
UYAP Ses ve Görüntü Kayıtlarına Erişim
UYAP üzerinden ses ve görüntü kayıtlarına erişim, mahkemenin izni ve mevzuat sınırları içinde olur. Avukatın izleyeceği yolu genel hatlarıyla anlatıyoruz.

İçindekiler
- Kısa Cevap: Kayıtlara Erişim Nasıl İşler?
- Ses ve Görüntü Kayıtları Nedir, Hangi İşlemlerde Ortaya Çıkar?
- Erişimin Mahkeme İzni ve Mevzuat Sınırları
- Adım Adım: Kayda Erişim Talebi ve İnceleme Süreci
- Hangi Taraflar Ne Kadar Erişebilir?
- Hukuki Çerçeve: Yalnızca Kesin Bilinenler
- Özel Durumlar ve İstisnalar
- Kayıt İncelemesini Süre Takibiyle Birlikte Yürütmek
- Büroda Kayıt İncelemesi İçin Kontrol Listesi
- Sık Yapılan Hatalar
- Sık Sorulan Sorular
UYAP üzerinden ses ve görüntü kayıtlarına erişim, her avukata her dosyada otomatik tanınan bir hak değildir; kaydın dosyaya ulaşıp ulaşmadığı, erişime açılıp açılmadığı ve kimin hangi kapsamda inceleyebileceği mahkemenin kararına ve mevzuattaki sınırlara bağlıdır. Dosyada vekil ya da taraf olarak yetkiniz varsa önce kaydın dosyada yer alıp almadığını görür, yer alıyorsa erişim şeklini mahkemenin işleyişine göre belirlersiniz. Kayda ulaşamıyorsanız yapılacak şey, gerekçeli bir talebi mahkemeye iletmek ve sonucu usulüne uygun biçimde takip etmektir. Aşağıda bu süreci, genel işlevleri düzeyinde ve sahadaki pratikle birlikte anlatıyoruz.
Kısa Cevap: Kayıtlara Erişim Nasıl İşler?

Meslek pratiğinde en sık yapılan yanlış, ses ve görüntü kaydına erişimi sıradan bir evrak incelemesi gibi düşünmektir. Evrakın büyük bölümü dosyaya eklendiği anda yetkili kullanıcıların görebileceği hale gelir. Ses ve görüntü kayıtları ise hem verinin niteliği hem de içerdiği kişisel bilgiler nedeniyle daha dikkatli bir çerçevede ele alınır. Kayıtta tanık, sanık, mağdur, bilirkişi, çocuk ya da kimliği gizli tutulması gereken bir kişi bulunabilir; bu yüzden mahkeme, kaydın kimlere ve hangi şartlarla açılacağını değerlendirir.
Bu nedenle ilk soru her zaman şudur: kayıt dosyada gerçekten var mı ve erişim yetkim bu kaydı kapsıyor mu? Dosyaya vekil olarak kaydedilmiş olmanız, dosyadaki evrakı görebilmeniz demektir; ancak bu durum her türlü kaydın doğrudan açılacağı anlamına gelmeyebilir. Mahkeme kalemi, kaydın dosyaya ne zaman ve hangi biçimde eklendiğini, incelemenin hangi usulle yapılacağını size bildirebilir. Kayda erişim engeli varsa gerekçeyi anlamak ve gerekirse yazılı talepte bulunmak mesleki özenin parçasıdır.
İkinci önemli nokta, kaydın hukuki değeridir. Duruşma sırasında alınan bir kayıt ile tutanağa geçen ifade arasında fark olabilir. Avukat, tutanaktaki ifadeyle kayıttaki ifade arasında bir tutarsızlık görüyorsa bu durumu usulüne uygun şekilde mahkemeye bildirmeli, itiraz veya düzeltme talebini süresi içinde yapmalıdır. Süre kaçırıldığında kaydın elinizde olması tek başına bir şey değiştirmez. Bu yüzden kayıt incelemesini dosyadaki diğer süreli işlemlerle birlikte planlamak gerekir.
