
UYAP'ta Gönderilen Dilekçenin İspatı: Loglar
UYAP'ta gönderilen dilekçenin ispatı için gönderim kaydı, evrakın dosyada görünmesi ve e-imza zamanı nasıl saklanır? Avukatlar için pratik rehber.

İçindekiler
- Kısa Cevap: İspat Neye Dayanır?
- Gönderim Sonrası Oluşan Kayıt ve Alındı Bilgisi
- Evrakın Dosyada Görünmesi Neden Önemli?
- E-İmza Zaman Bilgisi Ne İşe Yarar?
- Ekran Görüntüsü ve PDF Saklama: Adım Adım Rutin
- Süre Son Gününde Gönderim: Özel Durumlar
- Hukuki Çerçeve: Süre Hesabı ve Tebligatla İlişki
- MÜHLET ile Süre ve Tebligat Takibini Güvenceye Almak
- Sık Yapılan Hatalar
- Sık Sorulan Sorular
UYAP'ta gönderilen dilekçenin ispatı tek bir belgeye değil, birbirini tamamlayan kayıtlara dayanır: gönderim sonrasında oluşan kayıt veya alındı bilgisi, evrakın dosyada görünmesi, e-imzanın taşıdığı zaman bilgisi ve sizin sakladığınız ekran görüntüsü ile PDF nüshası. Bu kayıtların hiçbiri tek başına "kusursuz delil" sayılmamalı; en güçlü savunma, hepsini gönderimden hemen sonra toplayıp düzenli saklamaktır. Süre son gününde yapılan gönderimlerde bu alışkanlık, olası bir itirazı daha başlamadan bitirir. Aşağıda hangi kaydın ne işe yaradığını, nasıl saklanacağını ve nelerden kaçınılacağını meslektaşlar için pratik biçimde anlatıyorum.
Kısa Cevap: İspat Neye Dayanır?

Örneğin Ankara'da icra ağırlıklı çalışan bir avukat, akşam saatlerinde bir itiraz dilekçesini sisteme yüklüyor ve işlemi tamamlıyor. Ertesi sabah karşı taraf, dilekçenin süresinde verilmediğini ileri sürüyor. Avukatın elinde yalnızca "gönderdim" cümlesi varsa tartışma zayıf zeminde başlar. Elinde gönderim sonrası kayıt, dosyada görünen evrak, e-imzalı PDF ve kendi aldığı ekran görüntüsü varsa tartışma çok kısa sürer.
Bu yüzden ispatı tek bir "log" kavramına indirgemek yanıltıcıdır. Mesleki dilde "log" dediğimizde aslında üç ayrı katmanı kastediyoruz. Birincisi, sistemin gönderim anında kendiliğinden ürettiği kayıtlar; bunlar sizin kontrolünüz dışında oluşur ve bu yüzden güvenilirlikleri yüksektir. İkincisi, belgenin kendisinde taşınan bilgiler; e-imzanın zaman bilgisi bu gruptadır. Üçüncüsü, sizin ürettiğiniz yardımcı kayıtlar; ekran görüntüleri, kaydedilmiş PDF nüshaları ve büro içi not düzeni bu gruba girer.
Bir uyuşmazlıkta hangi kaydın ağırlık taşıyacağını önceden bilemezsiniz. Mahkeme sistemde görünen kaydı esas alabilir, karşı taraf belge üzerindeki bilgilere itiraz edebilir, müvekkil ise sadece "gönderildi mi, gönderilmedi mi" sorusuna cevap bekler. Her katmanı ayrı ayrı güvence altına almak, hangi yönden gelirse gelsin itiraza hazırlıklı olmanızı sağlar.
Bu yazıda UYAP'ın iç işleyişine dair varsayımda bulunmuyorum; kamu sisteminin hangi kaydı ne kadar süre tuttuğu, hangisine avukatın erişebildiği gibi ayrıntılar sistemin sunduğuna ve güncel uygulamaya bağlıdır. Bu nedenle odağım, sizin kontrol edebildiğiniz kısımdadır: gönderimin hemen ardından hangi kanıtları, hangi düzenle saklamanız gerektiği.
