Bu, genellikle 7 Eylül'e karşılık gelir. İdari yargıda bu uzama 7 gündür (İYUK m.8/3); tutuksuz ceza işlerinde ise 3 gündür (CMK m.331). İcra takip işlemlerinde ve tutuklu işlerde ise böyle bir uzama yoktur. "Adli tatilde son gün ilk iş gününe kayar" demek yanlıştır.

Tatil döneminde birçok avukat izne çıkar ve bildirimlere bakma sıklığı düşer. Oysa bu dönemde de tebligat gelmeye devam eder ve tebliğ edilmiş sayılma süreci işler. Bu yüzden tatil öncesinde bildirim ve UETS takibinin kime devredildiğini netleştirmek, tatil sırasında dönüşümlü bir kontrol düzeni kurmak gerekir. Tatilden dönüşte ilk iş, birikmiş tebligat ve bildirimleri sistematik biçimde taramak olmalıdır.

Bir başka özel durum, bildirimin geldiği ama içeriğinin belirsiz olduğu durumlardır. Kısa bir iletiden hangi sürenin başladığını anlayamıyorsanız, dosyayı açıp evrakı okumadan hesap yapmayın. Benzer şekilde, bir bildirimin gelmediğini fark ederseniz bunu bir arıza işareti sayıp iletişim bilgilerinizi ve filtrelerinizi kontrol edin; ama tebligat kutusuna bakmayı bildirimin gelmesine bağlamayın.

ℹ️
Uzama her işte aynı değildir. Adli tatildeki ek süre iş türüne göre değişir; icra takip işlemlerinde ve tutuklu işlerde uzama yoktur.

MÜHLET ile Bildirim ve Süre Takibi

Zarfın analiz küpüne girip takvim karosu ve çan simgeleri üretmesini gösteren izometrik çizim

Yukarıdaki rutini elle yürütmek mümkündür; ancak dosya sayısı arttıkça yorucu hâle gelir. MÜHLET, bu yükü azaltmak için tasarlanmış bir süre takip ve tebligat yönetim platformudur. Her özellik, bu yazıda anlattığımız bir dertle ilişkilidir.

UETS'e düşen e-tebligatları tarayıcı eklentisiyle, sizin bilgisayarınızda ve sizin kendi oturumunuzla otomatik alır; UETS entegrasyonu sayesinde şifreniz MÜHLET'e verilmez. MÜHLET sunucuları UYAP'a bağlanmaz ve UETS'e de bağlanmaz. Bu, tebligat kutusuna bakmayı unutma derdine karşılık gelir. Yapay zekâ, tebligatı analiz ederek mahkemeyi, esas numarasını, tarafları ve tebligat türünü çıkarır; her çıktı bağımsız bir usul kuralı motoruyla doğrulanır ve düşük güvende sizden onay istenir (yapay zekâ tebligat analizi). Bu, evrakı tek tek okuyup sınıflama yükünü hafifletir.

Süreleri Türk adli takvimine göre, adli tatil, resmî tatil ve hafta sonu düzeltmeleriyle hesaplar (süre takibi). Son güne kadar e-posta, SMS ve uygulama ya da tarayıcı bildirimiyle kademeli olarak hatırlatır (bildirim sistemi). Ayrıca takvim senkronizasyonu, iOS ve Android mobil uygulama, ortak, avukat, sekreter ve stajyer için rol bazlı yetki ile dava, müvekkil, duruşma ve görev yönetimi sunar.

Veriler KVKK uyumlu biçimde Türkiye'de barındırılır. Hizmet tebligat kredisiyle çalışır ve ilk kullanımda ücretsiz deneme kredisi verilir; ayrıntılar için fiyatlar sayfasına bakabilirsiniz. MÜHLET, UYAP bildirimlerinin yerine geçen bir şey değildir; tebligat kaydınızı süre hesabına bağlamanıza yardımcı olan bir takip katmanıdır, nihai karar daima avukattadır.