Üçüncü olarak, erişimin kanıt değeri taşıyan bir işlemle karıştırılmaması gerekir. Kaydı dinlemek veya izlemek ayrı, kaydın bir dilekçeye veya itiraza dayanak yapılması ayrıdır. Dayanak yapacaksanız kaydın hangi oturuma, hangi ifadeye ve hangi bölüme ilişkin olduğunu açıkça belirtmeniz, mahkemenin işini kolaylaştırır. Genel kural olarak kayda yapılan atıf ne kadar net olursa, talebin karşılık bulma ihtimali o kadar yüksek olur.
Ses ve Görüntü Kayıtları Nedir, Hangi İşlemlerde Ortaya Çıkar?

Yargılama sürecinde ses ve görüntü kaydı denince akla ilk olarak duruşma ve ifade kayıtları gelir. Ancak bu başlık altında farklı nitelikte kayıtlar toplanabilir: mahkeme salonunda alınan kayıtlar, uzaktan bağlantı yoluyla gerçekleştirilen işlemlerin kayıtları, soruşturma aşamasında alınan ifadelerin kayıtları ve dosyaya delil olarak sunulan kayıtlar. Her birinin dosyaya girişi, saklanması ve incelenmesi aynı usule tabi olmayabilir. Bu nedenle kayıtla karşılaştığınızda ilk işiniz, kaydın hangi işlemden doğduğunu anlamaktır.
Örneğin İzmir'de ceza dosyalarıyla çalışan bir avukat düşünelim. Müvekkilinin ifadesinin alındığı oturumda tutanağa geçen cümlelerle müvekkilin kendi hatırladığı anlatım arasında fark olduğunu fark ediyor. Avukatın önündeki ilk iş, ifade tutanağını dosyadan incelemek ve ardından ifadenin kaydının dosyada bulunup bulunmadığını anlamaktır. Kayıt dosyaya eklenmişse inceleme usulünü öğrenir; eklenmemişse mahkemeye veya ilgili makama kaydın varlığını soran gerekçeli bir yazı hazırlar. Bu sırayı ters çevirmek, yani önce kayda ulaşmaya çalışıp tutanağı atlamak, zaman kaybettirir.
Delil olarak sunulan kayıtlar
Taraflardan biri kendi elindeki bir ses veya görüntü kaydını dosyaya delil olarak sunabilir. Böyle bir kaydın dosyada yer alması, karşı tarafın onu inceleyebileceği anlamına gelir; ancak kaydın hukuka uygun elde edilip edilmediği ayrı bir tartışma konusudur. Avukat olarak karşı tarafın sunduğu kaydı incelerken, kaydın bütünlüğüne, kesintisiz olup olmadığına ve hangi tarihte kimin tarafından alındığına dair bilgilere dikkat etmek gerekir. Bu değerlendirmeyi mahkeme yapar; sizin göreviniz itirazlarınızı gerekçeleriyle ve süresinde sunmaktır.
Kurum içi işlemlerde alınan kayıtlar
Bazı işlemler yargı birimlerinin kendi sistemleri üzerinden kayıt altına alınır. Bu kayıtlara erişim, işlemin türüne ve dosyanın aşamasına göre değişebilir. Soruşturma aşamasındaki dosyalarda kısıtlamalar daha geniş olabilir; kovuşturma aşamasında ise tarafların inceleme imkânı genellikle daha açıktır. Hangi aşamada olduğunuzu bilmek, talebinizi doğru adrese ve doğru kapsamda yapmanızı sağlar.
Erişimin Mahkeme İzni ve Mevzuat Sınırları

Kayıtlara erişimin temelinde mahkemenin izni ve mevzuatın çizdiği sınırlar vardır. Bu, bir engel olmaktan çok bir denge mekanizmasıdır: bir yanda savunma hakkı ve silahların eşitliği ilkesi, diğer yanda kişisel verilerin korunması, kişilerin özel hayatı ve yargılamanın güvenliği. Mahkeme, her somut olayda bu dengeyi gözeterek erişimin kapsamını belirler. Bu nedenle aynı türde iki dosyada erişim şekli farklı olabilir; bu durum çoğu zaman dosyanın niteliğinden kaynaklanır.