Büro yönetimi açısından da bu ayrım değerlidir. Sekreter veya stajyerin gönderimi yaptığı bürolarda, sorumlu avukatın kayıtları görebilmesi ve gerektiğinde tek bakışta "bu dilekçe ne zaman, kim tarafından gönderildi" sorusunu cevaplayabilmesi gerekir. Bunun için kayıtların kişisel masaüstlerinde değil, ortak ve erişimi yetkilendirilmiş bir klasörde durması yerinde olur. Böylece bir ekip üyesinin izne çıkması veya işten ayrılması, ispat zincirini koparmaz; eski dosyalara dönüldüğünde de her kayıt aynı yerde ve aynı düzende bulunur.
Kısacası ispat bir an meselesi değil, bir alışkanlık meselesidir. Gönderim bitince "tamam" deyip sekmeyi kapatmak yerine birkaç dakikalık bir doğrulama ve saklama rutini, yıllar sonra ortaya çıkabilecek bir tartışmada büronuzu korur. Sonraki bölümlerde bu rutinin her parçasını açıyorum.
Gönderim Sonrası Oluşan Kayıt ve Alındı Bilgisi

Bir dilekçe başarıyla gönderildiğinde sistem, işlemin tamamlandığına dair bir kayıt veya alındı bilgisi üretir. Bu kayıt, ispat zincirinin ilk ve en değerli halkasıdır; çünkü gönderim anını sizin elinizle değil, sistemin kendisi tespit eder. Buradaki kritik nokta, kaydın hangi biçimde göründüğünü ezbere varsaymamak, her gönderimde ekranda gerçekte ne belirdiğine bakmaktır.
Pratikte en sık yapılan hata, gönderim butonuna basıldıktan sonra sonucun kontrol edilmemesidir. Ağ kesintisi, oturum zaman aşımı veya yarım kalan yükleme gibi durumlarda işlem tamamlanmamış olabilir; ekranda onay görmediğiniz bir gönderimi tamamlanmış saymanız büyük risktir. Gönderimin bittiğini gösteren kaydı gördüğünüzden emin olmadan işlemi bitmiş kabul etmeyin.
Kaydın içinde aradığınız bilgiler
Alındı veya kayıt bilgisinde sizin için önemli olan unsurlar şunlardır: işlemin hangi tarih ve saatte tamamlandığı, hangi dosyaya yönelik yapıldığı ve hangi evrakın gönderildiği. Bu üç bilgi birlikte, "şu dilekçe şu dosyaya şu anda ulaştı" cümlesini kurmanıza yeter. Biri eksikse, diğer kayıtlarla tamamlamanız gerekir.
Kaydı sakladığınızdan emin olun
Kayıt ekranda göründüğü anda onu saklayın. Ekranın bir daha aynı biçimde açılacağını varsaymak, ileride aynı bilgiye aynı kolaylıkla ulaşabileceğinizi varsaymak demektir. Sistemin sunduğu çıktı veya kayıt seçeneği varsa onu da alın; yoksa ekran görüntüsüyle yetinin. Önemli olan, kaydın gönderim anına ait olduğunun anlaşılabilmesidir: görüntüde tarih ve saatin okunur durması, görüntünün kırpılarak anlamsız hale gelmemesi gerekir.
Büro içinde bu kayıtların kim tarafından, nereye ve hangi adlandırmayla kaydedileceği önceden belirlenmelidir. Avukatın gönderip sekreterin sakladığı bir düzende, kaydın kimde olduğu belli değilse ihtiyaç anında dakikalarca arama yapılır. Basit bir kural yeterlidir: gönderimi yapan kişi, kaydı da aynı dakikada dosya klasörüne koyar.
Evrakın Dosyada Görünmesi Neden Önemli?