Sık Yapılan Hatalar

Uyarı üçgenleri ve amber bir tahtayla onarılan kırık köprü bloğu bulunan yol

Bu konuda en sık görülen hata, bildirimi tebligatla karıştırmaktır. Bildirim gelmeyince "tebliğ olmadı" diye düşünmek ya da bildirim gelince "süre başladı" diye hesap yapmak, aynı yanılgının iki yüzüdür. Süre hesabının dayanağı tebliğ kaydıdır. İkinci sık hata, evrakı erken açarak ya da geç açarak sürenin değişeceğini varsaymaktır; elektronik tebligatta okuma süre başlangıcını değiştirmez.

Üçüncü hata, ayarları bir kez yapıp unutmaktır. İletişim bilgileri eskir, filtreler önemli iletileri ayıklar, cihazlar değişir. Dördüncü hata, takibi tek bir kişiye bağlamaktır; o kişinin izni, hastalığı ya da işten ayrılması tüm akışı durdurabilir. Beşinci hata, adli tatilde sürelerin durduğunu sanmaktır. Süreler durmaz; yalnız son günü tatile rastlayanlar tatil bitiminden itibaren bir hafta uzar ve bu uzama icra takip işlemleri ile tutuklu işlerde yoktur.

Altıncı hata, hesabı doğrulamadan takvime yazmaktır. Hafta sonu ya da resmî tatil düzeltmesi unutulduğunda son gün bir gün erken ya da geç yazılabilir; erken yazmak zarar vermez, ama geç yazmak süre kaçırtır. Yedinci hata, hatırlatmayı son güne bırakmaktır. Kademeli hatırlatma, işin hazırlanması için yeterli zaman bırakır; tek bir son gün hatırlatması ise çoğu zaman çok geç gelir.

Bu hataların hemen hepsi, kişisel dikkat eksikliğinden çok sürecin tasarımındaki boşluklardan kaynaklanır. Bu nedenle çözüm de bireysel çaba yerine, çok katmanlı ve kayıt altındaki bir düzen kurmaktır. Bildirimi tetikleyici, tebligat kaydını dayanak, takvimi hatırlatıcı, ikinci göz kontrolünü güvence olarak konumlandırdığınızda, tek bir hatanın süre kaçırmaya dönüşme ihtimali belirgin biçimde azalır.

Sık Sorulan Sorular

UYAP bildirimi tebligat yerine geçer mi?

Hayır. Tebligat UETS veya Tebligat Kanunu'na göre yapılır. Portal içi bildirimler bilgilendirme amaçlıdır ve süre hesabında dayanak olarak kullanılmamalıdır.

Bildirim gelmezse tebligat yapılmamış sayılır mı?

Hayır. Bildirimin gelmemesi, usulüne uygun yapılmış bir tebliğin sonuçlarını ortadan kaldırmaz. UETS kutusunu bildirimden bağımsız olarak düzenli kontrol etmek gerekir.

Elektronik tebligatı açmazsam süre başlar mı?

Evet. Elektronik tebligat, elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır. Okumak veya açmak süreyi öne çekmez, açmamak ertelemez; tebliğ için onay da gerekmez.

Adli tatilde süreler durur mu?

Hayır, süreler durmaz. Son günü adli tatile rastlayan süre, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar; idari yargıda 7 gün, tutuksuz ceza işlerinde 3 gün uzar. İcra takip işlemleri ve tutuklu işlerde uzama yoktur.

MÜHLET UYAP'a bağlanır mı?

MÜHLET sunucuları UYAP'a bağlanmaz. UETS'e düşen e-tebligatlar, tarayıcı eklentisi aracılığıyla sizin bilgisayarınızda ve kendi oturumunuzla alınır; şifreniz MÜHLET'e verilmez.

Bildirim ayarlarımı ne sıklıkla kontrol etmeliyim?

Kesin bir aralık yoktur; ancak iletişim bilgileriniz değiştiğinde ve düzenli aralıklarla, örneğin her yarıyıl başında, bildirim akışını gözden geçirmek sessiz arızaları erken yakalamanızı sağlar.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için hukuki değerlendirme gerekir.

  • #uyap bildirimleri
  • #uets e tebligat
  • #sure takibi
  • #avukat is akisi
  • #bildirim yonetimi
M

MÜHLET

Avukatlar için süre yönetimi ve elektronik tebligat alanında uygulamaya dönük içerikler üreten MÜHLET ekibi.