Avukatın pratikte bilmesi gereken, erişim yetkisinin iki katmanlı olduğudur. Birincisi, dosyaya kimin hangi sıfatla erişebileceğini belirleyen genel yetkidir; vekâlet, müdafilik veya taraf sıfatı bu katmanı oluşturur. İkincisi, belirli bir kayda özgü kısıtlamadır; kaydın içeriği, kayıtta yer alan kişilerin durumu veya dosyadaki gizlilik kararı bu katmanı belirler. Genel yetkiniz olsa bile ikinci katmandaki bir kısıtlama kayda erişimi sınırlayabilir.
Gizlilik ve kısıtlama kararları
Mahkeme, dosyanın bir bölümüne veya tamamına kısıtlama getirebilir. Bu karar, kayıtlara erişimi doğrudan etkiler. Kısıtlama kararı olduğunu öğrendiğinizde karara karşı hangi başvuru yollarının açık olduğunu ve bunun için süre işleyip işlemediğini hemen kontrol etmelisiniz. Kararın size tebliğ edildiği tarih, başvuru süresinin başlangıcı bakımından belirleyicidir; elektronik tebligatlarda tebliğ tarihinin nasıl belirlendiğini bilmek bu noktada önem kazanır.
Kişisel verilerin korunması
Ses ve görüntü kayıtları, doğası gereği kişisel veri içerir. Kaydı incelediğiniz için elde ettiğiniz bilgiyi yalnızca dosyanın gerektirdiği amaçla kullanmanız, kaydı üçüncü kişilerle paylaşmamanız ve kopyalarını güvenli biçimde saklamanız mesleki sorumluluğunuzun parçasıdır. Müvekkile kayıtla ilgili bilgi verirken de gizlilik kararı veya kısıtlama olup olmadığına bakmak gerekir. Büro içinde kayıtlara kimin erişebileceğini önceden belirlemek, olası ihlallerin önüne geçer.
Adım Adım: Kayda Erişim Talebi ve İnceleme Süreci

Süreci düzenli yürütmek, hem zaman kazandırır hem de talebinizin reddedilme ihtimalini düşürür. Aşağıdaki sıra, kamu sistemlerinin ekranlarına bağlı olmayan, mesleki pratiğe dayalı genel bir iş akışıdır. Her mahkemenin uygulaması küçük farklılıklar gösterebileceği için kalemle iletişim halinde kalmak yararlıdır.
- Yetkinizi doğrulayın. Dosyada vekil, müdafi veya taraf olarak kayıtlı olduğunuzu ve yetkinizin güncel olduğunu kontrol edin; yetkisiz görünen bir kullanıcıya kayıt açılmaz.
- Kaydın varlığını tespit edin. Tutanaklardan, tensip veya ara kararlardan ve dosya içeriğinden kaydın alınıp alınmadığını anlayın; kaydın hangi oturuma ait olduğunu not edin.
- Erişim durumunu kontrol edin. Kaydın dosyada görünür olup olmadığına, erişimin herhangi bir kısıtlamaya tabi olup olmadığına bakın.
- Gerekçeli talep hazırlayın. Erişemiyorsanız hangi kayda, hangi amaçla ihtiyaç duyduğunuzu açıkça yazan bir talep dilekçesi hazırlayın.
- Talebi mahkemeye iletin. Dilekçeyi dosyanın bulunduğu mahkemeye usulüne uygun biçimde gönderin ve gönderim kaydınızı saklayın.
- Sonucu ve süreleri takip edin. Mahkemenin kararını veya cevabını izleyin; karar size karşı bir sınırlama içeriyorsa başvuru süresini hemen hesaplayın.
Bu adımlar arasında en çok ihmal edilen ikincisidir. Kaydın var olup olmadığını anlamadan talep hazırlamak, mahkemenin "böyle bir kayıt bulunmamaktadır" yönünde cevap vermesine ve haftaların kaybedilmesine yol açabilir. Tutanak ve ara kararlar kayıt konusunda çoğu zaman ipucu verir; bunları dikkatle okumak talebinizi somutlaştırır.