Gönderim kaydı, işlemin yapıldığını söyler; evrakın dosyada görünmesi ise işlemin sonucunu gösterir. İkisi birbirini doğrular. Dilekçe dosyanın evrak listesinde yerini aldığında, hem sizin hem karşı tarafın hem de mahkemenin aynı belgeyi aynı dosyada görebildiği ortaya çıkar. Bu, "ulaşmadı" itirazına karşı en somut cevaplardan biridir.
Bu nedenle gönderimden sonra dosyayı yeniden açıp evrakın listede göründüğünü kontrol etmek, yalnızca titizlik değil, ispat tedbiridir. Kontrol sırasında dikkat edeceğiniz noktalar basittir: doğru dosyaya mı eklendi, doğru evrak mı yüklendi, belge açıldığında içerik eksiksiz mi görünüyor? Yanlış dosyaya gönderilen bir dilekçenin ispatı, hatalı gönderimin kendisi kadar sorun yaratır.
Evrakın dosyada görünmesi bazı durumlarda anında olmayabilir. Sistem yoğunluğu veya işlemin kendi akışı nedeniyle kısa bir bekleme yaşanabilir. Böyle bir durumda paniğe kapılmadan, belirli aralıklarla kontrol edin ve her kontrolün ekran görüntüsünü alın. Evrak görünmüyorsa ve gönderim kaydınız da yoksa, gönderim hiç tamamlanmamış olabilir; bu durumda süre son günüyse vakit kaybetmeden alternatif yolları değerlendirmelisiniz.
Dosya ekranındaki görüntüyü saklarken evrakın yanında görünen bilgilerin okunur olmasına özen gösterin. Ekran görüntüsünde dosya kimliğini ve evrakı aynı karede görmek, ileride kaydın hangi dosyaya ait olduğunu açıklamak için ayrıca belge aramanıza gerek bırakmaz. Müvekkil bilgisi gibi kişisel veriler içeren kısımları ise dışarıyla paylaşacağınız kopyalarda kapatmayı unutmayın.
E-İmza Zaman Bilgisi Ne İşe Yarar?

Dilekçeyi elektronik imzayla imzalamak, belgenin kimden çıktığını ve imzalandıktan sonra değişmediğini ortaya koyar. İmzanın taşıdığı zaman bilgisi ise belgenin hangi anda imzalandığına dair ek bir iz sağlar. Bu bilgi, gönderim kaydıyla birlikte okunduğunda anlam kazanır: belge şu anda imzalandı, sistem şu anda aldı.
Buradaki dikkat noktası şudur: imza zamanı ile gönderim zamanı aynı şey değildir. Dilekçeyi akşam imzalayıp ertesi gün göndermek mümkündür; bu durumda imza zamanı gönderim anını göstermez. Süre tartışmasında belirleyici olan, belgenin sisteme ulaştığı andır. İmza bilgisi bunu tek başına kanıtlamaz, ancak gönderim kaydıyla uyumlu olduğunda tabloyu güçlendirir.
Uyumsuzluk görünen durumlar da olabilir. İmza zamanının gönderim kaydından çok önce olması, belgenin hazırlandıktan sonra bir süre beklediğini gösterir ve normaldir. Ancak imza zamanının gönderim kaydından sonra görünmesi, bir tutarsızlığa işaret eder ve nedeninin araştırılması gerekir. Böyle bir durumda kayıtları saklamak ve sürecin her aşamasını belgelemek daha da önemlidir.
İmzalı PDF'i saklarken belgenin imzalı hali ile imzasız taslağını karıştırmayın. Büro klasöründe yalnızca imzalı nüshanın "gönderilen sürüm" olarak işaretlenmesi, ileride yanlış dosyanın sunulması riskini ortadan kaldırır. Taslak sürümler ayrı bir alt klasörde kalmalı, gönderilen nüsha ise değiştirilmeden saklanmalıdır.