Talep notu örneği: "Dosyanın ilgili oturumunda alınan ses ve görüntü kaydının, savunma hakkının kullanılabilmesi için tarafımca incelenmesine imkân tanınmasını; inceleme usulünün tarafıma bildirilmesini saygıyla arz ederim." Dilekçede oturum tarihini ve kaydın hangi işleme ilişkin olduğunu mutlaka belirtin.
Talep dilekçesinde gerekçe kısmı kısa ama somut olmalıdır. "Delillerin incelenmesi gerekmektedir" gibi genel bir ifade yerine, kaydın dava sonucuna nasıl etki edebileceğini bir iki cümleyle açıklamak mahkemenin değerlendirmesini kolaylaştırır. Gereksiz uzun anlatımlardan ve dosyayla ilgisiz tartışmalardan kaçınmak da talebin netliğini korur.
Hangi Taraflar Ne Kadar Erişebilir?

Erişim kapsamı, dosyadaki sıfata göre değişir. Aşağıdaki tablo genel bir çerçeve sunar; somut durumda mahkemenin kararı ve dosyanın aşaması belirleyicidir.
| Sıfat | Genel yaklaşım | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| Müdafi | Savunma hakkı kapsamında inceleme imkânı genellikle daha geniş değerlendirilir | Soruşturma aşamasında kısıtlama kararı olabilir |
| Vekil (hukuk davası) | Vekâlet kapsamında dosyaya erişim sağlanır | Vekâletin kapsamı ve güncelliği kontrol edilmeli |
| Müşteki veya katılan vekili | Sıfatın kabul edilmesine ve dosyanın aşamasına bağlı | Katılma kararı yoksa erişim sınırlı kalabilir |
| Stajyer veya büro çalışanı | Yetki, avukatın verdiği çerçevede ve mevzuat sınırlarında | Kendi başına geniş erişim varsaymayın |
| Üçüncü kişi | Hukuki yararı gösterilirse mahkemenin takdiriyle | Genellikle ayrı bir gerekçeli başvuru gerekir |
Tabloda görüldüğü gibi aynı kayda erişim, kişinin davadaki konumuna göre farklı biçimde değerlendirilir. Burada altı çizilmesi gereken nokta, bürodaki iş bölümüdür. Stajyer veya sekreterin dosya incelemesi yapması günlük işin parçasıdır; ancak ses ve görüntü kaydı gibi hassas materyalin incelenmesini kimin, hangi kapsamda yapacağı baştan netleştirilmelidir. Büronun ortakları ve sorumlu avukatları bu konuda iç kural koymalıdır.
Taraf vekilleri arasında bir başka konu daha vardır: karşı tarafın kayda erişimi. Kaydı kendi lehinize kullanmayı planlıyorsanız, karşı tarafın da aynı kaydı inceleyebileceğini hesaba katmalısınız. Bu durum savunma ve talep stratejisini etkiler; kaydı dinlemeden iddiaları şekillendirmek ve sonra kaydın farklı bir şey söylediğini görmek ciddi bir risktir. Kaydı mutlaka ilk fırsatta, bütünüyle ve not alarak incelemek gerekir.
Hukuki Çerçeve: Yalnızca Kesin Bilinenler

Bu konuda tek bir maddeye bağlı, tek bir kuralla çözülen bir düzen yoktur. Kayıtlara erişim; usul kanunlarındaki dosya inceleme ve delil hükümleri, ceza yargılamasındaki savunma ve soruşturma gizliliği kuralları, kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuat ve yargı birimlerinin işleyişine dair düzenlemelerle birlikte şekillenir. Madde numaralarını ezbere sıralamak yerine, hangi kuralın hangi soruya cevap verdiğini bilmek çok daha işe yarar. Somut bir olayda hangi hükmün uygulanacağı için ilgili usul kanununa ve güncel mevzuata bakılmalıdır.
Kesin olarak söylenebilecek birkaç çerçeve ilke vardır. Birincisi, kayıtlara erişim mahkemenin izni ve mevzuat sınırları içinde gerçekleşir; avukat olmak tek başına sınırsız erişim hakkı vermez. İkincisi, savunma hakkı ve silahların eşitliği ilkesi, tarafların delillere erişimini destekleyen temel ilkelerdir; kısıtlamalar istisnadır ve gerekçelendirilmelidir. Üçüncüsü, kişisel verilerin korunması yükümlülüğü kaydı inceleyen herkes için geçerlidir.
Tebligat tarafında ise şu kural sürelerin hesabında belirleyicidir: elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır. Bu sonuç, mahkemenin kayıt erişimiyle ilgili bir kararı veya yazısı elektronik tebligatla size gönderildiğinde de geçerlidir. Muhatap tebligatı okumasa da, okundu işareti vermese de tebliğ gerçekleşmiş sayılır; erken açmak süreyi öne çekmez, geç açmak ertelemez. Tebligat adresi almak avukatlar için zorunludur ve UETS PTT tarafından işletilir. Bu nedenle kayda erişimle ilgili bir yazı geldiğinde süreyi, görüntülediğiniz tarihe göre değil, tebliğ sayıldığı tarihe göre hesaplamak gerekir. Bu kuralın ayrıntıları için UETS entegrasyonu sayfasındaki anlatıma da göz atabilirsiniz.
Özel Durumlar ve İstisnalar

Genel çerçevenin dışında kalan durumlar, kayıtlara erişimin en çok tartışıldığı alanlardır. Bunların başında kayıtta çocuk, mağdur veya kimliği korunan bir tanığın bulunması gelir. Bu tür kayıtlarda mahkeme, erişimi ayrıca sınırlandırabilir ya da inceleme şeklini özel bir usule bağlayabilir. Avukatın bu durumda yapması gereken, kısıtlamanın kapsamını yazılı olarak öğrenmek ve savunma ihtiyacını bu çerçevede ifade eden bir talep sunmaktır.
Bir diğer özel durum, soruşturma aşamasındaki kısıtlamalardır. Soruşturmanın selameti gerekçesiyle dosya içeriğine, bu arada kayıtlara erişim sınırlanmış olabilir. Böyle bir kararın varlığı, savunma stratejisinin zamanlamasını doğrudan etkiler. Karar süreli bir kısıtlama ise sürenin ne zaman dolduğunu takip etmek, süre dolduğunda erişim talebini yenilemek gerekir. Kısıtlamaya karşı başvuru yolu olup olmadığını ve süresini ilgili usul kanunundan kontrol etmek, bu aşamada kritik bir iştir.
Teknik kusurlu veya eksik kayıtlar
Her kayıt sorunsuz değildir. Ses kalitesi düşük, görüntüsü kesintili veya tamamı kaydedilmemiş bir kayıtla karşılaşabilirsiniz. Bu durumda kaydın eksikliğini mahkemeye bildirmek, tutanakla karşılaştırmak ve gerekirse eksikliğin giderilmesini veya durumun değerlendirmeye yansıtılmasını talep etmek gerekir. Eksik kaydı sessizce geçmek, sonradan itiraz hakkınızı zayıflatabilir; eksikliği erken tespit edip yazılı olarak bildirmek ise dosyada iz bırakır.
Uzaktan katılım ve ortak kayıtlar
Uzaktan bağlantıyla yapılan işlemlerde kayıt, farklı birimlerin sorumluluğunda oluşabilir. Hangi birimin kaydı tuttuğu ve kaydın dosyaya nasıl yansıtıldığı konusunda net bilgi için kalemden destek almak pratik bir yoldur. Kayda erişim talebinde, işlemin hangi tarihte ve hangi yöntemle yapıldığını belirtmek, talebin doğru birime yönlenmesine yardımcı olur.
Kayıt İncelemesini Süre Takibiyle Birlikte Yürütmek

Kayıtlara erişim, tek başına bir iş değildir; çoğu zaman bir itiraz, bir düzeltme talebi veya bir beyan süresinin içinde yer alır. Kayıt incelemesine odaklanırken asıl süre gözden kaçabilir. İşte bu noktada tebligat ve süre takibinin düzenli yürütülmesi önem kazanır.