Belge üzerindeki imza bilgisini kontrol etmek için gönderimden sonra imzalı PDF'i bir kez açıp imzanın geçerli göründüğünü doğrulamak yeterlidir. Bu küçük kontrol, bozuk veya eksik imzalı bir belgenin fark edilmeden arşive girmesini önler. İmza doğrulaması başarısız görünüyorsa durumu ihmal etmeyin; belgeyi yeniden imzalayıp göndermek gerekebilir ve bu karar, süre henüz bitmemişken verilmelidir.
E-imza cihazının ve sertifikasının geçerlilik süresini takip etmek de bu başlığın parçasıdır. Süre son günü, imza aracının çalışmadığını fark etmek için en kötü andır. Aracı ve sertifikayı önceden denemek, son gün sürprizlerinin önüne geçer.
Ekran Görüntüsü ve PDF Saklama: Adım Adım Rutin

Sistemin kayıtları ne kadar güvenilir olursa olsun, kendi arşivinizi tutmak mesleki bir zorunluluk gibi düşünülmelidir. Çünkü ihtiyaç duyduğunuz an, genellikle sistemden kayıt almanın en zor olduğu andır: yoğun bir duruşma haftası, bir denetim veya müvekkille yaşanan bir anlaşmazlık. Aşağıdaki rutin, her gönderimde aynı sırayla uygulandığında kısa sürer ve alışkanlığa dönüşür.
- Gönderimi tamamlayın. İşlemin bittiğini gösteren onayı ekranda görmeden sayfayı kapatmayın.
- Kayıt ekranını görüntüleyin. Gönderim sonrası oluşan kayıt veya alındı bilgisinin ekran görüntüsünü, tarih ve saat okunacak biçimde alın.
- Dosyayı yeniden açın. Evrakın dosyada göründüğünü doğrulayın ve bu görünümün de ekran görüntüsünü alın.
- İmzalı PDF'i kaydedin. Gönderilen nüshayı, sonradan değiştirilmeyecek biçimde dosya klasörüne koyun.
- Tutarlı adlandırın. Dosya adına tarih, mahkeme ve dilekçe türünü ekleyerek aramayı kolaylaştırın.
- Yedekleyin. Aynı klasörü büro içinde ikinci bir yere de kopyalayın.
Bu altı adım ilk başta ağır görünebilir; oysa alışkanlık haline geldiğinde birkaç dakikadan fazla sürmez. Asıl maliyet, bu adımları atlamanın yıllar sonra ortaya çıkan bedelidir. Rutini büro içinde yazılı hale getirmek, stajyer ve sekreterlerin de aynı standardı uygulamasını sağlar.
Hangi kayıt ne işe yarar?
Aşağıdaki tablo, elinizdeki kayıtların ne gösterdiğini ve nasıl saklanması gerektiğini özetler. Kayıtlar birbirinin yerine geçmez, birlikte anlam kazanır.
| Kayıt türü | Neyi gösterir | Nasıl saklanır |
|---|---|---|
| Gönderim sonrası kayıt / alındı bilgisi | İşlemin sistem tarafından tamamlandığını ve zamanını | Ekran görüntüsü ve varsa çıktı |
| Evrakın dosyada görünmesi | Belgenin dosyaya ulaştığını | Dosya görünümünün ekran görüntüsü |
| E-imza zaman bilgisi | Belgenin imzalandığı anı | İmzalı PDF'in değiştirilmemiş nüshası |
| Kendi arşiviniz | Tüm kayıtların bir arada tutulduğunu | Adlandırılmış klasör ve ikinci yedek |
Süre Son Gününde Gönderim: Özel Durumlar

İspat sorunu en çok süre son gününde, özellikle mesai bitimine yakın saatlerde ortaya çıkar. Gönderimin tam zamanının tartışmalı olabileceği bu anlarda kayıtların niteliği belirleyici hale gelir. Bu nedenle son güne bırakılan işlerde, gönderimi mümkün olduğunca erkene almak ve kayıt rutinini eksiksiz uygulamak gerekir.