MÜHLET, avukatlar için geliştirilmiş, UETS entegrasyonlu ve yapay zekâ destekli bir süre takip ve tebligat yönetim platformudur. UETS'e düşen e-tebligatları tarayıcı eklentisiyle, avukatın kendi bilgisayarında ve kendi oturumuyla alır; şifre MÜHLET'e verilmez ve MÜHLET sunucuları UYAP'a bağlanmaz. Yapay zekâ tebligatı analiz eder; mahkeme, esas numarası, taraflar ve tebligat türü gibi bilgileri çıkarır. Her çıktı bağımsız bir usul kuralı motoruyla doğrulanır, düşük güvende ise avukattan onay istenir.
Süreler Türk adli takvimine göre hesaplanır; adli tatil, resmî tatil ve hafta sonu düzeltmeleri hesaba katılır. Son güne kadar e-posta, SMS ve uygulama veya tarayıcı bildirimiyle kademeli hatırlatma yapılır. Kayıt erişimiyle ilgili bir yazı geldiğinde, ardından gelecek itiraz veya beyan süresi böylece gözden kaçmaz. Büro için rol bazlı yetki (ortak, avukat, sekreter, stajyer), takvim senkronizasyonu ve mobil uygulama da günlük işleyişi kolaylaştırır. Veriler Türkiye'de barındırılır ve KVKK uyumludur. Ayrıntılar için süre takibi sayfasına bakabilirsiniz.
Büroda Kayıt İncelemesi İçin Kontrol Listesi

Kayıtlara erişim işini büroda tutarlı yürütmek için basit bir kontrol düzeni kurmak yeterlidir. Bu düzen, hem avukatın hem de yardımcı personelin aynı sırayı izlemesini sağlar ve kritik bir adımın atlanma ihtimalini azaltır. Özellikle birden fazla dosyada eşzamanlı çalışan büroların, kayıt işlemlerini dosya bazında ayrı ayrı izlemesi gerekir.
- ✓ Dosyadaki yetki ve vekâlet bilgisinin güncel olduğunu teyit edin
- ✓ Kaydın hangi oturum veya işleme ait olduğunu not edin
- ✓ Dosyada gizlilik veya kısıtlama kararı olup olmadığını kontrol edin
- ✓ İnceleme sırasında alınan notları tarih ve oturum bilgisiyle kaydedin
- ✓ Kaydın tutanakla uyumunu karşılaştırın ve farkları ayrıca işaretleyin
- ✓ İtiraz veya düzeltme gerekiyorsa ilgili süreyi takvime işleyin
Bu listeyi büronun iç prosedürüne dönüştürmek mümkündür. Her dosya için kayıt incelemesini kimin yaptığı, ne zaman yaptığı ve sonuçta hangi işlemin gerektiği bir yere not edilirse, dosya devredildiğinde bilgi kaybı yaşanmaz. Müvekkile bilgi verilirken de bu notlar kaynak olarak kullanılabilir.
Not almada dikkat edilecek bir konu, kaydın içeriğinin kopyalanması ve dosya dışına çıkarılmasıdır. Kaydın içeriğini özetleyen not tutmak çoğu zaman yeterlidir; kaydın bütününü büro içi paylaşım alanlarına rastgele kopyalamak, kişisel verilerin korunması açısından risk oluşturur. Erişimin kayıt altında tutulduğu, yetkisi olanlarla sınırlı bir çalışma düzeni daha güvenlidir. Süre ve tebligat yönetiminde de aynı özen geçerlidir; bu konuda hukuki süre hesaplama aracı ve diğer ücretsiz hesaplama araçları kolay bir ilk kontrol sağlar.
Sık Yapılan Hatalar

Sahada karşılaşılan hataların çoğu bilgi eksikliğinden değil, sıranın bozulmasından ve sürenin gözden kaçmasından kaynaklanır. İlk hata, kaydın varlığını doğrulamadan talep hazırlamaktır. İkinci hata, kayda erişemeyince tutanakla yetinip itiraz hakkını bırakmaktır. Üçüncü hata ise erişim talebini yaparken asıl sürenin işlemeye devam ettiğini unutmaktır; mahkeme talebe cevap verene kadar süre durmaz, bu yüzden bekleme süresi içinde asıl işlemi de planlamak gerekir.