Son gün hafta sonuna veya resmî tatile denk geliyorsa süre izleyen ilk iş günü mesai sonunda biter. Bu kuralı doğru uygulamak ayrı bir konudur ve ispattan önce gelir: önce sürenin gerçekten ne zaman bittiğini doğru hesaplamalısınız. Hesabı kontrol etmek için hukuki süre hesaplama aracını kullanabilirsiniz. Adli tatilde ise süreler durmaz; son günü tatile rastlayan süre, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar. Bu uzamanın istisnaları da vardır: idari yargıda ve tutuksuz ceza işlerinde farklı uzama süreleri uygulanır, icra takip işlemlerinde ve tutuklu işlerde ise uzama yoktur.
Teknik sorunlar ayrı bir başlıktır. Sistem erişilemiyorsa, yükleme tamamlanmıyorsa veya imza aracı çalışmıyorsa, yaşadığınız sorunu da kayıt altına almanız gerekir. Hata ekranının görüntüsü, sorunun yaşandığı saat ve yeniden deneme girişimleriniz, olayın nasıl geliştiğini anlatan kanıtlardır. Bu kayıtların hukuki sonuçları somut olaya göre değerlendirilir; bu yüzden sorun yaşadığınızda alternatif gönderim yollarını araştırmak ve gelişmeleri tarih sırasıyla not etmek en güvenli yaklaşımdır.
Son gün gönderiminde bir başka risk, kontrol için vakit kalmamasıdır. Gönderimi mesai bitiminden dakikalar önce yapıp kayıt ve dosya doğrulamasını atlamak, olası bir itirazda elinizi zayıflatır. Mümkünse son güne bırakmayın; bırakmak zorundaysanız doğrulama adımları için de vakit ayırın.
Kontrol notu: Gönderim tarih ve saati: ...; Dosya: ...; Evrak dosyada göründü: evet; Ekran görüntüleri klasöre alındı: evet; İmzalı PDF klasörde: evet; Notu düşen: ...
Hukuki Çerçeve: Süre Hesabı ve Tebligatla İlişki

Gönderim ispatı, tek başına bir süre meselesi değildir; sürenin ne zaman başladığı ve ne zaman bittiği ile birlikte düşünülmelidir. Dilekçenizin süresinde verilip verilmediğini ispat edebilmek için önce süreyi doğru hesaplamış olmanız gerekir. Hesapta temel kurallar bellidir: gün olarak belirlenen sürelerde tebliğ günü sayılmaz; hafta, ay ve yıl sürelerinde süre başladığı güne karşılık gelen günde biter. Resmî tatiller süreye dahildir; yalnızca son gün hafta sonu veya resmî tatile denk gelirse süre izleyen ilk iş günü mesai sonunda biter. Arife günü gibi yarım günler süreyi uzatmaz.
Sürenin başlangıcı çoğu zaman bir tebligata bağlıdır. Elektronik tebligatta, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır. Muhatap açmasa da okumasa da bu sonuç doğar; okundu işareti süre başlangıcını değiştirmez, erken açmak süreyi öne çekmez, geç açmak ertelemez. Tebliğ için muhatabın onay vermesi de gerekmez. Bu kural, hem aldığınız tebligatların süresini hem de karşı tarafa yapılan tebligatların sonuçlarını doğru okumak için önemlidir.
İspat açısından bunun anlamı şudur: sürenin başlangıcı ve bitişi hesaplamayla belirlenir; gönderim anı ise kayıtlarla ispatlanır. İki taraf birleştiğinde "süresinde verildi" sonucuna ulaşılır. Hesabı yanlış yapıp kayıtları mükemmel tutmuş olmak, ya da hesabı doğru yapıp kayıtları ihmal etmek, aynı sonucu doğurmaz; ikisi birlikte gereklidir.
Süre tartışmasında gerekçe olarak kullanacağınız hesabın nasıl yapıldığını da dosyada tutmak iyi bir uygulamadır. Tebligat ulaşma tarihi, uygulanan süre türü ve hesaplanan son gün, kısa bir not halinde gönderim kayıtlarının yanında durursa, ileride hesabın dayanağı ayrıca araştırılmak zorunda kalmaz. Burada genel çerçeveyi anlattım; her usul kanununda süreler ve istisnalar farklılaşabildiği için somut olayda ilgili kanundaki düzenlemeye bakmanız gerekir.