Dördüncü hata, kayıt incelemesini tek kişiye bırakıp bilginin büroda dolaşmamasıdır. Kayıtta öğrenilen bir ayrıntı, dosyayı devralan avukata aktarılmazsa değer kaybeder. Beşinci hata, kaydın içeriğini müvekkille paylaşırken kısıtlama veya gizlilik durumunu kontrol etmemektir. Altıncı hata ise e-tebligatla gelen kararları, "henüz açmadım" diyerek takip dışı bırakmaktır. Elektronik tebligat, ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır; açılmaması bu sonucu değiştirmez.
Bu hataların hepsinin ortak çözümü düzenli bir takip yöntemidir. Tebligatları tek bir yerden izlemek, her tebligat için sürenin başlangıç ve bitişini hesaplamak ve kayıt gibi ek işlemleri bu süreyle ilişkilendirmek, hata olasılığını belirgin biçimde azaltır. Bildirimlerin birden fazla kanaldan gelmesi de gözden kaçma riskini düşürür; bu konuda bildirim sistemi ve yapay zekâ tebligat analizi sayfaları yol gösterebilir. Maliyet tarafını merak edenler için fiyatlar sayfası da mevcuttur.
Sık Sorulan Sorular
UYAP üzerinden her ses ve görüntü kaydına erişebilir miyim?
Hayır, erişim her kayıt için aynı değildir. Kaydın dosyada yer alması, sizin dosyadaki sıfatınız ve varsa mahkemenin kısıtlama kararı erişimin kapsamını belirler. Erişemediğiniz kayıt için gerekçeli bir talebi mahkemeye iletebilirsiniz.
Kayıt dosyada görünmüyorsa ne yapmalıyım?
Önce tutanaklardan ve ara kararlardan kaydın alınıp alınmadığını anlayın. Kaydın varlığına dair bir ipucu varsa, hangi oturuma ilişkin olduğunu belirterek mahkemeye yazılı bir talep gönderin ve cevabı takip edin.
Kayıt ile tutanak arasında fark görürsem ne olur?
Farkı somut biçimde, oturum ve ifade bilgisiyle birlikte mahkemeye bildirmek gerekir. İtiraz veya düzeltme talebinin süresi varsa bu süre içinde işlem yapmalısınız; kaydı incelemek tek başına süreyi durdurmaz.
Stajyer veya sekreter kayıtları inceleyebilir mi?
Yetki, avukatın verdiği çerçeve ve mevzuat sınırları içinde değerlendirilir. Hassas kayıtlarda inceleme yetkisini baştan netleştirmek, kişisel verilerin korunması bakımından da daha güvenlidir.
Erişim talebim reddedilirse süre işlemeye devam eder mi?
Dosyadaki asıl süreli işlemlerin süresi, erişim talebiniz nedeniyle kendiliğinden durmaz. Reddedici kararın size tebliğ tarihini takip etmeli ve karara karşı başvuru yolu varsa süresini hemen hesaplamalısınız.
MÜHLET kayıtlara erişim konusunda ne işe yarar?
MÜHLET, kayıtların kendisine erişim sağlamaz; UETS'e düşen e-tebligatları avukatın kendi bilgisayarında kendi oturumuyla alır, süreleri hesaplar ve hatırlatır. MÜHLET sunucuları UYAP'a bağlanmaz. Kayıt erişimiyle bağlantılı itiraz veya beyan sürelerini takip etmenize yardımcı olur.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için hukuki değerlendirme gerekir.
- #uyap
- #ses goruntu kaydi
- #dosya inceleme
- #avukat rehberi
- #durusma kaydi
MÜHLET
Avukatlar için süre yönetimi ve elektronik tebligat alanında uygulamaya dönük içerikler üreten MÜHLET ekibi.