MÜHLET ile Süre ve Tebligat Takibini Güvenceye Almak

Dilekçenin ispatı çoğu zaman bir sürenin içinde yapılan gönderime bağlıdır; dolayısıyla süreyi doğru takip etmek, ispat derdinin yarısını baştan çözer. MÜHLET bu noktada yardımcı olur. Platform, UETS'e düşen e-tebligatları tarayıcı eklentisiyle, avukatın kendi bilgisayarında kendi oturumuyla alır; şifre MÜHLET'e verilmez ve MÜHLET sunucuları UYAP'a bağlanmaz. Bu işleyişi UETS entegrasyonu sayfasında ayrıntılı bulabilirsiniz.
Yapay zekâ tebligatı analiz eder; mahkemeyi, esas numarasını, tarafları ve tebligat türünü çıkarır. Her çıktı bağımsız bir usul kuralı motoruyla doğrulanır ve güven düşükse avukattan onay istenir. Ayrıntılar için yapay zekâ tebligat analizi sayfasına bakabilirsiniz. Süreler Türk adli takvimine göre, adli tatil, resmî tatil ve hafta sonu düzeltmeleriyle hesaplanır; süre takibi özelliği bu hesabı sizin yerinize yapar.
Son güne kadar kademeli olarak e-posta, SMS ve uygulama veya tarayıcı bildirimiyle hatırlatma yapılır; ayarlar için bildirim sistemi sayfasına göz atabilirsiniz. Büro tarafında rol bazlı yetki (ortak, avukat, sekreter, stajyer), takvim senkronizasyonu, iOS ve Android mobil uygulama ile dava, müvekkil, duruşma ve görev yönetimi bulunur. Veriler KVKK uyumlu biçimde Türkiye'de barındırılır. Platform tebligat kredisiyle çalışır ve ilk kullanımda ücretsiz deneme kredisi verilir; koşullar için fiyatlar sayfasına bakabilirsiniz.
MÜHLET, UYAP'taki gönderim kayıtlarınızın yerini almaz; amacı, sürenin kaçmaması ve hesabın doğru yapılmasıdır. Gönderim anındaki kayıtları saklama rutini ise sizin elinizde kalır. İkisi birlikte çalıştığında hem süre riski hem ispat riski küçülür.
- ✓ Gönderim sonrası kayıt veya alındı bilgisinin ekran görüntüsü alındı
- ✓ Evrakın dosyada göründüğü doğrulandı ve görüntülendi
- ✓ İmzalı PDF değiştirilmeden klasöre kaydedildi
- ✓ Sürenin son günü ve hesap notu dosyaya eklendi
- ✓ Klasör ikinci bir yere yedeklendi
Sık Yapılan Hatalar

İspat sorunlarının büyük kısmı, hukuki bir inceliğe değil, günlük alışkanlık eksikliğine dayanır. İlk hata, gönderimden sonra hiçbir kayıt almamaktır. "Sistem zaten tutuyordur" düşüncesi, erişemediğiniz bir kayda güvenmek anlamına gelir. Kendi arşivinizi tutmak, bu güveni sizin kontrolünüze alır.
İkinci hata, ekran görüntüsünü eksik almaktır. Tarih ve saatin görünmediği, dosya bilgisinin kırpıldığı veya hangi evraka ait olduğu belli olmayan bir görüntü, ispat değerini büyük ölçüde kaybeder. Görüntüyü alırken dosya, evrak ve zaman bilgisinin aynı karede görünmesine özen gösterin. Üçüncü hata, imzalı ve imzasız nüshaları karıştırmaktır; yanlış nüshayı sunmak ya da gönderilen nüshayı bulamamak ciddi bir güven kaybına yol açar.
Dördüncü hata, kayıtları kişisel bilgisayarda tek kopya olarak tutmaktır. Disk arızası, çalınma veya kazara silme, yıllarca biriken arşivi bir anda yok edebilir. En az iki ayrı yerde yedek bulundurun ve yedeğin gerçekten açılabildiğini zaman zaman deneyin. Beşinci hata, kayıtların ancak sorun çıktığında aranmasıdır; o zaman bulmak hem zor hem stresli olur.
Altıncı hata, kişisel verilerin gelişigüzel paylaşılmasıdır. Ekran görüntülerinde müvekkil bilgileri bulunabilir; bu görüntüleri üçüncü kişilerle veya e-posta zincirlerinde paylaşırken gerekli olmayan kısımları kapatmak, KVKK açısından da önemlidir. Son olarak, sürenin kendisini hatalı hesaplamak da ispatı anlamsız kılar; gönderimi kusursuz kaydetseniz bile süre dışı kalmışsanız kayıtlar size yaramaz.
Bu hataların hepsinin ortak çaresi bir büro standardıdır. Kimin ne zaman ne yapacağı yazılı olduğunda, işler bireylerin hafızasına değil sürece dayanır. Stajyerin de, ortak avukatın da aynı adımları uyguladığı bir büro, ispat tartışmasına her zaman hazırdır.
Sık Sorulan Sorular
UYAP'ta gönderdiğim dilekçenin ulaştığını nasıl ispatlarım?
Tek bir kayda değil, birkaç kaydın birlikte okunmasına dayanın: gönderim sonrası oluşan kayıt veya alındı bilgisi, evrakın dosyada görünmesi, imzalı PDF ve kendi aldığınız ekran görüntüleri. Bu kayıtları gönderimden hemen sonra toplayıp düzenli klasörde saklayın.
Ekran görüntüsü tek başına yeterli delil midir?
Ekran görüntüsü yardımcı bir kayıttır; değeri, tarih, saat ve dosya bilgisinin okunur olmasına ve diğer kayıtlarla uyumlu olmasına bağlıdır. Bu yüzden onu tek başına değil, gönderim kaydı ve dosyadaki evrak görünümüyle birlikte saklamak gerekir.
E-imza zaman bilgisi gönderim anını gösterir mi?
Hayır, imza zamanı belgenin imzalandığı anı gösterir; gönderim anı ayrıdır. Belgeyi bir gün imzalayıp ertesi gün gönderebilirsiniz. Süre tartışmasında belirleyici olan belgenin sisteme ulaştığı andır, imza bilgisi bunu destekleyici kayıt olarak kullanılır.
Son gün sistem hata verirse ne yapmalıyım?
Hata ekranının görüntüsünü alın, saati ve yeniden deneme girişimlerinizi not edin, alternatif gönderim yollarını araştırın. Bu kayıtların sonuçları somut olaya göre değerlendirilir; bu nedenle gelişmeleri tarih sırasıyla belgelemek en güvenli yaklaşımdır.
Süre son günü hafta sonuna denk gelirse gönderim ne zamana kadar yapılabilir?
Son gün hafta sonu veya resmî tatile denk geliyorsa süre izleyen ilk iş günü mesai sonunda biter. Adli tatilde ise süreler durmaz; son günü tatile rastlayan süre tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar, idari yargı ve ceza işlerinde farklı uzama süreleri vardır.
MÜHLET UYAP'a bağlanıp dilekçelerimi gönderir mi?
Hayır. MÜHLET sunucuları UYAP'a bağlanmaz. Platform, UETS'e düşen e-tebligatları tarayıcı eklentisiyle sizin bilgisayarınızda ve sizin oturumunuzla alır, süreleri hesaplar ve hatırlatır; dilekçe gönderimi ve gönderim kayıtlarının saklanması sizin kontrolünüzdedir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için hukuki değerlendirme gerekir.
- #uyap
- #dilekce ispati
- #gonderim kaydi
- #e imza
- #sure takibi
MÜHLET
Avukatlar için süre yönetimi ve elektronik tebligat alanında uygulamaya dönük içerikler üreten MÜHLET ekibi.


